KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2020
- Esas no
- 2020/540 Esas
- Karar no
- 2020/530
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 15/08/2019
Karar Metni
721 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili İzmir ... Tüketici Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle. Alacaklı olan müvekkili bankaya olan borcundan dolayı davalılar ... ve ... aleyhine 10.12.2018 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğü’nde ...
E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine ilişkin ödeme emrinin davalı ... ve ...'a henüz tebliğ edilmeden iş bu takibe 18.12.2018 tarihinde itirazda bulunulduğunu, bunun üzerine icra müdürlüğünün kararı üzerine takibin durduğunu, müvekkili bankanın davalılardan alacaklı olduğu için haksız olan iş bu itirazın kaldırılması ve takibe devam edilmesi gerektiğini, müvekkili bankanın Gültepe Şubesi ile davalı ... arasında 27.11.2015 tarihli 500.000(beşyüzbin) TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve kredi kullandırıldığını, iş bu sözleşme Şerife Kanık tarafından müşterek borçlu,
müteselsil kefil olarak imzalandığını, bunun üzerine davalı hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasıyla taraflar arasındaki anlaşmaya binaen genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalıların başlatılan icra takibine 18/12/2018 tarihinde takibe ve ferilerine itiraz ederek takibinin durduğunu, davalılar her ne kadar böyle bir borcun olmadığını iddia etmekte ise de. T.C. ...
Bankası A.Ş. ’den aldığı kredileri ödemediklerini ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek taraflar arasında imzalanan anlaşmaya aykırı davrandıklarını, borçlulara kullandırılan kredinin 93.000,00 TL lik kısmı gayri nakdi kredi olup, kullanılan krediye istinaden İzmir SGK İl Müdürlüğü'ne 93.000,00 TL bedelli 01.06.2016 tarihli ... nolu kesin teminat mektubu olarak kullandırıldığını,
İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Mali Hizmetler Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından müvekkili bankaya gönderilen 06/09/2018 tarihli yazı ile teminat mektubunun nakde çevrilmesi talep edilmiş olup dava dilekçesi ekinde mevcut dekontlardan da anlaşılacağı üzere teminat mektubunda belirtilen tutarın ilgili kuruma borçlu adına ödenmesi neticesinde gayri nakdi riskin nakdi riske dönüştüğünü, borçlulara 24.05.2018 tarihinde hesap kat ihtarnamesi gönderilmiş ve gönderilen ihtarnamenin bizzat davalı/borçlulardan ... tarafından tebliğ alındığını,
hesap kat ihtarnamesinden sonra davalı borçlulara müvekkili bankaca 10.09.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile muacceliyet ihtarnamesi gönderildiğini, ancak borçluların müvekkili bankaya bildirilen adreste bulunmadığından tebligatın muhtara yapıldığını, müvekkili bankanın hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği adrese muacceliyet ihtarnamesi göndermiş olup davalı/borçluların da müvekkili bankaya bildirmiş oldukları adresin bu adres olduğunu, davalılar tarafından bir adres değişikliği yapıldığına ilişkin bildirimin müvekkili bankaya yapılmadığını,
müvekkili bankanın hem kanunen hem de taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince üzerine düşeni yaptığını, borçlu/davalıların ise haberdar oldukları söz konusu borcu ödememekle birlikte kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiklerini, davalıların her ne kadar itiraz evrağında borcun bulunmadığını iddia etse dahi, gönderilen hesap kat ihtarnamesini tebliğ aldıklarından dolayı borcu ve miktarını bilebilecek durumda olup borçluların itirazının kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, açıklanan nedenlerle borçlunun İzmir ...
İcra Dairesi’nin ...
E sayılı takibin durdurulması için yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına ve borçluların takip konusu borcu takip tarihi itibariyle hesap tablolarında belirtilen oranlarda işleyecek faiz ile ödemesine, borçluların itirazının haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık karşı vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligatın yapıldığı, ancak davaya süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
Dava; taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi nedeni ile davalıların borçlarını ödemediği iddiası ile aleyhlerine açılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Her ne kadar davacı vekilince dava açılmış ise de; TTK ' nun 5/A maddesi uyarınca " Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünün bulunduğu, açılan davanın ticari dava olduğu, özünde alacak talep edildiği, davacı tarafça arabulucuğa başvurulmadan iş bu davanın açıldığı anlaşıldığından davanın TTK.' nun 5/A maddesi ve HMK' nun 114/2 ile 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/540, K. 2020/530, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama