KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2019
- Esas no
- 2019/1099 Esas
- Karar no
- 2019/789
- Dava
- İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/08/2019
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasında 01/03/2019 düzenleme tarihli, ... nolu, 91.922,00 TL değerindeki irsaliyeli fatura ve 28/01/2019 düzenleme tarihli ... nolu 71.229,00 TL değerindeki irsaliyeli faturadan kalan 8.836,00 TL için davalı aleyhine Menderes İcra Müdürlüğü'nün ...
E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yaklaşık 4 yıldır devam eden ticari ilişkide bugüne kadar mal teslimi konusunda herhangi bir problem yaşanmadığını,malzemelerin teslim alınmadığı iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu,davalı tarafça malzemelerin neden teslim edilmediği konusundaki itirazlarını takipten önce müvekkiline iletmediğini, malzemelerin teslim alınmadığı iddiasını öncelikle faturadaki teslim alanın imzasının açıkça çürüttüğünü, teslimden sonraki aşamanın müvekkilin değil teslim alanın sorumluluğunda olduğunu, faturanın irsaliyeli faturada olması gereken tüm özellikleri taşıdığını,
yapılan arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirtip davalının haksız ve kötü niyetle yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20 den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında tanzim edilen 28/08/2019 tarihli sulh ve ibra protokolü kapsamında müvekkil davalı belediye aleyhine ikame edilen işu davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir
Mahkememizce yapılan 27/11/2019 tarihli celsede davacı vekili protokol kapsamında davalı tarafça taraflarına ödeme yapılmadığını, ödemeye ilişkin bilgilendirme de bulunmadığını, davanın kabulüne karar verilmesini, davalı vekili 10/09/2019 tarihli beyan dilekçesini aynen tekrar ettiklerini beyan etmiş, beyanlarını imzalarıyla ayrı ayrı tasdik etmişlerdir.
Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Somut olayda, Taraflar arasında mal alım satımından kaynaklı 01/03/2019 düzenleme tarihli, ... nolu, 91.922,00 TL değerindeki irsaliyeli fatura ve 28/01/2019 düzenleme tarihli ... nolu 71.229,00 TL değerindeki irsaliyeli faturadan kalan 8.836,00 TL nin ödenmemesi iddiası ile anlaşmazlık bulunduğu,TTK 16 maddesi kapsamında "Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi,
ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar."hükmü gereği davalı ...
Belediye Başkanlığı'nın tacir olmadığı nazara alınarak davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, HMK nun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1099, K. 2019/789, 27 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama