KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2020
- Esas no
- 2019/822 Esas
- Karar no
- 2020/604
- Dava
- Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
- Dava tarihi
- 10/04/2019
- Karar tarihi
- 17/12/2020
Karar Metni
1.743 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin tasfiye halinde olan davalı kooperatifin üyesi olduğunu, ayrıca kooperatif içinde bir arsaya sahip olduğunu, davalı kooperatifin tasfiye olmasına rağmen tasfiye amacına uygun olmayan gündem ile 10/03/2019 tarihinde toplandığını ve tasfiye amacına uygun olmadığını ve tasfiye amacına uygun olmayan ve müvekkiline özel ve özellikle müvekkilin durumunu ilgilendiren konularda genel kurul kararı aldırdığını, yönetim kurulu önceki kooperatifin başkanı olan müvekkili ile yaşadığı uyuşmazlıklara ve davaya konu olayları esas alarak ve müvekkilinin maddi yükümlülüklerini artırmak üzere gündem maddelerini oluşturduğunu,
bu nedenle genel kurul kararının iptali için işbu davanın açılmak zorunda olduğunu, davalı kooperatifin dava dilekçesine ekli gündem ile toplandığını, tasfiyeye girmiş kooperatifin bu gündem ile toplanmasının mümkün olmadığını, ancak tasfiye amacına uygun gündem ile toplanabileceğini, müvekkilinin bu yönde uyarılar yaptığını bu uyarının kooperatif yönetimi tarafından dikkate alınmadığını, müvekkil söz konusu genel kurul kararlarından 11,12,16 maddelere muhalif kaldığını ve bu hususu da tutanağa muhalefet şerhi koymak şeklinde genel kurul tutanağına geçirdiğini,
davalı kooperatifte "Tasfiye Kararı" alındığını ve kooperatifin tasfiye kurulunun oluşturulduğunu veya yönetim kuruluna aynı zamanda "tasfiye kurulu" görevi de genel kurul kararı ile verildiğini, genel kurul tutanağının 11. Maddesinde kooperatif üyesi olmamakla birlikte kooperatif altyapı, imkan, hizmet ve tesislerden faydalanan mülk sahipleri ile ilgili ortak giderlere katılım payı belirlenmesine ve bu hususta bir işletme projesi hazırlanarak ilgili kişilere tebliğ edilmesi ve yönetim kuruluna yetki verilmesinin oylandığını bu maddenin 26 red oyuna karşılık 58 kabul oyu alarak oy çokluğu ile kabul edildiğini,
bu kararın yerinde bir karar olmadığını, ortak gider katılım payı, ay boyunca yapılan ortak giderlerin tespiti sonunda belirlenen tutar olduğunu ortaklara ve ortak olmayan tüm yararlanan kişilere bölünerek belirleneceğini, ortakların genel kurulda belirlenen aidat ile bu giderlere katılmış olacağını, ortak olamayanların ödeyeceği gider katkı payının ise yönetimin kooperatifin tasfiyesi için yapmakla zorunlu olduğu tasfiye masrafları ile sınırlı olduğunu, ortak olmadıkları kooperatifin taşınmazlarında hisse sahibi olmamaları için yönetimin kooperatif için yaptığı tüm masraflara katılma zorunluluğu olmadığını,
gider katılım payının sabitlenemeyeceğini, ayrıca gündemde olmasına rağmen Yönetim Kuruluna gider katılım payının belirlenmesi konusunda yetki verilmediğini, genel kurulun kararının bu haliyle eksik olduğunu, yönetimin 10/03/2019 tarihli olağan genel kurulda talep edeceği gider katkı payını belirtmediğini, genel kurulda tutarın belirlenmesi için yetki aldığını,yetkinin geçersiz olduğunu, genel kurul tutanağının 12. Maddesine yapılacak alt yapı yatırımlarından faydalanacak olan kooperatif üyesi olmayan mülk sahiplerinden katılım bedeli toplanması ve yönetim kuruluna bu hususta yetki verilmesinin oylandığını, oy çokluğu ile kabul edildiğini,
ancak bu kararın yasaya yönetmeliğe, ana sözleşmeye uygun olmadığını, alt yapı imalatının kamuya ait olduğunu, genel kurul tutanağının 16. Maddesinde alınan kararın yasaya yönetmeliğe ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, genel kurul kooperatife ait taşınmazların kiraya verileceği konusunda yetki verilmiş ise de hangi taşınmazlar olduğunun tek tek belirtilmediği,
ne amaçla kiraya verileceği ve elde edilecek kira gelirinin de ne amaçla kullanılacağının belirtilmediğini, tasfiye halindeki kooperatifin tasfiye amacı dışındaki gelir elde etmeye yönelik bir karar vermesinin ve uygulamasının mümkün olmadığını, genel kurul toplantısına 48 üyenin asaleten ve 36 üyenin de vekaleten katıldığını düşünüldüğünde genel kurul iradesinin de tam oluşmadığının, davalı kooperatifin ferdi mülkiyete geçtiğini, bazı bağımsız bölümlerin satış suretiyle kooperatife ortak olmayan kişilere geçtiğini, tapusunu alıp kooperatif ortaklığından istifa ederek de ayrılanlara ait konutlarda bulunduğunu,
bu durumda ... sayılı yasa ile değil eğer koşulları varsa 634 sayılı yasanın uygulanması gerektiğini, ancak kooperatifin ... sayılı yasa kapsamında toplandığını, ayrıca genel kurul kararının tescil edilmesi ve yöneticilerle uygulanmaya başlanması halinde yöneticilerin kooperatifin tasfiyesine yönelik işlemler yapmayarak tasfiye dışında kooperatifin ihyasına ve tamamlanmasına yönelik inşaat faaliyetlerinde bulunup tahsilat işlemleri yapmalarının söz konusu olacağından yöneticiler bakımından güveni kötüye kullanma suçu oluşması kuvvetle muhtemel olduğunu,
mevcut yönetim kurulunun müvekkili ile yaşadığı uyuşmazlıklar üzerine gündem maddelerini belirlediğini, müvekkilinin kooperatif içinde bulunan arsasının müvekkilden önceki kooperatif üyesinin eski malikinden tahsil edilemeyen aidat borçlarını müvekkilden tahsil etmek istendiğini, müvekkili bu haksız ve usulsüz isteğe karşı çıkınca yönetim müvekkilinin kesinleşmiş huzur haklarını ödemediğini ve müvekkili bu huzur haklarının tahsili için kooperatif hakkında icra takibi başlattığını, yönetim bu haklı takibe yersiz ve sebepsiz şekilde itiraz ettiğini ve müvekkilinde bu haksız itirazın kaldırılması için İzmir ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas numarası ile itirazın iptali davasını açtığını iş bu davada bilirkişi raporu müvekkili lehine geldiğini, dosyanın karar aşamasında olduğunu bildirerek davaya konu genel kurul kararının 11,12 ve 16. Maddelerinin iptal edilmesine ve tescil edilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının iptal davası açmak için gerekli şekil ve usul koşullarını sağlamadığını, davacının genel kurulda imza ve itiraz kayıtlarının usul ve içerik açısından iptal davası açmak için yeterli olmadığını, taraflar arasında yapılan ara buluculuk görüşmeleri sırasında uzlaşma sağlanamadığını, davacının mevcut yönetimin önceki yönetim kurulu başkanı olduğunu, kendisinin yönetimde bulunduğu sırada bir kısım üyeler tarafından kooperatif aleyhine kendi seçildiği genel kurulun ve kararlarının iptali için İzmir ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, görev süresi bitip tekrar seçilemediğinde ise kooperatif aleyhine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Sayılı dosyasıyla huzur haklarını talep ettiğini, 2019 yılında yapılan en son genel kurulda davacı yine seçilemeyince iş bu davayı açtığını kooperatifin uzun yıllardır tasfiye halinde olduğunu ve tasfiye olamadığını, bu dava ile yapılamaz denilen faaliyetlerin daha fazlasının kendi yönetimi döneminde gerçekleştirdiğini, müvekkili kooperatifinin Seferihisar Ulamış mahallesinde özel imar ile kurulmuş bir arsa ve konut yapı kooperatifi olduğunu, bu nedenle belediyelerin sağlaması gerekli bir çok alt yapı tesisini özel imarlı olması dolayısıyla kendisinin sağlamakla yükümlü olduğunu, bu yükümlülüklerin en önemlilerinin yol,
su ve elektrik olduğunu, faaliyetler içerisinde sadece elektrik trafo ve dağıtım sisteminin ...'a devredilebildiğini, şebeke suyu, atık suyun arıtılması hususunda İzsu, site içi sokakların yapımı ve bakımı hususunda ise Seferihisar Belediyesi'nin devir konusunu kabul etmediğini, bu nedenle ortak giderlere katılım payı isminde aidat toplandığını, tasfiye halindeki kooperatifin seneler önce ferdileşmesi yapılarak ortaklara tapuların devredildiğini, ortakların kimi tapuları üçüncü kişilere devrederken kimilerinin taşınmazlarıysa cebri icra ile satılarak üçüncü kişilerin eline geçtiğini,
devralan üçüncü kişilerin pek az usulüne uyarak kooperatif üyeliğini de devrettiğini, bu nedenle kooperatif üyesi olmayan ancak hizmetlerden yararlanan üçüncü kişilerin ortaya çıktığını, bu kişilerden uzun zamandır ortak giderlere katılım bedeli, vekaletsiz iş görme veya sebepsiz zenginleşme hükümlerinin istendiğini, yine bu kişilerden mevcut alt yapı tesislerinin bakım, onarım giderleri ve herkesin kullandığı tesislerin yapım bedeli olarak katılım bedelleri toplandığını, davacının dilekçesinde belirttiği açıklamaların sanki tasfiye halindeki kooperatifi yeniden harekete geçiyor, inşa faaliyetlerine başlıyor gibi gösterildiğini,
yönetimde bulunan kişilerin hiçbirinin profesyonel kooperatif yöneticisi olmadığını belirterek davacının gerekli usul şekil esas ve içeriğe sahip olmayan genel kurul kararı imza ve ihtirazı kayıtlarının iş bu davanın açılması için uygun olmadığından bahisle davanın reddine, davacının talep ettiği tedbirin reddine ve tüm taleplerinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin 19/07/2019 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı kooperatifin sicil kayıtları celp edilmiş, davaya konu 10/03/2019 tarihinde yapılan 2018 tarihine ait olağan genel toplantısın ilişkin tutanağın incelenmesinde gündemin 11.maddesinin "kooperatif üyesi olmamakla birlikte kooperatif alt yapı, imkan, hizmet ve tesislerinden faydalanan mülk sahipleri ile ilgili ortak giderlere katılım payı belirlenmesine ve bu hususta bir işletme projesi hazırlanarak ilgili kişilere tebliğ edilmesi ve yönetim kuruluna bu hususta yetki verilmesi oylandı.
Yönetim kuruluna 26 red 58 kabul oyu alarak oy çokluğu ile yetki verildi." 12. Maddesinde " yapılacak alt yapı yatırımlarından faydalanacak olan, kooperatif üyesi olmayan mülk sahiplerinden katılım bedeli toplanması ve yönetim kuruluna bu hususta yetki verilmesi oylandı. 66 kabul 18 red oyu alarak oy çokluğu ile yetki verildi." 16. Maddesinde " kooperatif taşınmazlarının kiraya verilmesi hususunda gündem oylandı.
Kamu İhale kanununa göre kooperatif taşınmazlarının kiraya verilmesi hususunda yönetim kuruluna 36 red 43 kabul 5 çekimser oyu alarak oy çokluğu ile yetki verildi." hususlarının belirtildiği, gündemin 19.maddesinde " ...Divan başkanı alınan kararlara itiraz eden ve muhalefet şerhi düşen olup olmadığını sordu.
Üyelerden ... ve Yolcu Bilginç'in gündem maddelerinden 11,12 ve 16 maddelere şerh düştüklerini belirttiler, başkaca şerh düşen olmadı." hususunun yazıldığı belirlenmiştir.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda 11/03/2019 tarihli raporda; davalı kooperatif 2006 yılında ferdi mülkiyete geçerek taşınmazların mülkiyetinin ortaklara devredildiğini, 29/04/2006 tarihinde genel kurulda tasfiye kararı alındığını, 2016 Aralık ayına kadar bireysel elektrik abonelikleri tesis edilemediğinden konutların elektrik ihtiyaçlarının kooperatif üzerinden temin edildiğini buna karşılık konutların su ihtiyaçlarının kooperatif tarafından temin edildiğinin anlaşıldığını, davacının davalı kooperatifte 515 nolu ortak olduğunu,
davacının 10/03/2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına bizzat katıldığının anlaşıldığını, gündemin 11. Maddesinde alınan kararın kooperatif ortağı olmayanlardan tahsil edilecek katılım bedeli ile ilgili olduğunu, gündemin 12. Maddesinde " şerefiye katılım bedeli denildiği halde karardan şerefiye" ibaresinin bulunmadığını, söz konusu ibare çıkarıldığında bu madde ile 11. Maddedeki kararın aynı olduğunu, sözü edilen ibarenin sehven yazılmadığı görüşü ağırlık kazanmakta ise de gerekli düzeltme yapılmadıkça gündemin 12. Maddesinde alınan kararın şerefiye katılım bedeli ile ilgili olduğunun kabul etmenin mümkün olmadığını,
gündemin 16. Maddesinde alınan karardan davalı kooperatife ait olup kiraya verilebilecek taşınmazların olduğunun anlaşıldığını, davacı tarafın taşınmazların kiraya verilmesine mi yoksa kiraya verilme yöntemine mi karşı olduğunun açıklamadığını, bu haliyle sözü edilen kararın yasa ve ana sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına aykırı olduğunun kabulü için yeterli olmadığını bildirmiş, 03/11/2020 tarihli ek raporda ise önceki rapordaki tespit ve değerlendirmelerinin geçerliliğini koruduğunu belirtmiştir.
Alınan bilirkişi ve ek raporlarının ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde davacı tarafın davalı kooperatifin 10/03/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 11,12,16.
Maddelerinin iptaline yönelik iş bu davayı açtığı, davalı kooperatifin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu ve tasfiye halinde bulunduğu, davacının davalı kooperatifte ortak olduğu, kooperatifin halen tasfiye halinde bulunduğu, 10/03/2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına davacının katıldığı, genel kurul toplantısının 19. Maddesinin devamında gündem maddelerinin 11,12 ve 16. Maddelere şerh düştüğünü belirttiği, ancak muhalefet şerhini toplantı tutanağına yazdırmadığı,
davaya konu edilen 10/03/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 11 ve 12.maddelerinin kooperatif ortağı olmayanlardan tahsil edilecek katılım bedeline ilişkin olarak düzenlendiği nazara alındığında davacının söz konusu kararlar yönünden dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, davaya konu edilen kararların ana sözleşme, yasa ve yönetmeliğe aykırı olduğu hususunun incelenen tüm dosya kapsamıyla sabit olmadığı sonucuna ulaşılarak davanın reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.
Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/822, K. 2020/604, 18 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama