KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Esas no
- 2024/907 Esas
- Karar no
- 2025/485
- Dava
- İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/09/2023
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 17/05/2023 tarihinde davalı borçlu ...’e 350.000,00 TL borç verdiğini, müvekkilinin 17/05/2023 tarihinde davalı tarafa ...
Bankası A.Ş. aracılığıyla 350.000,00-TL tutarındaki parayı EFT şeklinde gönderdiğini, müvekkili bankadan EFT işlemi yaparken borç verme şeklinde kayıt işlemi yapıp söz konusu tutarı davalı tarafa gönderdiğini, müvekkilinin davalı borçludan defalarca borç olarak verdiği parayı istediğini, davalı borçludan herhangi bir yanıt alamadığını, davalının her defasında borcunu ödeyeceğini söyleyerek müvekkiline hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, sözlü ihtarlardan bir sonuç alınamayacağını düşünen müvekkilinin son olarak İzmir ...
İcra Dairesi...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı tarafa gönderilen ödeme emrinin 07/08/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, tebligat üzerine davalı borçlunun kötü niyetli olarak icra müdürlüğüne vekili aracılığıyla 15/08/2023 tarihinde verdiği dilekçe ile borca ve ferilerine itiraz ettiğini, bunun üzerine söz konusu takibin İzmir...
İcra Müdürlüğünce durdurulduğunu, müvekkilinin EFT şeklinde gönderdiği bakiyenin borç olarak vermiş olduğu hususunda hiçbir kuşku bulunmadığını, nitekim Yargıtay’ın müteaddit defa vermiş olduğu kararlar ışığında davalı borçluya gönderilen paraya borç olarak kayıt düşülmesinin haklı davayı destekler nitelikte olduğunu belirterek, davalı tarafın İzmir... İcra Dairesi...
Esas sayılı takip dosyasına ilişkin itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı icra takibine kötüniyetli olarak itiraz ettiğinden alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı,... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas, ... Karar sayılı kararı ile "Tarafların her ikisinin de tacir olduğu, takibe konu borcun taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında verildiğinin yine tarafların kabulünde bulunduğu anlaşılmakla davaya bakmakta ticaret mahkemelerinin görevli olduğu" belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş, dosya mahkememize tevzi edilmiş, mahkememizin 2024/907 Esasına kaydı yapılmıştır. Eldeki dava, TTK 4/I maddesi gereğince nispi ticari dava olup, TTK' nın 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Somut olayda; açılan itirazın iptali davasında dava tarihi itibari ile 7441 Sayılı yasanın 31. Maddesi ile değişik TTK'nın 5/A-2. Maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunludur.
Mahkememizce davacı vekiline 07.05.2025 tarihli celse ile dava açılmadan evvel ve en son görevsizlik kararı verildikten ve dosya mahkememize tevzi edilmeden evvel yapılmış başvuruya istinaden düzenlenen arabulucuk son oturum tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceği hususunun ihtar edildiği, verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde davacı vekilince Arabuluculuk son tutanak aslının ya da Arabulucu tarafından onaylı örneğinin sunulmadığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda somut olayın incelenmesinde; davacı tarafın davayı arabulucuya başvurmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı, dava tarihinin 06.09.2023 tarihi olduğu, her ne kadar dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış ise de, mahkemece verilen görevsizlik kararı sonrasında dosya mahkememize gönderilmeden önce arabulucuya başvurulmadığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-(2) maddesinin 4. Cümlesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilir." düzenlemesine yer verildiği,
anılan dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.01.2025 tarih, 2024/1839 Esas, 2025/291 karar sayılı ilamı) gözetildiğinde dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
21/05/2025 Katip ... · E-imzalıdır. Hakim ... · E-imzalıdır.
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/907, K. 2025/485, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama