KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2020
- Esas no
- 2019/1168 Esas
- Karar no
- 2020/549
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 12/11/2019
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir kısım alacaklarının tahsili amacıyla davalı hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, gönderilen ödeme emrine davalının süresi içerisinde itiraz ettiğini, davalının haksız yetki ve borcunun esasına yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; icra dosyasına yasal süresi içerisinde itirazda bulunduğunu, davacı ile ticari alışveriş yapılmadığını, yetkili ve görevli mahkemenin Aksaray olduğunu, alınan malın Aksaray'da teslimi ve faturasının tanzim edilerek gönderilmesi üzerine kızı ...'in ... Bankası ... Şubesindeki hesabından internet bankacılığı aracılığıyla EFT yapılarak ödeme yapıldığını, öncelikle usul yönünden reddine, esastan da borcun ödenmesi nedeni ile borç bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davalının tacir olup olmadığı yönünden araştırma yapılmıştır.
Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Toplanan deliller, İzmir ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, Aksaray Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11/02/2020 tarihli ... sayılı, Aksaray Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 29/09/2020 tarihli cevabi yazısı ile Aksaray Esnaf Sanatkarlar Odası'nın 03/03/2020 tarihli cevabı yazılara dikkate alındığında, dava konusu olayda, davalının tacir ve esnaf kaydının bulunmadığı, 01/07/2011 - 14/09/2012 tarihleri arasında Aksaray'da bulunan gelinlik imalatı faaliyetinden dolayı mükellef olduğu ancak bu tarihten sonra aktif bir faaliyetinin bulunmadığı,
davacının davaya konu takip talebinde 2016 yılı itibariyle düzenlenen faturalara istinaden işbu davayı açtığı, davalının icra dosyasına sunulan fatura tarihlerinde, dava tarihli itibariyle ve halen gerek şahsı gerekse ortaklık kaydına rastlanılmadığı, bu haliyle davalının tacir niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde, eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında ticari dava niteliğinde olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından aşağıdaki şekilde hüküm tesisine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1168, K. 2020/549, 25 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama