KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/805 Esas
- Karar no
- 2024/753
- Dava tarihi
- 24/05/2016
Karar Metni
2.388 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davalı şirketin yönetim kurulu ve yetkilisi olan...n eşinin şirketin alacakları da dahil olmak üzere tüm mal varlığını kendi hesaplarına aktardığını, malları ve fabrikadaki eşyalarını... ve finansman müdürü... farklı şirketler üzerine geçirmişler ve böylece davalı şirketi batırdıklarını, şirketin malları mal varlığı bilançosu v.s. gibi konularda şirket ortaklarına hesap vermediklerini, bu hususta ihtarname keşide edildiğini, ortağı olduğu şirketin içinin boşaltıldığını, davalı şirkete ait mevcut malların çok azının göstermelik olarak davalı tarafından haciz için bırakıldığını,
geri kalanının kaçırıldığını, şirket hakkında icra işlemleri başlamadan önceki bilançolara bakıldığında bu durumun daha net ortaya çıktığını, şirketin şubelerindeki tüm malların ... ve eşi tırlarla halen ticari muvazaalı şekilde yürüttükleri şirketlerin depolarına kaçırdıklarını, şubelerdeki senet ve paraları da ...n şahsen tahsil ettiğini, genel kurula ilişkin çağrı mektubunda TTK 416/1 madde kapsamında davet yapılmış defterlerin incelenmesi veya adres değişikliğine ilişkin hiçbir beyanda bulunulmadığını, çağrının uüsüle aykırı ve kötüniyetli şekilde yapıldığını ileri sürerek,
şirkete kayyım atanmasını, 20/04/2015 tarihli şirket genel kurulunun ve bu genel kurulda alınan kararların iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davacının dava ile ilgisi olmayan konuları genel kurul kararının iptali olarak kullanmaya çalıştığını, ceza davası konusu olabilecek iddiaların genel kurul kararının iptali talepli davaya konu edilemeyeceğini, dava dışı ... ile ilgili iddiaların da gerçek dışı olduğunu, müvekkillerinden...'ın İzmir'in en varlıklı ve en muteber kişilerinden olduğunu, davacılar yüzünden bütün mal varlığını kaybettiğini, genel kurul kararının iptali davasında husumetin müvekkili ...'a yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davacıların şirketin adresinin değiştirildiği,
bunu bilmediklerini, gündeme madde eklenmesine dair ihtarname çektiklerini, fakat bu maddelerin gündeme ilave edilmediği iddiasında bulunduklarını, bu iddiaların gerçek olmadığını, davacıların talep ettikleri gündem maddeleri gündeme ilave edildiğini, şirket merkezinin taşındığını usulüne uygun olarak adres değişikliği yapıldığı ilan edildiğini savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; davalı şirket ticari defter ve kayıtları, ticaret sicil kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi, İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası, Bodrum ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası, Bodrum ... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası, ... Ve Mücevherat San Ve Tic Anonim Şirketi aleyhine açılmış tüm icra dosyaları, ... Hediyelik Eşya Turizm San ve Tic. A.Ş ticaret sicil kayıtları, ...Kuyumculuk Hediyelik Eşya İthalat İhracat AŞ ticaret sicil kayıtları ve ikamesi mümkün her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.
Davalılar vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; Genel Kurul tutanakları, ilânlar, tebligat, gündem, Genel Kurul Toplantı müzakere defteri, posta tebliğ listesi, gerekirse ...’nun ... bankasından yaptığı usulsüz işlemin sorulması ve ...’ın banka kayıtları, tanık ve sair delile dayandığı görülmüştür.
Tarafların dosyaya celbini talep ettiği belge ve kayıtlar ile davalı şirkete ait sicil kayıtlarının dosyaya teminine müteakiben, mahkememizin bozmadan önce ... esasına kayıtlı dava dosyasında ve iş bu dosya ile birleşen İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava doasında yapılan yargılama neticesinde, mahkememizin 22/03/2019 tarih ... Karar sayılı ilamı ile. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurulun TIK.
414/1 maddesine göre çağrı suretiyle yapıldığı, kararların karar nisaplarına uygun olarak alındığı, genel kurulda alınan kararların iptali istemi TTK'nın 445. ve devamı maddelerinde düzenlendiği, dava 3 aylık hak düşürücü sürede ve yetkili mahkemede açıldığı, davacının genel kuruldan haberdar olmasına rağmen bilerek katılmadığı, dolayısıyla iyiniyetli de sayılamayacağı, iptali istenilen genel kurulda alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun ispatlanamadığından,
20/04/2016 tarihli genel kurulun kararlarının iptaline yönelik davanın reddine, davalı...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında davacı vekilinin vaki feragatı nedeniyle açılan davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İzmir Bölge Adliye Mahkemes... Hukuk Dairesi'nin 29/09/2022 tarih ... Karar sayılı ilamı ile; "Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili tarafından 28.06.2018 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat edilmiş olduğundan iş bu dava yönünden açılarak hakkında birleştirme kararı verilen dosyada davacı vekilinin feragati nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. ........davaya konu uyuşmazlıkta ana sözleşme irdelenmeksizin, davalı şirketin ana sözleşmesi ve defter kayıtları getirtilerek uzman bilirkişilerden rapor alınmaksızın, çağrı ve nisap usulü araştırılmaksızın hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
...... bilirkişiler ... ve ...a dosyanın tesliminin yapılmakla birlikte bilirkişi raporuna dosya içerisinde rastlanılamadığı gibi söz konusu ara kararından sarfınazar olunduğuna dair herhangi bir ara karar da tesis edilmediği, davacı tarafça delil olarak dayanılan İzmir Asliye Ceza Mahkemesi dosyasının akibetinin araştırılmadığı,
yine davada davalı şirket yönünden kayyım atanması talebinde de bulunulmasına rağmen, gerek kısa hükümde gerekse gerekçeli kararda bu hususa ilişkin hüküm ihdas edilmediği , davacının bu talebinin karşılanmadığı anlaşılmakla, asıl dava davacısı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür." gerekçesi ile mahkememiz birleşen İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...
Esas sayılı dava dosyası yönünden verilen 22/03/2019 tarih ve ...Karar sayılı karar yönünden kararın kesinleştiği, mahkememiz asıl dava dosyası yönünden mahkememizce verilen kararın kaldırıldığı ve dosyanın mahkememize gönderilerek mahkememizin...Esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
Mahkememizce dava dosyası ticari nitelikte hesaplama uzmanı Dr.... ile SMMM bilirkişisi ...'dan oluşan bilirkişi heyetine dava dosyasının tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından mahkememiz dosyasına sunulan 02/11/2023 havale tarihli raporda özetle.
"Dava konusu uyuşmazlıkta genel kurulun altıncı ve yedinci maddesi ile oylama yapılmamış ve sonuç olarak ibra kararı alınmadığı ve gündemin 6 ve 7 maddeleri ile genel kurulda bir karar alınmadığı dikkate alındığında iptal edilmesinin de mümkün olmadığı; iadeli taahhütlü mektupların 01.04 2016 günü pay sahiplerinin eline ulaştığı ve sonuç olarak genel kurul çağrısının süresinde yapıldığı,
nitekim sayın mahkemenin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere davacı ortakların 20.04 2016 tarihli genel kurulun yapılmasına 11.04 2016 tarihli genel kurulun yapılmasına itiraz ettikleri ve davacıların 04.04.2016 tarihli genel kuruldan haberdar oldukları, sayın mahkemenin kanaati pay sahiplerinin toplantıdan haberdar oldukları ve toplantıya katılmadıkları yönünde ise; toplantıya gelmeyen veya kendi isteği ile toplantıyı terk eden pay sahibi yokluğunda alınan kararlar aleyhine iptal davası açılmasının hukuken mümkün olmadığı.
TTK m. 446/1-b bendi kapsamında yapılan inceleme neticesinde nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmakla birlikte bir aykırılık tespit edemediklerini" rapor ve beyan ettikleri görülmüştür.
Davacı vekilinin itirazları da dikkate alınarak, ceza dosyası suretinin celbine müteakiben, dava dosyasının bilirkişi heyetine tevdi ile davalı şirket defter ve kayıtları ile celp edilen ceza dosyası ve mahkememiz dava dosyası üzerinde, tarafların iddia, savunma ve itirazları doğrultusunda inceleme yapılarak, iptali istenen genel kurul kararlarında, yasaya, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık olup olmadığı, çağrının usul ve yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, bu kapsamda davacının iptal davası açma hakkının doğup doğmadığı, alınan kararların butlan sonucunu doğuracak hukuka aykırılık olup olmadığı,
oylamalarda oy yoksunu kişilerin oylamaya katılıp oy kullanıp kullanmadığı, bu kapsamda alınan kararların butlan ile malul hale gelip gelmediği hususlarını ve itirazları karşılar ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişiler tarafından dosyaya ibraz edilen 04/07/2024 tarihli ek raporda özetle; dosyada mübrez ...Bilirkişi raporu ve savcılık iddianamesi
incelendiğinde; söz konusu tespit ve iddiaların önemli bir kısmı yönetim kurulunun
sorumluluğuna konu olabilecek sorumluluk davası kapsamında incelenmesi gereken
hususlar oldukları ve İş bu davanın konusunun genel kurulun iptaline ilişkin olduğu
dikkate alındığında sorumluluk davasına konu olabilecek iddialar hakkında herhangi bir
değerlendirme yapılmadığı;
sayın Mahkemenin takdirine sunulan 20.04.2016 tarihli genel kurul kapsamında
bir ibra kararı alınmadığı;
genel kurulun 3 ila 6 maddeleri arasında bilgi verme yükümlülüğü kapsamında
yer aldığı kabul edilebilecek açıklamalara yer verildiği;
genel kurulda ibra kararı alınmadığı dikkate alındığında; iptalinin talep edilmesinin kanaatlerince mümkün olmadığı;
kök raporda da yer verildiği üzere genel
kurulun 3-6 maddeleri için herhangi bir oylama yapılmadığı, sadece finansal bilgilerin sunulduğu; gündemin yedinci
maddesinde ise ibra kararına ilişkin herhangi bir oylama
yapılmadığı;
nihai takdir sayın Mahkemeye ait olmakla birlikte genel
kurulda iptali talep edilebilecek tek bir kararın genel
kurulun sekizinci maddesi ile alınanan karar olduğu;
dava konusu uyuşmazlıkta iadeli taahhütlü mektupların 01.04.2016 günü pay sahiplerinin eline ulaştığı ve sonuç olarak genel kurul çağrısının süresinde yapıldığı; nitekim sayın mahkemenin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere davacı ortakların
20.04.2016 tarihli genel kurulun yapılmasına 11.04.2016 tarihli genel kurulun
yapılmasına itiraz ettikleri ve davacıların 04.04.2016 tarihli genel kuruldan haberdar
oldukları;
sayın mahkemenin kanaati pay sahiplerinin toplantıdan
haberdar oldukları ve toplantıya katılmadıkları yönünde ise; toplantıya gelmeyen veya
kendi isteği ile toplantıyı terk eden pay sahibi yokluğunda alınan kararlar aleyhine iptal
davası açılması hukuken mümkün olmadığı; iş bu kanaatin de sayın Mahkeme tarafından
benimsenmesi halinde davacı pay sahibinin iptal davası
açamayacağı; iş bu kanaatin sayın mahkeme tarafından
benimsenmemesi ve davacı pay sahibinin yokluğunda
alınan kararlar aleyhine iptal davası açılabileceği
görüşünün kabul edilmesi halinde, genel kurulun sekizinci maddesi ile TTK m.396. md gereğince şirket ile
işlem yapılmasına yönelik oy kullanabilecek pay sahibi bulunmamasına
rağmen, oy birliği ile karar alınması kanunun emredici hükümlerine
aykırı olduğu,
sayın Mahkemenin oy hakkından yoksun ...ın %75 oyu ile alınan “şirket ile işlem yapılması”na yönelik
kararın kanuna aykırı olduğu kanaatini benimsemesi halinde Genel
Kurulun 8 nolu gündem maddesi ile alınan kararın iptali gerektiğini, nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu rapor ve beyan ettiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME
Dava; anonim şirket genel kurul kararlarının iptali ve yönetim yetkisinin devri istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, iptali istenen genel kurul kararına ilişkin çağrının usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı, gündemin gereği gibi ilan edilip edilmediği, genel kurul öncesinde bilgi ve belgelerin incelemeye sunulup sunulmadığı, mali tablonun gizlenip gizlenmediği, bu suretlerle ve yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı şekilde kararların alınıp alınmadığı ile bu kararların iptal koşullarının oluşup oluşmadığı, gerçek kişiye husumet düşüp düşmeyeceği noktasında toplanmıştır.
Genel kurul kararlarının iptali davası açabilecek kişilerin düzenlendiği 6102 Sayılı TTK nun 446/1-a maddesinde "Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,"
446/1-b maddesinde " Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,"
446/1-c maddesinde "Yönetim kurulu, "
446/1-d maddesinde "Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri iptal davası açabilir" hükmü düzenlenmiştir
İş bu düzenlemeye göre davaya konu genel kurul toplantısında alınan kararların iptali isteminde bulunan davacı pay sahibine, 29/03/2022 tarihinde verilen yönetim kurulu kararı ile 20/04/2016 tarihinde yapılmasına karar verilen genel kurul toplantısına ilişkin çağrının iadeli taahhütlü mektup ile 01/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve yine davacı pay sahibi ile toplantıya katılmayan diğer pay sahiplerinin birlikte keşide ettikleri 11/04/2016 tarihli ihtarname ile genel kurul toplantısının yapılmasına itiraz ettikleri, bu suretle davacının genel kurul toplantısından, toplantıdan önce haberdar olduğu,
iş bu kapsamda çağrının usulüne uygun yapıldığı, gündemin gereği gibi ilan edildiği ve davacının toplantı ve toplantı gündeminden haber olmasına rağmen genel kurul toplantısına iştirak ile alınan kararlara muhalefet yönünde oy kullanıp, muhalefet şerhini sunmadığı, bu nedenle, davacının TTK nun 446. Maddesi uyarınca genel kurul kararlarının iptalini isteyebilecek şahıslardan olmadığı kanaatine varılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuatta düzenlenen yasanın emredici nitelikteki hükümlerine aykırı genel kurul toplantısında alınan kararların, TTK 446. maddesindeki sınırlama tabi olmaksızın her zaman gerek toplantıya katılan, gerekse toplantıya katılmayan, toplantıya katılıp da muhalefet şerhini yazdırmayan her ortak tarafından ileri sürülmesi ve görülmekte olan mahkemece resen dikkate alınması gerektiğinden, mahkememizce her ne kadar genel kurul kararının iptali isteminde bulunan davacının TTK nun 446.
Maddesi kapsamında, genel kurul toplantısında alınan kararların iptali isteminde bulunamayacağı, bu nedenle davanın reddi gerektiği kanaatine varılmış ise de, yasanın emredici nitelikteki hükümlerine aykırı genel kurul kararlarının alınıp alınmadığına dair yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu, davalı şirketin dört ortaktan oluştuğu, iş bu ortaklardan davalı ...'ın şirketin %75 pay sahibi ve yönetim kurulu başkanı olduğu,
iptali istenen genel kurul toplantısında davalı ... dışındaki pay sahiplerinin asaleten veyahutta vekaleten iştirak etmedikleri, TTK nun 436/1. maddesinde "Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz." şeklinde düzenlenen emredici nitelikteki hükmüne aykırı olarak toplantı gündeminin 8 nolu maddesi ile oy birliği ile davalının şirketle rekabet etmeme yasağının kaldırılmasına karar verildiği,
verilen iş bu kararın yok hükmünde sayılması gerektiği, davacının iptalini istediği diğer gündem maddelerine ilişkin yasanın emredici nitelikteki hükümlerine aykırı karar alınmadığı, bu nedenle davacının davalı şirket aleyhine açmış olduğu kısmen kabulü ile gündemin 8 nolu maddesinde alınan kararın yok hükmünde sayılmasına, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Anonim şirket genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline ilişkin davanın şirkete karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ayrıca davanın şirket ortağı veyahutta yönetim kurulu üyelerine yöneltilmesine gerek bulunmadığından, davacının davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş olup ayrıca birleşen dava dosyası yönünden mahkememizce verilen 22/03/2019 tarih ve... Karar sayılı karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · E imza · Üye ... · eimza · Üye ... · eimza · Katip ... · eimza
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/805, K. 2024/753, 4 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama