İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/351 K.2025/341

Mahkememizde görülen 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2025/351Karar2025/341Tarih16 Nisan 2025Okuma10 dk · 2.031 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
16 Nisan 2025
Esas no
2025/351 ESAS
Karar no
2025/341 KARAR
Dava
3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
Dava tarihi
27/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.031 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülen 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafça, dava dışı takip borçlusu...Proje Danışmanlık ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi isimli şirket aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, İcra dosyası üzerinden müvekkiline, 1., 2. ve 3. haciz ihbarnameleri gönderildiğini. İİK 89/3 haciz ihbarnamesinin müvekkiline 12/11/2024 tarihinde muhtara tebliğ edildiğini.

Müvekkilin takip borçlusuna bir borcu olmadığını, takip borçlusuna teslim edilecek borçlu olduğu bir mal da bulunmadığından tebliğden itibaren 15 gün içinde İşbu davayı açtıklarını, davanın İİK 89/3 gereği kabulü ile İzmir... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava dışı borçlu ... Proje Danışmanlık ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine İzmir... İcra Md....

Esas dosyası ile 31.01.2024 tarihli... seri no.lu 685.870,00 TL bedelli çekin tahsili için 10 örnek kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, takip dosyası üzerinden dava dışı borçlu firmanın ticari ilişkisi olan firmalara ve bankalara haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davacı firmaya 27.09.2024 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, davacı tarafından süresinde itiraz ve beyanda bulunulmadığını, 28.10.2024 tarihinde 89/2 haciz ihbarnamesi yine davacıya tebliğ edildiğini, yine davacı tarafından itiraz ve beyan sunulmadığını,

müvekkili tarafından İİK 89/3 uyarınca yasa tarafından tanınan hak olarak 89/3 haciz ihbarnamesinin davacıya gönderilmesi için icra dairesine talepte bulunulduğunu ve 89/3 haciz ihbarnamesi davacıya 15.11.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, uyuşmazlık konusu İzmir ... İcra Md....E. Sayılı takip dosyasına dayanak karşılıksız çek borçlusu ...

Proje Danışmanlık ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirket ile iki tarafında ticari işletmesini ilgilendiren bir ticari ilişkiden kaynaklanan borcun takip alacaklısı müvekkiline ödenmesine yönelik ihbarların karşılıksız kalması sonucu ikame edilen menfi tespit davasına yönelik olduğunu, davacının dava dilekçesinde sunmuş olduğu 2023 yılına ait davacı ile dava dışı takip borçlusu arasında ticari ilişkiyi gösterir ticari defterlerden taraflar arasında ticari ilişki olduğu ve borcun kaynağının iki tarafında ticari işletmesini ilgilendirdiğini,

ticari davaların ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler başlıklı 5. Maddesi uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğunu, bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4. madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakıldığını, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin gerektiğini,

davacı haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmeyerek davanın açılmasına kendi hatası ile sebebiyet verdiğini, davanın açılmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığından kötü niyet tazminatı ve yargılama giderleri taleplerinin kabul edilemeyeceğini, açıkladığı sebeplerle;

görev itirazları uyarınca davanın usulden reddini, husumet itirazları doğrultusunda davanın reddini, davanın esastan reddini, davacının bu davayı kötüniyetli açmasının tespiti halinde takip konusu alacağın %20sinden az olmamak üzere İİK 89/3 uyarınca tazminata mahkûm edilmesini, müvekkilinin davanın ikamesinde kusuru olmaması nedeniyle kötü niyet tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava, İİK.’nun 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti davasında, tarafların tacir ve temel ilişkinin ticari nitelikte bulunduğu ya da borcun kambiyo senedinden kaynaklandığı durumlarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi mi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi mi olduğu hususuna ilişkin değerlendirme yapılmıştır.

2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında "...Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir.

Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir.

İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.

Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez.

Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir..." hükmüne yer verilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 1 inci maddesinde; Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir hükmü, Asliye hukuk mahkemelerinin görevi başlıklı 2 nci maddesinde Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" hükmü düzenlenmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) "Ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri" başlıklı 4 üncü maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; 6102 sayılı Kanun'da, sayılan diğer Kanun ve düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı öngörülmüştür.

Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler başlıklı 5 inci maddesinde ise "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.

Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır.

Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.

Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.

Takip hukukunda, borçlunun kendi elindeki alacakları yanında üçüncü kişilerde bulunan mal ve alacakları da haczedilebilir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki bir kıymetli evraka bağlı olmayan maaş ve ücretler dışındaki alacakları 2004 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre menkul hükmünde olduğundan menkul haczine ilişkin usule göre de haczedilebilir. Alacaklının, borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczi talebi üzerine icra müdürü alacağı haczedip, icra tutanağına geçirip üçüncü kişiye bildirir. Böylece borçlunun üçüncü kişideki alacağı haczedilmiş olur. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde öngörülen usule göre üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi üçüncü kişideki borçlunun alacağının borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir.

Takibin kesinleşmesi üzerine ve alacaklının talebi ile icra müdürü borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczine karar vererek haciz tutanağı düzenler. İcra müdürü 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde öngörülen süreci işleterek birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerini düzenler.

Üçüncü kişi, ikinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde bu ihbarnameye itiraz edebilir. Tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmez ise borcun üçüncü kişi zimmetinde sayılması kesinleşir.

Üçüncü kişi yedi gün içinde ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi nedeniyle zimmetinde sayılması kesinleşen borcu, icra dairesine ödemez ise icra dairesi alacaklının talebi ile üçüncü kişiye üçüncü haciz ihbarnamesi gönderir.

Üçüncü haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesine de yedi gün içinde itiraz etmediği için zimmetinde sayılması kesinleşen, borcu (parayı) (üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren) onbeş gün içinde icra dairesinin banka hesabına ödemesi veya aynı onbeş gün içinde takip alacaklısı aleyhine menfî tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye zorlanacağı bildirilir.

Bu kapsamda üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davası, takip alacaklısına karşı açılır. Uygulamada söz konusu menfi tespit davasında, takip borçlusunun da davalı olarak gösterdiği de olmaktadır. Menfi tespit davası yalnızca takip alacaklısına karşı açılmışsa takip alacaklısı bu davayı takip borçlusuna ihbar edebilir. Takip borçlusunun menfi tespit davasına feri müdahalede bulunması da mümkündür.

Üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davasının konusu, takip borçlusunun kendisinde hiç ya da haczedilen miktarda alacağının bulunmadığı, yani takip borçlusuna borcunun olmadığı, malın yedinde bulunmadığı, haciz ihbarnamesi tebliğinden önce ödendiği veya borcun sona erdiğine ilişkin iddiadır. Takip alacaklısı, takip borçlusu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkiye yabancı olduğu gibi üçüncü kişi de takip alacaklısı ile takip borçlusu arasındaki ilişkiye yabancıdır.

2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir.

6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.

Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın genel mahkemelerde görülmesi esastır. İİK 89/3 maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesine muhatap olan 3. Kişi tarafından açılacak menfi tespit davasına ilişkin kanunda özel bir düzenleme bulunmamaktadır.

Tüm dosya kapsamına göre tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının ve yahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmaması, taraflar arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması gözetilerek uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğine karar verilmiştir.

Nitekim bu konu hakkında güncel Yargıtay kararlarının incelenmesinde de ;Yargıtay... Hukuk Dairesi...K. Sayılı ve 06.11.2023 tarihli uyuşmazlık kararında haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu hüküm altına alınmıştır. "... Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir.

Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır.

Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine karar vermek gerekmiştir..." şeklinde karar verildiği görülmüştür.

(2004 S. K. m. 89, 106) (6100 S. K. m. 1, 2) (6102 S. K. m. 4, 5)

Açıklanan nedenlerden ötürü, davanın göreve dair uyuşmazlığın çözümünde İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olmasından dolayı dava şartı yokluğundan usulden reddine ve karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Mahkememizin görevsiz olması, uyuşmazlığın çözümünde İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,

2-Mahkememiz ile İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından, mahkememizin kararının istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi durumunda görevli mahkemenin (yargı yerinin) belirlenmesi için HMK'nın 21. ve devamı maddeleri uyarınca dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

3-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine

Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/04/2025

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/351, K. 2025/341, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/351
Karar No
2025/341
Tarih
16 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/352 K.2025/335
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/352 K.2025/356
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/352 K.2025/298
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2025/352 K.2025/326
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/352 K.2025/434
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/352 K.2025/387

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.