KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/705 Esas
- Karar no
- 2025/405
- Dava
- Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 22/08/2024
Karar Metni
1.187 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili banka ile davalılar ... Şirketi ve müteselsil kefil ... arasında imzalanmış olan Business Card Sözleşmesine dayalı olarak kullanılan ... nolu, ticari kredi kartı borcu ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından davalı-borçlulara İzmir ... Noterliği 21.05.2024 tarih ... yevmiye no’lu ihtarname ve İzmir ...
Noterliği 25.04.2024 tarihli ...yevmiye no'lu ihtarname gönderilmişse de, davalılar borcunu ödemeyince alacağın tahsili amacıyla İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosyası üzerinden davalı-borçlular aleyhine icra takibine başlandığını ancak davalı-borçlular tarafından işbu icra takibinde borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğinden icra takibinin durduğunu, talep edilen alacağın likit olduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müteselsilen davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava dilekçesinde belirtilen aleyhe hususları kabul etmediklerini, müvekkili ...'un geçerli bir kefilliğinin bulunmadığını, bu sebeple kefalet hükümlerine dayanılarak müvekkil ...'tan talepte bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, kefile başvurulması için ön görülen şartların ile asıl borçlu firmadan temerrüt faizi talep edilebilmesi için ön görülen şartların oluşmadığını, bu sebeple de müvekkili ... hakkında icra takibi başlatılması ve müvekkili şirketten temerrüt faizi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin asıl borçlu ...
Şirketi firmasına hesap kat ihtarnamesinin elektronik yolla tebliğ edilmesinin zorunlu olduğunu, müvekkili şirketten temerrüt faizi talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından hukuka aykırı olarak fahiş miktarda faiz alacağının talep edildiğini, müvekkili ...'tan temerrüt faizi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ...'a hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge yer almadığını, tüm bu sebeplerle davacı tarafça haksız ve kötü niyeti olarak açılan davanın reddine,
dayanaktan yoksun ve haksız olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacı taraf aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER
İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının uyap çıktısı, ... Bankası'na yazılan müzekkereye verilen yazı cevabı ve ekindeki sözleşme suretleri, bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporu dosyamız arasındadır. İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü. İncelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından davalılar aleyhine 60.870,51 TL alacağın tahsili bakımından ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür. Mahkememizce 15/01/2025 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, dava, kredi alacağının tahsili için davacı banka tarafından başlatılan ilamsız icra takibine borçlu davalının borca itiraz neticesinde takibin durması sonucu itirazın iptali ve icra inkar tazminat istemine ilişkindir.
TBK’nın 583. Maddesi gereğince. “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz” hükmünü içermektedir.
Kefalet sözleşmesi için Kanun’da öngörülen bu şekil kuralı, bir ispat şekli olmayıp, geçerlilik şekli niteliği taşır. Bu nedenle, kefalet sözleşmesi Kanun’da öngörülen bu şekle uygun yapılmazsa, sözleşme TBK’nın 12/2. maddesi gereğince hükümsüz olacaktır. Zira.
12.4.1944 tarihli ve 1943/14 E., 1944/13 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu Kararında; sözleşmede kefilin ödeyeceği muayyen bir miktarın gösterilmiş olup olmadığının ve sözleşme içeriğinden böyle muayyen bir miktarın anlaşılmasına olanak bulunup bulunmadığının hâkim tarafından re’sen gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Tüm deliler ve kredi sözleşmesi ile ekleri celp edildikten sonra dosya bankacılık alanında uzman bir bilirkişiye tevdii edilmiş, mahkememizce de yeterli bulunan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre,banka ile davalı şirket arasında bila tarihli bussines card üyelik sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'un da 50.000 TL kefalet limitli olarak müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, kefalet limiti ve türünün el yazısı ile yazıldığı ve şirket yetkilisi olduğu ancak kefalet tarihinin yazılı olmadığı, sözleşmeye istinaden davalıya şirket kredi kartı kullandırıldığı,
borcun ödenmemesi üzerine noter kanalı ile davalılara ihtarname gönderildiği, davalı şirketin 03.05.2024 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü, sözleşme kapsamı itibari ile talep edilen temerrüt faizinin makul ve uygun olduğu anlaşılmakla bilirkişi tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda asıl borçlu şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, bununla birlikte kefil ... yönünden kefalet tarihinin sözleşmede yazılı olmadığı bu şekilde kefaletin yukarıda bahsedilen kanun maddesi gereği geçerli olmayacağından davalı ... yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş,
alacak likit olduğundan asıl alacak miktarı üzerinden İİK'nın 67/2.fıkrası gereği alacaklı lehine icra inkar tazminatına hümedilerek tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/705, K. 2025/405, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama