KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/588 Esas
- Karar no
- 2024/1057
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 24/02/2022
Karar Metni
1.961 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesi ile.
Müvekkili ...'ın 25.11.2021 tarihinde davalı otobüs firmasından Kocaeli'nden İzmir'e yolculuk etmek üzere bilet satın aldığını, yolculuk sırasında arızalandığı gerekçesiyle durdurulan otobüsteki yolcular tahliye edilerek başka bir otobüs ile yollarına devam etmeleri sağlanmış ise de bekleme sırasında otobüs içerisinde uyumaya devam eden Müvekkilinin unutularak yedek araca yerleştirilmediğini, bir ara otobüste gözlerini açan müvekkilinin mola verildiğini düşünerek yerinden doğrulduğunu, etrafına baktığını ve hiçbir insan ya da ışık görmeyince durumun beklediği gibi olmadığını anladığını,
zifiri karanlıkta yol ortasında kalan Müvekkilinin araçtan çıkmak istediğinde kapılarının kilitli olduğunu gördüğünü, ancak kapı kilit mekanizmasının nasıl açıldığını bilemediği için kapıları açamadığnı ve devamlı bağırarak yardım isteme cihetine gittiğini, otobüs içerisinde bir öne bir arkaya savrularak kapalı yerde kaldığı için panik atak geçiren Müvekkilinin nefes darlığı çekmeye başladığını, otobüs etrafından kimsenin kendisini kurtarmaya gelemeyeceğini anlayınca telefona sarılarak kolluk birimlerini aradığını,
Müvekkilenen bütün çabalarıyla ve beden gücünün son sınırlarını kullanarak araçtan kurtulduktan sonra ışıklarının açık olduğunu gördüğü en yakın yere kadar yol üzerinde yürüdüğünü, burasının bir benzin istasyonu olduğunu anladığını, oraya vardığında araç sorumluları ile karşılaştığını, yaşadığı dehşeti en başında orada anlattığını ve mağduriyetinin giderilmesini istediğini, saatler sonra gelen bir sonraki firma aracı ile İzmir'e intikali sağlandığını, saat itibariyle servis olmadığı için İzmir Otogar'dan Menderes'teki ikametine olan ortalama 32 kilometrelik mesafeyi taksi tutarak gitmek zorunda bırakıldığını,
120 TL'lik bu taksi tutarının da yapılmak zorunda kalınan makul maddi giderler olarak değerlendirilmesi ve maddi tazminat kapsamında tarafımıza ödenmesi talep edilmesi gerektiğini, Müvekkilinin yaşamış olduğu sürece ve sıkıntıya ilişkin olarak bir yetkili ile görüşmek istediğini, yaşamış olduğu durum gayet doğal olarak karşılanmış ve kendisine bırakın yardım yapılmasını bir özür dahi dilenmediğini, Müvekkilinin yaşamış olduğu karanlık dolu anların ruhunda yaratmış olduğu dehşeti haftalarca yaşadığını,
bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi ve manevi tazminatlar için haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle müvekkili tarafından ödenmek zorunda bırakılan 120 TL taksi ücreti olan maddi tazminatın davalıdan tahsiline, otobüste mahsur bırakılması sebebiyle Müvekkilinin kişilik haklarına saldırı olduğu ve manevi üzüntü duyduğunun kabulü ile 50.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin herhangi kusur yahut sorumluluğu bulunmadığını, davacının maddi tazminat talebinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı yanın iddia ettiği üzere 120,00 TL tutarında taksi kullandığına ilişkin fiş, fatura gibi somut bir delil sunmadığını, davacının taksi kullandığı iddiasını asla kabul etmediklerini, ayrıca dava dilekçesinde "saat itibariyle servis olmadığı için" İzmir Otogardan Menderes'e taksi tutarak ulaştığı iddiası haksız olduğunu, servis bölgelerinin belirli olup zaten Menderes'e servis bulunmadığını,
Saat itibariyle Menderes'e servis olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, servis güzergahına göre o bölge bakımından son durağın Gaziemir olduğunu, yolcunun bileti alırken bu durumu biliyor durumda olduğunu, Müvekkili şirketten alınan bilgiye göre davacı yanın İzmir Otogar'a geldiğinde Gaziemir'e servis kullanarak ulaşım sağlandığını, kaldı ki kabul anlamına gelmemekle beraber Gaziemir'e servis olduğu davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu şikayet formunda da "Vardiya Amiri Gaziemire'e kadar gidebileceğimi belirtti" şeklindeki ikrarıyla açık olduğunu, davacının maddi tazminat talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu,
Somut olayda müvekkile kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, yapılan araştırma neticesinde alınan bilgilere göre; aracın arızalanması neticesinde tüm yolcuların araçtan indirildiğini, akabinde yolcuların büyük bir kısmı Esenler-İzmir seferini gerçekleştirmekte olan... plakalı araca saat 22:41 itibariyle aktarılarak seferin devamının sağlandığını, kalan yolcuların ise bu araçta yer kalmaması sebebi ve soğuk havada beklememeleri için bir sonraki araçla gönderilmek üzere benzin istasyonuna götürüldüğünü,
kalan yolcuların Uzunköprü-Esenler-Datça seferini gerçekleştirmekte olan ... plakalı araca saat 23:14 itibariyle aktarılarak seferin devamı sağlandığını, tüm yolcuların araçtan aşağı inmesi, toparlanması, eşyalarının alınması, karanlıkta yahut sessizce yapılamayacak bir eylem olup davacının araçta unutulmasının, bu süreçte uyumasının mümkün olmadığını, somut olayda ancak ve ancak davacının ilgililere haber vermeksizin araca binmesinin söz konusu olabileceğini, ki bu durumda illiyet bağının kesildiğini, kusurun karşı yanda olduğunu,
kaldı ki asla kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için aksi düşünülse dahi aracın müvekkili şirketin öz malı olmadığından ve dahi kaptanların müvekkili şirketin çalışanı olmadığından somut olayda illiyet bağı kesilmiş olup müvekkili şirkete sorumluluk atfedilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, davacı yanın panik atak rahatsızlığı olduğu yönünde herhangi bir belge sunmadığını, panik atak geçirdiğini kabul anlamına gelmemekle beraber davacının panik atak rahatsızlığı olduğuna dair tedavinin gereğini yerine getirmemesi söz konusu ise bu durum kendi kusuru olduğunu, bu hususta rapor alınması gerektiğini,
manevi tazminat bir zenginleşme aracı olmadığı gibi, bu yolla gelir sağlanmasının da söz konusu olamayacağını, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Otobüs bileti, hastane kayıtları bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Dava, yolcu taşıma ilişkisinden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini talepli tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, davacının davalı şirketin işletmesindeki otobüste bir süre kapalı vaziyette bulunması nedeniyle psikolojik rahatsızlığının artıp artmadığı, bu nedenle oluşan maddi ve manevi zararının davalıdan talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
3-Dosya kapsamına göre davacının 25/11/2021 tarihinde İzmir-İzmir seferini gerçekleştiren davalı şirketin işletmeciliğini yaptığı... plaka sayılı otobüste... nolu koltukta yolcu olarak seyahat ettiği, 112 Acil Çağrı Merkezi kayıtlarına göre davacının 25/11/2021 saat 22:55:44'te çağrı merkezini arayıp otobüste mahsur kaldığını belirterek yardım talep ettiği, konuşma kayıtları içeriğine göre davacının belirli bir süre otobüste kapalı halde kaldığı, sonrasında ise kolluk kuvvetlerinin yardımıyla otobüsten çıkarıldığı, farklı bir otobüs ile İzmir iline geldiği görülmüştür.
4-Husumet yönünden yapılan incelemede, Karayolları Trafik Kanunu'nun tanımlar başlıklı 3.maddesinde düzenlenen "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendi-sine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." hükmü uyarınca, davalı şirkete ait seyahat firmasının markasıyla işletilen otobüste meydana gelen uyuşmazlıkta davacının davalıdan talepte bulunabileceği anlaşıldığından husumet itirazları yerinde görülmemiştir.
5-Davacının, yolcu olarak bulunduğu otobüsün seyri sırasında arızalanması ve yolcuların otobüs değişikliği gerçekleştirilerek başka bir otobüse aktarıldığı sırada, arızalı otobüste uyuyor olarak bırakılması şeklindeki vakıada otobüsün kilitli olarak bırakılması eyleminde davacının belirli bir yere gitmesinin engellenmesi ve hareket özgürlüğünün sınırlanmasının haksız fiil niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Yine TBK'nın 53. Maddesinde ölüme bağlı zararlar sayılmış olup "Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." zararlar arasında gösterilmiştir.
6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
Davacı tarafça, davacının otobüs içerisinde panik atak hastası olarak bulunması nedeniyle hastalığının ilerlediği ve ağır derecede üzüntü ve bunalım yaşadığı ileri sürülmüştür.
Mahkememizce davacının dava konusu olay nedeniyle ruh sağlığında bozulma olup olmadığı, panik atak veya kapalı alan korkusunun bulunup bulunmadığı ve olay nedeniyle psikiyatrik sorunlarının artıp artmadığı, kalıcı bir psikiyatrik hastalık bulunup bulunmadığı ve bunun olay ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmak üzere Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'na sevk edilmiş ise de davacı tarafça sevk gereğinin yerine getirilmediği, 29/02/2024 tarihli celsede alınan davacı vekili beyanına göre davacının mevcut delillere göre manevi tazminata hükmedilmesinin talep edildiği görülmüştür.
7-Dosya kapsamında yer alan 112 Acil Çağrı Merkezi haberleşme kayıtları, yolcu listesi ve diğer deliller dikkate alındığında davacının yolcu olarak bulunduğu otobüste meydana gelen arıza nedeniyle diğer yolcular farklı bir otobüse aktarıldığı halde davalı şirket personeli tarafından araç içerisinde bir yolcu bulunup bulunmadığı hususunda gerekli dikkat ve özen gösterilmeksizin otobüsün kilitlenerek davacının içeride mahsur kalmasına kusurlu olarak neden olunduğu sabit görülmüş, davacının toplam ne kadar süreyle kapalı kaldığı,
kurtarma anının tutanağa bağlanmamış olması nedeniyle tespit edilmemiş ise de netice itibariyle davacının kapalı kalmış olduğu ve ancak kendi çabalarıyla otobüs dışarısına çıkabildiği anlaşıldığında bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacının olay nedeniyle psikiyatrik rahatsızlığının oluştuğu ispat edilemediğinden 12.500,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmüş, fazlasına dair istemin reddine karar verilmiştir.
8-Davacı tarafça ayrı 120,00-TL taksi ücretinden oluşan maddi tazminat talebinde bulunulmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50. maddesinin. "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler", Türk Borçlar Kanununun 51. Maddesinin ise.
"Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler" hükümlerinin haiz olduğu, bu çerçevede olay tarihi itibariyle Mernis kayıtlarına göre davacının yerleşim yerinin "... Mah. ...
Menderes/İZMİR" olduğu, dava dilekçesi ekinde yer alan ve mahkememizce yapılan inceleme ile de doğrulanan yol haritasına göre İzmir Otogarı ile davacının ikameti arasında 32 km mesafe bulunduğu, olayın gerçekleştiği 26/11/2021 itibariyle İzmir ilinde taksi ücret tarifesinin km başına 5,00-TL olduğu ve 32 Km mesafenin açılış ücreti dahil edilmeksizin dahi 160,00-TL bedel oluşturacağı, davacının yolculuğunun gece vakti sona ermesi nedeniyle toplu taşıma veya servis kullanmaya zorlanamayacağı ve davalının ulaşım zararından sorumlu olduğu,
davacının 120,00-TL taksi ücreti talebinin piyasa koşullarına uygun ve makul olduğu anlaşıldığından davacının ayrıca bir belge ibraz etmeksizin talebinin kabulüne karar verilmiştir.
9-Davacı tarafça talep edilen tazminatlara yönelik faiz talebinde bulunulmuş ise de mahkememizce bu hususta sehven hüküm kurulmadığı, taraflarca talep edilmesi halinde 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesinde düzenlenen hükmün tamamlanması kurumunun uygulanması suretiyle faize yönelik olarak hükmün tamamlanabileceği değerlendirilmiştir.
26/11/2024 Katip... e-imzalıdır Hakim... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/588, K. 2024/1057, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama