İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/958 K.2024/576

Mahkememizde görülmekte olan kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/958Karar2024/576Tarih17 Temmuz 2024Okuma10 dk · 2.013 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
17 Temmuz 2024
Esas no
2023/958
Karar no
2024/576
Dava
Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
Dava tarihi
14/05/2019
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.013 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinin ve cevaba cevap dilekçesinin incelenmesinde; davacı asilin 03/07/1996 tarihinde davalı kooperatife ... ortak no. ile kayıtlı olduğu, bahse konu tarihteki duyuruda belirtilen konutlar ile ilgili bütün şart ve yükümlülüklerin yerine getirildiği ve ödemeleri yaptığı davalı kooperatif'in kararlaştırılan sürede konutu davacıya devretmediği bu husus ile alakalı Karşıyaka...

Noterliği'nin ... no.lu ihtarnamesi ile bildirildiği cevabi ihtarname olarak İzmir .... Noterliği'nin 15/04/2019 tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile borcun zaman aşımına uğradığının ve davacının üyelikten çıkarıldığının belirtildiği, üyelikten çıkarılmaya ilişkin yasal hükümlüklerin kooperatif tarafından yerine getirilmediği ve davacının halen davalı kooperatif üyesi olduğu,

dava konusunun tapu iptal ve tescil davası olması nedeni ile zaman aşımının söz konusu olmayacağının belirtildiği ve sonuç olarak davacının davalı kooperatifin halen üyesi olduğunun tespiti, tahhüt edilen konut tapusunun davacı adına tescilini olmadığı takdirde konutun güncel değerinin tespit edilerek davalı kooperatiften tahsilinin talep edildiği görülmüştür.

Davalı vekili tarafından Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesinin ve 2. cevap dilekçesinin incelenmesinde; davacı asilin kooperatiften ihraç olması nedeni ile istem konusu edilen kooperatif üyelerinin tespitinde hukuki yararın bulunmadığının, davacının kooperatif üyeliğinden kaynaklanan borçları ödemesi yönünde kendisine ihtaratlar çıkarılmasına rağmen yerine getirilmemesi nedeni ile alınan ihraç kararının Bornova ...

Noterliği'nin 04/03/2002 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile davacının eşine 08/03/2002 tarihinde tebliğ edildiği bu çıkarma işleminin yönetim kurulu tarafından alındığı, tebliğden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmaması sebebi ile ihraç kararının kesinleştiği bu nedenle ihraç kararının üzerinden 17 yıl sonra dava açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının çıkarılması nedeni ile alacakların 5 yıl geçmekle zaman aşımına uğradığı bu nedenle davacının davalı kooperatiften hiçbir alacağının bulunmadığı,

davacı tarafından sunulan belgelerde kooperatif kaşesi taşımayan ödemelerin alacaklısı olmayan ve her zaman tanzimi mümkün olan boş senetlerin ve herhangi bir ödemeyi göstermeyen senet ihbarnamelerinin herhangi bir geçerliliği olmadığı cevaba cevap dilekçesinde belirtilen 60,00 TL tutarlı makbuzun 2001 yılı kooperatif aidatı ile ilgisi olmadığı, davalı tarafından gönderilen borç bildirim ihtaratının gerçeği yansıttığı bildirilerek açılı davanın hem usulden hem de esastan reddinin talep edildiği görülmüştür.

Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde ... Karar sayılı ilam ile 30/11/2023 tarihli kararı ile davanın reddine dair verilen karara yönelik davacı vekili tarafından sunulan istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla yeniden tevzisi üzerine Mahkememizin ... esasına kaydedilmiştir.

İstinaf ilamı kapsamında davacı tarafça ileri sürülen tapu iptal tescil olmadığı takdirde konutun güncel değerinin kooperatiften tahsiline yönelik isteminin mevcut dava dosyasından tefriki ile Mahkememizin ... Esasına kaydının yapıldığı söz konusu istemin bu esas üzerinden yürütüldüğü anlaşılmıştır.

DELİLLER

Bozma öncesi ve sonrası olmak üzere; Davalı Kooperatife yazılan müzekkere cevabı, Karşıyaka ... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi, İzmir .... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi, Bornova "... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabı, kooperatif bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 04/01/2021 tarihli kök ve 20/03/2024 tarihli ek rapor dosyamız arasındadır.

Mahkememizce istinaf kaldırma ilamı göz önüne alınmak suretiyle dosyanın önceki rapor sunan bilirkişiye tevdi edilmekle hazırlanan 20/03/2024 tarihli ek raporda "Ortaklıktan çıkarma kararının 08.03.2002 tarihinde tebliğ edildiğinin kabul edilmesi halinde, yasal süresi içinde Genel Kurul nezdinde itiraz edilmediği veya iptali için dava açılmadığından, ortaklıktan çıkarma kararı 08.06.2002 tarihi itibariyle kesinleşmiş olacaktır.

Davacı tarafın iddia ettiği gibi ortaklıktan çıkarma kararının tebliğ edil(e)mediğinin kabul edilmesi halinde, ortaklıktan çıkarma işlemi ile dava tarihi arasındaki süreç oldukça uzun (yaklaşık17 yıl) olduğundan, Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince, ortaklığın sona erdiğinin taraflarca fiili/eylemli olarak kabullenilip, kabullenilmediğinin irdelenmesi hususunun takdirinin Mahkememize bırakıldığı" şeklinde görüş ve kanaat belirtilmiş, söz konusu ek rapora karşı itirazlarda bulunulduğu görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;

Taraflar arası uyuşmazlık konusu hususun; istinaf ilamı neticesinde istem konusu edilen tapu iptal ve tescil ile olmadığı takdirde bedele ilişkin istemin iş bu dosyadan tefriki neticesi olmak üzere; davacının davalı kooperatifte hak düşürücü süreye yönelik savunmada bulunulduğu göz önüne alınarak halen üye olup olmadığının tespiti, davacının bugüne kadar davalı kooperatife yaptığı ödemelerin belirlenmesi ve sözleşme hükümleri göz önüne alınarak taraflar akdedilen kooperatif üyelik sözleşmesi gereği davacının ve davalının edimini yerine getirip getirmediğine yönelik yapılacak inceleme neticesi varılacak kanaat esas açılan Kooperatif Üyeliğinin Tespiti davası olduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır; Mahkememizce 27/10/2020 tarihli duruşmada görülen lüzum üzerine davacı vekilinden istem konusu edilen davalı kooperatifin halen üye olduğunun tespitine ve çıkarma işleminin usulsüz olduğunun tespitine şeklinde isteminin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde çıkarma işleminin iptalin talep edilip edilmediğinin sorulması üzerine davacı vekilince çıkarma işleminin usulsüz olması sebebiyle bunun tespiti ile çıkarma işleminin iptalinin talep edildiği yönünde sözlü beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar davacı tarafça söz konusu rapora karşı itirazlarda bulunulmuş ise de yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu bir kısmının aksi iddia edilmekte ise de Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda raporda karşılandığı ve raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılarak yeniden bir rapor alınmasının yahut ek yahut yeni bir rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır.

Davacı taraf işbu kooperatife ...

No'lu ortalık kaydı ile 1996 yılında ortak olduğu, her ne kadar davacı tarafça aksi iddia edilse de dosya kapsamına göre davacı 2001 Ekim ayından sonra bu ortaklıktan kaynaklı herhangi bir ödemede bulunmadığı, kooperatif tarafından yapılan 17/01/2002 tarihli yönetim kurulu toplantısı neticesinde taahhüdünü yerine getirmeyen davacıya 2001 yılı ödenmemiş aidat ve faiz borçlarından oluşan toplam 273.000.000 TL tutarında kooperatif alacağının tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ödenmesine aksi takdirde Kooperatifler Kanunu 16 ve 27. maddeleri ile ana sözleşmenin 14. maddesine göre ortaklıktan çıkarılacağı yönünde ihtarname gönderildiği,

bu ihtarnamenin davacı asile 24/01/2002 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihi dikkate alındığında davacı yan yönünden verilen sürenin 03/02/2002 tarihinde dolduğu ancak davalı kooperatifin 06/02/2002 tarihinde toplanan yönetim kurulunca bahse konu ihtarnameye rağmen borcunu ödemeyen davacıya ikinci ihtarnamenin gönderilmesi yönünde karar alındığı ve yine toplam 273.000.000 TL ortaklık borcunun bu sefer tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde ödenmesinin aksi takdirde yukarıdaki bahse konu yasa ve ana sözleşme maddesi gereğince ortaklıktan çıkarılacağının bildirildiğine yönelik ikinci ihtarname gönderildiği,

söz konusu ihtarnamenin ise 08/02/2002 tarihinde tebliğ edildiği, ikinci ihtarnamedeki sürenin 08/03/2002 tarihinde dolduğu ve ancak 26/02/2002 tarihinde toplanan davalı yönetim kurulunca davacının ortaklık borcunun ödenmemesi sebebiyle ortaklıktan çıkarılması yönünde karar alındığı görülmüştür. Söz konusu bu çıkarma kararının Bornova ...

Noterliği'nin 04/03/2002 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarname ekinde davacıya tebliğe çıkarıldığı ve davacının eşinin imzası üzerine 08/03/2002 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.

İstinaf kaldırma ilamından önceki aşamada da belirtildiği gibi; esasen bu aşamada davacı taraf da kendisine gönderilen ihtarnamelerin usulsüz olduğunu belirtmektedir.

Her ne kadar davalı tarafça yukarıda bahsedildiği üzere davacı tarafa gönderilen 1. ve 2. ihtarnameler iadeli taahhütlü mektupla gönderilmiş ise de gerek ana sözleşmeye gerekse Kooperatifler Kanunu'na aykırı bir işlem olmadığından ihtarnamelerin bu şekilde gönderilmesi yönünde dosya kapsamında bir usulsüzlük tespit edilememiş ayrıca Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesine göre kooperatiften çıkarmaya genel kurulca karar verilebileceğinin ve ancak ana sözleşmeye hüküm konulması ile bu yetkinin yönetim kuruluna da geçebileceğinin belirtilmesi karşısında ana sözleşmenin incelenmesinde bu yetkinin yönetim kuruluna verildiği görülmekle bu anlamda

da bir usulsüzlük de tespit edilememiştir. Fakat ana sözleşmenin 14/2.

Maddesi kapsamında ihtarname tarihleri, ihtarname içerikleri ve ihtarnamede verilen süreler göz önüne alındığında ise ikinci ihtarname gereği verilen 1 aylık süre beklemeden davacının 26/02/2002 tarihli ihraç kararının alınmasında ise 2. ihtarnamenin gerek içerik gerek ihtarnameyle belirlenen süre göz önüne alındığında usulsüz olduğu anlaşılmıştır ve fakat 26/02/2002 tarihinde toplanan davalı yönetim kurulunca alınan davacı yan yönünden ihraç kararı yukarıdaki bahse konu noterlik evrakı ile davacının eşine 08/03/2002 tarihinde tebliğ edildiği göz önüne alındığında her ne kadar bu tebliğin davacı tarafça usulsüz olduğu belirtilmiş ise de söz

konusu tebliğ işleminde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Her ne kadar davacı tarafça aksi iddia edilmekte ise de gerek istinaf kaldırma ilamı öncesi ve gerekse sonrası dönemde görevlendirilen bilirkişi marifeti ile davalı kooperatif kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 2001 yılından sonra davacı tarafça davalı kooperatife herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla alınan genel kurul kararlarına yönelik davacının maddi yükümlülüğünün kararların aksine yerine getirilmediği anlaşılmakla bu anlamda davacı yan savunmasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıdaki bahsedilen hususların Noter ihtarat ve içeriği ile bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde çıkarma kararının tebliğinden itibaren 3 aylık süre içerisinde davacının Kanunun 16. maddesi ile ana sözleşmenin 14. maddesine göre çıkarma işleminin tebliğinden itibaren 3 ay içerisinde ya genel kurula itiraz etmek ya da doğrudan dava açmak şeklinde iki ayrı seçimlik hakkı bulunmasına rağmen davacı tarafça bu seçimlik haklardan herhangi birisinin kullanıldığı yönünde bir iddia öne sürülmediği gibi bu yönde bir delile de dosya kapsamında rastlanılmadığından

çıkarma kararının tebliğ tarihi göz önüne alındığında şekli olarak bu çıkarma kararının 0806/2002 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmakla birlikte söz konusu çıkarma kararının yerindeliği açısından istinaf ilamında belirtilen şekilde davalı kooperatifin bilgi ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davalı kooperatifin 30/06/2002, 27/04/2003, 02/05/2004, 26/06/2005, 07/05/2006, 27/05/2007, 25/05/2008, 22/02/2009, 08/03/2010, 01/05/2011 tarihli genel kurulu toplantı tutanaklarında toplanacak aidatlara ve gecikme olması halinde ne miktar gecikme cezasının tespit ve tayinine yönelik birtakım kararlar alındığı,

2008 yılında davacının iştirak etmediği kura töreni ile birlikte diğer ortaklara taşınmazların tahsis edildiği ancak konutların yapılımı ve eksikliklerin 2010 yılında tamamlanabildiği, bununla birlikte ortakların parasal yükümlülükleri bu tarihte sona ermeyerek borçların ödenebilmesi ve genel yönetim giderlerinin karşılanabilmesi için aidat tahsil edilmeye devam edildiği, az yukarıda da belirtildiği gibi davacı tarafça 2001 yılından sonra herhangi bir ödeme yapılmadığı,

davacı yanın 2001 yılında yaptığı son ödeme ile birlikte ödediği toplam tutarın 1.805,00 YTL'ye ulaştığı yönünde istinaf kaldırma ilamı öncesi yapılan tespit göz önüne alındığında davacı tarafça bu tarihten sonra da herhangi bir ödeme yapılmamakla birlikte diğer ortakların ise ödemelere devam ettikleri göz önüne alındığında bilirkişi raporunun 9. Sayfasında belirttiği gibi davcı ile ödemeleri yapmaya devam eden diğer ortaklar arasında aşırı bir maddi dengesizliğin ortaya çıkacağı,

davacı taraf her ne kadar 2002 tarihi sonrası yapılan genel kurul toplantılarına çağrılmamış ise de kooperatif ortaklarının genel kurul toplantısına katılmasının bir hak olduğu kadar aynı zamanda bir yükümlülük de barındırdığı, bu anlamda kooperatifin aidat toplamaya devam eden bir kooperatif olması, davacının ihraç tarihinden dava tarihine kadar kooperatifle ilişkisini devam ettirmediği, genel kurul toplantılarına katılmadığı, ek yükümlülüklerini yerine getirmediği,

ana sözleşmeye göre ortağın kooperatife uğramasını gerektiren bir başka zorunlu yükümlülüğünün olmadığı anlaşılmakla davacı ... ile davacı kooperatifin aradan geçen yaklaşık 17 yıllık süre boyunca bağlantısının sebepsiz yere bulunmadığı ve bu durumun davacının ortaklığın fiilen sona erdiği yönündeki durumun davacı tarafça kabullenmiş sayıldığı yönünde MAhkememizde oluşan kanaat kapsamında her ne kadar davacı ... tarafından 08/03/2002 tarihli tebliğin usulsüz olduğu belirtilmiş ise de davalı tarafça yapılan tebliğ içeriğinin yerinde olduğu bu nedenle 08/03/2002 tarihindeki yapılan tebliğe rağmen yukarıda belirtilen ana sözleşme ve yasal

mevzuat kapsamında hakların kullanılmaması sebebiyle davacı aleyhine alınan ihraç kararının 08/06/2002 tarihinde kesinleştiği değerlendirilerek bu tarihten davacı tarihine değin istinaf ilamında belirtilen hususların varlığı sabit görülmediğinden davacının üyeliğinin sonra erdiğinin ortak tarafından zımnen kabul e dildiği ve oluşan durumun davacı aleyhine çıkma iradesini yansıttığı ve bu nedenle de davacının açtığı davacının TMK'nin 2. Maddesinde belirtilen dürüstlük kuruluna uygun olmadığı kabul edilerek açılı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde yüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1- Davanın REDDİNE,

2- Kaldırma öncesi tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60 TL harcın evvelce alınan 44,40 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 383,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta tahsil harç müzekkeresi yazılmasına,

3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı ile yukarıda mahsubuna karar verilen peşin harç ile gider avansından kullanılan kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,

4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesine göre İADESİNE,

5- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümleri uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin istinaf ilamı öncesi hüküm yönünden tah0silde tekerrür olmamakla kaydıyla DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,

6- Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin arabulucu Tayfun Çavdar'a ödenmesi halinde DAVACIDAN ALINARAK HAZİNE’YE GELİR KAYDINA, bu hususta kararın kesinleşmesinden sonra ilgili yere müzekkere yazılmasına,

7- Dair tarafların yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.17/07/2024

Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/958, K. 2024/576, 17 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/958
Karar No
2024/576
Tarih
17 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/959 K.2024/645
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/960 K.2024/723
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/960 K.2024/731
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/960 K.2024/1020
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/961 K.2024/661
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/962 K.2024/571

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.