KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2023
- Esas no
- 2023/343 Esas
- Karar no
- 2023/915
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 29/07/2022
Karar Metni
1.418 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili şirket sigortalı davalının ... plakalı aracının ... no'lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Poliçesi ile sigorta ettirdiğini, 25/08/2018 tarihinde davalı sevk ve idaresindeki aracın park halinde bulunduğu yerden çıkarken arkadan gelen dava dışı sürücü sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletin aracın sol ön kapısına çarpması sonucunda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, 25/08/2018 tarihli kaza tespit tutanağında davalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğunun belirtildiği,
kaza mahallinde yapılan tetkike göre yasal sınırın üzerinde alkollü araç kullandığını, kaza anından 1 buçuk saat sonra yapılan ölçüm sonucu davalının alkol oranının 0,46 promil tespit edildiğini, buna göre kazaya ilişkin aracı sevk ve idare ettiği sırada 0,61 promil alkolle kullandığının tespit edildiğini, dava dışı motosikletin sürücüsünün 14/03/2019 tarihinde sürekli sakatlığına ilişkin tazminat istemiyle müvekkil şirkete başvurduğunu, 09/05/2019 tarihinde 33,886,00-TL ödeme yapıldığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.
Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı 2. Maddesine göre ; ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebileceğini, davalıya 13/05/2019 tarihli rücu mektubu gönderildiğini, ödeme yapılmayınca Fethiye İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, yetkisizlik kararı verilmesi üzerine İzmir.... İcra Dairesi'nin ...
E. dosyası ile davalı aleyhine icra takibi ikame edildiğini, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, itirazın iptali ile icra takibinin devamını, asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini, %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; trafik poliçesi incelendiğinde sigorta ettirilen ... plaka sayılı aracın kullanım tarzının kamyonet, kullanım şeklinin yük nakli olduğunun görüldüğünü, seyyar balıkçılık yapan müvekkilinin mesleğinde kullandığı kamyonetin sigorta işleminin tüketici mahkemesinin görevi dışında kaldığını, öncelikle görev yönünden davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin 0,46 promil alkol oranının yasal sınırı geçmediğini, davacı tarafından bunun kanıtlanmasının gerektiğini, müvekkilinin 0.46 promil oranında alkollü olması ve davacının iddia ettiği kaza anında 0,61 promil olmasının tek başına rücu imkanı vermeyeceğini,
kazanın oluşumuna etkisi ve kazadaki kusura etkisinin ne olduğunun nöroloji ve trafik uzmanı bilirkişi vasıtası ile tespitinin gerektiğini, kazada yaralanan 3. Kişinin motosikleti ile gerekli duruş hızında olmadığından ve hemen gerekli fren mesafesini korumadan müvekkiline ait araca çarpmasına rağmen kusursuz sayıldığını, davacı şirket tarafından tazminat hesabına ilişkin hesaplanan raporu kabul etmediklerini, gerçek zarar miktarının mahkemece yeniden hesaplatılmasını talep ettiklerini, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusur oranının belirlenmesi yönünde mahallinde keşif yapılarak kusura ilişkin rapor alınmasını,
tüm bu nedenlerle görev yönünden davanın reddini, haksız ve yersiz açılan davanın reddini, %20'den az olmamak üzere haksız takip tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
Bilirkişi heyetinden alınan raporun sonuç kısmına göre. "Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat Yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir.
Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır. Bu hali ile;
* ... plaka sayılı davalı Kamyonet sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/a, 52/b ve 48/5 maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu, * Dava dışı tescilsiz motorlu bisiklet sürücüsü ... kazanın oluşumuna etken kural ihlali ve hatası olmadığı. * Bu durumda saptanılan alkolün kazaya etkisi olduğu ancak salt etkisi olup olmadığının kesin olarak söylenemeyeceği tıbbi kanısına varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında dava dışı zarar görene ödenen tazminatın davalı sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu vakıada kazaya karışan sigortalı araç ruhsat kaydında hususi olarak yer almakta ise de davalı vekilinin cevap dilekçesinde davalının balıkçılık mesleğinin icrası kapsamında aracı kullandığını beyan ettiği, buna göre sigortacı ile sigortalı araç maliki araçta sigorta hukukunun uygulanması gerektiği ve 6102 sayılı TTK'da düzenlenen sigorta sözleşmesiyle ilgili davaların mutlak ticari dava niteliğinde olduğu gözetilerek mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı taraf takip ve davada rücu nedeni olarak davalının alkol etkisi altında kazaya sebebiyet vermiş olmasına dayanmıştır.
2-Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
3-Dosyaya sunulan ve kaza sonrası trafik ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağında davalının maliki olduğu ... plaka sayılı aracın sürücüsü davalı ...nun 0,46 promil alkollü olduğunun belirtildiği, buna ilişkin 10/02/2019 tarihli 20:08:49 saati itibariyle düzenlenmiş alkol ölçüm raporunun bulunduğu görülmüştür.
4-Mahkememizce yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için nöroloji uzmanı ve trafik bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 05/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalının kural ihlali ile kazaya sebebiyet verdiği ancak kazanın salt alkol etkisi altında gerçekleştiğinin söylenemeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi heyet raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekilinin rapora karşı sunduğu 25/09/2023 tarihli beyan dilekçesinde raporda belirtilen kanaate karşı bir itiraz ileri sürülmemiş, raporun davacının haklılığını ispat ettiğine dair beyanda bulunulmuştur.
Davacı tarafça kazanın alkol etkisi altında meydana gelmiş olmasının rücu şartı için yeterli olduğu ileri sürülmüş ise de Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre aracın alkol etkisi altında kullanılması tek başına rücu sebebi olarak değerlendirilmemektedir. Kaza sırasında sürücünün alkol etkisi altında olmasının münhasıran kazaya sebebiyet vermiş olması halinde rücu koşullarının oluştuğu kabul edilmekte olup sürücünün diğer kusurlu hareketleri ile kaza meydana gelmişse bu husus rücu nedeni olarak görülmemektedir.
Somut uyuşmazlıkta bilirkişi raporunda davalının kusurlu olduğu belirtilmiş ise de kaza anındaki 0,63 promil itibariyle güvenli sürüş özelliklerinin kaybedilmiş olduğunun tespiti için kaza sonrası nörolojik muayene yapılması gerektiği, mevcut dosya kapsamına göre alkolün kazaya etkisinin olduğu ancak salt etkisi olduğunun söylenemeyeceği yönünde kanaat bildirilmiş olup, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu ve bilirkişi raporunda belirtilen görüşe itiraz edilmediği, esasen dava dilekçesinde de kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleştiğinin ileri sürülmemiş olduğu,
dava dilekçesi ve aşamalarda yasal sınırın üzerinde alkol alınmasının rücu koşulu olarak yeterli olduğunun ileri sürüldüğü, bu haliyle bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin davalı yönünden usuli kazanılmış hak teşkil edeceği, bilirkişi raporunda araç sürücüsü davalının alkollü olmasının kazanın gerçekleşmesinde salt etkili olduğunun söylenemeyeceğinin belirtildiği,
kaza tespit tutanağına göre kazanın davalı araç sürücüsünün park halindeki araçla yola çıkması sırasında aynı şeritten yolda devam etmekte olan tescilsiz motorlu bisiklete çarpması suretiyle gerçekleştiği, kazanın gerçekleşme şekli ve bilirkişi raporunda yer alan görüşe göre rücu şartlarının oluşmadığı değerlendirildiğinden ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
5-Davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de davacının kötü niyetle takip yaptığı ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu sarf kararı ile 680,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/343, K. 2023/915, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama