KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2019
- Esas no
- 2018/430 Esas
- Karar no
- 2019/561
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/12/2018
Karar Metni
1.342 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında sözleşmeden doğan bakiye alacağına dayalı 7 örnek ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalının borca süresinde itiraz etmesi nedeniyle icra takibini durdurduğunu,müvekkilinin iklimlendirme ve soğutma sistemlerinin üretim ve servis işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin icra takibine konu 01/03/2017 tarihli sözleşmede yazılı ... marka HSE.272 model 1 adet havalandırma cihazını,borçlu tarafa sözleşmede öngörülen sürede teslim ettiğini, tarafların imza altına aldıkları sözleşmede satış bedeli KDV dahil 15.340,00 Euro olarak kararlaştırıldığını,
davalı-borçlunun siparişle birlikte satış bedelinin %25'ini nakit olarak ödeme yapacağını, bakiyesini sipariş tarihinden itibaren 90 günlük vadeli çekler ile yapacağının kararlaştırıldığını, davalının 07/03/2017 tarihinde 15.000,00 TL nakit, 31/07/2017 tarihinde 30.000,00 TL'lik çek ile 03/05/2017 tarihinde 14.800,00 TL nakit ödeme yaptığını, ancak sözleşmede KDV dahil 15.340,00 Euro olarak kararlaştırıldığı halde ödemeler TL cinsinden yapıldığından ve sözleşmenin 5/3 maddesinde ise "Satış bedeli ödemelerinin ödeme tarihindeki T.C.M.B satış kuru ile TL'na çevrileceği" kararlaştırıldığından,
davalının 478,54 Euro bakiye borcu bulunduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5. Maddesinde ödemenin ödeme tarihindeki T.C.M.B efektif satış kuru üzerinden TL cinsine çevrilerek yapılacağının belirtildiği, davalı borçlunun bu sözleşmeyi imzalayarak ödemenin sözleşmedeki gibi gerçekleşeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, davalının TL cinsinden yaptığı ödemeler neticesinde ortaya çıkan kur farkından dolayı müvekkil şirketin davalıdan 478,54 Euro alacaklı hale geldiğini, söz konusu bedel 05/06/2018 tarihli kur üzerinden TL cinsine çevrildiğinde 07/06/2018 takip tarihi itibariyle müvekkilinin 2.601,77 TL alacağı bulunduğunu,
davalı yanın müvekkili şirketten aldığı havalandırma cihazının satış bedelinin eksik ödendiğinden dolayı davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu bildirerek davalının itirazının iptaline ve takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı ile davalı arasında yapılan alım satım ilişkisinde ürünün ödeme tarihindeki Euro değeri gün itibari ile TL'ye çevrildiğini, belirlenen bu ürün değerinin bir kısmının nakit ödendiğini, kalan kısmının çek olarak defaten ödenerek davacıya ürün karşılığı olan bedelin tam ve eksiksiz olarak nakit ve çek olarak ödenerek borç tasfiye edildiğini, davacının davalıdan, sözleşmeden kalan bakiye alacağını bulunmadığını, defter kayıtlarında bakiye alacağı bulunmadığı,
ortada kur farkından kaynaklı bir alacak bulunmadığını, peşinat haricinde gününde verilen çekin ödendiğini, borcun tamamen kapatıldığını, çekin önlü arkalı suretinin bankadan istenerek mahkemece incelenmesi gerektiğini, davacı taleplerini kur farkı alacağı olarak değerlendirmekte olduğunu bu taleplerinin usul ve yasaya uygun olmadığını, ödeme tarihinde Türk Lirasına çevrildiğini, ve TL üzerinden fatura kesildiğini, KDV matrahının TL üzerinden belirlendiğini,
dövizle ilgili işlem yapılmadığını dövizin TL'ye çevrilmesi sonrası tüm bu işlemler TL üzerinden yapıldığından firma girdi çıktısı olmadığı halde kur farkı talebine yasal imkan bulunmadığını, davacı taleplerinin ek gelir şekli ile düşünüldüğünde ek gelirin ayrıca kur farkı faturası ile talep edilmesi gerektiğini, davacının alacak için kesilen ve tebliğ edilen bir faturası bulunmadığını bu nedenle davacı talebinin temelsiz ve yersiz olduğunu, davalı tarafın davacı tarafa bir borcu olmadığını, sözleşme konusu edimin tamamen ifa edildiğini,
davacı tarafça alacak talebinde bulunulmasının haksız kazanç elde etme amacına dönük olup kabul edilemez bir talep olduğunu, sebepleri ve davacı söz konusu takibi açmakla ve itirazlarına rağmen iş bu davayı açmakla kötü niyetli davrandığını, davanın reddi ile davacı aleyhine dava konusu alacağın %20 si üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İzmir ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasındaki icra takibinin davacı tarafça davalı aleyhine 2.601,77 TL üzerinden 01/03/2017 tarihli satış sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağa ilişkin olarak ilamsız takip yoluyla başlatıldığı, davalı tarafın itirazı üzerine icra takibini durduğu, belirlenmiştir.
Taraflar arasındaki satış sözleşmesinde işveren olarak ... İmalatçı olarak İmbat Soğutma Makina San.Tic Ltd. Şti olarak belirtildiği, sözleşme konusunun sözleşmede belirtilen koşullarla detayları belirtilen cihazın imalatının yapılarak işverene teslim edilmesine ilişkin olduğu, sözleşme fiyatının 15.340 Euro olduğu, ödeme şekli başlıklı 5. Maddede " ödemeler Türk Lirası olarak yapılacak ise nakit avans bedeli ödeme günündeki çekler tahsil edildiği gündeki TCMB efektif satış kuru ile Euro ya çevrilicektir. Tüm ödemeler tamamlandıktan sonra oluşucak bakiyeye göre işveren ya da İmbat fark ödemesi yapacaktır" düzenlemesinin bulunnduğu, belirlenmiştir.
Mahkememizce 07/05/2019 tarihli ara karar ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesine karar verilmiş taraflara defter ibrazı hususunda ihtara yapılmış, davacı kayıtlarını inceleyen mali müşavirin bilirkişi raporunda davalı tarafın deftelerini ibraz etmediği,
davacı şirketin Kemalpaşa İzmir adresinde ticari defter ve belge inelemesi yapıldığını, davacı şirketin 2017/2018 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süre içinde yapılmış olduğunu, taraflar arasındaki 01/03/2017 tarihli taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinin 5. Maddesi "sözleşme fiyatında" mal bedelinin KDV dahil 15.340,00 Euro olduğunu, davacı şirketin 03/05/2017 tarihinde malın sevkiyatını davalıya yaptığını ve aynı gün faturasını düzenlediğini,
sözleşme fiyatının Euro olması sebebi ile yine sözleşmenin 5. Maddesi "ödeme şekli"nde Euro'yu TL'na çevirirken sözleşme kurunun TCMB Euro efektif satış kuru alınacağının belirtildiği ve davacı şirketin 03/05/2017 TCMB Euro efektif satış kurundan fatura bedeli 15.340,00 Euro'yu TL'na çevirerek kayıtlarına almış olduğunu, davalının 07/03/2017 tarihinde toplam 15.000,00 TL ödediğini, 03/05/2017 tarihinde ise 14.800,00 TL ödediğini, 18/05/2017 tarihinde 31/07/2017 tarihli 30.000,00 TL çek verdiğini, çekin 31/07/2017 tarihinde tahsil edilerek davacının ...
Bankası hesabına girdiğini ve cari hesap hareketi sonucu davacının ticari defterlerinde davalı şirketin 428,06 TL alacaklı olduğunu, kur farkı faturası düzenlenmesinin gerekip gerekmediğinin KDV açısından incelenmesinde uygulamada 18/01/2019 tarihinden önce kur farklarının KDV ye tabi oluğunua ilişkin açık bir hüküm bulunmadığını, yaşanılan tereddütlerin giderilmesi amacıyla Katma Değer Vergisi kanunun matraha dahil olan unsurlar başlıklı 24. Maddesinin 1. Fıkrasının c bendini fiyat farkı ibaresinden sonra gelmek üzere kur farkı ibaresinin eklendiğini,
taraflar arasında satış sözleşmesinin 5. Maddesinde mal bedeline istinaden yapılacak ödemelerin TL olarak yapılması halinde nakit ödemelerin ödeme günlerindeki TCMB efektif satış kuru ile Euro ya çevrileceği, çek ile yapılması halinde çekin tahsil edildiği gün TCMB efektif satış kuru ile Euro ya çevrileceğnin ifade edildiğini,
nakit ödeme tarihlerindeki efektif satış kuru ve 31/07/2017 tarihli düzenleme tarihli 30.000,00 TL tutarındaki çekin Euro karşılığının hesaplanmasında 31/07/2017 tarihindeki TCMB efektif satışy kuru dikkate alındığında davacının takip dava konusu edilen alacağının 478,55 Euro (2.601,83 TL) olduğu sonucuna varıldığını davacının ticari defterlerine göre lehte oluşan kur farkı tutarının kaydını yapmamış olması sebebiyle davalının davacı şirketten 428,06 TL alacaklı olduğunu taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı şirketin davcıdan 428.55 Euro alacaklı olduğunu sonucuna varıldığını bildirmiştir.
Alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde davacı tarafça davalı aleyhine İzmir ... icra müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla yapılan icra takibine davalı itirazının iptaline yönelik olarak iş bu davanın açıldığı, icra takibinin 01/03/2017 tarihli satış sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağa dayalı olarak başlatıldığı, kur farkı alacağının talep edilebilmesi için sözleşmede bu konuda hüküm bulunması ya da akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlı olduğu (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/17240 E - 2018/1950 K ), taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu cihazın bedelinin Euro olarak belirlendiği,
sözleşmenin 5. Maddesinde " ödemeler Türk Lirası olarak yapılacak ise nakit avans bedeli ödeme günündeki çekler tahsil edildiği gündeki TCMB efektif satış kuru ile Euro ya çevrilicektir.
Tüm ödemeler tamamlandıktan sonra oluşucak bakiyeye göre işveren ya da İmbat fark ödemesi yapacaktır" düzenlemesinin bulunduğu, sözleşmenin inkar edilmediği nazara alındığında davacının bilirkişi raporu ile belirlenen takip tarihi itibariyle 478,55 Euro karşılığı 2.601,83 TL alacaklı olduğu icra takibinin 2.601,77 TL üzerinden başlatıldığı belirlenerek davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/430, K. 2019/561, 24 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama