KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Esas no
- 2023/288 Esas
- Karar no
- 2024/552
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 05/04/2023
Karar Metni
1.245 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile İzmir Ticaret Odası arasında yapılan anlaşma uyarınca. İzmir Ticaret Odası Hizmet Binasının güvenlik hizmetlerinin müvekkili şirketçe yerine getirildiğini, sözleşme dönemi içerisinde. İzmir Ticaret Odası tarafından, sözleşme hükümlerine aykırı ve tek taraflı bir şekilde, 26.08.2022 tarihinde atılan mail ile.
29.08.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşmenin tek taraflı olarak feshedileceğinin bildirildiğini, İzmir Ticaret Odası tarafından haksız, hukuka aykırı ve tek taraflı bir şekilde, sözleşme hükümlerine riayet edilmeyerek sözleşmenin sonlandırıldığını, projeye davalı şirket tarafından özel güvenlik hizmeti verilmeye başlandığını, söz konusu projede müvekkili şirket bünyesinde hizmet vermiş olan personellerin de derhal işten ayrılmasının sağlanarak,
davalı şirket bünyesinde istihdamının sağlandığını ve aynı personellerin, aynı proje ve lokasyonda hizmet vermeye devam ettiğini, bu durumun haksız rekabete ilişkin mevzuat hükümlerine ve ticari dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiğini ve bu nedenle hukuki sorumluluğun, haksız rekabetten doğan maddi tazminatın tazmini gerektiğini, Söz konusu hukuka aykırılığın giderilmesi için davalı şirkete ihtarname keşide edildiğini, htarname karşı tarafa 21.10.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, bu tarih itibari ile temerrüt koşullarının oluştuğunu, söz konusu ihtara rağmen de hukuka aykırılık giderilmemiş, davalı yeni işveren şirket;
söz konusu işçilerin bu davranışını öğrendikten sonra dahi çalıştırmaya devam ettiğini, tüm bu sebeplerle davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden ve İş Kanunu m 23 uyarında maddi tazminat taleplerine istinaden şimdilik 100,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 21.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 15/05/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacının; tazminat davasını İş Kanunu'nun 23. maddesine dayanarak açmış olup görevli mahkemelerin iş mahkemeleri olduğunu, işçi ile eski işveren arasındaki sözleşmenin tarafı konumunda olmayan yeni işverenin, birlikte sorumluluğunun ancak haksız veya usulsüz feshe bağlı olarak işçinin sorumluluğunun varlığı halinde ve buna bağlı olarak gündeme gelebileceğini, yine müvekkili şirket ile davacı arasında ticari bir ilişki veya herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını,
davacının dava dışı İzmir Ticaret Odası bünyesinde istihdam ettiği işçilerin bir bölümünü kendi emek ve çabası neticesinde bulmadığını, istihdam etmemiş hali hazırda izmir ticaret odasının güvenlik hizmetlerini yürüten yüklenici firmaların mevcutta çalışmakta olan personellerini kendi bünyesine alarak istihdam ettirdiğini, işçilerin iradesinin dava dışı izmir ticaret odası bünyesinde çalıştığını, dava dışı izmir ticaret odası da işçilerin bu taleplerini kabul ettiğini, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde işçiye müdahale edilemeyeceğini, yıllardır aynı işyerinde çalışan işçilerin istifa iradesinin sergilemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu,
müvekkili şirketin; davacının dilekçesinde iddia ettiği üzere hiçbir işçiyi ayartması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını, davacının haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, bu sebeplerle öncelikle mahkemenin görevsizliğine, usule ilişkin itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ve İzmir Ticaret Odası'na yazılan müzekkerelere cevap verilmiş, cevap yazıları dosya içerisine kazandırılmış, davacı vekili tarafından 25/04/2023 tarihli delil dilekçesi ile Arabuluculuk tutanağı ve deliller dosyaya ibraz edilmiş, 03/10/2024 tarihli delil dilekçesi ile de tanıklarını bildirdiği, yine davalı vekili tarafından 18/09/2024 tarihli beyan dilekçesi ile tanıklarını bildirdiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde; davanın; davacının dava dışşı İzmir Ticaret Odası taarfından aralarında akdedilen sözleşme nedeni ile sağladığı güvenlik hizmetinin dava dışı İzmir Ticaret Odası tarafından feshedilmesi sebebi ile birebir aralarında sözleşme ilişkisi bulunmayan ve dava dışı İzmir Ticaret Odası ile ilişki halinde bulunan davalı yandan ihbar tazminatı haksız rekabet koşulları oluşması nedeni ile talebinden ibaret tazminat davası olduğu anlaşılmakla, taraflar arası uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise dosya kapsamı va gelen yazı cevapları göz önüne alındığında öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılarak dosya ele alınmıştır.
Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gereken bir husustur ve 6100 sayılı HMK’nın 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin kanunla belirleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu belirtilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Somut uyuşmazlıkta da taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, birebir davacı ile davalı arasında hukuki bir ilişki veya ticari bir hizmet sözleşmesi bulunmadığı, dolayısı ile TTK 4.maddesi kapsamında ticari davadan söz edilemeyeceği,
davacının talep dayanağı İş Kanunu 23.maddesi kapsamında olduğu,her ne kadar davacının davalı yanın haksız rekabet teşkil eden eylemi nden bahsetmiş ise de eylemin yalnızca davalının Ticaret odası ile güvenlik hizmet sözleşmesini davacıdan sonra yaptığı şeklinde bir anlatımının bulunduğu bu durumda 6102 sayılı TTK 55.vd maddesinde yer alan haksız rekabet hususu nedeni ile mutlak ticari davadan bahsedilemeyeceği çünkü davanın 4857 sayılı İş Kanununun 23.maddesi gerekçesi ile ihbar tazminatına dayalı ihbar tazminatının alınmasına yönelik açıldığı,
davalı şirketin yeni işveren konumunda bulunması nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 23.maddesi kapsamında davalının sorumlu olması nedeni ile davasını ikame ettiği, bu hali ile İş Kanununa dayanak yapılan davalı sorumluluğunun gerçekleşip gerçekleşmediğine ve bu nedenle ihbar tazminatının hak kazanılıp kazanılmayacağına ilişkin değerlendirmede görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğu, Görev kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsizliği nedeniyle açılan davanın reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/288, K. 2024/552, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama