KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2019
- Esas no
- 2018/239
- Karar no
- 2019/546
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/12/2018
Karar Metni
992 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı firma arasında 01/06/2016 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkil firma, davalı firmanın yetkili satıcısı niteliğini kazandığını, bu dönemde davalı firmanın ...
Karayolu 5. Km de bulunan daha önceden kiraladığı ... alt kiracılık sözleşmesi ile müvekkiline devrettiğini, davalı firmanın showroom da tadilat yaptığını, bayilik sözleşmesi gereğince 67.796,61 TL anapara ve 12.203,39 TL KDV olmak üzere müvekkilinden 80.000 TL tahsil ettiğini, müvekkilinin tadilat parasının neden kendinden alındığını sorduğunda Bayilik sözleşmesinin 3.1.7.2 sayılı hükmü gereğince bu paranın daha sonra kendisine ödeneceğinin açıklandığını, 01/02/2018 tarihinde müvekkili firmanın, davalı firma ile anlaşarak sözleşmesini feshettiğini ve showroomu davalı firmanın yeni bayisine teslim ettiğini,
müvekkili firmanın yetkilisi davalı firma yetkilileri ile sözlü ve yazılı olarak irtibata geçtiğini ancak 80.000 TL alacağın halen kendisine ödenmediğini, davalı firma bayilik sözleşmesinin imzalanması esnasında müvekkil firmadan müteselsil kefalet senedi isimli protokol ile 500.000 TL tutarında teminat senedi aldığını ancak sözleşme karşılıklı feshedilmesine rağmen teminat senedinin müvekkilinin iade edilmediğini bildirerek 80.000 TL alacağının ilk talep tarihi olan 14/03/2018 tarihinden itibaren bankalarca mevduata en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine,
davalıda bulunan teminat senedinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine veya iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının söz konusu mağazaya 80.000 TL bedel ödediğine ilişkin bir delil sunulmadığını, sunulmuşsa da tarafına tebliğ edilmediğini, davacının tadilat onarım için harcadığını iddia ettiği bedellerin somut veriye dayanmadığını, harcanan bir bedel var ise bu bedelin ne kadar olduğunun tespiti gerektiğini, davacının keyfi olarak yaptığı tadilatların masraflarını müvekkili şirkete yükleme girişiminin haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının dayandığı faturaların gerçekliğinin de incelenmesi gerektiğini,
davacı tarafın kötüniyetli bir şekilde ticari itibarını kullanarak herhangi bir firmadan fatura alıp almadığını, bu fatura karşılığında yapılan işlerin ayrıntılı bir şekilde ortaya koymadığını, basiretli bir tacirin Türk Ticaret Kanunu gereği tarafına kesilen faturanın nevini içeren BA-BS formlarını ilgili vergi dairesine sunmasının gerektiğini, bu nedenle davacının ticari defterlerinin fatura tarihini takip eden ay itibariyle incelenmesi ve bu fatura karşılığında gerçekten üçüncü kişilere ödediği bedeli ödeme dekontlarını ortaya koyması gerektiğini,
davacının bu hususları hiçbir şekilde açıklamadığı ve delil sunmadığı dikkate alındığında davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, sözleşmenin 3.1.7.2 maddesi incelendiğinde. "Mağaza devrinini İnci tarafından uygun görülmesi halinde Bayi'nin mağaza açılışında yaptığı ve ...
A.Ş ile arasıda faturalaşarak mutabık kaldığı belgeli masrafları İnci tarafından bayiye ödenecektir.." denildiğini, davacının yapmış olduğunu iddia ettiği harcamaları ayrıntılı bir şekilde müvekkil şirkete sunmadığı, davacının yaptığını iddia ettiği harcamalardan elde ettiği değer sabit kıymetler olduğunu, sabit kıymetlerin şirketin bilançosunda yer alan ve amortisman ve yıpranma payı ile bu bedeller üzerinden belirli bir amortisman bedelinin düşülmesi gerektiğini,davacının kötü niyetli bir şekilde bu sabit kıymetleri hiç kullanmamış gibi ilk aldığını iddia ettiği değer üzerinden müvekkilinden talep ettiğini,
davacı taraf sabit kıymetleri kullandığı beyan edip eskiyen dekorasyon giderleri üzerinden müvekkilinden faiz talep ettiğini, davacının müvekkili şirkete sunduğu teminat senedinin iadesi konusunda herhangi bir itilaf bulunmadığını, bu konuda davacı tarafın defalarca toplantıya çağırıldığını, müvekkil şirket tarafından uzlaşma zemini sağlanmaya çalışıldığını ve davacı tarafın toplantılara katılmadığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete teslim edilen 500.000 TL bedelli teminat senedinin iadesi konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığına dair sözlü görüşmeler gerçekleştirildiğini,
davacının yetkili şirket merkezine davet edilerek imza karşılığı teminat senedinin iadesinin sağlanacağının kendisine bildirildiğini, davacı tarafın teminat senedini iade almadığını ve özellikle 80.000 TL'nin iadesi konusunda direttiğini, iş bu davayı açarken mahkeme huzurunda haklı çıkmak adına teminat senedinin iade edilmediği iddia edildiğini, bayilik sözleşmesinin davacı tarafından sonlandırıldığını, müvekkili şirketin söz konusu mağazanın davacıya yeniden teslim edilmesi konusunda gerekli teklifleri hem yazılı hem sözlü olarak yaptığını, yapılan bayilik sözleşmesinin davacının talep ve isteği doğrultusunda askıya alındığını,
müvekkili şirket söz konusu taşınmazda ticaretine devam etmesi ve gerekirse bayilik sözleşmesine de devam etmesi konusunda defalarca teklif götürdüğünü, davacının ise bu teklifi reddettiğini, davacıya gönderilen yazılı metinlerde davacının söz konusu mağazayı teslim alması kendisine ihbar edilmişse da davacı kendi isteğiyle bu teklifi reddettiğini ve mağazayı teslimden kaçındığını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce düzenlenen tensip tutanağının 2 nolu bendi ile davaya konu edilen senet bedeli üzerinden yatırılması gerekli peşin harcın depo edilmesi yönünde davacı tarafa kesin mehil verilmiş, davacı tarafça peşin harç depo edilmediğinden 06.05.2019 tarihli ara karar ile davaya konu senet bedeli yönünden davanın takip edilmemiş sayılmasına ve 19.09.2019 tarihli ara karar ile senet bedeli yönünden davanın tefrikine karar verilmiştir.
Davacı taraf dilekçesi ile davacı firma ile davalı arasında 01/06/2016 tarihinde yapılan bayilik sözleşmesinin yanı sıra davalı firmanın ...
Karayolu 5 km de bulunan daha önce kiralamış olduğu ... alt kiracılık sözleşmesi ile davacıya devrettiğini belirtmiş ve davalı tarafından showrooma yapılan ve aralarındaki alt kira sözleşmesi nedeniyle davacıdan tahsil edilen 80.000 TL tadilat giderinin davalıdan alınmasını talep etmiş ise de tarafların bayilik sözleşmesi ile birlikte buna bağlı olarak bağımsız ve sözleşmeyi feri niteliğinde 01/06/2016 başlangıç tarihli 3 yıl süreli alt kira sözleşmesini imzaladıkları, davacı tarafın davalıdan alt kiracılık nedeniyle yapmış olduğu tadilat masraflarını talep ettiği,
HMK 4/1-a madde gereğince Sulh Hukuk Mahkemelerinin dava konusunun değer ve tutarına bakılmaksızın kiralanan taşınmazların 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakmakla görevli olduğu, somut olayda kira ilişkisinden doğan tadilat alacağının talep edildiği, bu bakımdan uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olmadığı,
HMK da görevle ilgili belirlenen hükümler gereğince Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/239, K. 2019/546, 19 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama