İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/189 K.2024/200

Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/189Karar2024/200Tarih8 Mart 2024Okuma10 dk · 2.021 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
8 Mart 2024
Esas no
2024/189 Esas
Karar no
2024/200
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
29/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.021 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili ..., davalı ...'in amcası olduğunu, ...'in babası vefat etmiş olduğundan davalı, halası ve amcasıyla sürekli olarak mal kavgası yapmış, kendisine hakkından çok mal verilmesine rağmen 29.12.2023 tarihinde Torbalı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...

E. Sayılı dosyası ile müvekkile ve müvekkilinin ablası ...'in çocukları ... ve ...'ya ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar için tapu iptal ve tescil davası açtığını, açılan dava hukuki mesnetten uzak olarak,

davalı tarafından haksız çıkılacağı bilinerek sırf karşı tarafı zarara sokmak için açıldığını, tapu iptali ve tescil davası gibi önemli bir davanın hele ki 2 ayrı taşınmaz için avukatla açılan bu davanın, dava dilekçesinin sadece 2 cümle oluşu da kazanmak niyetiyle değil davalı tarafından planlanan tuzağın bir parçası olarak açılmış bir dava olduğunu gösterdiğini, davalı ..., bu davayı açar açmaz taraflara haber göndermiş; halası ... ve amcası ...'in kendisine 20.000'er TL ödemeleri halinde davasından feragat edeceğini söylediğini, davalı gerekçe olarak da ilgili dava için;

ihtiyati tedbir için mahkemeye 20.000 TL teminat yatırdığını, 20.000 TL de avukat ve dava masrafı yaptığını bu tutarların kendisine ödenmesi şartıyla davadan vazgeçeceğini beyan ettiğini, davada haklı olsalar da yargılama süreçlerinin uzunluğundan gözü korkan ve tapu iptal tescil davası için avukata ödeyecekleri paranın yarısına davadan tamamen kurtulacaklarını düşünen müvekkili ve kardeşi bu teklifi kabul etmişler, 20.000'er TL'yi hemen ödemek istediğini, davalı ... peşin ödemeyi kabul etmemiş, müvekkilinden 12.000 TL alarak 8000 TL de senet vermesini, halasından 11.000 TL alarak 9.000 TL de senet vermesini talep ettiğini,

müvekkili senet vereceği için davalının davadan feragatini kesinleştirmek için Torbalı ... Noterliği'nde ibraname düzenlediğini, ibranameye 28.02.2024 tarihli senet karşılığında Torbalı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dava dosyasından feragat edileceği yazıldığını, bu işlem sırasında noter tarafından "....

Bedelli senet" olarak belirtmeleri istenmiş davalı tarafından ise "senedin miktarı yazılmayacak yoksa anlaşma falan yok" diyerek müvekkili zorlandığını, 8000 TL'lik senet işlem sırasında yanlarında olduğundan noterin bizzat kendisi tarafından senet görülmüş ve ibraname düzenlenirken bedel yazdırmama konusunda davalının art niyetine tanık olunduğunu, bu hususta Torbalı ...

Noteri ...'nın tanıklığına başvurulmasını talep ettiklerini, tarafların Noterlikte bulunduğu anların görüntüsü güvenlik kameralarından görülmekte bulup bu görüntüler de CD yoluyla mahkemenize ibraz edileceğini, görüntülerde 8000 TL bedelli senet ve davalı tarafından bu senedin sürekli çekiştirildiği,

davacı müvekkili ile davalının noterde tartıştığı anlar görüldüğünü, müvekkili 65 yaşında, tahsili olmayan, Torbalı'nın bir köyünde kendi halinde hayatını devam ettiren, çiftçilik yapan, ticaretle ve senet işleriyle ilgisi olmayan yaşlı ve cahil biri olduğunu, keza sayılan bu özellikler müvekkilinin ablası için de aynen geçerli olduğunu, davalıya : "senetle uğraştırma bizi, 8000 TL değil al 10.000 TL daha verelim" denmesine rağmen davalı senet olmazsa anlaşma olmayacağını beyan ederek ısrarla senet talep ettiklerini,

bunun üzerine davalının yanında dolu olarak getirdiği 9000 ve 8000 TL tutarlı senetler imzalanarak kendisine teslim edildiğini, davalı ısrarla imzalanan senedin fotoğrafının çekilmesine izin vermemiş, imza tarihinden sonra da örnek istendiğinde bu talebi reddettiğini, müvekkili, davalı ...'e mesaj atarak senedin fotoğrafını istediği davalının ise "yok fotoğraf falan" diyerek terslediği ... yazışmalarının kayıtları eklerde sunulduğunu, senedin miktarına ve imzasına tanık olan kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesi halinde de bu husus ispat olunacağını,

müvekkilinin imzaladığı 8000 TL tutarlı ve 28.02.2024 tarihli senedin vadesi yaklaşınca davalıya para vermek ve senedi teslim almak için teklifte bulunulmuş, bu husus davalı tarafından reddedilmiş senedi teslim etmeyeceğini beyan ettiğini, senet veren kişiler yaşlı olması sebebiyle senet üzerindeki miktarın sonuna " # " işareti konmamış senetlere imza attıklarını, davalının ısrarla senedi teslim etmemesi üzerine de taraflarda davalının senet üzerinde oynama yapacağı, 8000 TL'nin sonuna "0" eklemek suretiyle miktarları değiştireceği konusunda doğal bir endişe oluştuğunu,

bu sebeple 18.01.2024 tarihinde müvekkil ve ablası ... tarafından davalı ...'e Torbalı ...

Noterliği'nin ... yemniye nolu ve "muhatabın elinde bulunan senetlerin 9000 ve 8000 TL miktarları ile sınırlı olduğunu, senet üzerinde oynama yapması halinde hakkında suç duyurusunda bulunulacağı" konulu bir ihtarname keşide edildiğini, bu dava tarihinde senet işleme konulmamış olduğundan henüz suç duyurunda bulunmamış olsak da dava sürecinde suç duyurusunda bulunulabileceği için buna ilişkin her türlü delil sunma hakkı saklı tuttuklarını, vade günü geldiğinde müvekkili ve vekilince davalı aranmış ödeme yapılacağı söylenerek senet teslimi talep edildiğini,

davalı tarafından ise "bana borcunun 8000 TL olduğunu mu sanıyor? bana borcu öyle bitmez, senedi yarın takibe koyacağım görür" şeklinde beyanlarda bulunduğunu, gerek bu beyanlar gerekse de arabuluculuk sürecinde anlaşmanın sağlanamaması davalının senette tahrifat yaptığı ve mevcut borçtan daha fazlasını talep edeceği konusunda haklı bir endişe yarattığından iş bu menfi tespit davasını açma zorunluluğumuz hasıl olduğunu, her ne kadar senet davalı tarafından doldurulmuş olarak getirildiğinden,

imza tarihinden sonra senet üzerinde yapılacak oynamalar da yine aynı elden çıkacak olsa da farklı zamanlarda yapılan yazımın mürekkep vb. Unsurlardan tespit edilebilmesi ihtimaline binaen ve senette yazıyla " sekiz bin" yazan kısımda araya, öne veyahut başka yere eklenecek yazının tespiti için davaya konu senet üzerinde kriminal incelemesi yaptırılmak suretiyle bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, senedin teslim edilmemesi üzerine tarafların akrabalık ilişkilerinden kaynaklı olarak araya akrabalar girmiş, davalı ikna edilmeye çalışıldığını, ancak davalı tarafından bu kişilere "benim yeminim var, intikamımı alacağım,

ona göstereceğim" dediği duyulduğunu, tarafların arasındaki akrabalık ilişkisinden kaynaklanan kavga ve olaylar ile mal paylaşma kavgalarından kaynaklanan aralarında husumet bulunmaktadır. Torbalı... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. ... K. , Torbalı... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. ... K. , Torbalı ... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. ...

K. Sayılı dosyalarda müvekkili sanık, davalı ise müşteki konumunda olduğunu, bu dosyalar tarafların aralarındaki kavganın yıllardır devam ettiği hususunu ve husumetin varlığını kanıtladığını, tüm bunların yanında davalının aynı şeyi hem halasına (müvekkilinin ablası ...), hem de amcası müvekkili ...'e yapması planlı ve kötü niyetli süreci ispat etmekle birlikte davalının aynı zamanda babasından kalan mallarda hakkının yendiği düşüncesinin bulunduğunu ve kendince hakkını alma çabasının göstergesi olduğunu, ...'de aynı tuzağa düşürülmüş olduğundan onun senedi açısından da İzmir ...

Asliye Ticaret Mahkemesinin ...

E.sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, davalı ... kendisine kalan miras mallarını çarçur etmiş ancak halası ve amcasının köylerinde halen mal varlığının (ev, tarla vb.taşınmazlar) bulunması da intikam saikini güçlendirdiği gibi, kendisine göre maddi durumu daha iyi olan bu kişilerden hileli yollarla para kopararak sebepsiz zenginleşmeyi planladığını, müvekkili imzaladığı senet tutarı 8000 TL'yi vade tarihinde ödemeyi teklif etmiş ancak davalı tarafından kabul edilmediğini,

"Tapu iptal ve tescil davasındaki feragat sebebiyle kendisine yüksek miktarlı bir senet verildiğini" beyan etmiştir.8000'lik tutarın dışında kalacak kısım için senet bedelsiz kalacağından müvekkili bu senetten doğan borcunu ödemeden kaçınma yetkisi veren bir “daimi defi” elde ettiğini, aksi halin kabulü sebepsiz zenginleşme hükümlerine aykırı olacağını, nitekim menfi tespit davasının konusu, müvekkili yaşı ve cahilliği gereği TTK çerçevesinde senedin unsurlarının bulunup bulunmadığını tespit edecek kapasitede olmadığından ve davalı tarafından senedin örneği paylaşılmadığından değerlendirme yapılamadığını,

mahkemeye ibraz edilmesi veyahut icra takibine konulması halinde senet üzerinde TTK kapsamındaki şekil şartlarını taşıyıp taşımadığı, sebebe bağlılık konusunda aykırılık taşıyıp taşımadığı gibi açılardan da geçerliliğinin tartışılmasını talep ettiğini, senet görülmediğinden bu hususta beyanda bulunamamakta olup dava sürecinde senedin ortaya çıkması halinde senedin unsurlarına, geçersizliğine ve irade fesatına yönelik beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davalının senet üzerinde oynama yapıp yapmayacağı şu an bilinemediğinden bedelsizlik ile sahtelik iddiasına birlikte değinme zorunluluğu doğduğunu,

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da bedelsizlik ile sahtelik iddiasının bir arada öne sürülebileceğinin sabit olduğunu, geçerli bir bono tespit edilmesi dahilinde her ne kadar senedin aksinin yazılı delille ispatlanabileceği iddia edilecek olsa da hile ve sahtecilik iddiası tanıkla ispat edilebileceğini, müvekkili 8000 TL'lik borcunu kabul ediyor olsa da bundan sonra iddia edilecek her bedel sahtecilik olacağından tanıkla ispat zorunluluk haline geldiğini, nitekim yerleşik yargı içtihatlarında da senedin sahtelik iddiasında tanık dinlenebileceği ve mevcut bir ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiği sabit olduğunu,

davalı çok açık bir şekilde kötü niyet ve intikam saikiyle hareket ettiğinden TMK m.2 gereği bir hakkın kötüye kullanılması hukuken mümkün olmayacağını, nitekim laboratuvar incelemesi sonunda da bir kısım yazının daha sonra doldurulduğunun ve senette tahrifat yapıldığının tespiti mümkün olabileceğini, menfi tespit davası icra takibinden önce açılmış olup İİK m.72/2 gereği ihtiyati tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulması mümkün olduğunu, dava şartı olarak arabulucuk zorunluluğu getirilerek doğrudan mahkemeye başvuru kısıtlandığından bu hususta arabuluculuk başvuru tarihi göz önünde bulundurulması gerektiğini,

14.02.2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş 27.02.2024 tarihinde arabuluculuk toplantısı yapılmış ve süreç anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm taleplerine rağmen davalı vekilince halen arabuluculuk son tutanağı imzalanmamış süreç sürüncemede bırakılmaya çalışıldığını, davalı tarafından senedin yarın icra takibine konacağı beyan edildiğinden İİK m.72 gereği takip öncesi ve sonrası menfi tespit davasının hukuki değeri değiştiğinden bugün bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, arabuluculuk son tutanağı eksik imzalı şekilde sunulmuş olsa da süre verilmesi halinde tam imzalı son hali de ayrıca ibraz edileceğini,

aksi halin kabulünde mahkemeye erişim hakkı açıkça kısıtlanmış olacağını, davanın açılma tarihinde müvekkili aleyhinde başlatılan bir icra takibi bulunmadığını, davayı açma sürecinde icra takibi başlatılırsa veya başlatılmış olursa dahi dava tarihinde müvekkiline tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığından huzurdaki dava her koşulda takip öncesi menfi tespit davası olarak sayılması gerektiğini, İİK m.72/2 gereği tedbir için belirlenen teminat miktarı kendilerine bildirilmesi ile teminat tutarı mahkeme veznesine depo edileceğini, davanın kabulüne,

28.02.2024 vade tarihli senedin icra takibine konma tehlikesine karşın İİK m.72 gereği ihtiyati tedbir kararı verilerek açılacak icra takibinin durdurulmasına, senedin 28.02.2024 vade tarihli 8000 TL bedelli senet olduğunun tespitine, davaya konu kambiyo senedinin 3.kişilere ciro edilmesi halinde de sorumluluğun 8.000 TL ile sınırlı olduğunun tespitine, dava sürecinde muhtemel açılacak ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmasına,

terditli olarak : öncelikle müvekkilin 28.02.2024 vade tarihli senetten davalıya 8000 TL dışında bir borcunun olmadığının tespitine, dava sürecinde davalı tarafından senet üzerinde oynama yapılmak suretiyle senedin icra takibine konulması halinde iddia edilen yeni tutardan müvekkilin herhangi bir sorumluluğu ve borcu bulunmadığının tespiti ile açılan icra takibinin iptaline, üzerinde oynama yapılan senedin sahteliğinin tespiti ile senedin iptaline, dava sürecinde davalıya herhangi bir ödeme yapılması halinde iş bu davanın istirdat davasına dönüşmesine, her türlü maddi ve manevi tazminat hakkı saklı tutarak.

İİK m.72/5 gereği davalının olası bir icra takibinde talep edeceği tutarın %20'sinden aşağı olmayacak bir tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır. Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır.

Dava; Taraflar arasındaki 28.02.2024 vade tarihli 8000 TL (sekizbinTL) tutarlı kambiyo senedinden kaynaklı davacının borcunun 8000 TL ile sınırlı olduğunun, davalı tarafından senet üzerinde yapılan/yapılacak tahrifatların geçersiz olduğu fazlaya yönelik tüm taleplere ilişkin davacının borçlu olmadığının ispatı için takip öncesi açılan menfi tespit talebine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda

Bononun unsurlarının muayyen olmadığı, bir dava feragatine istinaden bono verildiği anack boş bono verildiği için davanın kalan kısmı 8.000 TL ile mahdut sorumlu olunup kalan kısmı için sorumlu olunmadığı gerekçesi ile dava açılmış ise de , bononun kurucu ve geçerlilik unsurlarının, bono görüntüsünün olmadığı;

Esasen bononun boş verilmesi sebebi ile boş kıymetli evrak verilip sonradan doldurulmasının da mümkün olduğu ve bu bağlamda anlaşmaya aykırılığın yazılı delil ile ispata tâbi olacağı, yine bu noktada devam eden davada feragat gerekçesi ile bono verilmiş ise de feragatin şarta bağlanmasının yanısıra feragatin vekil ile takip edilen davalarda vekil ile yapılmasının mümkün olduğu,

Asillere yapılan feragatin caiz olmadığı, keza bononun boş sened olarak tanzimi ciheti ile halen tedavül edip etmediği, hâmilin kim olup olmadığının belli olmadığı, bu doğrultuda mevcut dava şartları ve deliller itibari ile peyderpey peşinen tanzim edilip boş olarak verilen bono kaynaklı ı 8.000 TL ile mahdut sorumlu olunup kalan kısmı için sorumlu olunmadığı iddialarının yargıalam konusu olamayacağı nazara alınarak;

Açıklanan gerekçelerle davanın HMK'nun 114/1-h maddesinde düzenlenen davacının hukuki yararının bulunmaması sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1-Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK 114/1-h maddesi gereğince usulden REDDİNE,

2-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,

5-3.120,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline,

Dair ; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/03/2024

Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/189, K. 2024/200, 8 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe & Netice Ve Kanaat
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/189
Karar No
2024/200
Tarih
8 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/189 K.2024/216
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/190 K.2024/266
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/190 K.2024/244
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/190 K.2024/185
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/190 K.2024/210
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/190 K.2024/421

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.