KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2019
- Esas no
- 2019/324 Esas
- Karar no
- 2019/837
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 05/06/2018
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacının hiçbir sorumluluğu olmadığı halde ve tüm sorumluluğun kiracısı ...’e ait olduğunu bilmesine rağmen, önce İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden takibe geçtiğini, bu takibin itiraz üzerine durduğunu, bu takip yönünden itirazın iptali davası açılmadığını, daha sonra İzmir ....
İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden kiracının kullandığı işyerine tebligat çıkartıldığını, tebligatın (aleyhinde İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...-...
Esas ve Karar sayılı ilamı ile temerrüt nedeniyle tahliye kararı aldıkları) kiracı ...’e yapıldığını, müvekkilinin bu tebligattan hiç haberdar olmadığını, takibi haciz ihbarnamesi geldikten sonra öğrendiğini, sayacın abonesinin davacı olmadığını, müvekkilinin borçtan sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle, borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline, %20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, aboneliğin “ticarethane” abone grubunda olması nedeniyle davaya bakmakta asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, davacı tarafın iddialarının esas yönünden de geçerli olmadığını, davacının müvekkili şirketin ...
Şubesi’nin ... tesisat numaralı abonesi olduğunu, abonenin borçlardan sorumlu olacağının gerek mevzuat, gerekse içtihatlarla belirlendiğini, dava dışı ...’in davalının abonesi olduğu yerin kiracısı konumunda bulunduğunu, kaçak kullanımdan dolayı gerek dava dışı ..., gerekse davacı aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden ... yılı ... dönemleri için kaçak tahakkuk bedeli tahsili talebiyle icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine İzmir...
Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ... Esas sayılı davayı açtıklarını, kaçak kullanıma devam edilmesi üzerine ... yılı ... dönemler kaçak tahakkuk bedelinin tahsili amacıyla yine davacı ve dava dışı ... aleyhine İzmir ....
İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, takibe davacı tarafça itiraz edilmediğini, herhangi bir ödemede de bulunulmadığını, davacı tarafından mevcut aboneliğin feshedildiği veya iptal edildiği yönünde herhangi bir delil de getirilemediğini, bu nedenlerle davanın reddi ile davacının %20 oranından aşağı olmamak üzere tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile davalı tarafından davacı ve ... aleyhine 11.589,79TL asıl alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin 30.11.2017 tarihinde borçluya tebliği ile süresi içinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyası ile davalı tarafından davacı ve ... aleyhine 29.827,08 TL asıl alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin 22.06.2017 tarihinde borçluya tebliği ile itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... – ... Esas ve Karar sayılı ilamı ile davacı tarafından 3. kişi ... aleyhine açılan davada temerrüt nedeniyle tahliye kararı verildiği anlaşılmıştır.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının geldiği görüldü. İncelenmesinde; davacı ... AŞ tarafından davalı ... aleyhine açılan 2016/10-11-12 dönemlere ait 29.827,08 TL abone alacağının tahsiline ilişkin yapılan icra takibine itirazın iptali talebini içerdiği, yapılan yargılama sonucu, davanın kısmen kabulü ile toplam 8.248,66 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiği, kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından delil listesinin ibraz edildiği, davalı tarafından tesisat dosyasının ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Davalı kurumdan davalının aboneliği ile ilgili sözleşme ve ilgili belgelerin celbedildiği,buna göre davalının 09/03/2006 tarihinde ... tesisat numarası ile başlayan ticari işyeri aboneliğinin halen devam etmekte olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 15/05/2019 tarihli ve 18/09/2019 tarihli ara kararı uyarınca davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırmak üzere kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde yatırılmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelenmekle; uyuşmazlığın yanlar arasında elektrik tesisat sözleşmesinin varlığının tespiti halinde, davacının davalıya elektrik borcu olup olmadığının tespiti ile davacının, davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmakla, toplanan delillere göre ; davacının 09/03/2006 tarihinde ... tesisat numarası ile başlayan ticari işyeri aboneliği olduğu, davacının aboneliği devam etmekte iken işyerini ... isimli dava daşı üçüncü kişiye kiraladığı,
bu üçüncü kişi ile aralarında kira sözleşmesi devam ederken ve üçüncü kişinin fiili kullanımına rağmen davacının elektrik aboneliğini iptal ettirmediği, davacı adına aboneliğin devam ederek işyerinde kullanıldığı, kiracının işyerini tahliyesinden sonra ödenmeyen elektrik faturalarının gündeme geldiği, elektrik faturalarının kiracı tarafından ödenmemesi nedeniyle davacı şirketin ödemeleri sağlamak amacıyla davalı ve dava dışı ücüncü kişi ... aleyhine icra takibi yaptığı, hukuk yargılamasında fiili gerçekliğin değil , hukuki gerçekliğin önemli olduğu,
davacı ...'in abonelik sözleşmesini işyeri olarak kiraya verirken aboneliğini iptal ettirmemesi nedeniyle abone olarak yasal sorumlu olduğu, davacı tarafın elektrik bedelinin tahsili için fiili kullanıcı yanında kayden abone olan ve borç dönemi olan ... dönemlerde aboneliği devam eden davacıya karşı icra takibi yapmakta haklı olduğundan davanın reddine ,
Davalı tarafından kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de ; İİK.'nun 67/2 maddesi gereğince Mahkeme alacaklının haksız ve kötü niyetle icra takibinde bulunduğu ve itirazın iptali davası açtığı kanısına varırsa, alacaklıyı borçluya red olunan alacağın, %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edebileceği, somut olayda dava dışı üçüncü kişiye yapmış olduğu ödeme nedeniyle alacağını rucuen tahsil etmek için icra takibinde bulunan davacının icra takibinde bulunurken ve dava açarken haksız ve kötü niyetli olarak olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı, davacının alacağını tahsil etme amacı içerisinde olduğu, ayrıca ve açıkça ispat edilmiş kötü niyetinden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, talebin reddine karar verilmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/324, K. 2019/837, 11 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama