KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2025
- Esas no
- 2021/419
- Karar no
- 2025/711
- Dava
- Trafik Kazasında Uğranılan Bedensel Zarardan Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
- Dava tarihi
- 18/06/2021
Karar Metni
2.297 kelime·11 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan maddi ve manevi tazminat davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
23.03.2020 tarihinde Muğla İli, Bodrum İlçesi sınırları içerisinde davalılardan ...'a ait, davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan... plakalı aracın davacı müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan...plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının sağ bacağından yaralandığını ve kaza sonrası müvekkilinin Bodrum Devlet Hastanesinde ameliyat olduğunu, uzun süre fizik tedavi gördüğünü, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücü ...'ın 2918 Sayılı KTK nın 84/h.maddesi uyarınca kural ihlalinde bulunduğunun, bu sebeple kusurlu olduğunun belirtildiğini, davalı sürücünün Bodrum...Asliye Ceza Mahkemesinin ...
Esas sayılı ceza davasında yargılandığını, davacının gemi adamı olup yat kaptanlığı yaptığını, kazadan önce 10.03.2020 tarihinde 01.04.2020-01.04.2021 tarihleri arasında yat kaptanı çalışmak üzere 10.000,00-TL ücretle dava dışı ... ile belirli süre iş sözleşmesi akdettiğini, müvekkilinin hizmet dökümü cetvelinde son çalışmalarının asgari ücret üzerinde olduğunun görüleceğini, müvekkili için emsal ücret araştırılmasını talep ettiklerini, davalı sigorta şirketinin ise kazaya neden olan ve davalı ... adına kayıtlı olan... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat örüntüsü içerisine alındığını,
davalı sigorta şirketine 07.09.2020 tarihinde hasar ihbarında bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından 26.04.2021 tarihinde taraflarına toplam 65.734,92-TL maddi tazminat ödemesi yapıldığını, ödeme karşılığında kesin mutabakatname, ibraname, feragatname, makbuz başlıklı belgenin tanzim olunduğunu, söz konusu belgenin müvekkilince fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla imzalandığını, ancak davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin eksik olduğunu, söz konusu tazminat hesabının asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığını, davacının kaza nedeniyle manevi zarara da uğradığını bildirerek,
öncelikle davalı ... adına kayıtlı bulunan... plakalı aracın trafik kaydına, anılan aracın dava dışı üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla kararın kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbir kararı konulmasına, 100.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan ... ve ...'tan olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
alacağın tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 3.000,00-TL maddi tazminatın (belirsiz alacak davası olarak) olay tarihinden itibaren (sigorta şirketi yönünden sigortaya başvuru tarihinden itibaren ve sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, değer artırım dilekçesi sunmamıştır.
Davalılara dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüş, davalılar vekilleri duruşmadaki beyanlarında özetle davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazası sonucu davacının uğradığı bedensel zararlardan kaynaklanan maddi tazminatın, kazaya karışan aracın işleteni, aracın sürücüsü ve zorunlu trafik sigorta poliçesini tanzim eden davalılardan, manevi tazminatın ise sadece araç işleteni ve sürücüsü olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu trafik kazasının 23.03.2020 günü saat 17.00 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki "..." plaka sayılı otomobil ile Tahtakale Sokak yönünden seyir halindeyken olay yeri kavşağa gelip, sola dönüş yaparak Cumhuriyet Caddesine giriş yapmak istediğinde, solundan, Cumhuriyet Caddesini takiben Bodrum yönüne seyri sırasında aynı kavşağa giriş yapan davacı sürücü ... yönetimindeki "..." plaka sayılı motosikletin, kendi aracına sol yan ön kısmından çarpması sonucu meydana geldiği, kaza sonucunda davacının yaralandığı görülmüştür.
a)Davacının maddi tazminat davası yönünden yapılan değerlendirmede:
Davacı vekili maddi tazminat davası ile; dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek, geçici iş göremezlik tazminatının, sürekli iş göremezlik tazminatının, tedavi giderinin, tedavi amaçlı ulaşım giderinin ve bakım giderinin tüm davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahibinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Maddi tazminat istemi yönünden uyuşmazlık, 23/03/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...plakalı aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olan davalıların davacının maddi zararlarından sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler miktarı, davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce davacıya yapılan ödemenin davacının maddi zararlarını karşılayıp karşılamadığı, karşılamadı ise bakiye zarar miktarı noktasında toplanmaktadır.
Kazaya karışan ...plakalı aracın, davalılardan ...'a ait bulunduğu, söz konusu aracın diğer davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken dava konusu kazanın meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin ise... plakalı aracı 09.07.2019 - 09.07.2020 tarihleri arasında zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat örüntüsü içerisine aldığı, teminat limitinin kaza tarihi itibariyle 410.000,00-TL olduğu, davadan önce davacının başvurusu üzerine davalı sigorta şirketince davacıya 19.04.2021 tarihli ibraname, makbuz, feragatname başlıklı belge uyarınca davacının maluliyeti için 26/04/2021 tarihinde 65.734,92-TL ödeme yapıldığı,
davacı vekilinin söz konusu belgeyi fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere imzaladığı, eldeki davanın 2918 Sayılı KTK'nun 111 (2).maddesi uyarınca 18.06.2021 tarihinde 2 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, davacıya SGK tarafından yapılan bir geçici iş göremezlik ödeneği bulunmadığı, sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı, davacının hizmet döküm cetvelinden kaza tarihinde sigortalı çalışmasının bulunmadığı görülmüştür.
Davaya konu trafik kazası nedeniyle resmi kolluk görevlilerince tutulan kaza tespit tutanağına göre; kazanın; açık havada, yerleşim yeri içinde, kavşakta, bölünmüş (tek yönlü yol), eğimsiz, düz, kuru yüzeyli, asfalt kaplama yolda, gündüz meydana geldiği, çarpışmanın, motosikletin seyretmekte olduğu sağ şerit üzerinde belirlendiği ve motosiklete ait fren mesafesinin tespit edilmediği, kazanın oluşumunda; davalı sürücü ...'ın, KTK'nın 84/H maddesini ihlâl ettiği, davacı sürücüye kusur atfında bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 03.08.2022 tarihli kusur raporuna göre ise, davalı sürücü ...'ın %80, davacı sürücü ...'nin %20 kusurlu bulunduğunun belirlendiği görülmüş, anılan raporun ayrıntılı ve denetime elverişli bulunması nedeniyle hükme esas alınması yönünde mahkememizde vicdani kanaat oluşmuştur.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının, Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerince oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir.
Davaya konu trafik kazasının 23/03/2020 tarihinde meydana geldiği, anılan tarihte Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin yürürlükte bulunduğu, mahkememizce İstanbul ATK ...Üst Kurulunun anılan yönetmelik hükümlerine göre tanzim etmiş olduğu 04.01.2024 tarihli raporuna göre; davacının 23/03/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması sonucunda sürekli işgöremezlik oranının %6, iyileşme süresinin ise kaza tarihinden itibaren 4 hafta uzayabileceğinin, başka birinin yada sürekli bakıma muhtaç durumunda olmadığının belirlendiği, anılan raporun, hüküm kurmaya yeterli bulunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin eldeki dava ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır.
Zarar sorumlularından olan davalı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için; öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı sigorta şirketi tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması;
fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalı sigorta şirketinin ödediği bedelin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesi gerekir (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 08.05.2023 tarihli ve 2021/26828 Esas, 2023/6095 Karar Sayılı ilamı aynı doğrultudadır).
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları doğrultusunda, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak davacının kaza sonucu uğradığı bedensel zarardan kaynaklı maddi tazminat alacaklarının hesaplanması bakımından dosyaya kazandırılan aktüer bilirkişi heyetinin 19.03.2025 tarihli raporuna göre; ödeme tarihi olan 26.04.2021 tarihi itibari ile davacının sürekli işgöremezlik zararının 83.270,52-TL olup, %20 lik davacı kusur indirimi sonrası gerçek sürekli iş göremezlik zararının 66.616,41-TL olduğu,
davacının geçici işgöremezlikten kaynaklı zararının 2.169,72-TL olup, bu zararın kusur indirimi sonrası 1.735,77-TL olacağı, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 850,00-TL olup, kusur indirimi sonrası bu miktarın 680,00-TL olacağı, tedavi ile ilgili ulaşım giderinin ise 1.200,00-TL olup, kusur indirimi sonrası 960,00-TL olacağının belirtildiği, söz konusu raporun ayrıntılı, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, 26/04/2021 ödeme tarihindeki verilere göre; kusur indirimi sonrası davacının sürekli iş göremezlik zararının 66.616,41-TL, geçici iş göremezlik zararının 1.735,77-TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 680,00-TL, tedavi amaçlı ilgili ulaşım giderinin 960,00-TL olmak üzere toplam maddi zararının 69.992,18-TL olduğu, davalı sigorta şirketince davacıya 26/04/2021 tarihinde 65.734,92-TL ödendiği, davacının karşılanmamış bakiye zararının 4.257,26-TL olduğu,
davalıların yapılan ödemenin yeterli olduğu savunmasında bulundukları ve davacının ödeme tarihindeki verilerek göre hesaplanan 69.992,18-TL maddi zararı ile davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 65.734,92-TL arasında fahiş fark olmadığının saptanması karşısında davacının bakiye maddi tazminat alacağı bulunmadığından, davacının maddi tazminat davasının tüm davalılar yönünden ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
b)Davacının manevi tazminat davası yönünden yapılan değerlendirmede ise:
6098 sayılı TBK nın 56. maddesi gereğince, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur oranları, davalılar ... ve ...'ın sorumluluklarının niteliği, davacının kaza tarihinde %6 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı,
geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 4 haftaya kadar uzayabileceği, bakım ihtiyacının bulunmadığı ve manevi zararlarının niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü ile günümüzdeki paranın alım gücü dikkate alındığında hak ve nefaset kuralları çerçevesinde davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile davacı yararına, davalılar ... ve ... aleyhine 100.000,00-TL manevi tazminat takdiri gerekmiş, hüküm altına alınan manevi tazminata, davacının aracının hususi olması gözetilerek yasal faiz işletilmiştir.
Açıklanan tüm maddi ve hukuki nedenlerden ötürü, davacının maddi tazminat davasının tüm davalılar yönünden ayrı ayrı reddine, manevi tazminat davasının ise davalılar ... ve ... yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
18/07/2025 Katip ... Hakim... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/419, K. 2025/711, 18 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama