KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2025
- Esas no
- 2022/531
- Karar no
- 2025/635
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/06/2022
Karar Metni
1.103 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İTİRAZ
İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2021/6006 sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında toplam 502.662,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı borçluya ödeme emri 12/06/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süre içerisinde vekili aracılığı ile verdiği 14/06/2021 tarihli dilekçesi ile; alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek, borcun tamamına, faize, faiz oranına ve ferilere itiraz etmiştir.
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; taraflar arasındaki meyve ve sebze alım satımına ilişkin ticari ilişkinin yıllar öncesine dayandığını, müvekkilinin davalı şirkete sattığı meyve ve sebze sonucu oluşan alacağının icra dosyasına sunulan faturalar ile de sabit olduğunu, davalı tarafından ödenmesi gerekip de ödenmeyen faturaların davalının muhasebe defterinde kayıtlı olduğunu, davalının borcunu ödemediğini, ödeme yapılmaması üzerine de İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2021/6006 sayılı dosyasında davalı hakkında icra takibi başlatıldığını,
dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak 30/07/2021 tarihinde anlaşamama tutanağının düzenlendiğini, davalı borcunun icra dosyası, faturalar, cari hareket dökümü, banka kayıtları, ticari defter ve kayıtları ile bilirkişi incelemesi ile belirleneceğini belirterek davalının itirazının iptaline, asıl alacağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı şirketin yetkilisinin 17/07/2018 tarihinden itibaren ... isimli kişi olduğunu, bu kişinin ayrıca İzmir 24. Noterliği’nin 27/09/2016 tarihli ve 32384 yevmiye numaralı vekaletnamesi uyarınca da 27/09/2016 tarihinden itibaren müvekkilinin işlerinin takibi ve ...
A.Ş. bünyesindeki şirket hesaplarının kullanılması konusunda müvekkili tarafından yetkilendirilen kişi olduğunu, davacı şirketin 2018 yılından itibaren tek yetkilisi olan ... isimli kişinin müvekkilinden aldığı vekaletnameyle kendi firmasına müstahsil fatura keserek müvekkilini borçlandırdığını, müvekkili şirketten bu faturalarda yazılan malların bedellerinin kasadan direkt ödendiğini, bu işlemlerin bizzat ... tarafından yapıldığını, bu kişinin aslında bu işlemi şirket hesapları üzerinden yapması gerekirken yapmadığını ve ödenmiş olan bedellerin belgesini oluşturmadığını,
belge bulunmasa dahi ticari defterlerde kasadan ödemelerin bulunduğunun açıkça ortaya konduğunu, bu kişinin tüm işlemleri belirlenip suç duyurusunda bulunulmasından sonra haksız olarak bunları icra takibine konu ettiğini, ayrıca bu kişinin müvekkili şirkette vekaleten yetkili sıfatının bulunduğu dönem içerisinde müvekkilinin Denizbank’ta bulunan banka hesaplarından 2017 yılı Ocak ayı ile 2019 yılı Nisan ayı arasında müvekkili zararına yaklaşık 760.000,00 TL tutarında bir para çektiğini, şirket hesabından akrabalarına müvekkili zararına EFT ve havale işlemlerini gerçekleştirdiğini,
davacı şirket ile müvekkili arasında olan kayıtların 2019 kapanışında tarafların herhangi bir borç ve alacağının bulunmadığının ticari defterlere işlendiğini; kendisine verilen vekaletnamede kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi olmamasına rağmen ...Yakın çevresi tarafından keşide edilerek piyasaya sürülerek bir kısım çeki müvekkili adına cirolayarak borç altına girdiğini, bu şekilde vekaletnamesini kötüye kullandığını, müvekkilinin kaşesini kullanarak çekler imzaladığını, müvekkiline karşı bazı icra takiplerinin başlatıldığını, ilerleyen süreçte de yeni icra takipleri ile karşılaşma olasılığının yüksek olduğunu,
takibe konu çeklerin keşidecisi konumunda olan kişinin ...babası olan...olduğunu, davacı şirket yetkilisi ... hakkında yapılan suç duyurusu üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/72194 sayılı soruşturma dosyasında incelemenin devam ettiğini; bu kişinin vekaletsiz iş görmeye yönelik faaliyetlerinin belirlenmesinden sonra suç şikayetinde bulunulması üzerine davacı şirketin bu faturalara ilişkin alacaklı olduğu iddiasıyla Hal Hakem Heyetinden müvekkilinin teminatlarıyla ilgili tedbir isteğinde bulunduğunu, davacı şirketin bu başvurusunun reddedildiğini, bu kararın ardından İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin...
Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ilgili kararın iptalinin istendiğini, söz konusu davanın yargılamasında davacının müvekkilinden 123.785,00 TL alacaklı olduğunu ileri sürdüğünü, bu yargılamadan itibaren herhangi bir ticari faaliyet olmamasına rağmen eldeki bu davada 502.662,00 TL alacağın olduğunun ileri sürülmesinin haksız menfaat temin etme amacını ortaya koyduğunu belirterek, davanın reddine, müvekkili yararına % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava; hakkında faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılan davalının icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirket yetkilisi ...04/07/2025 tarihli duruşmadaki anlatımında; avukatını azlettiğini, davacı şirketin tek temsilcisinin kendisi olduğunu, kendi özgür iradesiyle açmış olduğu bu davadan feragat ettiğini, karşı tarafla anlaşmaya vardıklarını, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti isteklerinin bulunmadığını bildirdiği görülmüştür.
Davacı şirket yetkilisi ...sunmuş olduğu 20/01/2021 tarihli İzmir 33. Noterliği'nden onaylı imza sirküleri incelendiğinde; davacı şirketin yetkilisinin ... olduğu ve aksi karar alınıncaya kadar münferiden temsile yetkili olduğu görülmüştür.
Davalı vekili 04/07/2025 tarihli duruşmadaki anlatımında; tarafların anlaştığını, davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri isteklerinin bulunmadığını bildirdiği görülmüştür.
Davalı şirket yetkilisi ... 04/07/2025 tarihli duruşmadaki anlatımında; karşı tarafla anlaştıklarını, vekalet ücreti ve yargılama gideri isteğinin bulunmadığını bildirmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."; 309. maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 310. maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir."; 311. maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Bu düzenlemeler göre feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Yukarıda belirtildiği üzere feragatin kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Yine belirtmek gerekir ki feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay`ın yerleşmiş uygulamaları da bu yoldadır.
Yapılan incelemeye göre; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309. ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından ve etkisini de onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğuracağından, davacı tarafın davadan feragati nedeniyle aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından sonra gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 410,27 TL olduğundan, peşin alınan 6.070,91 TL harçtan alınması gereken harcın düşülerek fazladan alınan 5.660,64 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacı tarafa iadesine,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davalı tarafın vekalet ücreti isteğinde bulunmamış olması nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Başkan ... · ¸E-imza · Üye ... · ¸E-imza · Üye ... · ¸E-imza · Katip ... · ¸E-imza
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/531, K. 2025/635, 4 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama