KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2023
- Esas no
- 2018/344 Esas
- Karar no
- 2023/815
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 26/12/2018
Karar Metni
2.380 kelime·12 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin 20/02/2016 günü saat 11.05'de ... Caddesi'nde kendisine yeşil ışık yandığı esnada ... plakalı motosikletle harekete geçtiğini ve iki düz trafik yer çizgileri ile ayrılı dönülmez yerde kontrolsüz bi- şekilde U dönüşü yapan davalı ...'ın sevk ve idaresindeki davalılardan ... adına kayıtlı ve ...
Sigorta A.Ş.'den sigortalı ... plakalı otomobilinin sağ tarafına çarptığını, müvekkilinin gerekli uyarıyı yapmak için korna çalsa da yaptığı çabaların sonuçsuz kaldığını, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın asli kusurlu olup müvekkilinin kusursuz olduğunu, davalı hakkında İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi' nin 06.11.2018 tarih ve ... E. ...
K. Sayılı kararı ile taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildiğini, müvekkilinin olay sonrasında Katip Çelebi Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğünü, müvekkilinin bu kaza sebebiyle 24.02.2016 tarihinde zorlu bir ameliyat geçirdiğini ve bu ameliyat neticesinde Katip Çelebi Üniversitesi Eği.ve Araş.
Hastanesinde düzenlenen adli raporda da belgelendiği üzere müvekkilinin sağ kalçasına platin takılarak bunun çeşitli vidalarla sabitlendiği ve tepe vidası kaldığının görüldüğünü, kaza esnasında davalı ...'ın sevk ve idaresinde ve davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalandığını, davaya konu trafik kazası nedeniyle davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından 21.134,66 TL maddi tazminat ödemesinde bulunulmuş olup bu tutarın müvekkilinin gerçek zararının çok altında olduğunu, haksız fiil sonucu davalı sürücünün müvekkilinde sürekli iş göremezliğe neden olacak kalıcı şekilde yaralanmasına neden olduğunu ve bu yaralanmanın da müvekkili üzerindeki fiziki ve psikolojik etkisinin halen devam ettiğini, kaza neticesinde müvekkilinin yüzünde sabit iz meydana geldiğini, araç işleteni ... ve şoför ...'ın müvekkilinin manevi zararından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek,
sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve uğramış olduğu maddi zararın karşılığı olarak 1.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000 TL manevi tazminatın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının 20.02.2016 tarihinde yaralanmasına neden olduğu iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili nezdindeki ... nolu Trafik Poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu kazada sigortalı araç sürücüsüne atfedilen ve müvekkili şirket aleyhine olan kusur oranını kabul etmediklerini, dava konusu kaza nedeniyle davacıya müvekkili şirket tarafından aktüerya hesabı doğrultusunda ödeme yapıldığını, davacıya 05.12.2017 tarihinde 21.134,66 TL ödeme yaptıklarını, davacıya ödeme yapılıp müvekkili şirketin yükümlülüğünün sona erdiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilleri aleyhine açılmış olan davayı kabul etmediklerini, kazanın oluşumunda davalının kusuru bulunmadığını, ceza dosyasının dönüşünün beklenmesi ve mahallinde keşif ile bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ayrıca müvekkilinin aracı sigortalı olup ödenmesi muhtemel olan tazminat miktarının tamamının dahilinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, dosya ve ekleri kusur ve hesap bilirkişilerine tevdi edilerek, tarafların davaya konu kazanın oluşumunda tazminat miktarlarının tespiti yönünden rapor aldırılmıştır.
Kusur oranlarının tespiti bakımından alınan Bilirkişi ... tarafından düzenlenen ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporunda özetle. Sürücü ..., sevk ve idaresindeki ve davalılardan ... adına kayıtlı ve ...
Sigorta A.Ş.'den sigortalı ... plakalı otomobili ile, karşı yönün, sürekli çift şerit çizgisi ile bölünmüş ve tek yönlü hale getirilmiş (bölünmüş) yolda, seyir halinde iken kurallara aykırı olarak dikkatsiz, tedbirsiz ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde geldiği yönün tersine U dönüşü yaparak karşı yöndeki şeridi ihlal ederek sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı motosikletin şeridine girip çarpışma ısı neticesinde 2918 s. KTK. m.47/c maddesi ve m.47/d maddesi ile asli kusurlardan m.84/C ve 84/G maddelerini ihlali neticesinde kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu,
davacı aracın sürücü ..., idaresindeki ... plakalı motosikleti ile bölünmüş tek yönlü yolda kendi şeridinde seyir halinde iken, karşı yönden kontrolsüz ve ani şekilde U dönüşü yapmak süratiyle şeridine giren ve ani olarak önünü kapatan sigortalı araç nedeniyle çarpmaya maruz kaldığı olayda, oluş biçimi göz önüne alındığında, sigortalı aracın ani hareketiyle şeridine girmesi nedeniyle, kazayı önlemek adıra alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığı gibi kurallara aykırı olumsuz davranış faktörü de görülmediğinden ve sürücü belgesi olmamasının yukarıda açıklanan gerekçelerle kazanın oluşumunda bir etken olmaması nedeniyle,
sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır.
Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumunun 22/07/2019 tarihli sağlık kurul raporunda özetle; olay tarihinde aşçı olduğunu beyan eden 24.04.1995 doğumlu ...'ın 20.02.2016 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan Meslekte Kazanma Gücünde Meydana Gelen Azalma Oranı “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'” (Resmi Gazete, Ağustos 2013, 28727 Sayı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde Şahsın ortopedik arızası göz önünde bulundurulduğunda olaya bağlı kalıcı fonksiyon kaybının bulunmadığı, dolayısıyla ilgili yönetmeliğe göre Meslekte Kazanma Gücünde Azalma oranının %0 (sıfır) olduğu,
tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay olarak kabulünün uygun olacağı, ilgili yönetmeliğe göre sürekli bakıma muhtaç olmadığı, şahsın olaydan sonra psikiyatrik şikayetleri olduğunu, bu nedenle Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri polikliniğine başvurduğunu ve ilaç başlandığı,
tedaviden fayda gördüğünü, ilaçlarını doktor kontrolünde bıraktığını, şahsın 21/05/2019 tarihinde yapılan muayenesinde halen psikiyatrik şikayetleri olduğunu belirttiği, mahkemece istenmesi halinde kişide olaya bağlı psikiyatrik tanı ölçütlerini karşılar kalıcı bir ruhsal bozukluk olup olmadığının varsa tedavi ile çalışma olanağı verip veya vermeyeceğinin belirtildiği en az üç ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanından oluşan kurul raporunun gönderilmesi halinde varsa psikiyatrik arızası da göz önünde bulundurularak maluliyet oranının tekrar değerlendirileceğini,
dava dilekçesinde şahısta kazaya bağlı olarak çene kemiğinde de kırık meydana geldiği belirtilmişse de gönderilen evrakta çene kemiği kırığını gösterir bir belgeye rastlanılamadığı ancak trafik kazasına bağlı kırık meydana gelmiş olsa bile şahısta ilgili yönetmelikte karşılığı olan bir arızaya yol açmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce davacının başvurusu üzerine Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Polikliniği'ne müzekkere yazıldığı ve rapor alındığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan raporlarda maluliyete ilişkin oranlarda çelişki olması nedeniyle çelişkinin giderilmesi için dosyanın İstanbul ATK'ya sevki ile rapor alınmasının istendiği, İstanbul... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından tespit edilen eksiklikler tamamlandıktan sonra düzenlenen 28/12/2022 tarihli raporda özetle.
Mevcut belgelere göre, Servet oğlu, 24.04.1995 doğumlu ...’ın 20.02.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla.
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce alınan aktüerya raporuna göre; 20.02.2016 tarihinde meydana gelen olay sonrasında yaralanan ... ile ilgili Adli Tıp Kurumu 2. Adli tıp İhtisas Kurulunun 28.12.2022 tarih ve ... sayılı raporundan; E cetveline göre %0 oranında meslekte kazanma gücü kaybı olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay kadar kabulünün uygun olacağı, davacı ...’in 20.02.2016 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle 9 aylık Geçici İş göremezlik hesabının kusur indirimi olmadığı düşünülerek 11.838,98 TL olduğu hesap edilmiş olup davalı ... Sigortanın Maluliyete ilişkin olarak 05.12.2017 tarihinde ödemiş olduğu 21.134,66 TL’ nin mahsup edilmesi ile davacının maddi zararın kalmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizin 16/10/2023 tarihli celsesinde Davacı vekilinin, bilirkişiden ek rapor alınması talebinin, raporun denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli olduğundan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketi tarafından aktüerya hesabı doğrultusunda 05.12.2017 tarihinde 21.134,66 TL ödeme yapıldığını belirttiği ve ilgili dekontu ibraz ettiği anlaşılmıştır.
Davacı tanığının dinlenmesi için İmranlı Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)'ne talimat yazıldığı, ... Talimat sayılı dosyanın 11/06/2019 tarihli celsesinde dinlenen tanık ...'ın "Ben olayın meydana geldiği 20/02/2016 günü ... plakalı motorsikleti kullanan ...'ın arkasında oturuyordum. Biz trafikte sol şeritte kırmızı ışıkta araçların en önünde bekliyorduk. Işık yeşile döndüğünde ... normal hızında hareket ederek ilerlemeye başladı.
Tam o esnada sürücüsünü tanımadığım beyaz renkli park etmeye çalıştığını tahmin ettiğim 45 plakalı bir araç önümüze bir anda kırarak bizi savurdu. Çarpışma oldu. Biz savrulduk. Olay esnasında bilincimi kaybettiğim için hayal meyal çığlıklar ve bağrışmalar duydum. Bu bağrışmalardan birinin ... ait olduğunu tahmin ediyorum. Olaydan sonra beni Tepecikte bulunan bir hastaneye, ... ise Yeşilyurt Devlet hastanesine götürdüler.
Hastanede bir süre sonra kendime geldim ve tuncerin yanına gittim. Tuncer bir tahta üzerinde yatıyor ve acı içinde bağırıyordu. Bacağının kırıldığını biliyorum. Ameliyat olduğunu biliyorum. Bu süreçte yanında idim. Tam olarak süresini hatırlamıyorum. Bu süreç içerisinde ... annesi olduğunu tahmin ettiğim bir kişi ve kim olduğunu bilmediğim başka bir kişide beni ziyarete geldi. Durumumu sordu.
Tedirgin bir ruh hali içerisindelerdi. ... olaydan sonra psikolojik olarak tamamen farklı bir insan oldu. Ben yakın arkadaşı idim. Bir çok agresif davranışlarına bende şahit oldum. Kaza öncesinde hiç yapmadığı şeyleri yapmaya başladı. Bir, birbuçuk sene kimi zaman sürekli yatmak zorunda kaldı, kimi zaman ise koltuk değnekler ile yürümeye çalıştı. Buda aktif bir insan olması sebebi ile kendisini çok etkiledi.
Kendisinde sakat kalma korkusu vardı." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı tanığının dinlenmesi Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemelerine talimat yazıldığı, Gaziantep ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyasının 20/06/2019 tarihli duruşmasında tanık ...'nın "Davacı benim oğlum olur, oğlum izmirde kaza geçirdikten sonra yaklaşık 2 yıl boyunca tedavi gördü ve bu süre zarfında çalışamadı, uzun süre koltuk değnekleri ile yürüdü, kendisi aşçı olarak mesleğini icra ettiği için bacağından yaralanması sebebiyle bu süreçte çalışamadı, şimdi biraz iyileşmiş olsa da.
2 saatten fazla ayakta durduğunda rahatsızlık başlamaktadır, buda işine engel olmaktadır, kazadan sonra psikolojik olarakta çok fazla etkilendi, kaza anı sürekli rüyalarına girmekte ve bağırmaktadır, kazadan dolayı psikolojik olarak sakallarını yolmaktadır, kazada çenesi de yaralandığı içi çenesinde eğrilik oluştu, bunu kapatmak için sakal bırakıyor şu an hala kazanın etkisindedir, bacağındaki iyileşme tamamen gerçekleşmiş durumda değildir, ben buradaki evimi bırakıp aylarca izmirde kalarak oğluma bakmak zorunda kaldım, maddi manevi bir çok konuda sıkıntılar yaşadık" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı ve davalılar ... ile ...'nın sosyal ekonomik durum araştırmasının yapılması için ilgili Emniyet Müdürlüklerine müzekkere yazıldığı, gelen yazı cevaplarına göre davalı ...'ın servis şoförlüğü yaptığı, asgari ücret aldığı, eşinin ev hanımı olduğu, annesinin 2.800 TL emekli maaşı aldığının tespit edildiği, davalı ...'nın ise 2.800 TL emekli maaşı aldığı, oğlunun servis şoförlüğü yaptığını, oğlu ve gelini ile birlikte yaşadığı hususlarının tespit edildiği, davacının ise aşçı olduğu, 2.020 TL maaş aldığı, evinin kira olduğu ve aylık 750 TL kira ödediği hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dava; 20/02/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğramış olduğu maddi zararlarının kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, kara yolu zorunlu mali sorumluluk(trafik) sigortası, bir motorlu aracın kara yolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan hukuki sorumluluğu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve kanun gereği yapılması zorunlu olan sigorta türüdür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Toplanan delillerden, 20/02/2016 tarihinde meydana gelen davaya konu trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sonucu alınan Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumu, İstanbul Adli Tıp Kurumu ve bilirkişilerce hazırlanan raporlara göre, 20.02.2016 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan Meslekte Kazanma Gücünde Meydana Gelen Azalma Oranı “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'” (Resmi Gazete, Ağustos 2013, 28727 Sayı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde davacının ortopedik arızası göz önünde bulundurulduğunda olaya bağlı kalıcı fonksiyon kaybının bulunmadığı,
dolayısıyla ilgili yönetmeliğe göre Meslekte Kazanma Gücünde Azalma oranının %0 (sıfır) olduğu, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay olduğu, Adli Tıp Kurumu 2. Adli tıp İhtisas Kurulunun 28.12.2022 tarih ve 19223 sayılı raporundan; davacının E cetveline göre %0 oranında meslekte kazanma gücü kaybı olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay kadar kabulünün uygun olacağı, davacı ...’in 20.02.2016 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle 9 aylık Geçici İş göremezlik hesabının kusur indirimi olmadığı düşünülerek 11.838,98 TL olduğu hesap edilmiş olup davalı ...
Sigortanın Maluliyete ilişkin olarak 05.12.2017 tarihinde ödemiş olduğu 21.134,66 TL’nin mahsup edilmesi ile davacının maddi zararın kalmadığı, sigorta şirketi dışındaki davalıların ve davacının sosyal ekonomik durumlarının araştırılması için ilgili Emniyet Müdürlüklerine yazı yazıldığı,
yapılan araştırmalara göre davacı tarafın manevi tazminat istemine yönelik davanın ise paranın satın alım gücü, manevi yönden davacının uğramış olduğu zarar, tazminat miktarının zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerekliliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak hak ve nesafete uygun olarak takdiren kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili gerektiği anlaşılmakla davacının maddi tazminata ilişkin talebinin, ATK raporu kapsamında maluliyete ilişkin zararın, davalı sigorta şirketi tarafından giderildiği anlaşılmakla, davacının maddi tazminat talebinin reddine,
davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle, kazadaki kusur oranları da nazara alınmak suretiyle 30.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi 20/02/2016 tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/344, K. 2023/815, 16 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama