KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/621 Esas
- Karar no
- 2023/1019
- Dava
- Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)
- Dava tarihi
- 14/06/2023
Karar Metni
1.214 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından Mahkememizde açılan Zayi Çek iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Aşağıda niteliği yazılı çeklerin keşideci şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenerek kargoya verildiğini, kargo taşıması sırasında çeklerin kaybolduğunu, bu nedenle dava konusu çeklerin iptalini ve ödeme yasağı kararı verilmesini iddia ve talep etmiştir.
DELİLLER
Çek suretleri, banka kayıtları, kargo taşıma kayıtları, T.T.S.G. İlan bilgileri delil olarak değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Dava, zayi nedeniyle açılmış hasımsız çek iptali davasıdır.
2-Çek iptali davası poliçe hakkında düzenlenen hükümlere tabi olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
"MADDE 757- (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.
(2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir."
"MADDE 758- (1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir.
(2) Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır."
"MADDE 759- (1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir.
(2) İptal isteminde bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür."
"MADDE 760- (1) Mahkeme, dilekçe sahibinin, poliçe elinde iken zıyaa uğradığına dair verdiği açıklamaları inandırıcı bulursa, verilecek ilanla, poliçeyi eline geçireni, poliçeyi belirli bir süre içinde getirmeye davet ve aksi takdirde poliçenin iptaline karar vereceğini ihtar eder.
MADDE 762- (1) Poliçenin getirilmesine ilişkin ilan, 35 inci maddede yazılı gazete ile üç defa yapılır.
(2) Özellik gösteren olaylarda, mahkeme, uygun göreceği daha başka ilan önlemlerine de başvurabilir"
3-Somut olayda dava dilekçesindeki anlatıma göre dava konusu çekler keşideci tarafından düzenlendikten sonra kargo taşıması sırasında kaybolduğu ileri sürülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 647.maddesi "Mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak kurulması amacıyla kıymetli evrakın devri için her hâlde senet üzerindeki zilyetliğin devri şarttır." hükmünü haiz olup, kural olarak senede bağlanmış hakkın bir kimseye geçmesi için imza-ciro ve teslim şartlarının sağlanması gerekmektedir. Bir kıymetli evrak belirli bir kimse adına düzenlendiği anda değil, ilgilisine teslim edildiği anda hak geçmektedir.
Türk Ticaret Kanunu'nun açık hükmü gereğince her ne kadar uyuşmazlık konusu kıymetli evrak davacıya teslim edilmeden önce çeklerin kargo taşımasında çalınmış olması nedeniyle çekte hukuken hak sahibi olmayan davacının çek iptali davası açma ehliyeti bulunmamakta ise de mahkememizce husumet yönünden verilen ret kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesi'nin 12/07/2023 tarih ...Karar sayılı kararında "Dava dışı keşideci tarafından keşide edilmiş ve davacı alıcının uhdesine geçmemiş çekler bakımından davacı şirketin hamil sıfatıyla aktif husumet ehliyeti bulunmakla mahkemece davanın esasıyla ilgili diğer deliller irdelenerek,
yasada öngörülen ilanlar yapılıp ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir." şeklindeki gerekçeyle kaldırıldığı görülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesi kararında davacı şirketin çekte hamil olduğu belirtilmiş ise de "hamil" sözcüğünün gerek kelime anlamıyla gerekse hukuken bir şeyi elinde bulunduran kimse anlamına geldiği dikkate alındığında davacı şirketin çekler üzerinde hamil olmadığı açıktır. Kaldı ki bu davada davacı şirkete husumet ehliyeti tanımak davacı şirkete bir hukuki koruma da sağlamamakta, aksine alacağı vadesinden yaklaşık 4 ay sonra almasına neden olmaktadır.
Oysa uyuşmazlık konusu olayda keşideci şirketin ödeme aracı olan çeki davacı lehtara ulaştıramaması nedeniyle geçerli bir ödemede bulunmadığı da dikkate alındığında davacının keşideciden para alacağını haricen talep etme imkanı bulunduğu halde kendisinin hamil olduğu yanılgısı nedeniyle alacağa kavuşması da gecikmiştir. Davacı şirketin çekin zayi olmasında kusuru bulunmadığı gibi hiçbir sorumluluğu da bulunmamaktadır.
Sorumluluğun olmadığı durumda yetkinin de bulunmayacağı prensibi dahi davacının çek iptali davası açma ehliyeti bulunmadığını göstermektedir. Ancak istinaf dairesi tarafından bu husus esasında somut olayla benzerliği bulunmayan bir Yargıtay ilamına atıfla farklı yönde değerlendirilmiştir. Halbuki istinaf ilamında atıf yapılan Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin 12/04/2017 tarihli ve ...
Karar sayılı ilamında davacı lehtarın kargo göndericisi olduğu ve kendisinin gönderdiği çeklerin kargo taşıması sırasında kaybolduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay ilamı, istinaf kararının aksine mahkememizce verilen husumetten ret kararını desteklemektedir.
Zira kargo gönderimi yapan kimseye çek iptali davası açma hakkı tanındığına ve bir çekle ilgili birden fazla hak sahibi olamayacağına göre, henüz kargoyu teslim almamış alıcının çek iptali davası açma hakkı bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
Ancak Her ne kadar mahkememizce istinaf ilamı yerinde görülmemiş ise de istinaf kararlarına karşı direnmenin hukuken mümkün olmaması nedeniyle istinaf ilamı doğrultusunda tahkikata devam olunarak, yine istinaf mahkemesinin hukuken yerinde olmayan davacı şirketin "hamil" olduğu kabulüyle yargılamaya devam olunmuştur.
Somut olayda davacı tarafça dava dilekçesi ekinde iptali talep edilen çeklerin bir suretinin dosyaya sunulmuş olduğu, çekler üzerinde davacı şirketin lehtar olarak yer aldığı, her ne kadar çek davacı elindeyken zayi olmamış ise de istinaf görüşüne göre davacı şirketin çekte "hamil" olduğu kabul edildiğinden mahkememizce de bu doğrultuda zorunlu bir değerlendirme yapılması gerektiği, çekin ibraz süresi içerisinde ibraz edilmediği ve yaptırılan 3 adet ilanda belirtilen ibraz süresinin de sona erdiği görülmüştür.
4-Mahkememizce dava konusu çekleri elinde bulunduranların mahkememize ibrazı hususunda Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde 3 ayrı ilan yaptırılmış olup ilan tarihlerinin üzerinden 3 aylık yasal sürenin üzerinde bir zaman geçmesine rağmen çeklerin ibraz edilmediği, keşide tarihinin üzerinden 3 ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen çekleri elinde bulunduran kişinin tespit edilemediği, davacının çekler üzerinde hak sahibi olduğuna dair yeterli ispatı sağladığı anlaşıldığından şartları oluşan davanın kabulü ile dava konusu 3 adet çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
5-2 adet çek yönünden keşide tarihlerinin üzerinden 3 aylık yasal ibraz süresinin henüz dolmadığı ancak 3 adet çek yönünden bu sürenin geçtiği dikkate alınarak henüz yasal sürenin sona ermediği 2 adet çek yönünden dava tefrik edilerek farklı bir esas üzerinden yargılamaya devam olunmasına karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/621, K. 2023/1019, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama