KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2021
- Esas no
- 2016/1383
- Karar no
- 2021/21
- Dava
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/11/2016
Karar Metni
1.083 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA
Davacı vekili mahkememize verdiği 28/11/2016 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı şirketin 26.08.2013 tarihli iş yapım sözleşmesi yaptıkları, davalının işi süresinde bitirmediğini, işin geç yapıldığını, sözleşme hükümlerine uygun yapılmadığını belirtilerek sözleşmenin feshedildiğini, davalının iş sebebiyle kullandığı malzemenin hurda bedelinin mahsubundan sonra davalıya yapılan fazla ödemenin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş ancak davaya yazılı bir cevap vermemiştir.
DELİLLER
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi ve ekleri, Torbalı ...Asliye Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı tespit dosyası, bilirkişi incelemesi, yapılan ödemelere ilişkin ödeme dökümü ve sair hususları delil olarak bildirmiştir. Torbalı ...Asliye Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı tespit dosyası, dosyamız arasına alınmış incelenmesinde dosyamızla ilgili olduğu görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 23/06/2017 tarihli ara karar ile keşif ve bilirkişi incelemesine karar verilmiş, mahkememizce mahallinde keşif yapılmış, inşaat mühendisi ve hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti ibraz ettikleri 07/08/2018 tarihli bilirkişi raporlarında dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak,
taraflar arasındaki sözleşmede işin bitim tarihinin açıkça belirlenmediği ve davacının tespit yaptırdığı anlaşılan 30/04/2014 tarihinde dahi işin süresinin bitmemiş durumda olabileceği, davalının temerrüdünden bahsedilemeyeceği, davacının davalıya ayıp ihbarında bulunduğuna dair dosyada hiçbir delil bulunmadığı, yapılan tespit sonucunda hazırlanan raporun davalıya tebliğ edilmediği ve yapılan bu işlemin ayıp ihbarı yerine geçemeyeceği, davacının davalıyı temerrüde düşürmediği, sözleşmede 130.000-TL'lik cezai şarta ilişkin bir madde bulunmadığı,
başka bir yükleniciye yaptırıldığı iddia edilen işin yaptırıldığına ilişkin dosyada delil bulunmadığı, sözleşmeye ve bilirkişi tespit raporuna göre davalının eksik ve ayıplı işlerinin bulunduğu, bütün bunlara rağmen davacının ayıp ihbarında bulunmaksızın ve davalıyı temerrüde düşürmeksizin işin teslim süresi dahi belirsiz durumda iken sözleşmeye göre eksik ve teknik şartnamelere göre hatalı olduğunu iddia ettiği milatlardan 40 adet dairedeki alüminyum doğramaları sökerek yerine PVC doğrama yaptırmış olabileceği ve bu şekildeki imalatların sökülüp yerine PVC yapılması işiyle ilgili olarak 262.000-TL harcamış olabileceği ancak bu tutardan
dolayı davalının sorumlu olup olamayacağının nihai değerlendirmesinin mahkeme hakimince yapılabileceğini bildirmişlerdir.
Davacı vekili 16/08/2018 tarihli dilekçesi ile rapora karşı beyan ve itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı ... Lima Cephe Sistemleri vekili 10/09/2018 havale tarihli dilekçesi ile rapora beyanlarını bildirmiş olup sonuç olarak; bilirkişi raporu ve dosya içeriğindeki deliller çerçevesinde davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 07/05/2019 tarihli oturumunda bilirkişi heyetine mali müşavir bilirkişi de dahil edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti ibraz ettikleri 12/11/2019 havale tarihli ek raporlarında sonuç olarak; teknik inceleme yönünden;
davalının davacıya yapıp teslim ettiği, ortak alan ve dükkanlar dışında kalan 40 daireye ait yapılan alüminyum doğramanın ayıplı olduğu ve veya davacı tarafından beğenilmeyip ve davalıya ihtar edilmeden başka bir firmaya eski alüminyum doğramanın sökülerek yerine PVC doğrama yaptırdığı anlaşılmakla bu durumda ödemede iadesi gereken bedelin 262.000-TL mertebesinde olabileceği, söküm masraflarının iadesi gereken miktarının 10.000-TL mertebesinde olabileceği, teknik ek görüşleri şekilde değerlendirilmiş olup, mali yasal defter/mali inceleme yönünden;
davalının davacıya düzenlediği fatura toplamı 586.279,46-TL, davacının, davalıya yaptığı toplam ödemesi 462.000-TL davalının davacıdan yasal defter ve belgelerine göre 124.279,46-TL alacaklı olduğunun görüldüğü bildirilmiştir.
Davalı vekili 04/12/2019 tarihli dilekçesi ile rapora itiraz ve beyanlarını bildirmiş olup sonuç olarak; müvekkili temerrüde düşülmediği halde, sökülen emtiaların bedeli yönünden tekrardan bilirkişi raporu alınmasına, davalı olarak taraflarının alacaklı olduğu 07/11/2019 tarihli bilirkişi raporuyla sabit olduğundan ve davacının davasını belge ve bilgilerle kanıtlayamadığı, davacı yanın iddia olduğu üzere söz konusu iş ve maldaki ayıpları ihbar etmediği ve bu nedenle tekeffül hükümleri uygulanamayacağından, taraflarının temerrüde düşürülmediği hususlarının dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 18/02/2020 tarihli dilekçesi ile ek rapora beyanda bulunmuş, 06/11/2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırmış, harcını yatırmıştır.
Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporuna ve talep artırım dilekçesine göre; davacı ile davalı şirketin 26.08.2013 tarihli iş yapım sözleşmesi yaptıkları, davalının işi süresinde bitirmediği, işin geç yapıldığı, sözleşme hükümlerine uygun yapılmadığı belirtilerek sözleşmenin feshedildiği, davalının iş sebebiyle kullandığı malzemenin hurda bedelinin mahsubundan sonra davalıya yapılan fazla ödemenin tahsilinin talep edildiği, taraflar arasında eser sözleşmesi yapıldığı, eserin yapılıp bitirildiğine dair taraflar arasında düzenlenmiş yazılı sözleşme mevcut olmadığı,
sözlü olarak ta eserin tam olarak yapılıp bitirildiğine dair delillerin mevcut olmadığı, bu durum itibariyle davacının eserdeki eksiklik ve ayıp sebebiyle tekraren üçüncü bir şirkete eksik ve ayıplı işleri yaptırmış olduğu, alınan bilirkişi raporlarına göre eksik ve ayıp iş bedelinin 262.000-TL olduğu, tarafların cari hesabına göre davalının, davacıdan 124.279,46-TL alacaklı olduğu,
iş tam ve eksiksiz yapılmış olması halinde davalının cari hesap alacağının davacıdan tahsilinin gerektiği ancak davalı yüklenmiş olduğu işi eksik ve ayıplı olarak yapmış olduğundan, eksik ve ayıplı iş bedeli 262.000-TL olduğundan, cari hesap alacağının eksik ve ayıplı iş bedelinden mahsubu ile davacı alacağının 137.720,54-TL olduğu, dava dilekçesinde faiz talep edilmediği, ıslah dilekçesinde dava değerini 262.000-TL'ye çıkartarak bu miktarı faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, dava açılışında 10.000-TL talep edildiğinden bu kısım yönünden faiz talebinin bulunmadığı,
ıslah ile arttırılan kısım itibariyle 127.720,54-TL'sine ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğinden;
Davanın kısmen kabulü ile eksik ve ayıplı iş bedeli (pencerelerin değişimi) sebebiyle 137.720,54-TL'nin 127.720,54-TL'sine 06/11/2020 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1383, K. 2021/21, 19 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama