KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2018
- Esas no
- 2015/984 Esas
- Karar no
- 2018/73
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 24/08/2015
Karar Metni
778 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 24/08/2015 tarihli dilekçe ile, davacı şirket ile davalı arasında bulunan ticari ilişki gereğince davacı şirket tarafından, davalı tarafa mal satışı yapıldığını, davalının faturalardan kaynaklanan borcunun bir kısmını ödediğini ancak bir kısmını ödemediğini, bu nedenle davacı şirketin davalıdan cari hesap nedeniyle alacaklı hale geldiğini, davacının davalı ile yaptığı görüşmelere rağmen borcun ödenmemesi üzerine İzmir ....
İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın itirazının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğunu, davalının faize ve faiz oranına yaptığı itirazının haksız olduğunu, faiz talebinin hukuka ve yasaya uygun olduğunu, davacı ve davalının tacir olması, işin ve alacağın ticari nitelikte olması nedeniyle ticari faiz işletilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile İzmir ....
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki davalının itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı tarafından herhangi bir yanıt verilmediği görülmüştür.
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı şirket olduğu borçlunun dosyamız davalısı olduğu, davalı aleyhine başlatılan genel haciz yolu ile icra takibine davalı tarafından süresinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacı vekiline ticari defterlerin bulunduğu adresi bildirmesi için süre verilmiş, davacı vekili tarafından süresinde defterlerin yerinin bildirildiği görülmüş, dosya Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 04/08/2016 tarihli rapor dosyaya sunulmuş, rapor taraflara tebliğ edilmiştir.
Dosya bu kez davalının bulunduğu Korgan Asliye Hukuk mahkemesi'ne yönerge yolu ile gönderilmiş, davalıya ait defterlerin sunulması için kesin süre verilmesi ve ihtarda bulunulması istenmiş, defterlerin sunulması halinde dosyanın yönerge Mahkemesi tarafından atanacak bir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi istenmiş, Korgan Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ihtarlı davetiye usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edilmiş, yönerge Mahkemesinde yapılan 04/01/2017 tarihli celsede davalının, daha önce İzmirde ticaret yaptığını, muhasebecisinin İzmir'de olduğunu, defterlerin de muhasebecinin İzmir'deki ofisinde bulunduğunu, defterlerinin aslının Muhasebecisi tarafından aynı tarih itibariyle Mahkememize teslim edildiğini beyan ettiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan tüm araştırmalara rağmen davalı muhasebecisi tarafından dosyaya sunulan ticari defter ve kayıtların olmadığı görülmüş, davalı adına yeniden meşruhatlı davetiye düzenlenerek verilen süre içinde defterlerin Mahkememize ibrazı istendiği halde herhangi bir kaydın dosyaya sunulmadığı ve beyanda bulunulmadığı görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı ile davalı arasında cari hesap ilişkisi olduğu ve davalı tarafın davacı şirketten teslim aldığı mala karşılık dayanılan faturalardan kaynaklı borcunun bir kısmını ödemediği iddiası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, davacıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda davacı tarafın davalıdan 6.801,00-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu hususun aynı zamanda davacının vergi dairesine sunduğu BS formlarında da tespit edildiği,
davalı tarafın bu konuda herhangi bir şekilde ticari defter ve kayıtları dosyaya sunmadığı ve incelenmesi için incelemeye açık halde bulundurmadığı, cari hesap kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının teslim ettiği mala karşılık davalı tarafından belirlenen bedel kadar ödeme yapmadığı, davacının teslim ettiği mallar karşılığı her ne kadar imza almamakta ise de davalının muhtelif tarihlerde yaptığı ödemelerin bulunduğu ve bu ödemelerin faturalara karşılık yapıldığının kayıtlardan anlaşıldığı, davacı tarafça her ne kadar icra takibine kadar faiz talebinde de bulunulmuş ise de, davalının takipten önce temerrüde düşürülmediği,
bu nedenle takip tarihine kadar faiz istenemeyeceği, alacağın niteliği ve yargılamanın süreci dikkate alındığında alacağın likit olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/984, K. 2018/73, 23 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama