KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2020
- Esas no
- 2020/11 Esas
- Karar no
- 2020/79
- Dava
- Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı
- Dava tarihi
- 07/01/ 2020
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle. Borçlu ... hakkında .... İcra Müdürlüğünün ...
E sayılı dosyası ile 84.985,85 TL. nın tahsili için takip yapıldığını, 07/01/2020 tarihinde dosya kesinleşmiştiğini, davalılardan ...’un, 11.01.2018 745 yevmiye numarası ile ... de bulunan Mesken niteliğindeki taşınmazın kendi payına düşen ½ hissesinin ¼ hissesini 41.750,00 TL karşılığında ilgili tarihte henüz 20 yaşında olan oğlu ...’a, ¼ hissesini ise 41.750,00 TL karşılığında 11/01/2018 tarihinde sattığını , 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 278. maddesinde yasa koyucu ivazsız tasarrufların iptalinin istenebileceğini düzenledikten sonra karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar,
evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarrufların da bağışlama gibi kabul edileceğinin belirtildiği, Söz konusu husus .... HD. 30.03.2010 T. ... E. ... K. sayılı ilamında da “Yasanın 278/II-2 maddesine göre, karı ve koca ile usul ve fürü, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar bağışlama hükmünde olup iyiniyet ve bedel farkı gözetilmeksizin iptale tabidir.
280/1-2 maddelerinde de malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı bütün işlemler, borçlunun içerisinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin sair tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği, üçüncü şahıs borçlunun....üçüncü dereceye kadar kan ve sıhrı hısımı ise borçlunun durumunu ve amacını bildiği kabul edilir.” şeklinde belirtildiği,
yapılan satış işleminin gerçek bir satış olmayıp, kök muris ’un vefatından da önce borçlu ve ailesi yukarıda bilgileri verilen taşınmazda yaşadığını, taşınmaz üzerinde hiçbir tasarrufta bulunmamış olması taşınmazın alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla Borçlunun oğlu ve karısına devredildiği, belirtilen tüm nedenlerle 11/01/2018 tarihinde yapılan satış işleminin cebri icra yoluyla alacağın tahsiline yetki vermek üzere iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili uyap sistemi üzerinden gönderdiği elektronik imzalı 27/01/2020 tarihli dilekçesi ile vekalet ve sair masraf talebi olmadan davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davadan feragat, 6100 Sayılı HMK nun 307. maddesinde düzenlenmiş olup davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat, davaya son veren hem usul, hem maddi hukuka ilişkin taraf (davacı) işlemlerinden biri olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Feragatin geçerliliği için davalının veya mahkemenin kabul beyanına ihtiyaç yoktur.
Somut olayda, davacı vekilinin davadan 27/01/2020 tarihli dilekçesi ile feragat ettiği, vekaletnamesinde feragate dair özel yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/11, K. 2020/79, 29 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama