KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Mart 2018
- Esas no
- 2017/461 Esas
- Karar no
- 2018/245
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/04/2017
Karar Metni
1.235 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle.
Davacılar ... ve ... "... ve Ticaret Anonim Şirketinin hissedarları olup Yönetim Kurulu üyeleri olduklarını, şirketi temsile, borç ve taahhüt altına sokacak işlemlerin iki kişinin müşterek atacağı imza ile sorumlu olacağının belirlendiğini, bu nedenle davacıların şirketin borçlarına karşılık 01.10.2011 keşide tarihli üç adet senedi şirket kaşesi basmak sureti ile düzenlediklerini, senetlerin fotokopilerini alarak senet asıllarını, davalının çalışanı " ... " (...) adlı kişiye imzası karşılığında teslim ettiğini, dava konusu olan senetler: alacaklısı davalı ...'nin yetkilisi bulunduğu "...
Ürünleri San. Tic. LTD.ŞTÎ", borçlusu "... ve Ticaret Anonim Şirketi", keşide tarihi 01.10.2011 olan. 31.03.2012 vade tarihli 15.000,00 TL. tutarında, 30.04.2012 vade tarihli 15.000,00 TL. tutarında, 31.05.2012 vade tarihli, 20.000,00 TL tutarında toplam üç adet senet olduğunu, iş bu senetler Türkiye... Bankası'na tahsile verildiğini, ...
A.Ş. adına ihbarnamelerin gönderildiğini, şirket, yaşanmakta olan ekonomik kriz nedeni ile iş bu senetleri ödeyemediğini, ve Bornova ...Noterlİgi'nce Ödememe Protestosu çekildiğini, alacaklı ... Ltd.Şti. yetkilileriyle görüşülüp ödeme güçlüğü belirtildiğini, vade ve indirim talep edilmiş, ancak karşı tarafça kabul edilmediğini, senetlerin icraya konulacağının söylendiğini, ...San.Tic. A.Ş. adına düzenlenmiş bulunan iş bu senetlerle ilgili İzmir ....
İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasından yapılan icra takibi ile Şirket adına; ve müvekkilleri davacılar adına da kefil sıfatı ile ödeme emri tebliğ edildiği, senedin fotokopilerinin gönderildiğini, senet fotokopilerinde senet aslı üzerinde borçlu şirketle beraber davacıları da kefil sıfatı ile imzaladığını, şikayet üzerine açılan İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas-... Karar sayılı dosyası ile ... Ürünleri San. Tic.
LTD.ŞTt. yetkilisi ... hakkında "Bir Hukuki ilişkiye Dayanan Alacağın Tahlili Amacıyla Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik" suçu nedeniyle yargılama yapıldığını, sanığın suçunun sabit bulunduğu, cezalandırılmasına tarar verildiği, bu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesi... Esas- ... Karar sayılı kararı ile 21.03.2016 talibinde onandığını, bu süre içerisinde bir uzlaşma da sağlanamadığını, İzmir ....
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davacı müvekkillerinin borçlulukları halen devam ettiğini, müvekkillerin şirketi temsilen şirket kaşesi üzerine çift imza atmak sureti ile senetleri düzenleyip, fotokopilerini çekerek Davalı yana verdiğinin sabit olduğunu, davalı tarafında senetleri şirket adına aldığının sabit olduğunu, bu nedenlerle, İzmir ....
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından takibe konu 50.000.TL tutarındaki senetlerden dolayı borçlu bulunmadıklarının tespitine, takibin davacılar yönünden iptaline, kötüniyetli davalının %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle.
Borçlu davacıların, senette bulunan imzaların kendi elleri ürünü olduğunu kabul ettiklerini, gerçekten de senet incelendiğinde borçlu davacıların senet üzerinde 2' şer adet imzalarının bulunduğunun görüleceğini, yerleşik Yargıtay kararlarına göre şirketi ilzam eden imza dışında, şahıs tarafından atılmış imzanın kendisini şahsen borçlandıracağı, senette atılan ikinci imzanın kişisel olarak borç doğuracağı, senette imzası olan şahsın isminin senede sonradan yazılmasının senedin bono vasfını etkilemeyeceği hükme bağlandığını, ceza yargılaması kararı,
borçlu davacıların imzalarını inkar etmedikleri bu senetlerdeki sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını, dava dilekçesinde borçlulara ait imzalar reddedildiğini ve hatta kabul edilmediğini, borçlu isimlerinin sonradan senede yazılmış olmadı dahi senette borçluların imzalarının bulunması sebebi ile ne tahrifat ne de sahtekarlık olarak adlandırılamayacağını, borçlular tarafından aynı konuda İzmir ...
İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davada mahkemece ... sayılı dosyadan şikayetin reddi kararı verildiğini, bu nedenlerle; haksız ve dayanaksız davanın reddine, alacağın %20' si oranında inkar tazminatının davacılardan alınarak müvekkile ödenmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılara yüklenmesine karar verilmesi talep ve beyan etmiştir.
CEVABA CEVAP
Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevaba cevap dilekçesi ile özetle. Davalı tarafın savunmalarını kabul etmediklerini, hukuken geçerli olmayıp sunulan Yargıtay kararlarının da davalarına emsal nitelikte olduğunu, müvekkilleri ... ve ... “...
Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi”nin hissedarları olup Yönetim Kurulu üyeleri olduğunu, şirketi temsile, borç ve taahhüt altına sokacak işlemlerin iki kişinin müşterek atacağı imza ile sorumlu olacağının belirlendiğini, şirket borçlarına karşılık olarak, şirket kaşesi basılarak, fotokopileri alınarak teslim edilen üç adet senet üzerinde sahtecilikle müvekkillerinin borçlu hale getirilmek istendiğini, davaya konu üç adet senet aslı üzerinde borçlu şirketle beraber davacılarının da kefil sıfatı ile imzaladığını, isimlerinin ilave yapılarak senetlerin icra takibine konu edildiğini, yapılan yargılama ile davalı ...
Ltd.Şti şirketi yetkilisi “ Bir hukuki İlişkiye Dayanan Alacağın Tahsili Amacıyla Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik” suçu nedeniyle cezalandırıldığını, İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas-... Karar sayılı ilamının kesinleştiğini, Ceza Mahkemesinin bu Kararının Hukuk Mahkemesini bağlayacağı esas alınarak dava açıldığını, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
İcra Dosyası: İzmir .... İcra müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 59.039,60 TL alacağın tahsili için ilamsız takip yoluyla takip yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçlular ..., ... ve ... ve Ticaret A.Ş ye 03/07/2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacılar ... ve ... vekili tarafından İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında adlarına imzaları olmayan senetler üzerinde yapılan değişiklikler ve tahrifat sebebi ile borçlu bulunmadıklarının tespiti ile takibin itiraz edenler adına iptaline, kötü niyetli takip alacaklısının tazminata mahkum edilmesine, masraf ve ücreti vekaletinde karşı tarafa yükletilmesi talebi ile borca ve imzaya itiraz ettiği, 19/12/2013 tarihli gerekçeli karara göre davanın reddine ilişkin karar verildiği, temyiz eden davacılar vekilinin 20/01/2014 tarihinde kararı temyiz ettiğini, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 18/03/2014 tarihli ilamına göre kararın onandığı anlaşılmıştır.
İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası incelendiğinde; Katılanı ... ve ..., sanığı ... olduğu, suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, suç tarihinin 2013 olduğu, 08/06/2015 tarihli gerekçeli kararına göre sanığın belgede sahtecilik suçundan 6.000,00 TL adli para cezası, sanığın bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla dolandırıcılık suçundan 3.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, 3.000 TL adli para cezasının 08/06/2015 tarihinde, 6.000 TL adli para cezasının 21/03/2016 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Somut olayda, dava konusu bonolarda, dava dışı ...Sanayi ve Ticaret A.Ş. keşideci. davacılar keşideci şirketin yetkili temsilcileri, davalı ise lehtardır. Söz konusu bonoların keşideci şirketi temsil ve ilzama yetkili olan davacılar ... ve ... tarafından düzenlendiği ve davaya konu bonolardaki çift imzaların davacıların eli ürünü olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacıların, şirket temsilcisi sıfatıyla, her birinin çift imzası ile şirketi borçlandıracağına ilişkin hukuki bir düzenleme bulunmamaktadır. dava konusu bonoların keşide edildiği tarihte yürürlükte olan TTK'nun 690/3. fıkrası delaletiyle 613/3. fıkrası uyarınca, bonoda çift imzanın bulunması halinde, imzalardan birinin şirketi temsilen ikinci imzanın ise aval veren sıfatıyla atıldığının kabulü gerekir.
Kefil kısmına, imzayı atan davacıların isminin sonradan yazılmasının, imza nedeniyle davacının sorumluluklarını ortadan kaldırmayacaktır. İsim yazılı olmasa dahi imza nedeniyle bono bedelinden davacıların aval veren sıfatıyla sorumlu oldukları anlaşılmakla davalarının reddine ve takip durdurulmadığından davalının tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
01/03/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/461, K. 2018/245, 1 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama