KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2019
- Esas no
- 2015/1409
- Karar no
- 2019/997
- Dava
- Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/12/2015
Karar Metni
824 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; tarafların 27/10/2010 tarihli sipariş formu gereğince kömür alım sözleşmesi düzenlediklerini, satışı yapılan kömürlerin toplam bedelinin 91.250,00-TL olduğunu, müvekkilinin davalıya nakit ve çek olarak toplam 91.764,29-TL ödeme yaptığını, davalının ise müvekkiline 62.514,00-TL kömür teslim ettiğini, müvekkilinin aradaki fark miktarı olan 29.250,00-TL alacaklı durumuna düştüğünü, davalıya teslim yükümlüğünü yerine getirmesi için Karşıyaka ...
Noterliği’nden 12/10/2012 tarihli ve 26903 yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiklerini ve teslim için ... gün süre verdiklerini, ihtarname davalıya 16/10/2012 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davalının cevap vermediği gibi teslim ya da herhangi bir ödeme de yapmadığını belirterek, 29.250,00-TL’nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 16/10/2012 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili ile davacı arasında kömür alım satım sözleşmesinin yapılmadığını, sunulan sipariş formunun bir sözleşmenin düzenlendiğini göstermeye yeterli olmadığını ve müvekkili tarafından düzenlenmediğini, sipariş formu altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacı tarafından ...sunulan üç adet tahsilat makbuzunun gerçek olmadığını, ileri sürülen nakit para ve çeklerin müvekkiline verilmediğini, makbuzlar altındaki imzaların da müvekkiline ait olmadığını, davanın ... yıllık zaman aşımı süresinde açılmadığını, davacının gönderdiği ihtarnamedeki ifadeye göre muhatabın müvekkili olmadığını, iddiaların soyut olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava; ticari alım satıma dayalı alacak davasıdır.
Mahkememizce “davalının tacir olduğuna ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, davanın ...’nın ...maddesi anlamında ticari bir dava olmadığı, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu” gerekçesiyle 08/01/2013 tarihli, ... Esas ve...Karar sayılı görevsizlik kararı verilmiştir.
İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da 01/11/2013 tarihli ...Esas ve ...Karar sayılı karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine ortaya olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından, Yargıtay ...Hukuk Mahkemesi 14/10/2015 tarihli, ... Esas ve ...Karar sayılı kararı ile “Vergi Dairesi’nin 29/04/2013 tarihli ve ...sayılı yazısından ve davalı vekilinin duruşmadaki beyanlarından davalının ... alım ve satım işi ile uğraştığı, tacir olduğu, uyuşmazlığın ticari satımdan kaynaklandığı” gerekçesiyle mahkememizi yargı yeri olarak belirlemiştir.
Yapılan ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın; “dava konusu davacı alacağının bulunup bulunmadığı” konusunda olduğu belirlenmiştir.
Davalı vekili 21/04/2017 tarihli dilekçesi ile; ...A.Ş ve ... çeklerinin arka yüzündeki imzaların müvekkilinin eli ürünü olmadığını belirterek, çek asıllarının temin edilmesini ve imza incelemesi yaptırılmasını istemiştir.
Davacı vekili 14/11/2017 tarihli duruşmada; tahsilat makbuzlarının vergi incelemesi bitmediği için müvekkiline iade edilmediğini belirtmiştir.
...Müdürlüğü’ne yazılan yazıya verilen cevapta da; ... ve ...numaralı tahsilat makbuzlarının inceleme için istenmediği ve dairelerinde olmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce davacı vekiline 11/04/2017 tarihli duruşmada tahsilat makbuz asıllarını sunması konusunda kesin süre verilmiştir. Davacı vekili kesin süre içerisinde dosyaya makbuz asıllarını sunmamıştır.
İleri sürülen sözleşme ilişkisini ve sözleşme gereğice yapıldığı ileri sürülen ödemeleri ispat yükü davacı tarafa aittir. Davacı vekili dosyaya 27/10/2010 tarihli sipariş formu aslını sunmuş ancak davalının almadıklarını ileri sürdüğü ödemeye ilişkin olarak imzalarına itiraz ettiği 10/11/2010 tarihli ... ve ... numaralı tahsilat makbuz asıllarını sunamamıştır.
Mahkememizce taraflara ait ticari defterler ile dayanağı belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi ... 24/05/2019 tarihli raporunda özetle; davacının 2010-2011 yılı yevmiye ve... defterlerinin yasal açılış tasdiklerinin bulunduğunu, kapanış tasdiklerinin olmadığını, defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, davacı defterlerine göre
davalının davacıya 53.860,45 TL tutarında mal tesliminde bulunduğunu, yine davacı tarafından davalıya 83.119,78 TL tutarında çekle ve nakit olarak ödeme yapıldığını, davacının aradaki fark kadar davalıdan 29.259,32 TL alacaklı olduğunu, davalının 2011-2012 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin açılış tasdiklerinin bulunduğunu, 2011 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığını, 2012 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapıldığını, davalı defterlerine göre davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını,
şayet mahkemece davacı tarafından ... numaralı makbuzdaki ... adet çek ile ... numaralı makbuzdaki 15.500,00 USD’nin TL karşılı 21.885,00 TL’nin nakit olarak ödeme yapıldığının kabul edilmesi durumunda davacının davalıya toplam 74.605,00 TL tutarında ödeme yapmış olacağını ve 53.860,45 TL tutarındaki teslim düşüldüğünde davacının fazladan 20.744,55 TL ödeme yapmış olacağını bildirmiştir.
Tahsilat makbuzları var olan bir borcun ödenmesine karine oluşturan, borcu sona erdiren belgelerdendir. Somut olayda; davalı vekili davacı tarafın ödendiğini ileri sürdüğü miktar ile ilgili olarak örnekleri sunulan tahsilat makbuzlarındaki imzalara ve sipariş formundaki imzaya itiraz etmiştir. Davacı vekili verilen kesin süre içerisinde tahsilat makbuz asıllarını dosyaya sunmamıştır. Ödemenin yazılı delillerle ispatı gerekir.
Her ne kadar davacı defterlerinde teslime ve ödemeye ilişkin kayıtlar var ise de; davacı defterlerinin kapanış tasdiki bulunmadığı ve bu yönüyle davacı lehine delin niteliğinin olmadığı hususu bir yana, bunlar tek başına ödemeyi ve aradaki sözleşme ilişkisini ispata da yeterli değildir. Davacı taraf dava dilekçesinde açık bir şekilde yemin deliline de dayanmamıştır. Davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL harçtan peşin olarak alınan 499,55 TL harcın düşülmesi ile kalan 455,15 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 3.510,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Katip ... · ¸E-imza Hakim ... · ¸E-imza
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1409, K. 2019/997, 24 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama