KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/297
- Karar no
- 2025/749
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/04/2024
- Gereği düşünüldü
- —
- Dava
- —
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davacı müvekkilinin, 16/06/2023 tarihinde ... plakalı aracı ile ... ilçesi ... mevkiinde izmir istikametinde selatin tüneline 2 km kala en sol şeritte seyir halinde iken, davalıya ait .... plakalı orta şeritte seyir halinde olan tır aracının aniden sol şeride direksiyon kırması neticesinde davacı müvekkile ait araca sağından çarpmış olduğunu, bu çarpmanın etkisi ile davacı müvekkilinin aracı sol kısımlarından orta refüjdeki çelik bariyerlere çarparak çift taraflı maddi hasarlı kaza gerçekleştiğini, kazanın gerçekleşmesinde,
tarafların sigorta şirketinin mutabakatı üzerinde SBM tramer sistemince davalı aracın %100 asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin aracında ciddi derecede hasar oluştuğunu, müvekkili aracındaki hasarı kendi kasko sigortası kapsamında kasko şirketi olan ...
Sigorta A.Ş'ne ihbar etmiş ve sigorta şirketi nezdinde ... numaralı kasko hasar dosyası açıldığını, ilerleyen dosya süreci sonucunda kasko sigorta şirketi tarafından 148.308,26-TL hasar onarım bedeli aracın tamirini gerçekleştiren yetkili servise ödendiğini, kasko şirketi tarafından ödenen bu hasar bedelinin, davalının işleteni olduğu aracın trafik sigortacısı olan dava dışı ...
Sigorta A.Ş'ne rücu edilmiş olduğu dava dışı sigorta şirketinin değer kaybına dair ret yazısından anlaşıldığını, trafik sigortasının teminat limitleri dolduğunu ve davalıya ait aracın İMM sigortası da bulunmadığı için hiçbir kurum ve şahıstan değer kaybı zararının tazmin edilemediğini, Arabuluculuk sonucunda anlaşmaya varılamadığından anlaşamama tutanağının düzenlenmiş olduğunu, davanın, HMK'nun 107.maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası olduğunu,
dava öncesi delil tespiti yapılmış olsa dahi alacak miktarının tam ve kesin olarak tespit edildiğinden bahsedilemeyecek ve davacı tazminat davasını belirsiz alacak davası olarak açabileceğini, bu sebeple, alacak miktarı yalnızca davanın görüldüğü mahkemede alınan bilirkişi raporuna göre kesinleşmiş olacak olup dava konusu tazminat miktarlarının mahkeme eliyle tam ve kesin olarak tespit edileceğini, belirsiz alacak davasının özelliği gereği, alacak miktarının tamamı için zamanaşımı kesilmekte olduğunu bildirmiş,
HMK'nun107.maddesinde işbu belirsiz alacak davasında tahsilde tekerrür olmamak üzere fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile alacak miktarı mahkeme eliyle kesin olarak tespit edildikten sonra talep artırım dilekçesi ile ileride talep miktarını artırmak kaydıyla şimdilik: işbu alacakların tahsil olunabilmesi için İ.İ.K md 257 uyarınca davalıya ait taşınır-taşınmaz malları, banka hesapları ve 3. kişilerden olan alacaklarına ilişkin ihtiyati haciz uygulanmasına, şayet üstteki talep mahkemece kabul edilmemesi hâlinde yalnızca davaya konu .... plakalı tır aracı üzerinde ihtiyati haciz konulmasına,
100,00-TL araç değer kaybı bedelinin, olmak üzere fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, şimdilik toplam 100,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tüm harç, masraf, yargılama giderleri ile vekalet ücreti masraflarının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı/vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmadığından HMK.nın 128. maddesi uyarınca davayı inkar ettiği kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazası sonucu araçta oluşan değer kaybına ilişkin maddi tazminatın, kazaya karışan diğer aracın işleteni olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı şirket vekili, 30.07.2025 tarihli dilekçesinde; davalı ile müvekkil dava dışı sulh olduğundan ilgili taleplerinden ve davadan feragat ettiklerini, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, 30.07.2025 tarihli dilekçesinde; tarafların karşılıklı olarak anlaşmış olduklarını, davacı vekilinin feragatı gereği davadan kaynaklı yargılama gideri ve avukatlık ücreti taleplerinin olmadığını, feragat beyanları doğrultusunda işlem yapılmasını talep etmiştir.
6100 sy HMK'nun 307. maddesi uyarınca "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."
309. maddenin 1. ve 2. fıkraları uyarınca "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."
310. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "
311. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur."
Yukarıda açıklanan tüm maddi ve hukuki nedenler çerçevesinde; davacı vekilinin vekaletnamesindeki özel yetkiye dayanarak davadan feragat etmesi nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/297, K. 2025/749, 2 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama