KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/184
- Karar no
- 2025/516
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/02/2025
- Yazım tarihi
- 27/05/2025
Karar Metni
1.029 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesinin incelenmesinde. Davacı müvekkilinin davalı şirketin adına kayıtlı kamyon cinsi araçların tamiri ve bakımı için davalı şirket adına işçilik ve malzeme masrafı olarak ... No'lu, 03/09/2024 tarihli, 429.744,00-TL bedelli , ...
No'lu 04/12/2024 tarihli 113.904,00-TL bedelli iki adet fatura kestiğini, davalı şirket tarafından faturanın kabul edildiğini ancak aradan 4-5 aylık süre geçmesine rağmen iki faturanın da ödenmediğini, Davacı müvekkilinin Muğla/Marmaris'te sanayide kamyon tamiri üzerine çalışan dükkanı sahibi olduğunu, davalı şirket ile fatura ödenmesi konusunda defalarca iletişime geçmesine rağmen davalı şirket yetkilisi müvekkili sürekli olarak oyaladığını, davacı müvekkilinin İzmir ....
İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından yapmış olduğu icra takibi ile bildirdiğini, kötüniyetli olarak takibe itiraz eden davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamı ve aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesinin incelenmesinde; davacı tarafından açılan itirazın iptali davasına konu edilen faturaların hukuki dayanağının bulunmadığını, Davacının müvekkil şirkete yönelik fatura düzenlediğini iddia ettiğini ancak ortada taraflar arasında yazılı bir sözleşme veya müvekkil şirketin siparişini ve kabulünü gösterir bir belgenin mevcut olmadığını, müvekkil şirketin davacıya belli ödemeler yaptığını, bu ödemelerin ana paradan mahsubu amacıyla yapıldığını, yapılan ödemelere ait dökümleri sunduklarını, Davacı tarafından düzenlenen faturalara karşı, müvekkil şirket tarafından herhangi bir mal veya hizmet alımı gerçekleştiğini,
davacının sunduğu belgeler ticari defter kayıtları ve yazılı delille desteklenmediği için geçersiz olduğunu, davacının iddialarının aksine müvekkil şirket, söz konusu faturaların haksız olduğunu belirterek icra takibine itiraz ettiklerini, İcra takibine itiraz tamamen haklı olduğunu, davacının açmış olduğu itirazın iptali davasının kötü niyetli ve haksız olduğunu, açıklanan nedenlerle Davacının açmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptalini, Davacı tarafından ileri sürülen iddiaların senetle ispat edilemediği gözetilerek davacının davasının esastan reddine,
Davacının herhangi bir geçerli delile dayanmaksızın açtığı bu dava nedeniyle, davalı tarafın gereksiz yere yargılama masraflarına katlanmak zorunda bırakıldığı göz önüne alınarak, İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Tensip Tutanağı 8 nolu ara karar gereği .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yazılan müzekkereye cevap verildiği incelemesinde; mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine 581.798,46 TL toplam alacağın tahsili bakımından ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının 03/09/2024 ve 04/12/2024 tarihli faturalar olarak belirtildiği, geniş anlamda borca itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Tensip Tutanağı 8 nolu ara karar gereği Muğla Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Muğla Vergi Dairesine ve Karşıyaka Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; Dosya tarafları arasında ticari bir münasebet bulunmakla birlikte söz konusu münasebetin davaya dayanak takibe konu faturalardan kaynaklı olup olmadığı, olduğunun anlaşılması halinde davacının davalıdan verildiği belirtilen tamir hizmetine yönelik malzeme ve işçilikten kaynaklı alacaklı olup olmadığı, olması halinde talep edilen tutarların yapım tarihi itibariyle yerinde ve talep edilebilir bir tutar olup olmadığı bu kapsamda davalı aleyhine başlatılan takibe yönelik davalı itirazının yerinde olup olmadığı hususlarının tespitinin yanı sıra taraflarca istem konusu edilen icra inkar ve kötüniyet tazminatının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesine yönelik açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 26/05/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirdikleri, davalı vekili tarafından sunulan 26/05/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini ayrıca vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığının belirtildiği anlaşıldı.
Her ne kadar uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde olduğu ve yine yukarıda belirtildiği gibi tahkikat aşamasında davanın esasına yönelik yukarıda belirtilen işlemlerin yapıldığı anlaşılmakta ise de davacı vekili tarafından sunulan feragat beyanı karşısında bu beyan kapsamında dosyanın değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür.
Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir.
Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir.
Yapılan bu açıklamadan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragatin davacı vekili tarafından süresinde yapıldığı, vekilin feragate yetkili olduğu, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir.
Bu nedenle 6100 Sayılı HMK'nın 309. ve devamı maddelerinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyan olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu görülmekle bu haliyle dava dosyamız açısından yapılan feragat beyanı karşısında davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, feragat beyanının içeriğine göre yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/184, K. 2025/516, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama