KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2018
- Esas no
- 2018/178 Esas
- Karar no
- 2018/157
- Dava
- Ticari Ünvanın Korunması
- Dava tarihi
- 09/02/2018
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 09/02/2018 tarihli dilekçe ile, davacı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ...-...
Sicil numarası ile tescilli bir anonim şirketi olduğunu, 11/06/1971 tarihinde tescilinin gerçekleştiğini, Türkiye Ticaret Gazetesi'nde tescilinin ilan olduğunu, davacı şirketin tesadüfen 10/01/2018 itibariyle, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davalı şirketin tescil edildiğini öğrendiğini, belirtilen şirketin Ticaret Sicil Kayıtlarına göre merkezinin ... olarak tescil ettirildiğini, davalı şirketin evrakı incelendiğinde, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarası ile tescilli bir Limited Şirket olduğunu, 25/08/2017 tarihinde tescilinin gerçekleştiğini,
davalının tescilinin davacı şirketin tescilinden 46 yıl sonra gerçekleştiğini, davalının ünvanında kullanılan ... ünvanın belirleyici çekirdek unsurunu teşkil etmekte olduğunu, davacının ticari ünvanına haksız bir saldırı teşkil ettiğini, davacı şirketin ...'nin farklı alanlarda faaliyet gösteren Grup Şirketleri bulunduğunu, ... İnşaat ve Tesisat A.Ş.'nin temellerinin 1956 yılında kurulan mühendislik ve danışmanlık şirketi'ne uzandığını, ...
İnşaat ve Tesisat A.Ş.'nin davacı şirketin yan kuruluşu olduğunu, davacıya bağlı bulunan şirketler grubunun, Azerbaycan, Brezilya, Bulgaristan, Gürcistan, Almanya, Irak, Kazakistan, Kuveyt, Libya, Fas, Katar, Rusya Federasyonu, Suudi Arabistan, Umman, Türkmenistan, B.A.E.
Özbekistan gibi pek çok ülkede faaliyet gösterdiğini, davacı şirkete ait pek çok ISO kalite belgesinin bulunduğunu, 1956 yılında 3 ortak ile kurulduğunu, 05/07/2017 tarihinde "..." markasının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, TTK hükümleri ve sair mevzuat gereğince gerek kuruluş gerekse ünvan değişikliklerinde ünvanının tüm Türkiye çapında korunması zorunlu olduğunu,
kullanılmasına karar verilen ticaret ünvanının Merkez Sicil Kayıt Sistemi üzerinden ticaret sicil gazetesi başlığında ünvan sorgulaması adımlarından sorgulama yapılması gerektiğini ve davacının ünvanının varlıgının Ticaret Sicili yetkilileri tarafından fark edilmesinin gerektiğini, bu noktada iyi niyetli olarak hareket edilmediğinin düşünüldüğünü, ticari ünvanının taklidinin Medeni Kanunda belirtilen dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesinin gerektiğin de açık olduğunu,
ünvan ihlalinin fark edilmesininden sonra hiç vakit kaybedilmeden davacı tarafından Beşiktaş ... Noterliği'nin 11/01/2018 tarihinde ... yevmiye no'lu ihtarmanenin davalıya gönderildiğini, ... ibaresinin ticaret ünvanlarının terkinin ve bu konu ile ilgili bilgi verilmesinin istendiğini, konu ile ilgili Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...
Karar sayılı kararında davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davacının temyizi üzerine onandığını, açıklanan nedenlerle davalının haksız kullanılan ticaret ünvanındaki "..." ibaresinin silinmesini, davalının kullandığı etiket, tabela vs. Materyalden "..." ibaresinin silinmesini mümkün olmazsa imhasını, giderleri davalıya ait olmak üzere, kararın Türkiye çapında en yüksek tirajlı 3 gazeteden birinde yayımlanmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dosyada yapılan incelemeye göre, davacı tarafça, davalı şirketin ticaret ünvanında yer alan "..." ibaresinin davacının tescilli marka ve ticaret ünvanıyla aynı olmasından dolayı, davalının haksız kullanılan ticaret ünvanındaki "..." ibaresinin silinmesi istemi ile iş bu davanın açıldığı, davacı tarafça istenen hususlar dikkate alındığında davacı adına tescilli olan isimden kaynaklı haklara dayanıldığı,
556 sayılı KHK'nun 71. Maddesine göre bu kanun hükmünde kararnamede öngörülen davalarda görevli Mahkemenin İhtisas Mahkemesi bulunan yerler yönünden görevli ihtisas Mahkemelerinde görülmeleri gerektiği, söz konusu uyuşmazlığın çözümün de görevli Mahkemenin Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesi olduğu, davada görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında mahkemece dikkate alınabileceği veya ileri sürülebileceği, HMK Md. 114/1-c hükmü uyarınca mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olduğu, HMK Md. 115/2 hükmü uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... E -imza Hakim ... E -imza
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/178, K. 2018/157, 14 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama