KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2021
- Esas no
- 2019/250 Esas
- Karar no
- 2021/17
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/02/2019
Karar Metni
1.800 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 01/10/2018 tarihli 601.028,28 TL bedelli sipariş formuna istinaden müvekkili adına davalıya çekler verdiğini, ancak davalının siparişte belirlenen ürünleri süresi içinde müvekkile teslim etmediğini, bu sebepten çeklerin konusuz kaldığını, siparişin süresi içinde teslim edilmemiş olması ve bu süreçte müvekkiline iyi niyetli hiçbir açıklamanın yapılmamış olması,
gerçek dışı beyanlar ile oyalanması nedeniyle müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını, müvekkilinin alt taşeron olarak süreli inşaat sözleşmeleri ile çalıştığını, ürünlerin teslim edilmemesinin inşaatların yapım aşamasında aksaklıklara yol açtığını, konuya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin verilen çeklere ilişkin borçlu olmadığının tespiti ve vadesi gelip de ödenmiş olan çekler hakkında istirdat taleplerinin bulunduğunu,
müvekkilinin ticari itibarı bakımından ileride önlenmesi mümkün olmayan zararın doğmasının engellenmesi için ödeme yönünden hem bankadan tahsili hem de üçüncü kişiler tarafından icra yoluyla tahsilinin önlenmesi yönünde tedbir verilmesini ve cari hesap bakiyesi dikkate alınarak bir kısım ödemenin bir kısım alacaktan mahsup edildiği,
neticede 540.690, 99 TL lik kısım için davacının borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini, dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında 25/01/2019 tarihinde başvuru yapıldığını, 04/02/2019 tarihinde toplantı yapıldığını, davacı vekilinin hiçbir hukuki dayanağı olmadan toplantıyı erteleme talebi kabul edilmeyerek arabuluculuk sürecine ilişkin bilgilendirme tutanağında belirtilen kanun hükümleri gereği anlaşmama tutanağının imza altına alındığını bildirerek öncelikle müvekkili davacı ...
İnşaat San ve Tic. A.Ş adına ...
Bankası ... ... hesap nolu ... çek nolu 05/01/2019 tarihli 50.000 TL bedelli, ... çek nolu 05/02/2019 tarihli 160.000 TL bedelli, ... çek nolu 05/03/2019 tarihli 160.000 TL bedelli, ... çek nolu 05/04/2019 çek tarihli 160.000 TL bedelli, ... çek nolu 05/05/2019 çek tarihli 160.000 TL bedelli çekler ile ilgili İİK 72 ve ilgili maddelerine göre ihtiyati tedbir kararı verilmesi, kararın üçüncü kişilere karşı da kullanılabilmesi için icra takibi yönünden ayrıca belirtilmesine,
davalıya karşı borçlu olmadıklarının tespitine, vadesi gelip ödenen ve ödenecek çekler ile ilgili istirdat kararına, davalı adına asgari %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının hukuka aykırı olarak arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğini, davacı tarafça arabuluculuk başvurusu yapıldığını, müvekkili ile iletişime geçildiğini, 04/02/2019 tarihinde yapılan ilk toplantıda başvurucunun taleplerinin öğrenildiğini, taleplerin müvekkiline iletilmesi ve değerlendirilmesi için bir hafta sonraya ertelenmesinin talep edildiğini, başvurucu tarafından bu talebin kabul görmediğini, müvekkili ile görüşülmediği için işin esası hakkında değerlendirme yapılamayacağının arabulucuya ve başvurucuya bildirildiğini,
arabuluculuk tutanağına anlaşamama hali olarak "tarafların üzerinde anlaşamadığı uyuşmazlık konuları ikinci toplantı tarihi konusunda anlaşamamışlardır ve diğer taraf müvekkili ile görüşemediklerinden dolayı işin esasına girilememesinden oluşmaktadır." şeklinde tutanağa geçtiğini, davacı tarafından arabuluculuk süreci kanunun ruhuna aykırı olarak sonlandırıldığını, başvurucu işin esası hakkında görüşülmesini engelleyerek arabuluculuk talebinden zımnen vazgeçtiğini, hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunu'nun 17. Maddesinde arabuluculuğun sona erme hallerinden birinin taraflardan birinin arabuluculuk faaliyetinden çekilmesi olduğunu,
davacı işi esasına girilmeden arabuluculuk faaliyetinden çekildiğini, arabulucunun bu yönde tutanak düzenlediğini, davacının istirdat isteminde bulunduğunu, ancak istirdat talebinin TTK nun 792.
Maddesinde düzenlenen çek istirdadı mı olduğu yoksa İcra İflas Kanunu 72. Maddesi ve devamında düzenlenen çek bedelinin istirdadı mı olduğunun belli olmadığını, her iki durumda da davanın reddi gerektiğini, davacı aleyhine müvekkili tarafından icra takibi başlatılmadığı ve davacı tarafından icra tehdidi altında borç ödemesi gerçekleşmediğini, şartları oluşmayan dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, davacının çeklerinin konusuz kaldığı yönündeki beyanının hukuki gerekçeden yoksun olduğunu, çeklerin sebepten mücerret borç senetleri olduğunu, davacının çekleri siparişe istinaden verildiği iddiasının yerinde olmadığını,
çeklerin teminat olarak verildiğine ilişkin de çek üzerinde şerh mevcut olmadığını, davacının iddia ettiği sipariş bedeli ile çek bedellerinin farklı olduğunu, davacının sipariş formuna dayanılarak sözleşmenin kurulmuş olduğu yanılgısına düştüğünü, davacı tarafından sipariş verilmesinin icap olduğunu, müvekkili tarafından davacının teklifinin kabul edildiğine ilişkin beyan sipariş formunun hiçbir yerinde yer almadığını, çeklerin davacı tarafından müvekkiline borç ödemesi olarak verildiğini, aksini ispat eden davacının kesin delille ispat külfeti altında olduğunu, davacının talep ettiği kötü niyet tazminatının hukuki dayanağının olmadığını,
bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin dava konusu çekler, davalı tarafça ibrazı halinde davalı tarafa ödenmesinin ihtiyati tedbiren durdurulmasına, ihtiyati tedbir kararının davalı dışında üçüncü kişiler yönünden uygulanmamasına karar verilmiş, davalı tarafın dava şartına ilişkin itirazının dosya ve arabuluculuk tutanağına göre reddine karar verilmiş, ön inceleme aşaması tamamlanarak tahkikata geçilmiştir. Davaya konu çeklerin ödenip ödenmediği hususunda ... şubesine yazı yazılmış dava konusu çeklerin ödenmiş olduğu bildirilmiştir.
Dava konusu çeklerin bedelsiz olup olmadığı hususunun tespitine yönelik defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesine karar verilmiş, talimat mahkemesi yoluyla davacı tarafın defter ve kayıtlarını inceleyen bilirkişi dosyaya verdiği 01/12/2019 tarihli raporunda, davacı yana ait 2018 yılına ilişkin defterlerin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin mevcut olduğu ve 2018 yılı ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu,
davacı yanın 2018 yılı ticari defterlerinde davalı yan ile aralarında ticari ilişkinin mevcut olduğunun görüldüğünü, davacının defterlerinde davalı ile ilgili hesap hareketlerini 320.066 nolu satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davaya konu davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen 02/10/2018 tarihli ... nolu tahsilat makbuzunda tahsil eden ... olmak üzere davacı tarafından davalı emrine ... bankası ... şubesi ... hesap nosu üzerinde kayıtlı ... çek nolu 05/01/2019 tarihli 50.000 TL bedelli, ... çek nolu 05/02/2019 tarihli 160.000 TL bedelli, ... çek nolu 05/03/2019 tarihli 160.000 TL bedelli,
... çek nolu 05/04/2019 çek tarihli 160.000 TL bedelli, ... çek nolu 05/05/2019 çek tarihli 160.000 TL toplam 690.000,00 TL lik 5 adet çeki davalıya verdiğini , bu durumun yevmiye defterinde 2018 yılı ... nolu yevmiye maddesinde kayıtlı olduğunu, davacı tarafın incelenen 2018 yılı yevmiye defteri kaydi değerlerine göre davalı yandan 540.690,99 Tl bakiye cari hesap alacağı olduğunun görüldüğünü bildirmiştir.
Davalı kayıtlarını inceleyen mali müşavir bilirkişi 29/10/2020 tarihli raporunda.
Davalı yanın ibraz edilen 2018 ve 2019 yılı defterlerini e defter şeklinde tutulduğu ve beratlarının Maliye Bakanlığına sürelerinde gönderildiğinin görüldüğünü, davalı tarafa ait defter kayıtlarında taraflar arasındaki ilişkinin 2018 yılı öncesine dayandığı, 2018 yılı içinde 443 adet 3.539.219,44 TL lik fatura karşılığında davacıya mal satışında bulunulduğu buna karşılık davacıdan 4.079.910,70 TL alacaktan mahsup yapıldığı,
yıl sonunda 540.691,26 TL fazla alacak mahsubunun sipariş avansları hesabına aktarıldığının görüldüğünü, davalı şirket kayıtlarında açık hesap alacak hesabından ayrı olarak alınan sipariş hesabının bulunduğunu ve davacı ile ilgili 340 alınan sipariş hesabı altında yer alan 340.901.01.8911 ...
İnşaat San Tic A.Ş olarak fazla tahsil olunan paraların izlendiği hesap bulunduğunu, dava konusu çeklerin 2018 yılı kayıtlarında incelendiğinde 02/10/2018 tarihinde ... yevmiye ... fiş nosunda ki açıklama ile 50.000.00 TL, ..., ... yevmiye ... fiş nosundaki açıklama ile 160.000,00 TL, ... yevmiye ... fiş nosundaki açıklama ile 160.000,00 TL, ... yevmiye ... fiş nosundaki açıklama ile 160.000,00 TL, ... yevmiye ... fiş nosundaki açıklama ile 160.000,00 TL çek girişi sağlanarak alacaktan mahsup edildiğini, ve bu tarihte hesabın ters bakiye vermesi ile davalının davacıdan -675.580,01 TL fazla alacak mahsubu yaptığının görüldüğünü,
fişlerde ki açıklamanın ... makbuz ile alınan çek-Tümer Yeşil açıklaması olduğunu, davalı yanın 2019 yılı kayıtlarında 2018 yılından devir gelen 540691,26 TL fazla alacak mahsubunun 2019 yılına aktarıldığı, dava tarihi itibariyle davalı defter kayıtlarına göre davacıdan 540.691,26 Tl avans tahsilatının yattığının görüldüğünü, davalı defter kayıtlarına göre davacıdan 14.419,99 Tl alacaklı iken dava konusu toplam 690.000.00 TL bedelli 5 adet çeki aldığı ve çekler sonrası devam eden ticari ilişkide verilen çeklerin 540.691,26 TL lik kısmı karşılığının mal alınmadığını, çeklerin sadece 149.308,74 Tl lik kısmı karşılığı mal alınmış olduğu,
bu halde çek vadesine göre değerlendirildiğinde 05/01/2019 tarihli 50.000,00 TL tutarlı çekin tamamı karşılığı, 05/02/2019 tarihli 160.000,00 Tl tutarlı çekin 99.308,74 Tl lik kısmı için mal alınmış olduğu, söz konusu çekin 60.691,26 TL lik kısmı ile 05/03/2019 tarihli 160.000,00 TL tutarlı çek, 05/04/2019 tarihli 160.000,00 Tl, 05/05/2019 tarihli 160.000,00 TL tutarlı çeklerin tamamı karşılığı mal alınmamış olduğunu bildirmiştir.
Alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde davacı tarafça taraflar arasındaki 01/10/2018 tarihindeki sipariş formuna göre davaya konu çeklerin verildiği, verilen siparişin süresinde teslim edilmediği, çeklerin avans olarak verildiği, cari hesap bakiyesine göre ödemenin bir kısım alacaktan mahsup edildiği ve 540.690,99 TL tutarlı bedel yönünden davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine yönelik iş bu davanın açıldığı, dava konusu edilen çeklerde keşidecinin davacı, lehtarının davalı şirket olduğu,
incelenen taraf defter kayıtlarına göre davaya konu çeklerin 01/10/2018 tarihli sipariş formuna göre avans çeki olarak davalı tarafa verildiği, davalı kayıtlarında davacıdan 14.419,99 TL alacak bulunmakta iken davaya konu toplam 690.000,00 TL bedelli 5 adet çekin davalı tarafa verildiği ve davalı tarafın 14.419,99 TL lik alacağının mahsubundan sonra davaya konu edilen çeklerden 05/02/2019 tarihli 160.000,00 TL bedeli çekin 60.691,26 TL lik TL lik bölümü ile 05/03/2019 tarihli 160.000,00 TL 05/04/2019 tarihli 160.000,00 TL, 05/05/2019 tarihli 160.000,00 TL bedelli çekler karşılığında malın teslim edilmediği,
davaya konu çeklerin davalı tarafça ciro edilmesi sonucu tahsil edildiği, davacı kayıtlarında bakiye alacağın 540.690,99 TL olarak tespit edildiği belirlenerek bedelsiz kalan dava konusu çek bölümleri yönünden davanın kabulüne ve çek bedelleri ödenmiş olduğundan istirdata dönüşen bedelin davalı taraftan tahsiline karar verilmiş.
Dava değerinin 540.690,99 TL olduğu ancak kısa kararın maddi hata sonucu davanın kısmen kabulü ve fazlaya ilişkin talebin reddi şeklinde yazıldığı tespit edilerek dava değerine göre kısa kararın 1 nolu bendinin 3. Satırında 60.691,26 TL olarak yazılan bölüm 60.690,99 TL , 2 nolu bendin birinci satırında 540.691,26 TL olarak yazılan bölüm 540.690,99 TL olarak düzeltilmiş, bu hususun da belirtilmesi gerekmiştir.
TASHİH ŞERHİ
İş bu kararın 1 nolu bendinin üçüncü satırında "60.691,26 TL" olarak yazılan bölüm "60.690,99TL", 2 nolu bendinin birinci satırında "540.691,26 TL" olarak yazılan bölüm "540.690,99TL" olarak tashih edilmiştir.19.02.2021 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/250, K. 2021/17, 21 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama