KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2018
- Esas no
- 2016/648 ESAS
- Karar no
- 2018/34 KARAR
- Dava
- Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/05/2016
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına ...
Bankasının o tarihteki adıyla Cumaovası olan Menderes İlçesi şubesinde 16.05.1975 tarihinde ... hesap numarası ile 600,00-TL miktarındaki paranın, babası ... tarafından yatırıldığını ve dava dilekçesi ekinde bulunan cari hesap defterinden de anlaşılacağı üzere hesap açıldığını, o tarihten sonra hesapla ilgili işlem yapılmadığını, müvekkilinin hesaptan haberdar olması üzerine parasını almak için banka şubesine başvurduğunu, banka şubesi tarafından adına kayıtlı herhangi bir mevduat hesabına rastlanmadığı yönünde bilgi verildiğini, B.K uyarınca müvekkilinin mevduat hesabındaki parayı talep etme hakkının sınırlandırılamayacağını,
davacı müvekkilinin son işlem tarihinden itibaren 10 yıl geçmesinden sonra bildirim yapıldığını, buna rağmen müracaat olmaması halinde liste mukabili paranın TMSF 'ye devredilmesi gerekirken bu şekilde banka tarafından ihtaratın yerine getirilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla 600,00-TL alacağın 16.05.1975 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın dava dilekçesi ekindeki ... numaralı cüzdana bakıldığında hesap sahibi kısmında ... adına babası ... şeklinde olduğunun görüldüğünü, banka kayıtlarında yapılan incelemelerde davacı ...'a ya da babası ...'a ait zamanaşımına uğrayan ya da uğrayacak herhangi bir kayda rastlanılmadığını, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 42.maddesi hükmü gereği bankanın belge saklama yükümlülüğünün 10 yılla sınırlı olduğunu, mahkemeye ibraz edilen hesap cüzdanının da son işlem tarihinin 16.05.1975 olarak gözüken ... nolu vadesiz mevduat hesabı ile ilgili herhangi bir kayda rastlanmadığını,
davacı tarafın Menderes Şubesine başvurusu üzerine herhangi bir mevduat hesabına rastlanmadığını belirtir şekilde 09.02.2016 tarihli ve ... sayılı yazı ile cevap verilmesine rağmen açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; Davacının davalı şirket nezdindeki hesabında buluduğunu iddia ettiği paranın ödenmesi için açılan alacak davasıdır. Mahkememizce taraf delilleri toplanılmış, bankacı bilirkişiden banka kayıtları da incelenmek üzere rapor ve ek rapor alınmıştır. Dosya görev yönünden incelenmiş ve aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/ı bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır.
Aynı yasanın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde de görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; ihtilaf taraflar arasındaki bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır. Davacı, tacir olmayıp işbu dava TTK.nın 4.maddesinde sayılan davalardan değildir. Yukarıda anılan yasal hükümler nazara alındığında davacı tüketici olup işbu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemkeleri olduğu anlaşılmakla davanın görev yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/648, K. 2018/34, 17 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama