KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/327 Esas
- Karar no
- 2025/630
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/04/2025
Karar Metni
770 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesi ile;
Davalı alacaklı tarafından müvekkil şirket aleyhine, Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'nün...
E. sayılı dosyası üzerinden, 25.780,00 TL asıl alacak ve ferileri talepli olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip talebinde borcun sebebi "12.03.2025 tarihli cari hesap alacağı" olarak gösterildiğini, Müvekkili şirkete gönderilen ödeme emri süresi içerisinde itiraz edilemediğini ve takibin kesinleştiğini, ancak müvekkili şirketin davalı alacaklıya böyle bir borcu bulunmadığını, takibe dayanak belgenin hukuki olarak değersiz olup, ispat gücünden yoksun olduğunu, davalının alacak iddiasını dayandırdığı tek belgenin, kendi ticari kayıtlarından ibaret olan cari hesap ekstresi olduğunu,
ancak Yargıtay'ın bu konudaki sayısız ve istikrarlı içtihatları, bu tür tek taraflı belgelerin alacağı ispata yeterli olmadığını, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, takip kesinleşmiş olduğundan, davalı alacaklının müvekkili şirketin malvarlığına haciz uygulaması ve cebri icra işlemlerine devam etmesi riski bulunduğunu, hukuki dayanaktan yoksun bir takibe dayalı olarak yapılacak bu işlemler müvekkili şirketin ticari itibarını ve faaliyetlerini olumsuz etkileyecek, telafisi güç zararlara yol açacağını, bu nedenle, Karşıyaka ...
İcra Müdürlüğü'nü...E. sayılı takip dosyasındaki tüm icrai işlemlerin öncelikle teminatsız olarak işbu dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davanın kabulü ile müvekkili şirketin davalı ...'a Karşıyaka ...
İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyasında takip edilen 25.780,00 TL asıl alacak ve ferilerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklının takibinde kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, İİK m. 72/5 uyarınca takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere Mahkemenizce takdir edilecek kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Müvekkili ile davacı şirket arasındaki ticari ilişki fatura, vergi beyannameleri ve müvekkiline ait ticari defterler ile de ortada olduğunu, dava konusu borcun taraflarına ödenmiş olup menfi tespit davası açılmasının mümkün olmadığını, öncelikle davanın yetki yönünden reddine, iş bu haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Dava, İİK 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır.
2-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) “Menfi tesbit ve istirdat davaları” başlıklı 72 nci maddesinin sekizinci fıkrası;“Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.”
6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası;
“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesi;
“(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.”
Hükümlerini haizdir.
3-Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında yetki sözleşmesi içeren bir sözleşme bulunmakta olup takip Karşıyaka...İcra Dairesi'nde başlatılmıştır. Davalının yerleşim yeri ise "... Mahallesi... Sk. No:... Karşıyaka/İZMİR" olup ayrıca ticari işletmesinin de ...Sk. No:... Karşıyaka İZMİR adresinde faaliyette bulunduğu anlaşılmıştır.
Buna göre menfi tespit davasının takibin başlatıldığı yer ve davalının yerleşim yeri olan Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılması gerektiği, davalı tarafça cevap süresi içerisinde usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulduğu gözetilerek mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/327, K. 2025/630, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama