KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2020
- Esas no
- 2019/937 Esas
- Karar no
- 2020/588
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/05/2019
Karar Metni
1.454 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili davacı ...'nin ... da kurulduğunu, merkezinin Almanya'da bulunan 6 kıtada toplam 1720 çalışanı olduğunu, 1873 yılında kurulan 25 ülkede şubeleri, 47 adet arge merkezi ve 6400 çalışanı olan ve yıllık cirosu 2.3 milyar Euro olan ...'a ait bir kuruluş olduğunu, müvekkili şirketin bir kimya şirketi olduğunu, davalı ...
İşletmeleri San ve Tic A.Ş'nin ise yapı sektöründe olduğunu ısı yalıtımlı, hafif, yanmaz ve deprem güvenliğini sağlayan, blok ve donatılı ürünler ile ...
Yalıtım Plağı ürettiğini ve satışını yaptığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yaklaşık 20 yıl gibi bir süreye dayandığını, herhangi bir sorun yaşanmadan ticari ilişkilerini sürdürdüğünü, davalı şirketin faturalarının ödemelerini düzenli olarak gerçekleştirdiğini, ancak 2018 yılının yaz aylarından itibaren finansal sıkıntıya girdikten sonra ödeme yapmadığını, tek bir fatura ödenmediği halde davalı siparişini verdiğini, ürünlerin teslimatını kendilerini desteklemek amacıyla her zamanki prensipler çerçevesinde gerçekleştirdiğini,
taraflar arasındaki anlaşmaya göre müvekkili davacı şirket tarafından kesilen faturaların ödeme vadelerinin 90 gün olarak belirlendiğini, altı ay gibi kısa bir sürede cari asıl alacak işleyen 1.000.000,00 Euro civarında olduğunu, davalı şirketin ekonomik durumunu düzeltir düzeltmez borcunu kapatacağını, mal tedarikini kesmeden desteklemesi koşuluyla ticari faaliyetini sürdürebileceğini ve müvekkilinin desteği ile ayakta kalabileceği sözlerine ve uzun yıllara dayanan ticari ilişki neticesinde müvekkilinin davalı şirketi olabildiği kadar desteklediğini,
ancak davalının her geçen gün yükselen borcuna rağmen biriken cari hesap borcunu ödemediğini, finansal sıkıntılarını beyanla ödemeleri için süre talep ettiğini, karşılıklı yapılan görüşmelerin ve toplantılardan sonra da davalı şirketin somut bir ödeme planı sunmadığını ve hatta görüşmeyi de tamamen kestiklerini, müvekkilinin ticari faaliyetine büyük oranda zarar veren bu bekleme sürecenin artık sona ermesi ve davalıdan olan alacağının tahsili için hukuki girişimde bulunma zorunluluğunun doğduğunu, davalı şirket aleyhine İzmir ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 7 örnek ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin yasal süresinde takibe itirazı üzerine dava şartı olan ara buluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı şirketin maliki olduğu üç fabrikadan İzmir de bulunan fabrikasını ...
İnşaat Turizm San ve Tic A.Ş'ne satıp devrettiğini öğrenildiğini, davalı şirketin ... ve Kırıkkale de olmak üzere iki adet fabrikası ve fabrikaların demirbaşları ve araçları bulunduğunu, hepsinin ... bank T.A.Ş tarafından rehinli olduğunu ayrıca ... şirketi ve diğer alacaklılar tarafından ihtiyaten haczedildiğini, borçlu şirketi kendi ajandasına göre zorunlu kaldıkça ödeme yaptığını, ...'in fabrikalardaki demirbaşları haczedip kaldırma girişi sonrasında kendilerine bir miktar ödeme yaparak anlaşma yaptıklarını istihbar ettiklerini,
işçileri ve müvekkili şirket dahil diğer alacaklılarının ödemelerini yapmamak veya uzatabilmek için yasal tüm olanakları sonuna kadar kullandığını, İzmir dışında özellikle Karadeniz Bölgesinden cari hesaba dayalı alacaklar için davalı aleyhine ihtiyati haciz kararları verildiğinin öğrenildiğini bildirerek İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı yanın haksız ve kötü niyetle yaptığı itiraz nedeniyle asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalı şirket aleyhine üçüncü kişilerce yüzlerce icra takipleri yapıldığı ve ihtiyati haciz kararları verildiğini ve bazı takiplerin kesinleşmiş olması söz konusu olduğundan müvekkili şirketin mağdur olmasının önlenmesi amacıyla davalı şirkete ait taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasına,
bu taleplerinin uygun bulunmaması halinde ihtiyati tedbir konulmasına ve karar kesinleşinceye değin devamına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirket ile müvekkili şirketin dönemsel olarak bir takım ticari ilişkilerde bulunduğunu, bu süreçte tarafların cari hesap ile çalıştıklarını, davacı tarafça iddia edilenin aksine müvekkili şirketin davacı şirkete borçlu olduğu hususunun gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan cari hesap kayıtları ile müvekkili şirketin kayıtlarının örtüşmediğini, bu sebeple tarafına İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına sunulan borca itiraz dilekçesinde haklı olduklarını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin borçlu olduğunu kabul etmemek kaydıyla dava konusu edilen alacakların zaman aşımına uğradığını, bu nedenle zaman aşımı defi ileri sürdüklerini, davaya konu icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu bildirerek davanın reddine ve davacı aleyhine takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafın ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz şartlarının mevcut olmadığı, ihtiyati tedbire konu taşınmazların dava konusu olmadığından reddine karar verilmiştir. İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasındaki takibin davacı tarafça davalı aleyhine 1.044.480,00 Euro asıl alacak ve ferilerin toplamı 1.141.509,39 Euro üzerinden ilamsız takip yoluyla yapıldığı, davalı tarafın itiraz dilekçesiyle ödeme emrine konu borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu belirlenmiştir.
Taraf delilleri dosyaya bildirilmiş, takip konusu alacağın varlığı ve miktarının tespitine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosyaya verilen 11.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketin ticari defterlerinin e-defter formatında kayıt altına aldığının tespit edildiğini, e-defter uygulamasında noterde tasdik yaptırılmadığını, defterlerin yasal süresi içinde yüklenerek beratlarının alındığının tespit edildiğini, davalı defterlerinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2018 yılı öncesinde başladığı ve davacının cari hesabının satıcılar ana hesabı altında ... kodlu cari hesapta takip edildiğinin görüldüğünü,
davalı defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacının cari hesap bakiyesine göre davacının davalıdan 1.044.480,00 Euro alacaklı olduğunun görüldüğünü, takibe dayanan 16 adet faturanın toplamının 1.044.480,00 Euro olduğu ve fatura içeriği malların davalıya tesliminin dosya kapsamında fotokopileri bulunan CMR belgeleriyle ispatlandığının tespit edildiğini, davalı tarafın aylık BA formlarında takibe dayanak yapılan , davacı tarafça düzenlenen 16 adet faturanın beyan edildiği ve faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiğini,
davacının düzenlediği faturaların ve davalının yaptığı ödemelerin davalı defterlerinde kayıt durumu incelendiğini ve aynı zamanda dosya kapsamında yeminli tercümesi görülen ... bağımsız denetim şirket tarafından davacı ... defterlerinde yapılan inceleme ile hazırlanan "Ocak 2018 - Eylül 2019 arası faaliyet döneminde yapılan sevkiyat ve hizmetlerden doğan alacaklar için işletme denetim raporu " tespitleriyle karşılaştırma yapılarak 24.09.2019 tarihi itibariyle davacının ...
Beton AŞ 'ye düzenlediği 16 adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı , davalı defterleri ve dayanağı belgelerde yapılan incelemeler sonucunda takip tarihi itibariyle 1.044.480,00 Euro alacaklı olduğunun tespit edildiğini, taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşmeye rastlanmadığını, bu nedenle faturaların ödeme vadesinin ne olduğunun tespit edilemediğini, takip dosyasında talep edilen işlemiş faiz hesaplamasının 90 günlük vade tarihine göre yapılmadığı,
faiz başlangıcı olarak fatura tarihlerinin esas alındığı ve bu hesaplamaya göre işlemiş faiz talep edildiğinin görüldüğünü, davacının davalıya noter aracılığıyla gönderdiği bir ihtarnamenin tespit edilemediğini, davalının temerrüde düştüğü kanaatine varılması halinde işlemiş faiz toplamının 78.706,22 Euro olduğu bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde davacı tarafça davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasıyla faturalara ilişkin 1.044.480,00 Euro asıl alacak ve işlemiş faizler toplamı 1.141.509,37 Euro takip çıkış miktarı üzerinden yapılan ilamsız icra takibine, davalı tarafın itirazı üzerine iş bu davanın açıldığı,
alınan bilirkişi raporuyla takip konusu davacı defterlerinde kayıtlı faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu ve söz konusu faturaların davalı tarafın BA formlarıyla beyan edildiği ve davalının defter kayıtlarında da söz konusu fatura bedelleri toplamı 1.044.480 Euronun davacı alacağı olarak tespit edildiği bu nedenle davalı savunmalarının sübut bulmadığı sonucuna ulaşılarak davanın takip konusu asıl alacak üzerinden iptaline, işlemiş faize ilişkin fazlaya ilişkin talebin takip öncesi davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmemesi nedeniyle reddine,
alacak likit nitelikte olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.
Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/937, K. 2020/588, 10 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama