KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/115 Esas
- Karar no
- 2024/402
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 10/02/2023
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacı şirket tarafından bayi olarak işlettiği ... AVM ... Petrollerinde ...'in 02/10/2019-03/10/2019 tarihleri arasında pompacı olarak çalıştığını, ...'in çalıştığı dönemde müşterilerden yakıt bedeli olarak tahsil ettiği 10.272 TL'yi alarak iş yerini terk ettiğini, olayın 04.10.2019 tarihli beyanname ile tutanak altına alındığını, davacı şirket tarafından ... ve ... hakkında yapılan şikayet üzerine İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...
Esas ...
Karar sayılı kararı ile ...'in TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 4 gün karşılığı 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, ... tarafından davacı şirkete 5.136,50 TL ödeme yapıldığını, ancak 10.272,00 TL zararının 5.135,50 TL'lik kısmının karşılanmadığını, davalı sigorta şirketi nezdindeki ak akaryakıt sigorta poliçesi ile poliçe kapsamındaki zararların 16.06.2019-14.06.2020 tarihleri arasında teminat altına aldığını, poliçe limitleri dahilinde zararın giderilmesi talebiyle davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya herhangi bir cevap verilmediğini,
arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.135,50 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; sigortalı işyerinde meydana geldiği bildirilen olay tarihinin 03.10.2019 olduğunu, TTK 1420 ve genel şart hükümleri gereği davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin adresinin Ümraniye/İstanbul olduğunu, HMK genel yetki kuralları gereğince yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacı şirketin ...numaralı, 14/06/2019-14/06/2020 vadeli ak akaryakıt paket sigorta poliçesi
ile sigortalı olduğunu, emniyeti suiistimal teminat limitinin 50.000,00 TL olduğunu, 07.10.2019 tarihli ihbar üzerine ... no'lu hasar dosyasının açıldığını, düzenlenen eksper raporunda olayın poliçe vadesi ve teminat dışı kabul edilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, davacı sigortalının işyeri sahasında gerekli koruma, tedbir ve denetim mekanizmalarını kurmadığını, emniyeti suistimal fiiline farkında olarak veya olmadan maruz kaldığını, basiretli tacir olma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, sigortalının sigorta poliçesi yokmuş gibi rizikonun gerçekleşmesini önlemek için gerekli özen, tedbir,
koruma ve rizikonun gerçekleşmesinden sonra kurtarma yükümlülüğü bulunduğunu, yükümlülüğün ihlali halinde sigorta örtüsünün sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanılmasının kaçınılmaz olacağını, davalı sigorta şiketinin poliçe vadesinde meydana gelen emniyeti suistimal eylemlerinden o vadedeki teminat limitleri dahilinde gerçek zarar ile sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.
Mahkememizce deliller toplanmış, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası celbedilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturan rizikonun 03/10/2019 tarihinde meydana geldiği, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin 6102 sayılı TTK'nın 1420. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 1446 ve 1427. maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin başlangıcının alacağın muaccel olduğu gün yani sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan 5 günlük ihbar tarihinin son günü olduğu, zamanaşımı süresinin bitiş tarihinin 5 günlük ihbar süresinin son gününden itibaren 2 yıl sonrası olduğu,
davanın 10.02.2023 tarihinde açıldığı, davalı vekilinin yasal süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, davanın zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
"...
Somut olayda dosya kapsamına göre; dava konusu rizikonun 05.08.2013 tarihinde meydana geldiği, zamanaşımı süresinin bitiş tarihinin 5 günlük ihbar süresinin son gününden itibaren 2 yıl sonrası olan 11.08.2015 olduğu, eldeki davanın ise bu tarihten sonra 20.04.2016 tarihinde açıldığı, davalı vekilinin yasal süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacının, davalı sigorta şirketi tarafından tazminatın ödeneceği intibaı yaratılarak zamanaşımı süresinin dolmasına neden olunduğuna yönelik iddiasını usulüne uygun şekilde kanıtlayamadığı tespit edilmiştir.
O halde; dosya içeriğine göre zamanaşımını kesen veya durduran nedenlerin bulunmadığı da gözetilerek davanın zamanaşımından dolayı reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemenin olayda uygulanma yeri olmayan ve trafik kazalarından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davalara uygulanan KTK'nun 109 ve TCK'nun 60. maddesi kapsamında ceza zamanaşımı uygulanması gerektiği yönündeki yanılgılı değerlendirmesi ile davanın kabülüne karar vermesi isabetli görülmemiş ve davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür. ..."
(Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 05/07/2017 tarihli, Dosya No : ... Karar No : ... sayılı ilamı)
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/115, K. 2024/402, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama