KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- Esas no
- 2023/79 Esas
- Karar no
- 2023/702
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/01/2023
Karar Metni
764 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ile borçlu firmanın sahibi olduğu ... isimli işyeri arasındaki ticari alacaklara ilişkin kesilen faturalar karşılığında oluşan borcun davalı yanca ödenmediğini, bunun üzerine, İzmir .... Müdürlüğü’nün ...
E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlu ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra yasal süreci içerisinde “söz konusu alacaklıya herhangi bir borcumuz yoktur diyerek” asıl borca, faize ve alacağın tüm fer’ine itiraz ettiğini ve icra müdürlüğünce takibin durduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca başvurulan zorunlu arabuluculuk sonucunda tarafların anlaşmaya varamadığını, borçlunun yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olup, yalnızca borcun tahsil edilmesini sürüncemeye sokma çabasından ibaret olduğunu belirterek, davalı yanın İzmir ....
Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden açılan takibe yapılmış bulunan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ancak her ne kadar müvekkili şirketle davacı şirket arasında ürün teslimi konusunda anlaşma bulunsa da dosyaya sunulu faturaların tamamının kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle ilgili faturaların bir kısmının imzasız olup imzasız olan faturalarda yazan malların müvekkili şirkete teslim edildiğini kabul etmediklerini, imzalı faturalar incelendiğinde ise birden fazla farklı kişinin imzasının bulunduğunun görülmekte olup bir kısım imza sahiplerinin müvekkil şirketle bağlantısı bulunmadığını,
bu nedenle müvekkili şirketle alakası bulunmayan şahısların imzaladığı faturalardaki malların da müvekkili şirkete teslim edildiğini kabul etmediklerini, gerek imzasız faturalardaki gerekse müvekkili şirketle bağlantılı olmayan şahıslarca imzalanan faturalardaki malların teslim edilip edilmediği konusundaki ispat külfetinin davacı şirkette olup tek başına fatura düzenlenmiş olmasının teslimatın gerçekleştirildiği anlamına gelmediğini,
bu nedenle karşılığı olan bedelleri talep eden davacı şirketin öncelikle ilgili faturalardaki ürünleri gerçekten de müvekkiline teslim edip etmediğini ispat etmesi gerekmekte olup malların teslim edildiğinin ispat edilemediği noktada, karşılıklarının da talep edilemeyeceğini, faturalardaki malların müvekkiline teslim edilip edilmediğinin değerlendirilmesinden sonra,
teslimi tespit edilen ürünler üzerinde iki hususun daha değerlendirilmesi gerekmekte olup bunlardan ilki müvekkili şirketin iade ettiği ürünlerin, ikincisi ise faturadaki bedellerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı olduğunu, öncelikle davacının müvekkiline teslim ettiği ürünlerin gıda malzemeleri olduğundan bozuk çıkma durumu sıklıkla yaşanmakta olup böyle hallerde müvekkilinin, ilgili ürünleri davacıya iade ettiğini, ancak davacı iade edilen ürünlerin hiçbirini cari hesaptan terkin etmediği gibi, bu ürünlerin yerine bozuk olmayan versiyonlarını da müvekkiline ulaştırmadığını,
bu nedenle müvekkiline teslim edildiği ispat edilen ürünlerin tamamının, eksiksiz ve kusursuz olarak ifa edilmemiş olup iade edilen ve yerine yenisi gönderilmeyen ürünlerin cari hesaptan mahsup edilmesi gerektiğini, son olarak faturalardaki birim fiyatlar incelendiğinde müvekkili ile davacı şirket arasındaki anlaşmanın üzerinde faturalandırmanın yapıldığının görüldüğünü, bu nedenle faturalardaki bedelleri kabul etmediklerini,
yapılacak araştırma ve inceleme neticesinde davacının fahiş rakamlar üzerinden fatura tanzim ettiği görülecek olup anlaşılan bedeller üzerinden yapılacak hesaplama neticesinde cari hesaptan mahsup işleminin gerçekleştirilmesi gerekeceğini belirterek, davanın reddine, alacağın %35'inden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine konu faturadaki 74.899,82 TL bedelin tahsiline ilişkin icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekilinin 18.10.2023 tarihli göndermiş olduğu feragat dilekçesinde, davadan feragat ettiklerinden gereğinin yapılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin, dosyaya sunduğu vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi olduğu görülmüştür.
Feragat HMK 311.madde hükümleri doğrultusunda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran taraf işlemlerinden olduğu için, başkaca araştırma yapılmasına gerek görülmeden, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
19/10/2023 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/79, K. 2023/702, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama