KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/118 Esas
- Karar no
- 2024/875
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/02/2024
Karar Metni
2.007 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde. Davacıya ait... plakalı araç ile davalı ...
SİGORTA AŞ. sigortalısı... plakalı araç arasında 19.08.2023 tarihinde İzmir ili Çeşme ilçesinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, kaza tespit raporuna göre,... plakalı araç %100 kusurlu bulunduğunu, kaza akabinde araçta oluşan hasarın tamiri davalı şirket tarafından yapıldığını, ancak müvekkiline ait aracın bu kazadan ötürü değer kaybettiğini ve serviste kaldığı süre boyunca kullanılamadığını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, müvekkilimin aracında kaza sonrası meydana gelen değer kaybının, kazada tam kusurlu olan ...plakalı aracın sigortacısı olan davalı tarafından karşılanması gerektiğini,
davacı aracında kaza neticesinde gerçekleşen değer kaybı da müvekkilinin aracında ekonomik yönden tespit edilebilir maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan, sigorta şirketince bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine alacaklarının tahsil amaçlı olarak 30.10.2023 tarihinde başvuru yapıldığını, 31.10.2023 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilen başvurunun üzerinden 15 gün geçtiği halde değer kaybı ödemesi yapılmadığını ve her hangi bir cevap da verilmediğinden davalı şirketi 16.10.2023 tarihinde temerrüde düştüğünü, arabuluculuğun anlaşamamayla sonuçlandığını, bu nedenlerle davacıya ait...
Plakalı araçta meydana gelen hasarla ilgili, belirsiz alacak davası olarak ikame edilmek üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; yargılama sırasında tespit edilecek ve belirlenebilir olduğunda artırılacak bedele yükseltilmek üzere şimdilik 200,00 TL değer kaybı bedeli alacağının temerrüt tarihi olan 16.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçe ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, talep artırımımızın kabulü ile (22.024,00 TL) artırılan kısım ile dava dilekçesinde talep ettikleri 200-TL' olmak üzere toplam 22.224,00-TL tazminat alacaklarının davalı taraftan temerrüt tarihi olan 16.10.2023 tarihinden itibaren ticari kredilere uygulanan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkile sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olup zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, davacıya piyasa rayiç hesaplamasına göre değer kaybı ve hasar onarım ödemesi yapıldığını,
Müvekkili şirket tarafından ekspertiz raporu kapsamında reel değer kaybı belirlendiğini, piyasa rayiç hesaplaması kapsamında değer kaybına ilişkin davacı vekiline 12/01/2024 tarihinde 6.953,00-TL ödendiğini, yine hasar onarıma ilişkin davacıya 27/11/2023 tarihinde 45.000,00-TL hasar onarım bedeli ödemesi yapıldığını, hiçbir şekilde davayı kabul etmemekle birlikte aleyhe tazminata hükmetmesi durumunda yapılan tüm ödemelerin kaza tarihindeki araç başına poliçe teminat limiti olan 120.000,00-TL'den ve kaza başına poliçe teminat limiti 240.000,00TL'den mahsup edilmesi gerektiğini,
aracın daha önce hasarı olup olmadığına ilişkin tramer kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir,
DELİLLER
Hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, poliçe, ödeme belgeleri, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 20/06/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...19.08.2023 tarihinde Davacıya ait ve sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakal... marka araç ile davalıya ZMMS trafik sigortalı ve maliki... ve sürücüsü ... olan... plakalı ... marka kamyonet arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle;
1)... plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı KAZANIN OLUŞUMUNA TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU.
2)... plaka sayılı davacı taraf sürücü ... KAZANIN OLUŞUMUNA ETKEN FAKTÖRÜ VE KURAL İHLALİ OLMADIĞI.
3)Meydana gelen trafik kazasına etken başka kişi ya da kurum bulunmadığı,
4)Davacıya ait... plakalı 2022 Model yılı ... marka araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 22.224,00 TL (Yirmiikibinikiyüzyirmidörtlira) Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Dava konusu uyuşmazlık davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen 19/08/2023 tarihli trafik kazasında kusur dağılımı ve davacıya ait araçta kaza sonrasında oluşan değer kaybı zararının miktarı noktalarında toplanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
3-Dava konusu uyuşmazlıkta davalı taraf zarar verdiği ileri sürülen aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir.
Somut olayda, dava konusu kazaya karışan... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 30/05/2023-30/05/2024 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihi 19/08/2023 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 120.000,00-TL olduğu görülmüştür.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Yasal düzenleme uyarınca sigorta şirketinin sorumluluk miktarı belirlenirken, zarar veren sigortalının genel hükümlere göre sorumlu tutulması gereken usul ve esaslara göre gerçek zararın tespiti yönünde belirleme yapılması gerekmektedir.
5-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 20/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...'ün KTK'nın 84/d, 52/b maddesine yönelik kural ihlali nedeniyle meydana geldiği, davacı araç sürücüsünün ise kazaya etkili bir kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı taraflarca açık ve somut bir itiraz ileri sürülmemiş, dosya kapsamında kaza oluş şekli itibariyle her iki tarafın da itirazı bulunmayan kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın davalının sigortalısı araç sürücüsünün seyir halinde bulunan davacıya ait aracın durması sonrasında, arkasından çarpması nedeniyle meydana geldiği, davalının sigortalısı araç sürücüsünün takip ve güvenli sürüş mesafesine yönelik gerekli dikkat ve özeni göstermeyip araca arkadan çarpması nedeniyle kazaya asli ve %100 oranındaki kusuruyla sebebiyet verdiği kabul edilmiştir.
6-Davacının kaza sonucu oluşan değer kaybı zararının tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 20/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasarın onarılmasının ekonomik olduğu ve kaza öncesine göre kaza nedeniyle gerçekleştirilen onarımlardan dolayı 22.224,00-TL değer kaybı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, rapora karşı her iki taraf vekilince itirazda bulunulmadığı, mahkememizce resen gözetilmesi gereken bir hata veya eksikliğin de bulunmadığı gözetilerek dava konusu kaza nedeniyle davacıya ait araçta 22.224,00-TL değer kaybı oluştuğu kabul edilmiştir.
7-Davacı tarafça dava değeri 24/06/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle 22.224,00-TL'ye yükseltilmiş olduğu görülmüştür.
Davalı şirket vekilinin 10/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde dava öncesinde davacıya 25.000,00-TL değer kaybı zararı ödemesi yapıldığı ve bilirkişi raporunda daha az bir zarar tespit edildiğinden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı beyan edilmiş, dilekçe ekinde 22/12/2023 tarihli 25.000,00-TL tutarlı EFT dekontunun sunulduğu görülmüştür.
8-Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, dava tarihinden önce davacının 22.224,00-TL tutarındaki değer kaybı zararının davalı şirketin 22/12/2023 tarihli ödemesiyle karşılandığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
9-Mahkememizce her ne kadar zararın karşılanmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalının cevap dilekçesinde ödeme savunmasında bulunup ödemeye ilişkin delillerini dosyaya sunmadığı gibi, ancak davacı vekilinin değer artırım dilekçesi sonrasında ödeme dekontunun dosyaya sunulmuş olduğu, dava dilekçesi ekinde yer alan yazılı başvuru dilekçesinde değer kaybı zararı ödemesinin davacı vekili Av....TR...
IBAN nolu hesabına ödenmesinin talep edildiği ancak davalı tarafça sunulan ödeme dekontunda değer kaybı zararı ödemesinin davacı...ait TR... IBAN nolu hesabına gerçekleştirildiği, 6098 sayılı TBK'nın 89/1.
Maddesi "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir." hükmü uyarınca değer kaybı zararının davacı vekili tarafından kendisine ait hesaba ödenmesini talep ettiği halde davacı asıl ...ın hasar bedeli ödemesi nedeniyle davalının bilgisinde bulunan şahıs hesabına ödeme yapıldığı, davacı vekilinin bu ödemeden bilgisinin olmaması nedeniyle ve cevap dilekçesiyle de ödeme belgelerinin sunulmamış olması nedeniyle bilirkişi raporuyla belirlenen zarar miktarına dava değerinin yükseltildiği görülmekle, 6100 sayılı HMK'nın 327/1.
Maddesi(Gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir.) hükmü uyarınca davalı tarafın süresinde sunmadığı ödeme belgesi nedeniyle davacı vekilinin zararın karşılandığını bilmemesi nedeniyle dava değerini yükseltmiş olduğu, bu haliyle davalının kendi kusurundan lehine sonuç çıkarması mümkün olmadığından HMK'nın 327/1.
Maddesi de gözetilerek davalı lehine yalnızca dava dilekçesinde gösterilen 200,00-TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş, davacı vekilinin değer artırım dilekçesiyle artırılan kısım yönünden dava değerinin yükseltilmesinde davalının kusurlu davranışlarına sebebiyet verildiği gözetilerek yargılama gideri takdirinde dikkate alınmamıştır.
10-"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında. "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. Fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır.
Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas 2021/5729 Karar sayılı 29/09/2021 tarihli ve 2021/23273 Esas 2022/901 Karar sayılı 20/01/2022 tarihli ilamları)
"Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/1010 Esas 2024/938 Karar sayılı 29/05/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan Yargıtay ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına göre dava şartı olarak yazılı başvuru şartı bulunan uyuşmazlıkta zorunlu olmadığı halde arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve masrafa sebebiyet verildiği anlaşıldığından arabuluculuk ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/118, K. 2024/875, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama