KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/179 Esas
- Karar no
- 2025/761
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/02/2025
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalının, müvekkili tarafından başlatılan İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takibinde borca, takibe, yetkiye, faize ve tüm ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini, davalı yanın bu haksız itirazı üzerine İcra Müdürlüğünce icra takibinin durdurulduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında malzeme satışına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle; gerek satış işlemleri gerek yapılan ödeme kayıtlarının tutulması ve hesap kolaylığı sağlanması amacıyla cari hesap oluşturulduğunu, işbu cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin İzmir ...
İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile davalı tarafa icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 03/01/2025 tarihli dilekçe ile icra takibinde borca, takibe, yetkiye, faize ve tüm ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini, davalının bu haksız itirazı üzerine İcra Müdürlüğünce icra takibinin durdurulduğunu, davanın süreci uzatmaya yönelik haksız itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davacı müvekkilinin cari hesaptan kaynaklı alacaklı konumunda olduğunu, dava şartı arabuluculuk kapsamında yapılan başvuru üzerine 27/01/2025 tarihinde düzenlenen son tutanaktan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını,
davalı borçlunun icra takibine haksız yere itiraz etmesi sonucu icra takibi durdurulduğundan ve müvekkilinin alacağını tahsil edemediğinden davalı borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali ile İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra takibinin devamına, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeni ile İİK 67 uyarınca alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, Yetkili mahkemenin HMK.m.6 uyarınca müvekkili şirketin mersis adresinin bulunduğu yer mahkemesi olan Bayındır Mahkemeleri olduğunu, yetkisiz mahkemede açılan bu davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davaya konu İcra takibinin de yetkili icra dairesinde açılmadığını, yetkili icra dairesinin Bayındır İcra Müdürlüğü olduğunu, İzmir 1. İcra Müdürlüğü davaya konu icra takibinde yetkisiz olduğundan geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceğini,
yetkili icra dairesinde başlatılan bir icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafın söz konusu cari hesap olduğu iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini, davaya konu alacağı kabul etmemekle birlikte davacı tarafından dava dilekçesine ekli olarak alacağa ilişkin yazılı bir sözleşme sunulmadığını, bu durumda;
davaya konu alacağın belli bir vadede ödenip ödenmeyeceği konusunda bir anlaşma olup olmadığının belirli olmadığı gibi icra takibinden ve davadan önce müvekkili şirketin ihtarname veya yazılı bir belge ile temerrüte de düşürülmediğini, bu kapsamda müvekkili şirketin temerrüte düşürülmeden faiz istenilmesinin mümkün olmadığını, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, her ne kadar davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde müvekkili şirketin ticari defterlerine ve kayıtlarına dayanılmış ise de huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğunu,
davacının itirazın iptali davasında icra dosyasında var olan belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını, bu kapsamda davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan davaya konu icra takibinde, takibe dayanak olarak yalnızca cari hareket raporu gösterilmiş olup davacının işbu belgeler dışında başka bir delile dayanmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği hususları ispat yükü altında olup, salt soyut ve gerçek dışı iddiaların reddi gerektiğini,
ayrıca borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrinde belirtilen faiz oranının fahiş tutarlarda olup müvekkili şirketin temerrüte düşürülmeden faiz istenilmesinin mümkün olmadığını, yine borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, öncelikle huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesine,
mahkeme aksi kanaatte ise usule ilişkin itirazları kapsamında davanın usulden reddine, yine mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddi ile kötü niyetli olduğu açıkça görülen davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve karşı taraf vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu ödeme protokolü ekli 05.09.2025 tarihli beyan dilekçesinde; dava konusu icra dosyasına ilişkin olarak taraflar arasında 22/08/2025 tarihli protokol imzalandığını ve sulh olunduğunu, protokol doğrultusunda davanın konusuz kaldığını ve tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 09.09.2025 tarihli dilekçe ile; davacı ile anlaşmaya varıldığını, davaya konu icra dosyasına ilişkin olarak dosya borcunun müvekkili şirket tarafından ödendiğinden davanın konusuz kaldığını, davacı taraftan herhangi bir suretle vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça mahkememize dava açılmış ise de; yargılama sırasında tarafların sulh olduklarını beyan ettikleri, davacı vekilinin sunmuş olduğu 05.09.2025 havale tarihli dilekçe ekinde sunduğu ödeme protokolünün incelenmesinde taraf vekillerinin ayrı ayrı vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmedikleri ve tarafların sulh oldukları anlaşılmakla, sulh nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/179, K. 2025/761, 12 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama