KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2021
- Esas no
- 2019/970 Esas KARAR NO : 2021/31
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 17/06/2019
Karar Metni
1.679 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ... Sigorta Şirketi tarafından kasko sigortası ile sigortalı ... plakalı kaza tarihinde müvekkiline ait araç, 11.03.2019 tarihinde sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki iken ... ili ... İlçesi ...
Sokak üzerinde seyir halindeyken önüne seyreden ... plakalı araca arkadan çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, taraflarca tanzim edilen 11.03.2019 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında da belirtildiği gibi kazaya sebebiyet veren müvekkiline ait araç sürücüsü olduğunu, müvekkiline ait bu araç ise kaza tarihi itibarıyla ...
Sigorta Şirketi tarafından ... poliçe no ile kasko sigortalı olduğunu, müvekkil aracındaki hasarın tazmini amaçlı kasko poliçesini tanzim eden davalı ...
Sigorta Şirketine başvurulduğunu ve ... nolu hasar dosyası açıldığını, hasar dosyası kapsamında müvekkili tarafından tüm iyiniyetle kendisinden istenilen belgeler davalı sigorta şirketine sunmuş olmasına rağmen, haksız ve gerekçesiz olarak ödeme yapmaktan imtina edildiğini, ekspertiz raporu düzenlenirken bir takım parçalar listeye dahil edilmemiş olmasına nedeniyle İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak ...
D.İş dosyası kapsamında müvekkilinin aracında oluşan hasar tespiti yaptırıldığını, ancak yetkili serviste yapılan ekspertiz neticesinde eksper raporuna göre ve tespit raporuna göre araçta daha fazla hasar olduğunun belirlendiğini, bilirkişi incelemesinde özellikle eksper raporu, tespit raporu ve servis tarafından yapılan ekspertiz raporu incelenerek rapor düzenlenmesini talep ettiklerini, kaza sebebi ile müvekkilinin aracında oluşan hasarın bedeli davalı sigorta şirketi tarafından haksız ve gerekçesiz olarak ödenmemesi nedeniyle davanın açılma zorunluluğunun doğduğunu, sigorta şirketinin sorumluğu, ödeme ve ispat yükü,
taraflar arasında kasko sigorta poliçesi akdedildiğini, sigorta hukuku düzenlemeleri Türk Ticaret Kanununda yer aldığını, örneğin; sigortacının sorumluğu ve rizikonun teminat dışı kaldığına ilişkin ispat yükünün sigorta şirketine ait olduğuna dayanaklarının "sigortanın kapması madde 1409-(1) sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur, (2) sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir" düzenlemesi olduğunu,
bu sorumluluğun sınırları ve miktarları da Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ile poliçeden anlaşıldığını, davalı sigorta şirketinin hukuki sorumluluğunun başlangıcı ve gerçek zararı ödeme yükümlülüğünün.
Karar Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın 3.3.4.1 düzenlemesine göre "sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en gen 10 iş günü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorunda olduğunu, tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından 45 gün sonra muaccel olduğunu, gerçek zararın tespitinden sonra sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğini,
sigorta şirketleri motorlu aracın neden olduğu riziko nedeniyle gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirebilmesi için gereken onarım ve işçilik ücretleri olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlık T.T.K.nunda düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklandığından ve bu tür sözleşmelerin T.T.K.nun m.3,4 gereği mutlak ticari işlerden olduğunu, hükmedilecek meblağa temerrüt tarihinden itibaren avans (ticari temerrüt) faizi uygulanmasını talep ettiklerini, kasko poliçesi genel şartları,
T.T.K. ve B.K gereği sigortalısının zararını poliçe teminat limit ve şartları dahilinde ödemekle yükümlü davalı tarafın eksik ödeme yapmış olması nedeniyle yasal yollara başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, hasar alacakları likit alacak olarak kabul edilmediği ve yargılamayı gerektirdiği için fazlaya ilişkin diğer talep ve haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans (ticari temerrüt) faizi ile birlikte yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına karışan, ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... no.lu ve 20/03/2018-20/03/2019 vadeli Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, başvuru sahibince 18/01/2018 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen kaza nedeniyle aracında oluşan hasara ilişkin bedelin tazmini talep edilse de ilgili talebin reddi gerektiğini, başvuru sahibini söz konusu hasara ilişkin müvekkili şirkete başvurusu üzerine ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, yapılan araştırma neticesinde, kaza yapan araçların hasarlanma şekillerinin birbiri ile örtüşmediğini,
kazanın kasko poliçesinden haksız kazanç elde etme amacı ile düzenlenmiş bir kurgu hasar olduğu tespit edildiğini, hasar dosyası kapsamında yer alan Adli Yargı Bilirkişi'si Fazlı Bahadır tarafından düzenlenen ayrıntılı raporda ... ve ... plakalı araçlarda oluşan hasar boyutları ve karakterlerinin birbiri ile uyuşmadığı tespit edildiğini, kaza fotoğraflarında da açıkça görüleceği üzere, müvekkili şirket tarafından sigortalı ... plakalı araçta direk vb. cisme çarparak oluşabilecek bir hasar olduğunu, oysa kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araçta sadece tamponda sürtme hasarı mevcut olduğunu,
araçlarda oluşan hasarlar açıkça birbiri ile örtüşmediğini, mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerinden olduğunu, eğer sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki, teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçtiğini,
bilirkişi tarafından yapılacak incelemede kazanın oluş şekli ile araçta oluşan hasar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının detaylı bir şekilde incelenmesini talep ettiklerini, keza talep edilen hasar tutarı da fahiş olduğunu ve hiçbir şekilde kabul etmediklerini, davacının gerek poliçe tanziminden önce gerekse riziko sonrası Türk Ticaret Kanunundan kaynaklanan beyan yükümlülüklerini yerine getirmemesi,
davaya konu kazanın bir "kurgu" kaza olması ve kaskodan haksız kazanç elde etme amacı ile organize edilmiş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını, davacının, müvekkili şirket bakımından poliçe teminatı dışında bulunan taleplerinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkememizce deliller toplanmış, hasar dosyası, sigorta poliçesi, araç tescil belgeleri ve İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası ile ilgili diğer belgeler celp edilerek dosyaya eklenmiş, temin edilen sigorta poliçesinin incelenmesinde kazanın poliçe teminat süresi içerisinde meydana geldiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinin düzenlemiş olduğu 07/11/2019 tarihli kök raporda özetle; davacı beyanları ve anlaşmalı kaza tutanağına göre meydana geldiği iddia edilen trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğunu, ... plakalı ... model otomobilde meydana gelen hasar onarım bedelinin KDV dahil 20.787,95 TL ve ikinci el piyasa rayicinin ortalama olarak riziko tarihi itibarıyla 110.000,00 TL mertebesinde olduğu ve tamirin ekonomik olduğunun,
... plakalı ... model araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin 1.460,56 TL olduğu değer kaybı zararının kasko sigortası teminatları içinde bulunmadığını, meydana geldiği iddia edilen kazanın oluş şekli ve kazaya karışan araçlardaki hasarların örtüşmediğini, kamera kayıtlarına göre 11.03.2019 tarihinde kaza mahalli olduğu iddia edilen yer ve saatte trafik kazası meydana gelmediğini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde kasko sigortası genel şartları 3.3.4.1 maddesi gereği kesin ekspertiz rapor tarihi 25.03.2019 tarihinden 10 iş günü sonra 09.04.2019 tarihinde 20.787,95 TL sigorta tazminatının muaccel hale geldiği belirlenmiş.
04.02.2020 tarihli ek raporda özetle; kök raporda belirlenen hususları tekrar edilerek kök rapordaki görüş ve kanaatlerin değişmediği belirtilmiştir.
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 02.12.2020 tarih ve 5496 sayılı raporunda özetle; USB içerisindeki mobese kamerası görüntülerinin incelendiğini, fotoğraftaki araçlara ait hasar durumu ile bilirkişi ve ekspertiz raporlarındaki hasarlanan parçaların kamera kaydındaki oluşa ilişkin görüntü ile uyumlu olduğu kanaatine varıldığının; kusur yönünden davacı taraf sürücüsü ...'ın % 100 (Yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğuna, dava dışı sürücü ...'ın kusursuz olduğundan dava konusu araçtaki hasar ve zarardan sorumlu olmadığına, araçta oluşan hasar yönünden toplam malzeme tutarı ve işçilik tutarının KDV dahil 17.306.- TL ve 3.481.-TL olduğu, dava dışı sürücü ...'ın kusursuz olduğundan dava konusu araçtaki hasar ve zarardan sorumlu olmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekili 15/12/2020 tarihli değer arttırım dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini 20.787,00 TL ye arttırarak söz konusu talebini harçlandırmış ve davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
Davalı şirkete hasar ihbarının yapıldığı tarihten itibaren 45 günü sonrası olan 26.04.2019 tarihi davalının temerrüt tarihi kabul edilerek faiz başlangıç tarihi olarak belirlenmiş; taraflar arasındaki ilişki kasko sigorta poliçesinden kaynaklandığından ticari ilişki kaynaklı olmadığından avans faizi yerine yasal faize hükmedilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklı davacı aracında kaza nedeniyle meydana gelen hasar bedeli istemine ilişkin tazminat davasıdır.
Mahkememizce toplanan deliller ve hükme esas alınacak nitelikte kabul edilen Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 02.12.2020 tarih ve ... sayılı raporu dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; dosya kapsamına göre 11.03.2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı sigorta şirketinin, kazanın meydana gelmesinde sürücüsü tam ve asli kusurlu olan aracın kasko sigortacısı olduğu ve kazanın kasko sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde meydana geldiği,
bu nedenle davalı sigorta şirketinin sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinden davacıya ait sigortalı aracın kasko sigortacısı olarak sorumlu olduğu; maliki davacı olan hasar gören araçta kaza nedeniyle 20.787,00 TL hasar meydana geldiği ve sigorta poliçesi teminat limiti kapsamında kaldığı; her ne kadar davalı hasarın kaza ile uyumlu olmadığını iddia etmiş ise de ATK raporunda da bizzat kaza anını gösteren mobese kamera kayıtları ile de tespit edildiği üzere meydana gelen hasarın kaza görüntüleri ile uyumlu olduğu,
davacının kaza sonrasında oluşan hasar bedelini davacıdan talep edebileceği, davacının zararının tazmin edilmesi için davalı sigortaya başvuru yaptığı ancak davalının muaccel alacağa ilişkin süresi içerisinde davacı tarafa herhangi bir ödeme yapmayarak temerrüde düştüğü anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/970, K. 2021/31, 27 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama