KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2021
- Esas no
- 2020/359
- Karar no
- 2021/7
- Dava
- Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 23/09/2011
Karar Metni
1.664 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
30/11/2011 günü davalı ... maliki olduğu sevk ve idaresindeki ... plakalı vasıtası ile alkollü vaziyette seyir halinde iken ... karayolunda gitmekte iken virajı alamayarak vasıtada bulunan müvekkillerinden oğlu ...'da vasıta ile birlikte su kanalına uçtuğunu, davalının vasıtadan çıkmayı başardığını, olay mahallinde gelenlere ben vasıtada yalnızdım, vasıtada başka kimse yok demek suretiyle müteveffanın boğularak ölümüne kasten sebep olduğunu,
olay mahalline olay anında gelenlerin davalının bu beyanı üzerine vasıtada başka biri olmadığına inanıp arama yapmadıklarını ancak saatler sonra gelen çekici vasıtayı çıkardığında müteveffa ...'un araç içinde boğularak öldüğünü gördüklerini, otopsi raporunda da müteveffanın boğularak öldüğünün yazıldığını, davalının vasıtada başka birinin olduğunu söylemiş olması halinde yardıma koşanların yardımı ile belkide müteveffayı vasıtadan çıkartılmış olabileceğini, yalnızdım beyanını ceza davasında birçok şahidin beyan ettiğini, bu hususun vicdanları sızlattığını, müvekkillerinin büyük manevi ızdırap içinde olduklarını,
müteveffanın 1986 doğumlu olup bilgisayar mühendisi olduğunu, müvekkillerinin tek oğlan çocuğu olduğunu, davalının ... plakalı aracın hem sürücüsü hem de sahibi olduğunu, davalı ... Sigortanın ise bu aracı sigortalayan sigorta şirketi olduğunu, müvekkillerinin murisi ...'un vefatı sebebi ile müvekkillerinden ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, olmak üzere ...
10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işyemekle olan kanuni faizi ile birlikte her iki davalıdan tahsili ile müvekkillerine verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakların mahfuz tutulmasına, yine müvekkillerinden ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işlemekte olan kanuni faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile müvekkillerine verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 21/09/2010-21/09/2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, zorunlu mali mesuliyet sigortasının sigortalının kusuru ile üçüncü şahıslara verdiği zararı poliçe limitleri ile sınırlı olarak tazmin ettiğini, müvekkili şirketin poliçe gereğince ölüm halinde sorumlu olduğu tazminatın mahiyeti itibariyle destekten yoksun kalma tazminatı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının ise lenin yaşı, gelir durumu,
muhtemel yaşam süresi,vs. faktörler göz önüne alınarak yapılan aktüerya hesabı sonucunda belirlendiğini, poliçede yazılı limitin ölüm hadisesinin gerçekleşmesi ile her halükarda ödenmesinin söz konusu olmadığını, bu nedenle davacıların gerçek zararının belirlenmesi gerektiğini, ayrıca tazminat hesabının hazine müsteşarlığı aktüerler siciline kayıtlı aktüer bir bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, ayrıca davaya konu kaza ile ilgili olarak ceza davası açılıp açılmadığının araştırılarak derdest ceza davasının mevcut olması halinde huzurdaki dava açısından bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini,
davacının murisin gelir durumunu ispatlamak zorunda olduğunu, davacıya SGK veya başka kurum tarafından ödeme yapılmış olması halinde bunun mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete yapılan bir başvuru söz konusu olmadığından müvekkili şirket temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı muris ... ve mirasçıları vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde müvekkilini haksız yere itham ederek haksız ve gerçeğe aykırı suçlamalarda bulunduğunu, Kemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyasının henüz sonuçlanıp kesinleşmediği halde müvekkilinin %100 kusurlu olduğunun iddia edildiğini, öncelikle ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, ceza dosyasında tanığın " adını sorduk söyleyemedi" dediğini adını bile söyleyemeyen şoka girmiş ağır yaralı müvekkilinin ne söylediğini dahi hatırlamadığını, müvekkili ile müteveffanın 05:00 sularında davacı ...'un yanından ayrıldıklarını, adı geçen davacının asliye ceza mahkemesindeki beyanında kazazedelerin alkollü olduğunu, ayrıldıklarında direksiyonda oğlunun olduğunu beyan ettiğini,
tanık beyanına göre olay sonrasında müvekkilinin üzerinin kuru olduğunu büyük ihtimalle araçtan fırladığını ve bayıldığını, yardım ekiplerini gelmesinin 07:00 yi bulduğunu müteveffanın müvekkilinin baygın olduğu sırada vefat ettiğinin muhtemel olduğunu, dava müvekkilinin olay gecesi geç olması ve yorgun olması nedeniyle Kemalpaşa'ya gitmek istemediğini ancak müteveffanın aracı kendisinin kullanacağını, hem KKTC hem de Türkiye Cumhuriyetinden alma iki adet ehliyeti olduğunu söyleyip trafik alkolden dolayı işlem yaparsa bu ehliyetlerden birini verip diğerini kullanacağını ayrıca cezayı da kendisinin ödeyeceğini söylediğini,
hem Kemalpaşaya giderken hem de dönerken aracı müteveffanın kullandığını, müvekkili ile müteveffanın iyi arkadaş olduklarını, müteveffanın Kıbrıs'ta iki yıllık büro yönetimi okuduğunu, 7, yılında halen okula devam etmekte olup okulu bitiremediğini, yüksek gelirinin olmadığını, müteveffanın ailevi sorunlar nedeniyle anne ve babasının ayrı yaşadığını, vefatından önce dert yanarak bu nedenle sürekli içtiğini, ailesine maddi hiçbir desteğinin bulunmadığını,
kazaya sebebiyet veren ve müvekkilinin de ağır şekilde yaralanmasına maddi-manevi zarar görmesine yol açanın müteveffa olduğunu belirterek müvekkilinin maddi ve manevi tazminat haklarını saklı tutmak kaydıyla tutulmak kaydıyla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Kemalpaşa ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/02/2020 tarihli ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı 15/07/2020 tarihinde kesinleşerek dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
Davacı vekili 29/01/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini davacı ... yönünden 32.153,09 TL'ye, davacı ... yönünden 22.443,29 TL'ye arttırarak talebini harçlandırmış, ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir.
Yargılamanın devamı sırasında davalı ...'in 10/09/2018 tarihinde vefatı üzerine dosyaya sunulan Adana ... Noterliğinin 04/04/2019 tarih ve ... yevmiye nolu mirasçılık belgesi uyarınca adı geçen davalının mirasçıları eşi ..., çocukları ... ve ... davaya dahil edilmiş, davada kendilerini vekil ile temsil ettirmişlerdir.
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin 17/11/2016 tarih, ... Esas ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde katılanların ... ve ... , sanığın ... olduğu.
Mahkemenin, olay tarihinde sanık ve ölen ...'un buluşup birlikte alkol aldıkları daha sonra sanığa ait olup ölenin kullandığı araçla Kemalpaşa'da bulunan katılan ...'un yanına geldikleri, sanığın bir süre burada uyuduğu, babası katılan ...'la görüşen ölenin tekrar İzmir'e dönmek istemesi üzerine katılan ...'un alkollü olduklarını ve Kemalpaşa'da kalmalarını istemesine rağmen bunu kabul etmeyen ölenin kullandığı araçla katılan ...'un yanından saat 05:00 sıralarında ayrıldıkları yaklaşık 8-10 km sonra direksiyon hakimiyetini kaybetmek suretiyle kanala uçtukları sanığın kendi çabaları ile araçtan kurtulduğu,
saat 07:00 sıralarında yoldan geçmekte olan tanık ...'in sanığı yardım isterken görüp yanında durduğu, tanık ... araçta başka şahıs olup olmadığını sorduğunda sanığın kimsenin bulunmadığını beyan ettiği, tanığın durumu sağlık ekipleri ve güvenlik güçlerine bildirdiği oluş ve kanaatine varılarak sanığın kullandığı araçla kaza yapıp taksirle ...'un ölümüne neden olduğu iddia edilmiş ise de, suça konu aracı ölen ...'un kullandığına dair sanığın savunmasını katılan ... tarafından doğrulanmış olması,
katılan ...'un yanından ayrıldıktan kısa bir süre sonra kazanın meydana gelmiş olması ve sanığın savunmasının aksine olaydan sonra kazanın ve alkolün etkisiyle söylediği beyanlardan başka şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle sanığın taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasının mümkün olmadığı kanaatine varıldığı,
olay tarihinde kendisinden yardım isteyen sanığı yaralı vaziyette görüp olaya müdahale etmek isteyen tanık ...'in araçta başka bir şahsın olup olmadığını sormasına rağmen sanığın araçta başka şahıs olmadığını beyan ederek ihmali davranışla ...'un ölümüne neden olduğu iddia edilmiş ise de, olay günü kazanın saat 05:00 sırlarında meydana gelmiş olması, aracın tamamen suyun içinde bulunması, tanık ...'in saat 07:00 sıralarında sanığı görüp araçta başka bir şahsın olup olmadığını sormuş olması,
tanık ...'ün sanığın üzerindeki çamurların kurumaya yüz tuttuğunu söyleyip kazanın çok önceden meydana geldiğini doğrulamış olması karşısında sanık araçta bir başka şahıs olduğunu tanık ...'e söylese dahi yaklaşık 2 saat süreyle bir insanın suda boğulmadan yaşamasının tıbben mümkün olmaması karşısında sanığın ihmali davranışla ölüme neden olduğuna dair iddiadan başka şüpheden yoksun kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesi ile sanığın beraatine karar verildiği ve kararın temyizde onama neticesinde 15/03/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce toplanan deliller tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı; her ne kadar 6098 sayılı TBK'nun 74.maddesi ( 818 sayılı Borçlar Kanununun 53.maddesi) uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, ceza mahkemesince verilecek beraat kararında kabul edilen maddi vakıaya ilişkin tespit hukuk mahkemesini bağlayacağından, İzmir ...
Ağır Ceza Mahkemesinin Yargıtay incelemesinden geçerek 15/03/2018 tarihinde kesinleşmiş 17/11/2016 tarihli ... Esas, ...
Karar sayılı kararı ile " sanığın üzerine atılı kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi veya taksirle öldürme suçlarını işlediği sabit olmadığından beraatine" dair müris ...'in üzerine atılı haksız fiili işlemediğini tespit eden kesinleşmiş beraat kararında ceza hakiminin hükme dayanak yaptığı maddi olgular ve olayların kesin delil niteliğini taşıması nedeniyle hukuk hakimini bağlar nitelikte kabul edilmesi gerektiği, yerleşik uygulamanın da bu yönde olduğu nazara alınarak (HGK'nın 25.02.2004 gün 2004/11-115-108 ve 12.05.2004 gün 2004/4-290-289 sayılı kararları) İzmir ...
Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile kaza anında aracı bizzat ...'un kullandığına ilişkin tespiti karşısında ceza mahkemesinin verdiği beraat kararında haksız fiilin vakıasına ilişkin tespitinin mahkememiz dosyası bakımından kesin delil teşkil ettiği, davalı şahısların murisi ve davalı ...
Şirketinin sigortalısı olan ...'in haksız fiili ile müteveffanın ölümüne sebebiyet vermediği, bu nedenle davalıların talep edilen tazminatlardan sorumlu tutulamayacağı kanaatine varan Mahkememiz; davacılar ... ve ...'un tüm davalılar yönünden maddi tazminat taleplerinin, muris ... mirasçıları yönünden manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/359, K. 2021/7, 18 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama