KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- Esas no
- 2022/769 Esas
- Karar no
- 2025/284
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 22/09/2022
Karar Metni
1.231 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
01.02.2021 tarihinde Müvekkili...‘nün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosiklet ile davalı sigorta şirketine ZMMS sigortalı olup sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpıştıklarını, meydana gelen kaza sonrasında müvekkili...'nün ağır biçimde yaralandığını ve kalıcı olarak sakatlandığını, bu kazanın İzmir ili Konak ilçesi Basmane semtinde gerçekleştiğini, aynı zamanda davacının İzmir İli... semtinde yaşadığını, bu davada;
haksız fiilin gerçekleştiği ve davacının ikamet ettiği yer olan İzmir mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı kurumun bir ticari işletme olduğunu, aynı zamanda davaya konu olan sigorta poliçesinin bir ticari belge olduğunu, bu nedenle bu davaya bakmakla görevli olan mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, bu nedenlerle iş bu davanın İzmir Ticaret Mahkemesinde ikame edildiğini, Sigorta poliçesi doğrultusunda davalı sigorta şirketinin manevi tazminat taleplerinden sorumlu olduğunu,
bu kaza sonrasında müvekkilinin bedeninde oluşan ağır yaralanma neticesinde müvekkilinin çeşitli hastanelerde ameliyatlar geçirdiğini ve uzun süren tedaviler gördüğünü, vücudunda meydana gelen kalıcı sakatlık, kırık ve platinlerin müvekkilini maddi ve manevi yönden derinden etkilediğini, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nca düzenlenen 17.03.2022 tarih ve 1167 sayılı kurul raporuna göre müvekkilinin tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 12, meslekte kazanma gücünde azalma oranının % 9.3 olduğu,
müvekkilinin 30 gün süreyle bir başkasının bakımına muhtaç olduğu ve geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olduğu, SGK tarafından karşılanmayan ancak gerekli olduğu düşünülen masrafların toplamda 4500-TL olduğunun tespit edildiğini, bu giderlerin ömür boyu sürecek sağlık giderleri olup, müvekkilinin ömür boyu sakat kalması sebebiyle büyük üzüntü duyduğunu, kaza tespit tutanağı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre davalı sigortalı aracının sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı ZMMS sigorta şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu,
maddi tazminata ilişkin olarak davalı şirketle sulh olduklarını ve feragat ettiklerini, davalı sigorta şirketi tarafından 260.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının kazadan sonra çektiği acı ve ızdıraplar sebebiyle aylarca uyuyamadığını, müvekkilinin kazadan sonra aylarca tuvalet ihtiyacını dahi göremediğini, bir başkasının yardımı ile ihtiyaçlarını çekinerek ve utanarak gidermeye çalıştığını, davalı şirketin; müvekkilinin bu manevi zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, ihtarlara ve ara buluculuk görüşmelerine duyarsız kalan davalının kötü niyetli olduğunu belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla davacı müvekkilinin uğramış olduğu manevi çöküntü nedeniyle 250.000 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği 01.02.2021 tarihten itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hasar aşamasında müvekkili şirkete gerekli evraklarla başvuruda bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin gerekli araştırma ve incelemeyi yapma hakkının kısıtlandığını, davacının dayandığı delillerinin kendilerine tebliğe çıkarılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davaya konu kazaya ilişkin, trafik ihtisas dairesi tarafından hazırlanan her ne kadar sürücünün asli kusurlu olduğu tespiti yapılmış olsa da ceza yargılamasına ilişkin yapılan değerlendirmelerin, TBK.
74. Maddesi gereğince, huzurdaki davaya esas alınmamasını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, manevi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporunun 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği’ne uygun alınması gerektiğini, davacı vekilinin hakkaniyete uygun olmayan fahiş manevi tazminat talebi miktarının hakkaniyete uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini,
davacıların müterafik kusur durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, kazazedenin motosiklet kullandığından kaskının takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkilinin, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini, bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini belirterek,
davanın usulden reddini, aleyhe hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 01.02.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralanması sebebiyle oluşan manevi zararın davalıdan tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır.
Her ne kadar mahkememize dava açılmış ise de davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 06.03.2025 tarihli dilekçe ile, davalı taraf ile sulh anlaşması yapıldığını, manevi tazminata ve bu davaya ilişkin herhangi bir avukatlık ücreti taleplerinin bulunmadığını, davalı yanın bu anlaşma gereğince 5.600,00 TL yargılama giderlerini de ödediğini, bu sebeple iş bu davadaki taleplerinden feragat ettiklerini, davalı tarafın da herhangi bir vekalet ücreti veya yargılama gideri talebi olmaması halinde kendilerinin de yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, bu dava sebebiyle ödenmesi gereken bir arabuluculuk ücreti var ise,
bu hususta anlaşma yapılmadığını, bu davanın açılmasına ihtarlara ve arabuluculuk görüşmelerine olumlu yanıt vermeyen davalı sigorta şirketinin sebep olduğunu belirterek, arabuluculuk ücretinin davalı yana yükletilmesini ve alacakları karşılanmış olduğundan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 07.03.2025 tarihli dilekçesi ile vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir. Davacı vekilinin, dosyaya sunduğu vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi olduğu görülmüştür. Davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir. Davacı vekili davadan feragat etmiş ve vekaletnamede feragat yetkisi olduğu anlaşılmakla başkaca araştırma yapılmasına gerek görülmeden, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 06.03.2025 tarihli dilekçe ile karşı taraf ile sulh anlaşması yapıldığı ve bu nedenle bu davaya ilişkin herhangi bir avukatlık ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını 5.600,00 TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketi tarafından kendilerine ödendiğini beyan ederek davadan feragat ettiklerini beyan etmiş ve davalı vekili tarafından sunulan 07.03.2025 tarihli dilekçe ile davacı ile sulh olma konusunda ve talep hususunda karşılıklı ibralaştıklarını beyan ederek ve yine davada vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan ederek feragat beyanı doğrultusunda karar
verilmesini istemiş olduğu görülmekle ve tarafların sulh beyanının davacının maluliyeti yönünden Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından rapor tarihinden sonra olduğu, ilgili raporun fatura ücretinin yatırılmamış olduğu, sulh beyanı sonrasında bilirkişi ücretinin ödenmesi için davacı vekiline süre verildiği, davacı tarafça ATK fatura ücretinin yatırılmış olduğu ve fatura ücretinin ödendiği,
tarafların sulh beyanından sonra dosyada ödenmesi gereken fatura ücretinin davacı tarafça ödenmesi nedeniyle ve davalının dava konusu alacaklara yönelik davacı ile anlaştığı dikkate alınarak davalının davacı tarafça anlaşmadan sonra ödenen ATK bilirkişi ücretinden Zorunlu Arabuluculuk ücreti ile birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmiş ve bu nedenle ödenen fatura ücreti karşılığı yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
26/03/2025 Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/769, K. 2025/284, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama