KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2021
- Esas no
- 2017/468 Esas
- Karar no
- 2021/28
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 11/08/2017
Karar Metni
3.137 kelime·16 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ve Alacak davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
MAHKEMEMİZİN 2017/468 ESAS SAYILI ASIL DAVA YÖNÜNDEN
Davacı vekili tarafından verilen 25/04/2017 tarihli dava dilekçesi ile, davalı aleyhine girişilen icra takibine vaki itirazda davalının her ne kadar Akşehir icra dairelerinin yetkili olduğu belirtilmiş ise de taraflar arasında imzalanan ve dava dilekçesinin ekinde sunulan sözleşme uyarınca, doğabilecek her türlü uyuşmazlıkların İzmir Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, davacının "..." isimli tatil ve seyahat portalının sahibi olduğunu, çağrı merkezi olarak kullanmak amacıyla kiralanmış olan, "..." adresindeki işyerinde yapılacak komple tadilat,
mobilya imalat ve dekorasyon işleri ile ilgili olarak davalı ile ekte sunulu 02/02/2016 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme uyarınca işin tamamının 45 günde bitirileceğini, davalı yanın işin gereğini zamanında ve tam olarak ifa etmediğini, imalatı yapılan mobilyaların çalışma dekorasyon ünitelerinin ayıplı olarak imal edildiğini, davacının ise sözleşme gereğince, yapması gereken ödemelerin tamamını çekle gerçekleştirdiğini, davacının sektörün çok yoğun olduğu bir dönem olması sebebiyle henüz tadilat işlemleri tamamlanmadan söz konusu işyerine taşınmak zorunda kaldığını,
akabinde ise davalının eksiklikleri gidermediği gibi davacının telefonlarına da cevap vermediğini, bunun üzerine daha fazla gecikme ve mağduriyet yaşamamak amacıyla İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ...
Değişik iş sayılı dosyasında tespit yapıldığını, davacının söz konusu eksiklerini bizzat tamamlamadığını, işin süresinin zaten uzadığını, işin teslimi içinde en az 20 gün süreyle gereksinim duyulacağını ve yerine getirilmemiş ya da ayıplı olarak yerine getirilmiş işlerin giderilmesi için yeni imalat ve tamiratlarla ilgili tutarın tahmini 25.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine söz konusu bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını,
davalı borçlunun söz konusu icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ve alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş davalı vekili tarafından verilen 29/06/2017 tarihli yanıt dilekçesi ile, davalı aleyhine dava açıldığını, davanın itirazın iptali davası olduğunu, davanın itirazın iptali niteliğinde açıldığından yetkili mahkemenin Akşehir Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazlarının kabulü ile davanın ve davalının ikametgahı olan yetkili Akşehir mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, bu tür davalarda görevli mahkemenin Tüketici mahkemeleri olduğunu, görev itirazlarının kabulü ile davanın görevli ve yetkili Akşehir Tüketici Mahkemelerine gönderilmesini,
davalının dava açıldığı tarihte tacir olmadığını ve vergi kaydının sonlandırıldığını, bilirkişinin tespit ettiği kadarı ile var ise, bu ayıpların hemen görebilecek teknik araştırma istemeyen ayıplar olduğunu ve bu ayıplar doğru ise işverenin 30 gün içerisinde ayıp ihbarında bulunmaz ise dava açma hakkının olmadığını ve bu hususun ekli Hukuk Genel Kurulu kararında açıkça belirtildiğini, İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ...
Değişik iş dosyası ile yapılan tespitin taraflarına tebliğ olmadığını, davalının yokluğunda yapılan tespiti ve bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacı tarafın ilk bakışta görülebilecek ayıpları BK hükümleri gereğince, 1 aylık sürede davalıya ayıp ihbarında bulunması gerektiğini, davalının işi bitirdiğini, davacı tarafa sözleşmeye ve şartnameye uygun olarak teslim ettiğini ve hatta sözleşme ve şartnamede olmayan işleri de yaptığını, üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra davacı tarafın hemen görüp bir aylık süre içerisinde belirleyeceği hataları aradan 5 aydan fazla bir süre geçtikten sonra tespiti yaptırdığını,
1 yıldan fazla bir süre sonra da dava açtığını, davalının işi davacı tarafın belirttiği ve istediği şekilde yaptığını ve teslim ettiğini davalının şartnamede belirtilen hususları süresinde yaptığını ancak davacı tarafın ekstra işler istediğini ve davacının bunları da yaptığını ancak davacı şirketin ekstra işlerin parasını ödemediğini,bilirkişi raporu ve tespiti kabul etmediklerini, öncelikle yasal sürede yapılan yetki ve görev itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Akşehir Mahkemelerine ve Akşehir Tüketici mahkemesine gönderilmesini, usul ve yasalara aykırı olan davanın reddini,
mahkeme masrafları ve V.Ü hüküm altına alınarak karşı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi davacı vekiline tebliğ edilmiş davacı vekili tarafından verilen 01/08/2017 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile, davalı tarafın her ne kadar yetkili mahkemelerin Akşehir Mahkemeleri olduğunu beyan etmiş ise de, sözleşme gereği yetkili mahkemelerin İzmir Mahkemeleri olduğunu, davalının dayanaksız görev itirazının reddini, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşmeye göre işyerinin teslim tarihinin 20/03/2016 olarak kararlaştırıldığını, ancak davalı yan işi gereği zamanında ve tam olarak ifa etmediği gibi imalatın, yapılan mobilyaların, çalışma dekorasyon ünitelerinin ayıplı olarak imal edildiğinin,
davalının her ne kadar ihbar sürelerine uyulmadığını iddia etmiş ise de mahkemece de takdir edileceği üzere işyeri henüz teslim edilmemişken ihbar sürelerinin işlemeye başladığı düşüncesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket ayıplı işleri düzelteceğini belirtmiş ise de ayıplı işlemleri düzeltmek bir yana eksiklikleri daha gidermediğini, davacının telefonlara cevap vermeyen davalı aleyhine İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ...
Değişik sayılı dosyasında 21/06/2016 tarihinde delil tespiti amacıyla mahalinde keşfe gidildiğini, davalının bilirkişi raporuna karşı ileri sürmüş olduğu itirazlarının kabul imkanının bulunmadığını, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ve alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği görülmüştür.
BİRLEŞEN ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine davacı ... Değirmenci vekili tarafından Akşehir Asliye Hukuk Mahkemeleri aracılığıyla gönderilen 11/08/2017 tarihli dava dilekçesi ile.
Davacı ile davalı şirket arasında yapılan 03/02/2016 tarihli iş sözleşmesi ve teknik şartname ve gereğince yüklendiği işi yaptığını ve teslim ettiğini, ödemelerin toplamının sözleşmenin 6.1.2.3.4 maddesinde 146.300,00 TL olarak belirlendiğini, işveren iş teslim edilmesine rağmen 136.300,00 TL ödediğini, davalı şirket ilk ödemeyi 03/02/2017 tarihinde yaptığını, yıkım ve moloz temizlenmesi ve malzemelerin getirilmesinin 3 haftayı bulduğunu, zira işveren 6.2 de belirtilen ödemelerini ilk ödemeden sonra düzenli yapmadığını,
sözleşme 6.1 maddesine göre işe başlama tarihi 21/03/2016 tarihi ve davacının bu tarihten itibaren 45 gün sonunda işi teslim ettiğini, ancak davacının son ödeme 42.000,00 TL yi ödemediği yerine haziran ayı sonlarında davacının hatırlayabildiği kadarı ile 21/06/2016 keşide tarihli 32.000,00 TL lik çek verdiğini ve 10.000,00 TL yi ödemediğini, davalının İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ...
Değişik iş dosyası ile yapılan tespitin kendilerine tebliğ olmadığını ve davacının yokluğunda yapılan tespiti ve bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacının davalı şirketi Akşehir İcra Müdürlüğünün ... esaslı ilamsız takibe başladığını, ancak davalı borçlunun 07/08/2017 tarihli itiraz dilekçesi ile borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacının 10.000,00 TL alacağına, bankalar tarafından ticari mevduata uygulanan en yüksek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini,
öncelikle tensiple birlikte bu dava ile davalı tarafın davacının aleyhine açtığı ve aynı sözleşmeden doğan İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/468 esaslı itirazın iptali davası ile bu davanın birleştirilmesini, davacının davalı şirketin alacağı olan 10.000,00 TL nin davalıdan ve mahkemenin belirleyeceği tarih itibari ile işleyecek bankalarda ticari mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahlisini mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin hüküm altına alınması ve karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının ... esas numarasını aldığı görülmüştür. Mahkemece ... karar sayılı kararı ile dava dosyasının dosyamız ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmış dosyanın dosyamız içerisine konduğu görülmüştür.
Birleşen dosyada sunulan Dava dilekçesi birleşen davalıya tebliğ edilmiş davalı vekili tarafından verilen 21/11/2017 tarihli yanıt dilekçesi ile, birleşen davalı ile birleşen davacı arasında mevcut sözleşmeye göre yapılması gereken işlerin tam ve noksansız ifa edilmediği ve teslim edilen işlerin de ayıplı olarak teslim edilmiş olduğunun İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...
Değişik iş sayılı dosyası ile tespit edilmiş olduğunu, iki taraflı bir sözleşmede kendi edimini yerine getirmeyen tarafın karşı ifayı beklemesinin mümkün olmayacağına göre, birleşen davacının herhangi bir alacağının olması için öncelikle üzerine düşen sözleşmesel yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiği, bilirkişi raporu ile sabit olduğu gibi sözleşme ile üstlenilen edimini ifa etmeyen davacının bu sözleşmeye göre, alacak hak etmesinin de söz konusu olmadığını, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini istediği görülmüştür.
Asıl dosyada dava; taraflar arasında imzalandığı konusunda ihtilaf olmayan 02/02/2016 tarihli sözleşme ile davacı birleşen davalı tarafından kiralanan işyerinde yapılacak tadilatın davalının mevcut eser sözleşmesi uyarınca edimini sözleşmede belirlenen ilkeler uyarınca tam ve eksiksiz yerine getirmediği ayrıca ayıplı olarak yerine getirdiği iddiasıyla yerine getirilmeyen ve ayıplı olarak yapılan işlerin giderilmesi amacıyla tespit edilen 25.000,00 TL masrafın tahsili istemi ile davalı birleşen davacı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Birleşen dosyada dava taraflar arasında imzalanan aynı sözleşme uyarınca edimin yerine getirildiği ancak, bakiye bedelin ödenmediği iddiası ile davacı birleşen davalı aleyhine açılan alacak davasıdır.
Taraflar arasında imzalanan 02/02/2016 tarihli sözleşmenin yapılan incelemesinde taraflar arasında eser sözleşmesi niteliğinde edimlerin üstlenildiği ve yapılacak işler ile iş bedellerinin kararlaştırıldığı, davalı birleşen davacının yüklenici sıfatıyla üstlendiği işlerin açıklandığı buna göre hizmet süresinin malzeme seçim ve alımı ve işin yapılacağı yere getirilmesi ile başlayacağı, bugünün ertesi gününden itibaren başlamak kaydı ile 45 gün olarak belirlendiği,
tahahhüt edilen işler dışında ek işler ve işverenin proje dışı istemleri nedeniyle olacak gecikme günlerinin iş teslim süresine ekleneceği ve hizmet bedeli olarak KDV 146,300 TL olarak belirlendiği, yapılacak ödemenin ne şekilde olacağının gösterildiği, doğabilecek uyuşmazlıklarda yetkili mahkemelerin İzmir Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin olduğu hususunun kararlaştırıldığı görülmüştür.
Asıl dosyada her ne kadar davalı tarafça yetki itirazın bulunulmuş ise de, taraflar arasında varlığı kabul edilen sözleşmenin 8 maddesinde yetki hususunun kararlaştırıldığı ve HMK md 17 uyarınca tarafların bu şekilde belirledikleri yetki şartının mahkememizce de dikkate alınması gerektiği de görülmekle yetki itirazının da reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Birleşen dosyada dava dilekçesinde belirtilen Akşehir İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilerek dosyamız içerisine alınmış yapılan incelemesinde, alacaklının birleşen dosya davacı ... Değirmenci olduğu, borçlunun birleşen davalı ...Turizm Reklam. Ltd. Şti olduğu, 03/02/2016 tarihli teknik şartname ve iş sözleşmesi gereğince yüklenicinin yaptığı ve teslim ettiği iş karşılığı alması gereken ücretten iş sözleşmesince belirlenen bedelden ödenmeyen 10.000,00 TL nin tahsili isteminde bulunulduğu, bu bedelle 1.049,59 TL işlemiş faizin eklendiği, birleşen davalı vekili tarafından süresinde verilen dilekçe ile yetkiye, borca ve faize itiraz edildiği görülmüş icra takip dosyasının birleşen davada dayanak olarak gösterilmediği sadece delil olarak dayanıldığı belirlenmiştir.
İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasının dosyamız içerisine alındığı, bilirkişi tarafından sözleşmeye konu edimlere ilişkin davacı tarafın kullanımında olan ... adresinde bulunan işyerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 04/09/2016 tarihli raporun ekli olduğu, davacının kullanımında olan ve sözleşmeye konu işyerinde sözleşme ile karşılaştırma yapılmak suretiyle yapılan inceleme sonucunda tamamlanmayan veya ayıplı olarak imal edilen kısımların tespit edildiği,
sonuç itibariyle sözleşme ve teknik şartnamedeki işlerin tamamı için 45-60 günlük sürede tamamlanmış olmasının uygun olacağı işin süresinin uzamış olduğu görülmekle birlikte en az 20 gün süreye gereksinim olduğu, yerine getirilmeyen yada ayıplı olarak yerine getirilen işlerin ayıplarının giderilmesi için yeni imalat ve tamiratlarla ilgili tahmini olarak 25.000,00 TL tutarın tespit edildiği görülmüştür. Bilirkişi raporunun birleşen davacıya tebliğ edilemediği anlaşılmıştır.
İddia edilen hususlara ilişkin olarak taraf tanıklarının dinlenmesi konusunda işlem yapılmış, davacı birleşen davalı tanığı olarak bildirilen kişinin davacı birleşen davalı şirket yetkilisi olduğu görülmekle duruşmada beyanı alınmış, davalı birleşen davacı tanığının dinlenmesi hususunda yönerge yolu ile işlem yapılmıştır.
Davacı - Birleşen davalı şirket ile davalı - Birleşen davacı tarafından tutulması gereken ticari defter ve kayıtların dosyaya sunulması veya bulunduğu adreslerin bildirilmesi hususunda tarafların uyarıldığı görülmüş, sözleşmeye konu iş yerinde yapılan tadilat ve işlemlerin nelerden ibaret olduğu, dosya içinde ki tespit dosyası ile birlikte değerlendirme yapılmak sureti ile sözleşmeye uyarlanması davacı - Birleşen davalı tarafından iddia edilen şekilde eksik, ayıplı işler olup olmadığı varsa hangi hususlarda olduğu,
buna ilişkin giderilmesi konusunda gerekli masrafın ne kadar olabileceği, davacı - Birleşen davalı tarafça davalı - Birleşen davacıya yapılan ödemelerin ne kadar olduğu, davalı - Birleşen davacı tarafından yapılan işlerin yapılan ödemeyi karşılayıp karşılamadığı, davalı - Birleşen davacı tarafından iddia edilen şekilde eksik ödeme olup olmadığı hususlarının incelenmesi ve bu konularda ayrıntılı rapor düzenlenmesi için dosya bir inşaat mühendisi bilirkişiye ve bir SMMM bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 02/05/2019 tarihli raporun dosyaya sunulduğu görülmüştür.
02/05/2019 Tarihli raporun yapılan incelemesinde.
Davalı ve davacı defterlerinin incelendiği, ayrıca dosya içine celp edilen tespit dosyasında yapılan işlerin ve tespit edilen imalatların durumlarının incelendiği, taraflar arasında varlığı kabul edilen sözleşmeye konu yerde yüklenici davalı - Birleşen davacının 03/05/2016 tarihinde taşınmazı davacı - Birleşen davacıya teslim ettiğinin iddia edildiği, 21/06/2016'da sözleşmeye konu yerde bilirkişi aracılığı ile inceleme yapıldığı,
sözleşmeye konu iş yerinde yapılması konusunda anlaşmaya varılan tadilata ilişkin olarak yapılan tadilatın sözleşme ve eki şartnameye ve yapım tekniğine uygun olarak yapılmadığı ve tespit tarihi itibari ile halen eksik işlerin olduğu hususunun tespit raporunda gösterildiği, buna göre yapılan işlerin ayıplı olduğu, işlerde ki eksikliklerin gözden geçirme ile kolayca görülebilecek nitelikte olduğu, davalı birleşen davacının sözleşme dışı yaptığı imalatın bulunmadığı, davacı - karşı Davalı şirketin işin tamamlanması için dava dışı firmalara 6.002,29 TL ödediğinin tespit edildiği,
tespitteki ayıplı imalatların düzeltilmesi için gereken tutarın tahmini olarak 20.000,00 TL olarak ön görüldüğü görülmüştür. Raporda taraf defterlerine ilişkin yapılan incelemede ise davacı defterlerinde davalı - birleşen Davacıya toplam 146.300,00 TL ödeme yapıldığı, davalı - karşı Davalı tarafından 51.300,00 TL fatura düzenlendiği, İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip tarihi olan 28/10/2016 itibari ile ve dava tarihi itibari ile davacı - karşı Davalının davalı - karşı Davacıdan 95.000,00 TL alacaklı olduğu yönünde tespit yapıldığı görülmüştür.
Davalı defterleri yönünden ise davalı - karşı Davacının işletme defterinde takip ettiği, işletme defterinin kayıt düzeni gereği şirket yada şahıslarla olan ticari ilişkide kalan bakiye borç yada alacaklarının tespit edilemediği, sadece faturalar yada benzer belgelerin kaydının görülebildiği, defterde davalı - karşı Davacı tarafından davacı - karşı Davalı taraf adına KDV dahil 147.600,00 TL tutarında fatura kaydının olduğu, faturalarda yapılan incelemede 12/04/2016 tarihli ... numaralı 96.300,38 TL tutarlı faturanın üstünde iptal ibaresinin bulunduğu,
aynı zamanda bu faturanın davalı - birleşen Davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç itibari ile davacı - karşı Davalının takipte gösterilen tutar üzerinden takibe devam edebileceği sonucuna varılmasının mümkün olduğu, davalı - karşı Davacı taraf yönünden ise takdirin Mahkemede olduğu hususunun bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, her iki taraf vekili tarafından rapora itiraz dilekçelerinin dosyaya sunulduğu, davalı - birleşen Davacı tarafından özellikle tespite ilişkin itirazda bulunulduğu ayrıca davacı tarafından davalıya yapıldığı iddia edilen ödemelerden 4.000,00 TL ve 4.700,00 TL'lik ödemelerle ilgili herhangi bir belgenim mevcut olmadığı ve bu hususun kabul edilmediği, ayrıca davalı - birleşen Davacıya yapıldığı iddia edilen bir kısım ödemelerin davalı tarafça alınmadığı hususunun beyan edildiği görülmüştür.
Taraflarca beyan edilen hususlar konusunda bilirkişi raporunda gerekli incelemenin yapıldığı ve ayrıca ek inceleme yapılmasını gerektirir bir husus olmadığı tespit edilmiştir.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre.
Taraflar arasında 02/02/2016 tarihli tadilat sözleşmesi imzalanmıştır, sözleşmeye konu iş yerinin davacı tarafından kiralanan ve iş yeri olarak kullanılacak olan taşınmaz olduğu tarafların kabulündedir, sözleşmede tarafların edimlerinin tam ve net olarak tanımlandığı, sözleşme süresinin belirlendiği, yapılacak ödemelerin ne şekilde olacağı hususlarının belirlendiği, aynı zamanda eki olan teknik şartname ile tadilat yönünden teknik ayrıntıların tespit edildiği ve taraflarca kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı - birleşen Davalı tarafından teslim alınan iş yerinde eksik ve ayıplı imalatların olduğunun görülmesi üzerine İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...
Değişik İş sayılı dosyası ile sözleşmeye konu iş yerinde bilirkişi refakatinde yapılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre yapılan imalatlarda ve tadilatta sözleşmede belirlenen ve tanımlanan işlerin teslim edilmediği, sürenin uzatılmasını gerektirir herhangi bir detay veya belgenin bulunmadığı, teknik şartnamedeki işlerin tamamı için 45 - 60 günlük sürenin uygun olduğu, işin tam olarak teslimi için tespit edilen eksiklik ve ayıplı işler dikkate alındığında 20 günlük süreye gereksinim duyulacağı, buna ilişkin masrafın da 25.000,00 TL olacağının bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafça üçüncü kişilere yaptırılan iş bedeli olarak ticari defter ve kayıtlarında 6.002,29 TL faturanın olduğu tespit edilmiştir. Defter ve kayıtlarda yapılan incelemeye göre davacı - birleşen Davalının davalı - birleşen Davacıya 146.300,00 TL ödeme yaptığı hususunun belgelerle belirlendiği görülmüştür. Buna karşılık davalı - birleşen Davacının 51.300,00 TL bedelli faturasının davacı - birleşen Davalı defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.
Bakiye bedel yönünden davalı - birleşen Davacının düzenlendiği herhangi bir faturanın bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı - birleşen Davacı tarafından her ne kadar ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı beyan edilmiş ise de davalı - birleşen Davacının iş yerini teslim aldıktan sonra hatalı ve eksik işleri kullanım sırasında tespit ettiği sözleşme konusu yerin teslim tarihi her ne kadar davalı birleşen davacı tarafından 03/05/2016 olarak belirtilmiş ise de bu hususun dosya kapsamından tam ve net olarak belirlenemediği ve davacı - birleşen Davalı tarafından 16/06/2016 tarihinde Mahkeme aracılığı ile tespit yapılmak üzere başvuruda bulunulduğu, hiç yapılmayana veya ayıplı yapılan yerlerin de belirlenmesi sureti ile işin bitim süresinin hesaplanmasının da istendiği, buna göre de geçerli teslimin tespit tarihi itibari ile tam olarak olmadığı hususunun kabulü gerektiği görülmüştür.
Buna göre asıl dosyada davacı - birleşen Davalı tarafından yapılan ödemelere karşılık yüklenici tarafından sözleşmeye konu yerde yapılan imalatların teknik şartnameye uygun olmadığı gibi bir kısım yerlerin eksik olduğu ve bunun tamamlanması ve ayıplı kısımların düzeltilmesi için 25.000,00 TL tutarında masraf gerektiği, davacı - birleşen Davalı tarafça davalı - birleşen Davacı aleyhine başlatılan icra takibinde delil tespiti dosyasında belirlenen bedel üzerinden takibin başlatılmasına ve bu bedelin tahsilinin istenmesinde haklı olduğu,
davalı birleşen davacının bu bedele ilişkin itirazında haksız olduğu buna göre ana dosyada 25.000,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Her ne kadar bu bedele takip tarihine kadar faiz yürütülmüş ise de davalının takibe kadar temerrüde düşürüldüğünü gösterir herhangi bir belgenin dosya içinde olmadığı tespit edilmiş, bu nedenle faiz isteminin reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında yapılan sözleşmeye dayalı olarak eksik ve ayıplı işlerin belirlendiği ve bunun tahsili istendiği görülmekle alacağın likit olduğu kabulü gerekmiş, icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Birleşen davada birleşen davacı tarafça her ne kadar alacak isteminde bulunulmuş ise de tespit edilen ve Mahkememizce varlığı kabul edilen eksik ve ayıplı işler bedeli dikkate alındığında ve davacı - birleşen Davalı tarafından belgelendirilmek sureti ile ödemelerin varlığı tespit edilmiş olmakla yapılan imalattan daha fazla bedelin davalı - birleşen Davacı'ya ödendiğinin kabulü gerekmiştir, davalı - birleşen Davacı tarafından edimin tam, eksiksiz ve ayıpsız olarak yerine getirildiğini gösterir herhangi bir delil veya kaydın dosyaya sunulmadığı görülmüştür.
Davalı - birleşen Davacı tarafından her ne kadar 03/05/2016 tarihinde davacı - Birleşen Davalı'ya teslim edildiği iddia edilmiş ise de teslime ilişkin herhangi bir kayıt veya delilin bu hususta dosyaya sunulmadığı görülmüştür.
Birleşen dava yönünden tüm deliller birlikte değerlendirildiğin de birleşen davacının birleşen davalıdan talep edebileceği bedelin tespit edilemediği, zira taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca birleşen davacı tarafın üstlendiği edimin tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiği hususunun Mahkememizce kabul edilmediği, bu nedenle birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıda ki hüküm kurulmuştur.
Yazman ... e-imzalı Yargıç ... e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/468, K. 2021/28, 19 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama