KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2023
- Esas no
- 2023/704 Esas
- Karar no
- 2023/712
- Dava
- Menfi Tespit (Alım Satım
- Dava tarihi
- 13/09/2023
Karar Metni
1.032 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan 13/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin başta Ege Bölgesi olmak üzere tüm yurtta çok iyi tanınan, ... markalı Meşrubat grubu içerisinde olduğunu, birkaç yıl önce Salihli ilçesinde de faaliyete başlamış şişe suyu üretimi yapan bir şirket olduğunu, kendi ürettiği mamuller nedeni ile kullanacağı, Şeffaf Preform, Tahta Palet, Oktabin Kutu gibi ihtiyaçlarını, piyasada bu alanda bilinirliği olan markalardan tedarik ettiğini, davalı ...
A.Ş de, bu malzemelerin üreticilerinden bir tanesi olduğunu, Müvekkil şirket, uzun zamandır bu ve benzeri ürünleri davalı şirketten tedarik ettiğini, davacının davalı şirketten muhtelif tarihlerde aldığı preform ürünlere su dolumu yaparak çoğunluğu market olan müşterilerine satarak teslim ettiğini, söz konusu ürünlere ait fatura bedelleri davacı tarafından davalı firmaya ödenmiş olduğunu, ancak, 2023 yılı başından itibaren aldığı söz konusu bu preformların büyük kısmı bozuk ve ayıplı çıktığını, söz konusu ürünleri iade edildiği ve üzerine ilave olarak nakliye bedelleri de tahakkuk edildiğini belirterek Şubat, Mart,
Nisan aylarında çok ciddi tutarlarda ürün iadeleri yapıldığını, iade edilen ve kullanımı mümkün olmayan ürün tutarı 306.280,00 Türk Lira'sıdır. Keza, müşterilere teslim edilirken ödenen nakliye tutarı da 115.400,00 Türk Lira'sıdır.
Buna göre, davalı tarafın müvekkile satarak teslim ettiği ayıplı ve arızalı ürünlerin müvekkile toplam zarar maliyeti 421.680,00 Türk Lira'sı olduğunu, gerek grup şirketleri gerekse davalı yan ile karşılıklı mailleşildiği, daha önceden müşterilere gönderilen ve bilahare bozuk çıkarak iadesi yapılan ürünlere ait olarak da.
64.900,00 Türk Lira'sı nakliye ve 50.500,00 Türk Lira'sı da geri dönüş nakliyesi olmak üzere, toplamda 115.400,00 Türk Lira'sı nakliye ücreti ödendiği, Müvekkilinin devam eden süreçte davalı tarafa 11.04.2023 tarihli ve ... no.lu, vergiler dahil 251.150,76 Türk Lira'sı tutarlı iade faturası tanzim ederek, 84.672 adet 54.5 GR 38/33 PREFORM ürün, 413 Adet OKTABİN ve 30 adet de paletin iadesini talep ettiği, davalının davacı aleyhine alacak iddiası ile İzmir ...
İcra Müdürlüğü'nde ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığı, davalının takipte haksız olduğu, davalı tarafın haksız takibi sonucunda kesinleştiği anlaşılan takibin devamına davalı taraf müvekkilin mal varlığına ve öncelikle de banka hesaplarına bloke ve hacizler tatbik ettirdiği,
davalı taraf müvekkile yaptığı ayıplı ve hatalı ifa neticesinde sattığı ve bedellerini tahsil ettiği ürünler nedeni ile müvekkili 421.680,00 Türk Lira'sı zarara sokmuş, bu bedeli karşılamadığı ve zararı ile hiç ilgilenmediği gibi, daha sonraki fatura tutarı için de icra takibine başvurmuş ve müvekkilin banka hesaplarını haczetmiş, davacı firmayı oldukça müşkül durumda bıraktığı, öncelikle bu karşılık alacağımızın tespiti ile bilahare davalı tarafa borcumuz bulunmadığının belirlenmesini, davalının iddiasını kabul anlamına gelmemek üzere,
karşı alacağımızı takas ve mahsup def'i olarak dermeyan edildiğini ve bu çerçevede müvekkilin karşı alacağı bulunduğunun belirlenmesi sureti ile davalı tarafın alacağının bulunmadığının tespitini talep ettiği, öncelikle başlatılan icra takibi ve cebri icranın tüm fer'ilerini de içerecek şekilde durdurulması ve hacizlerin fekki amacı ile uygun bir teminat karşılığında, aciliyetle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilin karşı alacağının ve zararının tespitini, bu itibarla, kabul anlamına gelmemek üzere- davalı tarafın karşı alacağının bulunmadığının da tespitini,
bununla birlikte davanın seyri esnasında müvekkilden tahsilat yapılması durumunda da davamıza istirdat davası olarak devamına, keza karşı alacağımız tespit edildiği takdirde de buna ilişkin olarak en yüksek reeskont faizi tahakkuku; dava harç, masraf ve vekillik ücretlerinin de davalı şirkete aidiyetine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Tensip Tutanağı 8 nolu ara karar gereği İzmir ... İcra Müdürüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği ... esas sayılı dosyasının uyap suretinin Mahkememize gönderildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından 19/10/2023 tarihli feragat dilekçesinin sunulduğu, incelenmesinde; dava ve içeriğindeki tüm hak ve taleplerinden tamamından feragat ettiklerini feragat nedeni ile gerekli harcın hesaplanarak taraflarına ödeneceğini, davalı taraftan faiz, tazminat, harç, masraf ve vekillik ücreti adı altında herhangi bir talepleri olmadığını, ihtiyati tedbir nedeni ile dosyaya ödenen nakit teminat tutarının da iadesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce her ne kadar 72/3 maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de davacı vekili tarafından sunulan 19/10/2023 tarihli dilekçe ile davadan feragat edilmesi talebinin yanı sıra ihtiyati tedbirin kaldırılmasının talep edildiği görülmekle Mahkememizce kurulan 14/09/2023 tarihli ara kararda verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına da ayrıca feragat beyanı üzerine resen açılan duruşmada karar verilmiştir.
Bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür.
Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir.
Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir.
Yapılan bu açıklamadan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragatin davacı vekili tarafından süresinde yapıldığı, vekilin feragate yetkili olduğu, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK' nın 309. ve devamı maddelerinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyan olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu belirtildiğinden bu haliyle dava dosyamız açısından yapılan feragat beyanı karşısında feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/704, K. 2023/712, 24 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama