KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/337 Esas
- Karar no
- 2024/695
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/04/2024
Karar Metni
1.040 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimlikleri yazılı taraflar arasında yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle.
15.04.2022 tarihinde müvekkilinin kendisine ait ... plakalı aracı ile seyir halindeyken ... plakalı aracın sürücüsü olan davalı ...'in, geçiş hakkına riayet etmeden şerit değiştirmesi ile kazanın gerçekleşmiş olduğunu normal hızında, mesafesinde ve şeridinde ilerleyen müvekkilinin içinde bulunduğu aracı görmesine rağmen bunu umursamayarak şerit değiştiren davalı gerçek kişi, müvekkilinin aracının ağır hasar almasına ve araçta bulunan müvekkilinin eşinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, büyük ebattaki araçlardan biri olan çekici sürücüsü davalı gerçek kişinin,
aracının hareket kabiliyetini ve süresini hesaba katarak seyir gerçekleştirmesi gerekirken üzerine düşen hiçbir sorumluluğu yerine getirmemesi nedeniyle yaşanan kazada müvekkile yüklenebilecek hiçbir kusur bulunmayıp geçiş kurallarına riayet etmeyen davalı gerçek kişi tam ve asli kusurlu olduğunu, zaten müvekkilinin eşinin yaralanması nedeniyle hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda tam ve asli kusurlu bulunan davalı gerçek kişi, adli para cezasına mahkum edildiğini, davalı gerçek kişinin tam ve asli kusurlu olarak müvekkiline ait araca çarpması sebebiyle müvekkiline ait araçta maddi zarar oluştuğunu,
araç birtakım değişim ve onarım işlemlerine tabi tutulduğunu, bu süreçte de kullanılamadığını, araçta tespit edilen bedel ise işçilik ücretleri ile birlikte KDVsiz ve iskontolu olarak 61.251,39 TL olduğunu, bu maddi hasar nedeniyle kusurlu aracın zorunlu trafik sigortacısı olan ...
Türk Sigorta Şirketi tarafından 50.000-TL ödemede bulunulmuş olup bu tutarın 2022 yılı için sigorta limitinin tamamı olması nedeniyle maddi hasardan arta kalan 11.251,39-TL davalı sigorta şirketi tarafından kaskodan ödendiğini, aracın maddi hasarının giderilmesinin ardından tarafınca değer kaybına yönelik bir bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, sunulu raporda da görüleceği üzere ilgili değer kaybı tazminatı bedeli 25.000-TL olarak tespit edildiğini, ilgili rapor alındıktan sonra,
zorunlu trafik sigortacısı şirketin ödeme limitinin dolmuş olması nedeniyle kasko sigortası sorumlusu olan davalı sigorta şirketine başvuru yapılsa ve bu başvuruya olumlu cevap alınamayarak arabuluculuk süreci başlatılsa da bu süreç, anlaşamama ile sonuçlandığını, ancak arabuluculuk sürecinin olumsuz olarak sonuçlanmasından 4 ay geçtikten sonra kasko şirketinin değer kaybı tazminatı olarak 12.258-TL ödemede bulunduğunu ancak bu ödemenin yetersiz olması nedeniyle işbu davanın açıldığını, yaşanılan kazanın,
daha öncesine ait tramer kaydı bulunmayan ve neredeyse sıfır araç ayarında olan müvekkilinin aracının orijinalliğini kaybettirdiği yadsınamaz bir gerçek olup davalı gerçek kişinin somut kazanın oluşmasına tek başına sebebiyet vermesi gerekçesiyle davamızın kabulüne karar verilmesini, bu noktada kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporları ve davalı gerçek kişi aleyhine sonuçlanan ceza davası ile dava dışı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu,
müvekkilinin ise hiçbir kusurunun bulunmadığının sabit olması nedeniyle kusur incelemesi talebinin bulunmamaktaysa da mahkemenizce aksi kanaatte olunması halinde yapılacak kusur incelemesi neticesinde davalıların sorumluluğunun tam olduğu sonucuna ulaşılacağının, Yukarıda açıklanan ve mahkemenizin resen gözeteceği sebeplere binaen;
davanın kabulüne, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ileride artırmak üzere şimdilik 100-TL değer kaybı tazminatının 15.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalılardan alınarak tarafımıza verilmesini, müvekkilinin aracının onarımı için geçen sürede kullanılamaması nedeniyle uğranılan zarara karşılık olarak ise fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ileride artırmak üzere şimdilik 100-TL tutarındaki ikame araç kira bedelinin 15.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber sigorta şirketi hariç davalılardan alınarak tarafımıza verilmesini,
değer kaybının tespiti adına alınan bilirkişi raporu için ödenen ücretin de dahil olduğu yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, verdiği cevap dilekçesinde özetle. Davacı taraf fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile. 15.04.2022 tarihinde meydana gelen kaza için 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 tl ikame araç bedelinin tahsili talebiyle huzurdaki davayı açtığını, ancak belirtmek isteriz ki işbu dava haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, şöyle ki;
belirsiz alacak davası açmada davacının hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu kaza, davacının aracının sürücüsünün kusuruyla meydana geldiğini, davacının araç değer kaybı ve ikame araç alacağı mevcut olmadığını, bir an olsun alacak kalemlerinin mevcut olduğu düşünülecek olsa dahi zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ve davacının kaskosu davacının taleplerinden poliçe limitleri kapsamında sorumlu olduğunu, yukarıda açıkladığımız ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle; haksız davanın esastan reddini, her türlü yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı vekili 16/07/2024 tarihinde UYAP üzerinden sunduğu dilekçe ile açtıkları davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili 16/07/2024 tarihli dilekçesi ile feragat nedeniyle davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talap etmediklerini beyan ettiği görülmüştür.
6100 s. HMK.nın 307, 310 ve 311. maddesine göre; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup maddi anlamda kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir.
Dosya kapsamının incelenmesinde davacı vekilinin 16/07/2024 tarihli feragat dilekçesi ekinde davacı ile davalı ... A.Ş. Arasında imzalanan 06/07/2024 tarihli sulh protokolünün bulunduğu, yine aynı dilekçe ekinde davacı ile davalı araç sürücüsü ve araç maliki şirket vekili Av.... arasında düzenlenen sulh protokolünün sunulduğu, tarafların karşılıklı olarak belirli bir miktar paranın ödenmesi suretiyle sulh oldukları ve sulh kapsamında davacı vekilinin davadan feragat ettiği anlaşılmış ve bu nedenle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ise de dava konusu uyuşmazlığın tarafların sulhe dayalı anlaşmaları nedeniyle sona erdiği ve uyuşmazlığın sona erme şekli itibariyle arabuluculuk vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/337, K. 2024/695, 16 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama