KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2019
- Esas no
- 2018/381 Esas KARAR NO : 2019/763
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 27/12/2018
Karar Metni
834 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından ... bank ... şubesinden ... nolu hesaba ait çekin dava dışı ... ....Ltd.Şti ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle keşide edildiğini, çekin teminat olarakverildiğini,ciro yoluyla gelen çekin davalı tarafından 31.10.2016 tarihinde takas odasına ibraz edildiğini ve karşılıksızdır şerhi verildiğini, bilahare 29.05.2017 tarihinde ... bank ...
Şubesine ibraz edildiğini ve bankanın sorumluluk tutarı 1.290,00 TL ödediğini, bu ... davacının ... ....Ltd. Şti'ne olan borcunu taksitler halinde ödediğini, davalı banka tarafından davacı aleyhine İzmir ....
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, TTK hükümleri gereğince çekte rehin cirosu yapılmasının mümkün olmadığını, davalı bankanın çeki takas odasına ibraz ettiğini ve bankadan sorumluluk bedelini aldığı halde davacıya karşı icra takibi başlattığını, ... ....Ltd.Şti yetkilisi hakkında İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...
E-... sayılı dosyasında bedelsiz senedi kullanmaktan dava açıldığını ve beraat kararı verildiğini, çekin teminat için alındığının sabit olduğunu, davacının keşide ettiği çekin lehtar tarafından ... Bankası ... şubesine rehin cirosu ile devredildiğine, davalı bankanın çekin yetkili hamili olmaması nedeniyle davacı hakkında icra takibi yapmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından ... ....Ltd.
Şti'ne olan borcun taksitler halinde ödenmesi nedeniyle ... bank ... şubesinden ... nolu hesaba ait 30.000,00 TL bedelli, 31.10.2016 tarihli çeki rehin cirosu ile alan ... Bankası ... şubesinin yetkili hamil olmadığının tespitine, davacının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ve dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesi ile; davacının iddialarının doğru olmadığını, belirttiği ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile ... Bankası ... Şubesi tarafından davacı ve dava dışı ... ....Ltd.Şti aleyhine dayanak 31.10.2016 tarihli çek nedeniyle 10.813-TL asıl alacağın tahsili için kambiyo senetlerine bağlı icra takibi yapıldığı, davacı tarafından 23.08.2017 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği anlaşılmıştır.
İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...E-...K sayılı dosyasının celbedildiği, incelenmesinde; ....Ltd.Şti yetkilisi Efe Kolday hakkında bedelsiz senedi kullanmaktan kamu davası açıldığını ve unsurları itibarıyla oluşmayan suçtan sanığın beraat kararı verildiği ve dosyanın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili, 01/07/2019 tarihli duruşmada; her ne kadar çek bedeli 30.000,00 TL ise de davalı banka bize 10.000,00 TL üzerinden icra takibi yaptı. Bu nedenle biz de davamızı 10.813,00 TL asıl alacak ile sınırlı olarak açtık, yargı harç ve giderleri bu miktar üzerinden yatırılmıştır şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili, 01/07/2019 tarihli duruşmada; her ne kadar tahkikat aşamasına geçildi ise de biz dilekçemizde davacı tarafın ödeme yapması nedeniyle davanın istirdat davasına dönüştüğünü belirtmiştik, bu bakımdan dava bir yıllık zaman aşımına tabidir. Davacı taraf ödemelerin bir kısmını bize bir kısmını ise ...'a yaptığını belirtmektedir. Bu kısımlar bakımından istirdat davasına dönüşen dava zaman aşımına uğramıştır. Her ne kadar dava dilekçemizde 18.540,00 TL davacı şirketten tahsilat yapılmıştır şeklinde beyanda bulunmuş isek de bu ödemelerin dekontlarını mahkemenize ibraz edeceğiz şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava, menfi tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının, davalıya dayanak çek nedeniyle borcu bulunup bulunmadığının, çekin yetkili hamilinin ve davalının aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığının tespiti hususlarında toplandığı, davacı tarafından ... bank ... şubesinin ... nolu hesaba ait çekin dava dışı ... ....Ltd.Şti ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle keşide edilerek dava dışı ....Ltd.Şti 'ne teminat olarak verildiği, ciro yoluyla gelen çekin davalı tarafından 31.10.2016 tarihinde takas odasına ibraz edildiği ve karşılıksızdır şerhi verildiği, bilahare 29.05.2017 tarihinde ... bank ...
Şubesine ibraz edildiği, çek üzerinde ''... Bankası AŞ ye ödeyiniz. Bedeli teminattır.'' kaydının bulunduğu, bu bakımdan dava konusu çekin rehin cirosu ile temlik edilmiş olduğunun sabit olduğu, 6102 Sayılı TTK nun 818 maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı Kanunun 89 maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından, çekte rehin cirosu yapılmasının caiz olmadığı,
rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla çekin ciro edilmesi halinde çeki devir alan kişinin yetkili hamil olmayıp çeke dayalı hakları kullanamayacağı ,davalı bankanın bu nedenle davacı hakkında icra takibi yapamayacağı anlaşılmakla davacının dava konusu çek nedeniyle davalı bankanın yetkili hamil olmadığının ve davacının bu çek nedeniyle davacıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ,davacının dava dışı 3. Kişileri ilgilendirecek şekilde çek nedeniyle borçlu olmadığı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/381, K. 2019/763, 18 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama