KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/451
- Karar no
- 2025/631
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/05/2024
Karar Metni
1.653 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket tarafından davalıya 18.10.2023 zemin iyileştirmesi teklifi sunulduğunu, teklifin değerlendirilmesi ve tarafların teklif üzerinde uzlaşmasının ardından taraflarca 659.000,00-TL + KDV şeklinde hazırlanan 21.10.2023 tarihli sözleşmenin kabul edildiğini, anlaşmanın sağlanmasının ardından 21.10.2023 tarihinde müvekkili şirketin hazırlıklarını yaparak sahaya mobilize olduğunu ve 22.10.2023 tarihinde iş başı yapıldığını, işin başlamasından kısa bir süre sonra 30.10.2023 tarihinde imalatın tamamlandığını,
imalatların tamamlanmasına binaen onay alması amacıyla yapılan tüm çalışmaların 16.11.2023 tarih ve Y-022 numaralı rapor hazırlanarak Saruhanlı Belediyesine sunulduğunu, bu sırada imalatın tamamlanmış olması nedeniyle 09.11.2023 tarihli ...numaralı fatura düzenlendiğini, bunun üzerine davalı tarafından müvekkiline 10.11.2023 tarihinde 100.000,00-TL, 19.12.2023 tarihinde ise 50.000,00-TL ödeme yapıldığını, sözleşme gereğince işe başlamadan önce verilen 200.000,00-TL ile beraber toplamda 350.000,00-TL ödeme yapıldığını, bakiye kısmın ödenmemesi sebebiyle davalı şirket aleyhine İzmir ...
İcra Dairesinin...
Esas sayılı icra dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 16.01.2024 tarihinde icra dairesinin yetkisine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek icra takibinin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, her ne kadar davalı tarafından borcun tamamına itiraz edilmiş ise de icra takibinin 440.980,00-TL'lik kısmı için itirazın iptali davası ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu belirterek, davanın ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalı tarafından İzmir ...
İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalı taraf aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacı şirket ile KDV dahil 360.000 TL bedel karşılığında anlaşma sağlanarak işin yapımına başlandığını, davacı taraf ile yapılan görüşmeler kapsamında yapılacak olan iş karşılığında davacı tarafa 10.11.2023 tarihinde 100.000-TL, 19.12.2023 tarihinde ise 50.000 TL, işe başlamadan önce verilen 200.000 TL ile birlikte toplamda 350.000 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin davacı ile yaptığı anlaşma gereğince ödemesini eksiksiz yaptığı halde davacı şirket tarafından işin tamamlanmadığını, sözleşmenin ifade edilmediğini ve faturanın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, sözleşmenin varlığının,
işin görüldüğünün ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu belirterek, davanın usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine, davalının takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinden kaynaklanan ve 2004 Sayılı İİK nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerindendir.
Davaya konu İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine 490.800,00-TL alacak için 08.01.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 10.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu şirket vekilinin 15.01.2024 tarihli dilekçesi ile tebliğ edilen ödeme emrine, icra dairesinin yetkisine, borcun tamamına, asıl borca ve faize, faiz oranına, borcun ferilerine tümüyle itiraz ettiği, itiraz üzerine icra dairesince 16.01.2024 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde mahkememize açıldığı görülmüştür.
Celal Bayar Üniversitesi’nden Doç. Dr. Halil Nohutçu
tarafından, Manisa ili, Saruhanlı ilçesi, Saruhanlı Mahallesi, 301 Ada 4 Parseldeki Deplasman
yapan binanın düzeltilmesine ait rapor tanzim edildiği, işbu rapora istinaden Manisa ili, Saruhanlı ilçesi, Saruhanlı Mahallesi, 301 ada 4 parselde yer alan 5 katlı betonarme binanın “oturma olan binanın oturmalarının engellenip
olabildiğince eski haline getirilmesi ve yattığı yerden mümkün olabilecek kadar kaldırılması için
temel altı zemin iyileştirmesi kapsamında jet grout imalatı” işinin yapılması için taraflar arasında 21/10/2023 tarihinde davalının “işveren”
sıfatıyla, davacının ise “yüklenici” sıfatıyla yer aldığı sözleşmenin tanzim olunduğu, sözleşmenin 4.maddesi uyarınca işin bedeli ve ödeme
şeklinin “659.000,00 TL + KDV” bedel ile, 200.000,00 TL’nin peşin, kalan kısmının iş bitiminde peşin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin taraflarca imzalanmadığı, ancak sözleşmenin yapıldığı konusunda taraflar arasında çekişme bulunmadığı, 22.10.2023
tarihinde işe başlanıp, 30.10.2023 tarihinde ise imalatın tamamlandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce mahallinde delillerin takdiri amacıyla istinabe yolu ile keşif icrası istenilmiş, keşif sonucu tanzim olunan bilirkişi heyeti raporundan, dava
konusu binanın yanında bulunan parselde yapılan bodrum kazısı neticesinde, kazı yapılan binaya
doğru temelin altının bir miktar boşalması sonucunda binada hareketlenme olduğu ve yandaki
binadan en üst kotta yatay yönde 12,5cm deplasman meydana geldiği, yine aynı şekilde deplasman
yapan binanın radye temel kısmının düşey yönde 15cm deplasman yaptığı, sonrasında yüklenici
firma tarafından tespit edilen deplasmanın zamanla büyüdüğü ve bunu önlemek için mevcut kazının
sol tarafındaki inşaatın radye temeline ve sağ tarafındaki mevcut binanın ikinci kat tabliyesine
uzanan iki tane 1240 profili yerleştirildiği ve bunun sonucunda yatay ve düşey deplasman
ilerlemelerinin durdurulduğu, bununla birlikte mevcut binanın temelinin zemini göçen kısmının C30 betonu ile doldurulduğu ve kapatıldığı, daha sonra da bodrum kazısının mıcır dolgu ile
doldurulduğu, raporda önerilmesi üzerine iki adet 1240 profile ek olarak üç adet 1240 profil daha
yerleştirildiği, sonrasında doldurulmuş dolgunun ve C30 betonun boşaltıldığı, enjeksiyon
uygulaması yapıldığı, üst kottaki 12,5cm yatay deplasmanın 3cm’e düşürüldüğü, sehim yapan
binanın yan bodrum kazısı tarafındaki tamamen, iki tarafındaki kısma kısmen 60cm çapında jet
grout kolonların bitişik olarak uygulandığı, 12,75m’lik kazı tarafındaki bina kenarında 22 adet,
diğer taraflarda ise beşer adet jet grout kolonlar yapıldığı, bu kolonlar oluşturulduktan sonra
düşeyde 15 derece eğimli yine 60cm jet grout kolonların toplam 13 tane ve 15 metre uzunluğunda
uygulandığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacı yüklenici tarafından hazırlanan 7
adet jet grout imalatı günlük faaliyet raporu incelendiğinde; mevcut parselde bina boyunca kesişen jet grout uygulaması yapıldığı, kesişen jet grout uygulaması sonrasında bina altına
eğimli olarak jet grout uygulamaları yapılarak binadaki deplasmanların giderildiği, 34 adet 15,00m
60 kesişen jet grout, 13 adet 15,00m D60 eğimli jet grout, 4 adet 15,00m D60 ilave jet grout olmak üzere toplam 51 adet 15,00m jet grout imalatı yapıldığı, 110 ton çimento kullanıldığı b
elirtilmiştir.
4721 Sayılı TMK nın 6.maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (HMK 189/1). İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK 190/1).
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden; taraflar arasında davacının yüklenici, davalının işveren sıfatı ile akdedilen eser sözleşmesi uyarınca iş bedelinin 659.000,00 TL + KDV bedel belirlendiği, bu bedelin 200.000,00 TL’sinin peşin, kalan kısmının iş bitiminde peşin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça işe 22.10.2023
tarihinde başlanıp, 30.10.2023 tarihinde işin tamamlandığı, davalı tarafça davacıya 10.11.2023 tarihinde 100.000,00-TL, 19.12.2023 tarihinde ise 50.000,00-TL ödeme yapıldığı, sözleşme gereği işe başlamadan önce verilen 200.000,00-TL ile beraber toplamda 350.000,00-TL ödeme yapıldığı, buna göre davalı işverenin ödeme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği,
davacı yüklenicinin cari hesap bakiyesinin tahsili amacıyla davaya konu İzmir ...İcra Dairesinin ..Esas dosyası ile 09/01/2024 tarihinde 490.800,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı borçlu işverenin icra takibine süresi içinde itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiği, eldeki davanın hak düşürücü süre içinde mahkememize açıldığı, ayrıntılı ve hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporundan davacının takip tarihi olan 09/01/2024 tarihi itibariyle davalıdan 440.800,00 TL cari bakiye alacağı bulunduğu, takip talebinde işlemiş faiz talebinin yer almadığı,
bu nedenle davacının davalıdan işlemiş faiz alacağının bulunmadığı
anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalardan sonra, davacının davaya konu icra takip dosyası nedeniyle davalıdan 440.800,00-TL bakiye alacağının bulunduğu, davaya konu icra takibi 490.800,00-TL üzerinden başlatılmış ise de davacının 50.000-TL lik miktardan feragat ederek eldeki davayı 440.980,00-TL üzerinden açtığı sabit olmakla, dava değerinin dava dilekçesindeki miktara göre değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 440.800,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, davacının fazlaya dair isteminin (440.980,00-440.800,00=180,00TL) reddine karar vermek gerekmiş,
taraflar arasındaki sözleşme uyarınca her bir yanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirip getirmediği yargılamayı gerektirdiğinden, alacak likit kabul edilmediğinden, davacı yararına hüküm altına alınan toplam alacak üzerinden icra inkar tazminatına, koşulları bulunmadığından reddedilen tutar üzerinden ise davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş, HMK nın 326.
Maddesi uyarınca taraflarca yapılan yargılama giderleri, davanın kabul ve red oranına (%99,96 kabul,%0,04 red) göre taraflar arasında paylaştırılmış, davacı yararına nispi, davalı yararına reddedilen dava değeri kadar vekalet ücreti takdir olunarak, aşağıdaki hükmün tesisi gerekmiştir.
Katip... Hakim ... · e-imzalıdır e-imzalıdır
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/451, K. 2025/631, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama