KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/707 Esas
- Karar no
- 2025/240
- Dava
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
- Dava tarihi
- 27/06/2024
Karar Metni
2.498 kelime·12 dk okuma·2 bölüm
Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 16/10/2024 tarih, 2024/351 E - 2024/577 K sayılı yetkisizlik kararıyla mahkememize tevzi edilmekle; yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin ...A.Ş ile davalı Sigorta Şirketleri arasında 15.09.2011 - 15.09.2012 tarihlerini kapsar nitelikte ve işveren mali mesuliyet sigortası kapsamında sigorta sözleşmesi imzalandığını, ilgi sözleşme; şirkel ve şirkete ait laşeron firmalar bünyesinde bordrolu ve SGK ya tahi tüm çalışanlara karşı kusuru ile yermiş olduğu maddi zararları kapsadığını, sözleşmenin incelendiğinde riziko müvekkil şirket bünyesinde hizmet yürüten taşeron firmaları da kapsayacak şekilde genişletildiğini, müvekkilinin şirket bünyesinde çalışan ...'nın 19.04.2012 tarihinde meydana gelen iş kaza neticesi yaralandığı ve işçi tarafından ...
1, İŞ MAHKEMESİ'nde... Esas numarası ile davanın ikame edildiğini, dosyada; meydana gelen iş kazası neticesinde müvekkil şirkete husumet yöneltilerek ... İş Mahkemesinde dava açılmış. yapılan yargılama neticesinde verilen karar 24:02:2023 Tarihinde kesinleştiğini, ilgili ilamın, ... İcra Dairesi ...
Esas sayılı dosyasına konu edilerek icraya konulduğunu, artık icra riski altına giren müvekkil şirkel ödeme yapmak zorunda kaldığını, yapılan ödemelere ilişkin dekontlar ek olarak dosyaya sunulduğunu, davalı sigorta şirketlerinin ihbar edildiğini, yukarıda esası belirtilen davalarda taraf olarak takibinin sağlandığını, ancak sigorta şirketi sözleşmeye uygun hareket etmediğini, müvekkil şirket ödeme yapmak zorunda kaldığını, yapılan ödemelere rağmen sigorta şirketlerinin alacakları müvekkil şirkete ödemediğini,
müvekkilin şirket rizikoya dahil olmasına rağmen. siyorta tarafından ödenmeyen alacaklarına kavuşmak amacıyla arabulucuya başvurmuş yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde büyük oranda (leran Sigorta Dahil) kısmi anlaşma ve kısmi anlaşmama şeklinde sonuçlandığını, sigorta sözleşmesinden doğan alacaklarımızın ödeme tarihinden itibaren işleyccek ücari faizi ile birlikte her şirketin sorumluluğu oranında alınarak müvekkil şirkete verilmesine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 28/02/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Sigorta sözleşmesinden kaynaklı alacakların taraflarına ödenmesi amacıyla açılan davanın dava değeri 1.000 TL olarak bildirdiklerini, sigorta şirketlerince yapılan ödemeler ve müvekkil şirketin yapmış olduğu ödemeler gözetilerek dava değerinin dava dilekçesi ile 1.000 TL olarak talep edilen alacak miktarını 90.500,76 TL artırarak toplam (... Sigorta A.Ş sorumlu olduğu miktar 45.750,38 TL, ...A.Ş sorumlu olduğu miktar 45.750,38 TL ) = 91.500,76 TL olmak üzere ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketince sunulan cevap dilekçesinde özetle. Dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, TTK 1420.maddesinde.
"Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" düzenlemesi mevcut olduğunu, devam ile yine Müteselsil borçlular arasındaki iç ilişkide rücu temel ilişkiye göre tespit edildiğini, davaya konu talep iş kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat talebine ilişkin olduğundan Borçlar Kanunu 73 gereği de zamanaşımı süresi dolduktan sonra huzurdaki dava açıldığını, TBK 72/1.
Maddesi.
"Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar" hükmü yer aldığını, davanın öncelikle zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini, davacı tarafın, mahkeme dosyasına sunduğu delil ve belgeleri taraflarına tebliğe çıkartmadığından, anılan tüm belgelere karşı cevap ve itiraz haklarımız saklı olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 121.
Maddesinde; ""Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek,
mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur." denilmek suretiyle davacıların tüm belge ve delillerini tarafımıza tebliğe çıkartmak zorunda olduğu açıkça ifade edildiğini, Hal böyleyken, öncelikle dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin tarafımıza tebliğe çıkartılmasını, müvekkilleri sigorta şirketine usulüne uygun ihbar yapılmadığını, müvekkilleri ...
Sigorta A.Ş. konu davadan/kazadan ilk kez aleyhine yapılan arabuluculuk başvurusu ile haberdar olduğunu, öncesinde müvekkil sigorta şirketine herhangi bir başvuru ya da usulüne uygun ihbar yapılmadığını, ihbar yapılmadığından konu davada müvekkilimizin savunma ve davaya dahil olma imkanı bulunmadığını, kurulan hükmün tarafımızca kabulü ve şirketimize rücusu mümkün olmadığını, müvekkil şirketin dava öncesi temerrüde düşürülmediğini, sigortacıya usulüne uygun başvuruda bulunulmamışsa sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu muaccel olamayacağından temerrüdünden de söz edilemeyeceğini,
davaya konu kaza ile ilgili müvekkil şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığından ve bu kapsamda müvekkil şirket dava açılmadan önce temerrüde düşmemiş olduğundan davacı yanın dava dilekçesindeki taleplerinden dolayı müvekkil şirketin faiz ve ferilerden dahi sorumluluğu bulunmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dahi sigorta şirketi tüm fer'ilere temerrüt tarihi itibariyle faiz ve poliçe limiti ve yine koasürans payı nispetince katlandığını, avans faiz talebinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu talebin iş kazasından kaynaklı (haksız fiilden) maddi tazminat talebine ilişkin olup,
avans faiz talep edilemeyeceğini, avans faiz, ancak işin ticari nitelikte olması ve yine ticari işletmeye ilişkin olması halinde talep edilebilen faiz türü olduğunu, hak sahipleri işveren davacı sigortalıdan avans faiz talep edemeyecek ise yine onun sorumluluğunu üstlenen müvekkil sigorta şirketinden de avans faiz talebi mümkün olmadığını, talebin reddi gerektiğini, bu beyan ve savunmalarının saklı kalmak kaydıyla ve kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere işveren Sorumluluk Sigortası;
bir işyerinde işverene bir hizmet sözleşmesi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'na tabi çalışanların yükümlülüklerini yerine getirmesi esnasında uğrayacağı zararlar için işverene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına alan bir sigorta türü olduğunu, müvekkil sigorta şirketi nezdinde düzenlenmiş poliçe, sigortalıya yöneltilebilecek iş kazasından doğan talepleri;
poliçe teminatları kapsamında kalmak kaydı ile poliçe limitleri ile sınırlı olarak sadece sigortalının poliçede bildirilen faaliyet adresinde çalışan ve SGK hizmet döküm cetvelinde yer alan işçiler için ve sadece poliçede bildirilen faaliyet adresinde meydana gelecek olaylar yönünden , sigortalı şirketin (varsa) kusuru oranında teminat altına aldığını, kazalı işçinin,
sigortalının poliçede bildirilen faaliyet adresinde çalışan ve SGK hizmet döküm cetvelinde yer alan işçilerden biri olmaması ve/veya mezkur olayın poliçede bildirilen faaliyet adresinde gerçekleşmemiş olması nedeniyle sorumluluğumuzun doğmayacağını ve/veya kaza tarihi/anı itibariyle sigortalı şirkette çalışan işçi sayısının poliçede belirlenen kişi sayısının üzerinde olması halinde eksik sigorta hükümlerinin uygulanacağını bu aşamada bildirdiklerini, Mezkur olay nedeniyle,
işbu poliçe kapsamında yapılan ödemeler nispetince poliçe teminat limitinin eksildiğini/tüketildiğini ve sigortalı adına düzenlenmiş ve aynı teminat kapsamında başka bir sigortanın da bulunması durumunda, bu poliçe ile sigortacıya düşecek sorumluluğun; diğer sigorta/sigortalara oranla azalacağını, Müvekkil sigorta şirketinin çamlı enerji dağıtım ve perakende satış hizmetleri anonim şirketi ortak sigortalı bulunduğu işveren sorumluluk sigorta poliçesinin 6 (ALTI) müşterek (koasürans) sigortacısından biri olduğunu, müşterek sigortacılar teminat dahilinde bir hasar olduğunda, koasürans oranlarınca sorumluluk taşırlar.
Mevcut olayda, müvekkil sigorta şirketinin payı %10 olarak belirlendiğini, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu varsa dahi tazminat ve tüm fer'ilerin %10'u ile sınırlı olduğunu, yukarıda açıklanan nedenler ile; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla sorumluluğumuzun poliçe limiti ve %10 koasürans payı ile dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile sınırlı olduğuna, Dava dilekçesi ve delileri tarafımıza tebliğ edilmediğinden başkaca teminat dışı hallere dayanma hakkımızın saklı tutulmasına,
İş kazası nedeniyle SGKdan herhangi bir gelir elde edilip edilmediğinin sorulmasına ve gelir elde edilmişse olası tazminattan mahsubuna; aksi halde davacı tarafa SGKya (veya ilgili kuruma) karşı dava açması için önel verilmesine; açılacak bu yeni dava sonuçlanıncaya kadar da, Mahkemeniz huzurundaki işbu davada bekletici mesele yapılmasına, Tüm dosya delilleri tarafımıza tebliğ edilmediğinden, temerrüt olgusunun gerçekleşmediğinin ve müvekkil sigorta şirketinin faiz ve fer'iler yönünden bu aşamada sorumlu tutulamayacağının gözetilmesine, Delil listemizde celbi talep edilen bilgi ve belgelerin istenmesi için ilgili kurumlara yazı yazılmasına,
Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş tarafınca mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu talep zamanaşımına uğradığını, Müteselsil borçlular arasındaki iç ilişkide rücu temel ilişkiye göre tespit edildiğini, davaya konu talep iş kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat talebine ilişkin olduğundan Borçlar Kanunu 73 gereği de zamanaşımı süresi dolduktan sonra huzurdaki dava açıldığını, işbu talebe konu mezkur kaza 19.04.2012 tarihinde gerçekleştiğini, Ayrıca davacı hakkındaki açılan ... 1. İş Mahkemesi ... E., ...K.
Sayılı dava 24.02.2023 tarihinde kesinleşmiş olup, alacak zamanaşımına uğradığını, Kaldı ki sigortalı şirket tarafından dava neticesi ödemeler 15.03.2023 tarihinde gerçekleştirilmiş olup, zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu sebeple davanın öncelikle zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, yetkisiz mahkemede dava açıldığından davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, müvekkil şirketin ticari merkezi " ..." adresinde olmakla, huzurdaki iş bu dava yetki kurallarına göre yetkisiz mahkeme huzurunda açıldığını,
yetkili mahkeme genel yetki kuralları gereğince davalı müvekkil sigorta şirketinin ticari merkezi yönünden yetkili " İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi" olduğunu, dolayısıyla öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu ...
1. iş mahkemesi ... e. ... k. sayılı davadan kaynaklı yapılan ödeme fazla Sigortalı davacı olması gerekenden fazla ödeme yaparak sigortalı değilmişcesine davranma yükümlülüğünü ihlal etmiş olduğundan müvekkilim sigorta şirketinden fazla ödemiş olduğu hüküm için talepte bulunamaz.
Talepler fahiş olduğunu, davada taraf olmadığımızdan mahkeme aşamasında alınan kusur, maluliyet, zarar raporlarını ve hükmü kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun ihbar yapılmadığını, müvekkilimiz ...
A.Ş. konu davadan/kazadan ilk kez aleyhine yapılan arabuluculuk başvurusu ile haberdar olduğunu, öncesinde müvekkil sigorta şirketine herhangi bir başvuru ya da usulüne uygun ihbar yapılmadığını, ihbar yapılmadığından konu davada müvekkilimizin savunma ve davaya dahil olma imkanı bulunmamıştır.
Talebin tarafımızca kabulü ve şirketimize rücusu mümkün değil olmadığını, müvekkil şirketin dava öncesi temerrüde düşürülmediğini, sigortacıya usulüne uygun başvuruda bulunulmamışsa sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu muaccel olamayacağından temerrüdünden de söz edilemeyeceğini, davaya konu kaza ile ilgili müvekkil şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığından ve bu kapsamda müvekkil şirket dava açılmadan önce temerrüde düşmemiş olduğundan davacı yanın dava dilekçesindeki taleplerinden dolayı müvekkil şirketin faiz ve ferilerden dahi sorumluluğu bulunmadığını,
mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dahi sigorta şirketi tüm fer'ilere temerrüt tarihi itibariyle faiz ve poliçe limiti ve yine koasürans payı nispetince katlandığını, taleplerin zamanaşımına uğradığına, yetkisizlik nedeni ile davanın usulden reddine, Ticari faiz talep edilebilmesi için şartlar oluşmadığından davacı tarafın avans faizi talebinin reddine, Varsa dahi sorumluluğumuzun poliçe limiti ve %10 koasürans payı ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olduğuna, dava dilekçesi ve delileri tarafımıza tebliğ edilmediğinden başkaca teminat dışı hallere dayanma hakkımızın saklı tutulmasına,
Esasa ilişkin cevap hakkımız saklı kalmak kaydıyla; tüm dosya delillerinin tarafımıza tebliğine, tüm dosya delilleri tarafımıza tebliğ edilmediğinden, temerrüt olgusunun gerçekleşmediğinin ve müvekkil sigorta şirketinin faiz ve fer'iler yönünden bu aşamada sorumlu tutulamayacağının gözetilmesine, Davacı işçinin, sigortalı şirkette SGK'ya tabi olarak çalışıp çalışmadığının tespitine, Davacının sigortalı şirket çalışanı olmaması halinde sorumluğumuzun doğmayacağının gözetilmesine,
Kaza tarihi/anı itibariyle sigortalı şirkette çalışan toplam işçi sayısının 1.650'nin üzerinde olması halinde eksik sigorta hükümlerinin uygulanacağının gözetilmesine, Mezkur olay nedeniyle, işbu poliçe kapsamında yapılan/yapılacak ödemeler nispetince poliçe teminat limitinin eksildiğinin/tüketildiğinin dikkate alınmasına, sigorta şirketine karşı mükerrerliğin önlenmesine, haksız olarak açılmış bulunan davanın esastan dahi reddine, Müvekkil şirketin dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunmakla;
tüm dava masrafları, faiz ve sair fer'i taleplerinin reddine, avans faiz talebinin şartları oluşmadığından reddine, ücreti vekaletin ve masrafların davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu talep zamanaşımına uğradığını, dava konusu ... 1. İş Mahkemesi ...E ... K sayılı davadan kaynaklı yapılan ödemenin fazla olduğunu, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun ihbar yapılmadığını, ticari faiz talebinin tarafımızca kabulü mümkün olmadığını belirterek haksız olarak açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında "Sigorta hukukundan doğan talep haklarına ilişkin zamanaşımı genel olarak Türk Ticaret Kanunu madde 1420 hükmü ile sorumluluk sözleşmeleri yönünden ise özel olarak TTK m. 1482 hükmü ile düzenlenmiştir.
Genel nitelikli olan m. 1420 hükmüne göre, diğer kanunlardaki hükümler saklı olmak üzere; sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl ve m. 1482 hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler ise rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Sorumluluk sigortalarında zamanaşımını özel olarak düzenleyen m. 1482 hükmüne göre ise, sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Genel nitelikli olan TTK m. 1420 hükmü ile zamanaşımı yönünden ikili süre öngörülmüştür.
Biri, sigorta sözleşmesinden doğan tüm talep hakları alacağın muaccel olmasından itibaren iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacak olması, diğeri ise, sigorta tazminatı ve bedeline ilişkin taleplerin her halde rizikonun gerçekleşmesinden itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacak olması halidir. Özel nitelikli olan TTK m. 1482 hükmü ile de sorumluluk sigortalarında sigortacıya yöneltilecek talepler bakımından zamanaşımının üst sınırı on yıl olarak belirtilmiştir.
Sigortaya ilişkin olarak TTK’da bu süreler dışında başka bir süre öngörülmemiştir. TTK m. 1420’de öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi sigorta sözleşmesinden doğan tüm talep hakları yönünden getirilmiş olduğundan, sorumluluk sigortalarından doğan tüm talepler bakımından da uygulanması söz konusudur.
Bu bağlamda, sorumluluk sigortaları kapsamında sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayan iki yıl ve her halde teminat altına alınan olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacaktır. O nedenle sorumluluk sigortalarında zamanaşımının üst sınırı on yıl olmalıdır (bkz. Emine YAZICI/Zehra, Ş. ÖĞÜZ, Sigorta Hukuku, 3. Bası, Filiz Kitapevi, İstanbul 2020, s. 173-179.
Tamer BOZKURT, Sigorta Hukuku, 12. Bası, Onikilevha, İstanbul 2021, 248). Zira anılan düzenlemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı gibi bu hususta TBK’nın ilgili hükümlerine de yollama yapılmamıştır. Hal böyle olunca, sorumluluk sözleşmelerinden doğan talep haklarının sigortacıya karşı ileri sürülmesinde ceza zamanaşımının uygulama yeri bulunmamaktadır." belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 1420/1 maddesinde "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." aynı kanunun 1482.maddesinde "Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı ile davalı sigorta şirketleri arasında işveren mali mesuliyet sigorta poliçesi düzenlendiğinin, davacı şirket bünyesinde çalışan dava dışı ...'nın geçirdiği iş kazası nedeniyle yaralanması neticesinde, dava dışı çalışan tarafından davacıya ... 1. İş Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığının, yapılan yargılama neticesinde tazminata hükmedildiğinin, verilen kararın 24/02/2023 tarihinde kesinleştiğinin, dava dışı çalışan tarafından ilamın icrası için ... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığının, davacı şirketin ödeme yapmak zorunda kaldığının beyan edilerek iş kazası nedeniyle ödenen tazminatın sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketlerinden ödenmesi talepli bu davanın açıldığı, dava dilekçesinin ekinde işveren mali mesuliyet sigorta poliçesinin sunulduğu, poliçe incelendiğinde 15/09/2011-15/09/2012 tarihlerini kapsadığı, ... 1. İş Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasının incelenmek üzere bir suretinin uyap üzerinden dosyamız içerisine alındığı, iş mahkemesinin dosyası incelendiğinde davaya konu iş kazasının 19/04/2012 tarihinde gerçekleştiği, yukarıda belirtilen istinaf ilamında da açıklandığı üzere sorumluluk sigortalarında zamanaşımını özel olarak düzenleyen TTK'nun madde 1482 hükmüne göre, sigortacıya yöneltilecek tazminat istemlerinin, sigorta konusu olaydan itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, sorumluluk sigortalarında zamanaşımı üst sınırının 10 yıl olduğu, davanın 27/06/2024 tarihinde davaya konu iş kazasının gerçekleşmesinden 10 yıl geçtikten sonra açıldığı,
davalılar vekillerince yasal süresi içerisinde sunulan cevap dilekçelerinde zamanaşımı itirazında bulundukları anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL karar harcının, peşin ve ıslah yoluyla alınan toplam 1,990,60 TL harcından mahsubu ile bakiye 1.375,20 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalılar vekiline takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/707, K. 2025/240, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama