KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/517
- Karar No
- 2018/921
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2018
- Esas no
- 2018/518 Esas
- Karar no
- 2018/922
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 25/04/2018
Karar Metni
998 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından mahkememize verilen 29/12/2015 tarihli dilekçe ile, davacı firmanın, davalı bankadan aldığı çekleri ticari işlemlerinde kullandığını, davacı firma yetkilisinin çek karnesi alırken imza örneklerinin bulunduğu imza sirkülerini davalı bankaya verdiğini, dolayısı ile davalı banka davalı şirket yetkilisinin imzasını bildiğini, diğer davalı ...lı'nın davacı firmanın muhasebe departmanında çalışırken, şirket adresinde muhafaza edilen çek karnesinden 2 koçan çeki alarak davacı firma yetkilisinin imzasını sahte olarak atarak ve yine kaşe ve cirolarla çekleri takas merkezine vererek,
ve her iki çek bedelininde çek hesabından tahsil edildiğini, davacı firmanın çeklerin bu şekilde çalındığından haberinin olmadığını, zaten davalı ...'ın da çeklerin çalındığından haberi olunmaması için çek koçanının en arkasından 2 adet çek yaprağını kopardığını, davacı firmanın ise sürekli olarak ticari işlerinde çek kullanmakta ve sürekli olarak banka hesabında çek karşılığı bulunduğundan ötürü bu çek hesabından çek bedellerinin düzenli ve sürekli ödenmekte olduğunu, davacı firmanın şirket yetkilisinin imza sirkülerinin bankada mevcut olduğunu ve davacı firmanın uzun süre bankanın müşterisi olduğunu,
sürekli olarak çek keşide etmekte ve bu çeklerin bankaca ödenmekte olduğunu, bu sebeple davacının imzasının banka yetkililerince çok iyi bilinmekte ve tanınmakta olduğunu, her iki çek üzerindeki imzanın davacı firma yetkilisinin imzası olmadığını ve imzaların sahte olduğunu bankanın bilebilecek durumda olması gerektiğini, asli kusurlunun davalı banka olduğunu, ayrıca 6762 sayılı TTK'nun 724 sayılı maddesinde hem de 6102 sayılı TTK 'nun 812 maddesinde, bu şekilde sahte imza ile ödenmiş olan çek bedellerinden ''müşterinin doğan zararından'' muhatab bankanın sorumlu olduğunu, bankanın sorumluluğu kusur aranmayan sorumluluk olup,
muhatab bankanın sorumlu tutulması için kusurlu olmasının şart olmadığını, bu doğrultuda karar verilen Yargıtay kararları olduğunu, davacı firmanın çeklerinin çalınıp, sahte imza ile tahsil edilmesi ile ilgili yaptığımız suç duyurusu sonucunda davalı ...lı'nın İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı dosyası ile yargılandığını, ve hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkum edildiğini, açıklanan nedenlerle, İzmir... Bankası A.Ş. ...
Şubesi tarafından sahte imza ile tahsil edilen 10/03/2014 keşide tarihli, ... nolu 22.700,00 Tl bedelli ve 14/03/2014 keşide tarihli, ... nolu 20.000,00 TL bedelli 2 adet çekten dolayı davacı firmanın oluşan zararı olan toplam 42.700,00 TL'nin çeklerin ödendiği tarih olan 10/03/2014 ve 14/03/2014 tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dosya Mahkememizin ... Esas numarasını almıştır.
Dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş, davalı banka vekili 11/02/2016 tarihli dilekçesinde, davacının iddialarının hukuka uygun olmadığını, davacının belirtmiş olduğu çekler TTK'na göre çekte bulunması gereken esaslı unsurların ihtiva edildiğini, banka şube personeli tarafından çekin tüm unsurlarının incelendiğini ve evrakın çek vasfını taşıdığı kanaati ile çeklerin karşılığı ödeme yapıldığını, keşideci imzası olarak kabul edilen ve çek üzerinde yer alan imzanın, bankanın uhdesinde yer alan imza örnekleri ile ve keşide imzası ile uyuştuğunu, bankanın aksi yönde hareket ederek ödeme yapmaktan kaçınmasının mümkün olmadığını,
davalı bankanın usulüne uygun olarak çek üzerindeki gerekli incelemelerin yapıldığını, imzada sahtelik kanaatine varılmamış olduğundan ödeme yapıldığını, imza sahte olsa dahi birbirinin birebir taklidi olan imzaların normal bir değerlendirme ile tespit edilmesinin bankalardan beklenmesinin mümkün olmadığını, olayda bankanın kusurlu olmadığını, çekin davacının iddialarına göre, muhasebe elemanınca keşidesinden hemen sonra davacının davalı bankaya ihbarda bulunmasının gerektiğini, ancak bankaya hiç bir ihbarda bulunulmadığını,
davaya konu çekin bulunduğu çek koçanından pek çok çek keşide edilmesine rağmen ilgili çeklerin koçandan gizlice alındığının fark edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
Davalı ...lı'ya dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı tarafından duruşmada beyanda bulunulmuş, Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını ve bu hususta Mahkemede beyanda bulunduğunu beyan ettiği görülmüştür.
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde dava dosyamızda dava konusu edilen 2 adet çekin koçanından boş olarak koparıldığı ve davalı ...tarafından sahte olarak düzenlendiği ve 3. Kişilere verildiği hususunun beyan edildiği, davalının kendi beyanı ile bu hususu kabul ettiği görülmüştür.
Davalı bankanın sorumluluğunun tespiti yönünden dosyada deliller toplandıktan sonra, çekler üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi imzasına benzeyip benzemediğinin, iğfal kabiliyetinin olup olmadığının tespiti hususunda rapor düzenlenmesi için dosya, uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, çekteki imzanın iğfal kabiliyetinin olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davacı tarafça davalı eski çalışanı ile çeklerin ibraz edildiği banka aleyhine iş bu dava birlikte açılmış ve yargılamaya bu şekilde devam edilmiştir. Davalılardan ... Bankası A.Ş. aleyhine açılan davada dayanılan hukuki sebebin farklı olması nedeniyle davalı ... aleyhine açılan dava ile iş bu davanın ayrılmasına karar verilmiş, davalı ... Bankası A.Ş. aleyhine açılan dava dosyası Mahkememizin ... Esas numarasını aldığı görülmüştür.
Davacı tarafça davalı banka yönünden, davalı banka yetkilisinin ibraz edilen çekteki imzanın keşideciye ait olup olmadığının inceleme yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği iddiasında bulunarak davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesi ile dava dışı kişiye davacıya ait hesaptan yapılan ödemenin tazmini istenmiştir.
Mahkememizce yapılan incelemede; dava konusu 2 adet çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'un imzasına benzediği ve imzanın iğfal kabiliyetinin olduğu yönünde uzman bilirkişi tarafından rapor düzenlendiği tespit edilmiştir.
Kaldı ki kambiyo senedi niteliğindeki çekin bağlı olduğu çek karnesinin herhangi bir muhasebe çalışanının kolayca ulaşabileceği bir yerde olması halinde bu nevi bir sonucun olması ihtimali dikkate alınarak basiretli bir tacir gibi davranılması yükümlülüğü davacıdadır.
Davacı tarafça tedbir alınmaksızın çekin muhasebe departmanında çalışan ve ayrılan dosyanın davalısı olan kişinin ulaşabileceği bir yerde bulundurulmasının davacının kusurundan kaynaklı olduğunun kabulü gerekmektedir.
Çek üzerindeki keşideci imzasının 3. Kişi banka çalışanı yönünden iğfal kabiliyeti olduğu tespit edildiğine göre, bunun haricinde ayrıca teknik bir grafolojik inceleme yapmasının mümkün olmadığı göz önüne alındığında davalı bankanın yapılan ödeme nedeniyle sorumlu olmadığının kabulü gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/517, K. 2018/921, 25 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama