KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2024
- Dosya no
- 2023/678 Esas
- Karar no
- 2024/341
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 16/08/2023
- Karar tarihi
- 18/04/2024
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde. "Davalı borçlu hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü... Esas takip sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş, borçlu yasal 7 günlük süre içerisinde itiraz etmiştir.4628 ve 6446 sayılı yasalar çerçevesinde, ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin kısmi bölünme yöntemi bölünerek, İzmir ilinde perakende satış faaliyetini yürütmek amacıyla...Elektrik Perakende Satış A.Ş.
13.12.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kuruluş işlemleri tamamlanmış ve ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi ise dağıtım faaliyetlerini sürdürmek adına... Elektrik Dağıtım A.Ş. unvanı ile devam etmiştir. Dağıtım ve perakende şirketlerinin sorumluluk alanları ile görev alanları, yapacakları iş ve işlemler, öncelikle EPDK Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği, daha sonra EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ile belirlenmiştir.
Buna göre dağıtım şirketi; kaçak kullanım faturaları, mühürleme, saha tutanakları, sayaç değişikliği, sayaç okuma, enerji tüketim bilgileri, iş ve işlemleri yapmakla görevli ve yükümlüyken perakende şirketi.
Perakende satış sözleşmesi yapma, sözleşme abonelik bilgileri (Abonelik yapılması, abonelik iptali, abonelik işlemlerine ait tarihler, güvence bedelleri), abone bilgileri, enerji tüketim faturaları (Elektrik faturaları), abonelik tarife bilgisi vs, iş ve işlemleri yapmakla görevli ve yükümlüdür.
Davalı borçlunun, müvekkil şirket yetki alanına dahil olan sayaç okuma görevini ifa ederken elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı kullanım yaptığı tespit edilmiştir.
icra takibine konu borç abonelikten kaynaklı değil haksız fiilden kaynaklı bir para borcu olduğundan ve para borçları da götürülecek borçlardan sayıldığından takibin müvekkil şirketin yerleşim yeri icra dairelerinde açılması ve aynı şekilde de işbu davanın müvekkil şirketin yerleşim yeri olan İzmir'de ikame edilmesi yasaya uygundur.
Alacak likit olduğundan davalının haksız borca itirazı nedeniyle takip toplamının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmelidir. Davalının takibe itiraz etmesi üzerine takip durduğundan, itirazın iptali ile yukarıda açıklanan nedenler ve toplanacak deliller doğrultusunda, İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas takip sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan davalının asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. " şeklinde talep ve dava dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava, elektrik kullanımı nedeniyle kaçak elektrik kullanımı nedeniyle oluşan alacağa dayalı takibe vaki itirazın iptali talebidir.
Görev kamu düzeninden olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi mahkeme tarafından resen dikkate alınmalıdır.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir.
6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
TTK'nun 19. maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Somut olayda; davacı şirketin tacir olduğu şüphesiz ise de, davalının yazılan müzekkerelere verilen cevaplar ile tacir olmadığının anlaşıldığı, bu hali ile söz konusu davanın mutlak ticari dava olmadığı, davacı tacir olsa da davalı tacir olmadığından mahkememizin söz konusu davaya bakmakta görevli olmadığı, uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla, HMK’nun 114/1-c ve 20. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (İstanbul BAM... HD ... K, Yargıtay ... HD .... E, ...K, İzmir BAM ... HD ... K, Adana BAM ... HD ...K.)
Katip... ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/678, K. 2024/341, 19 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama