KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2018
- Esas no
- 2017/80
- Karar no
- 2018/673
- Dava
- İtirazın İptali (Cari hesap ilişkisine dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibi nedeniyle
- Dava tarihi
- 20/01/2017
Karar Metni
890 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... vekilinin 20.01.2017 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2013 yılında başlayan ve daha sonra devam eden ticari ilişki ile cari hesaba dayalı olarak 15.712,87 TL alacaklı olduğunu, davalının müvekkilinin düzenlediği faturalara kısmi ödemeler yaptığını bakiye ödeme yapmayınca İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini davalının takibe itiraz ederek 31.12.2014 tarihinde takibi durdurduğunu, itirazın haksız ve yersiz olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamını, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Dava; cari hesap ilişkisine dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, tarafların defter ve kayıtları, faturalar incelenmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Takip alacaklısı ..., takip borçlusu ... - ... aleyhine yapılan ilamsız icra takibi ile alacaklının 15.712,87 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ettiği, davalıya çıkarılan tebligat parçasının bila ikmal döndüğü, davalı borçlunun henüz tebliğ yapılmaksızın 31.12.2014 tarihinde ödeme emrine itiraz ederek takibi durduğu, takibin aynı tarihte durduğu belirlenmiştir.
Tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davalının defter ve kayıtlarının incelenmesi için Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesine yazılat talimat ve ihtarata rağmen davalının defterlerini bilirkişi incelemesine sunmadığı tespit edilmiştir. Davacının defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ve Bilirkişi ...'den rapor alınmıştır. 02.04.2018 tarihli raporda.
Davacının 2014 yılı defter ve kayıtlarını açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, davalıya gönderilen bazı faturalarda ve teslim irsaliyelerinde teslim alanın isim ve imzasının bulunmadığı, bu 23.05.2014 tarihli 27.03.2014 tarihli ve 15.01.2014 tarihli faturalarda (1.434,90 TL bedelli) davalının veya yetkilisinin isim ve imzası bulunmadığından bu miktar üzerinden alacağını ispat edemediği, irsaliye de isim ve imzanın bulunduğu faturaların toplamının 37.406,48 TL olduğu, davalının yapmış olduğu ödemelerin mahsup edilmesi nedeniyle davacının kalan alacağının 15.712,87 TL olduğu,
davacının 15.11.2017 tarihli beyan dilekçesi ile davalının kendisine 8.000,00 TL ödeme yaptığını beyan ettiği, buna göre davacının kalan alacağının 15.712,87 TL - 1.434,90 TL (irsaliyede isim ve imzası bulunmadığı için teslim edildiği ispatlanamayan mal bedeli) = 14.277,97 TL alacağının kaldığı, bu arada yargılama sırasında davalının davacıya 8.000,00 TL ödeme yaptığını bildirmesi nedeniyle bu ödemenin de mahsup edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı 24.04.2018 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişinin belirlemiş olduğu 1.434,90 TL miktarlı faturaların irsaliyelerde isim ve imza bulunmadığı gerekçesiyle toplam alacaktan mahsup edilemeyeceğini, ticari defterlerin sahibi lehine kesin delil olduğunu, ayrıca faiz hesabının yapılması gerektiğini, davalının temerrüde düştüğünü, davalının yapmış olduğu 8.000,00 TL ödemenin tarihinin 25.10.2017 olduğunu belirtmiştir.
Davacının takibe konu alacağını 15.712,87 TL olarak dava konusu edilmiş olup, dava dilekçesinde de takibe itirazın iptali ve takibin devamının talep edildiği, davacının defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, davalının ise defter ve kayıtlarını tüm ihtarnamelere rağmen ibraz etmediği, buna göre davacının dava tarihi itibariyle alacağının teslim ettiğini ispatlayamadığı, ... numaralı 15.01.2014 tarihli 368,96 TL bedelli, ... numaralı 27.03.2014 tarihli 190,30 TL bedelli, ... numaralı 23.05.2014 tarihli 9,51 TL bedelli 3 adet fatura ile mal gönderimi bulunmayan ... numaralı 24.07.2014 tarihli 866,12 TL bedelli vade farkı faturası toplamı olan 1.434,90 TL'nin mahsup edilmesiyle 14.277,97 TL alacağının olduğu belirlenmiştir.
Her ne kadar davacı taraf yargılama sırasında 8.000,00 TL ödeme yapıldığını belirtmiş ise de bu ödemenin dava açıldıktan sonra yapıldığı, davacı tarafça da belirtildiğinden bu ödemenin icra dosyasında mahsup edilmesi gerekmektedir.
Davacı tarafın 1.434,90 TL bedelli 3 adet fatura için alacağını ispatlayacak başka bir yazılı delili bulunup bulunmadığı sorulmuş, bulunmadığı bildirilmekle birlikte, yemin teklif etme hakkı delil listesinde yer almadığından hatırlatılmamıştır. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 03.03.2017 gün ve 2015/2 Esas - 2017/1 Karar no’lu kararı)
Buna göre davacının davasının kısmen kabulüne ve davalının alacağa itirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle likit olan alacak için %20 icra ve inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/80, K. 2018/673, 21 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama