İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/716 K.2026/139

Mahkememizde görülen Tazminat ((AYIPTAN Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2025/716Karar2026/139Tarih11 Şubat 2026Okuma15 dk · 3.086 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir

Mercii
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
11 Şubat 2026
6. asliye ticaret mahkemesi esas no
2025/716 Esas KARAR NO : 2026/139
Dava
Tazminat (AYIPTAN Kaynaklanan) (İSTİNAF İŞ BÖLÜMÜ 13/21 H.D 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ikinci kısmında yer alan ve diğer dairelerin görevine girmeyen sözleşmeler ile özel kanunlara göre yapılıp diğer dairelerin görevine girmeyen sözleşmelerden kaynaklanan davalar sonucu verilen hüküm ve kararlar
Dava tarihi
23/07/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.086 kelime·15 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülen Tazminat ((AYIPTAN Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; görev yönünden Yargıtay içtihatları gereğince davacının ticari işletmesinde kullanmak üzere aracı satın alması durumunda hususi olarak kullanılacak olsa dahi yapılan işlemin tüketici işlem değil ticari bir işlem olduğu hükmü kurulmuş olup işbu sebeple huzurdaki dava Ticaret Mahkemesinde açıldığını, yetki yönünden genel yetki kuralları geçerli olup HMK madde 6 gereğince "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." olduğunu ve bu sebeple dava İzmir Ticaret Mahkemelerinde açıldığını,

dava şartı arabuluculuk yerine getirilmiş ancak anlaşmaya varılamadığını, müvekkil şirket, ... model 0 km aracı 21/12/2023 tarihinde satın aldığını, müvekkili şirket aracı satın aldıktan bir süre sonra araç, ekran çalışmama arızası ve şarj istasyonlarında kısa süreli şarj olup durarak şarj olmamaya başladığını, bunun üzerine araç 24.10.2024 tarihinde servise teslim edildiğini, aynı gün tamiri yapıldığı belirtilerek araç iade edildiğini, 03.12.2024 tarihinde ise araç birden bire tüm devreleri kapatma şeklinde arızalanıp yolda kaldığını, müvekkili aracın, yetkili servisine haber vermiş ve araç servis tarafından çekici ile götürüldüğünü,

servis tarafından 1 hafta sonra aracın tamir edildiği belirtilmiş ve araç müvekkiline 10.12.2024 tarihinde teslim edildiğini, ancak, araç aynı gün yine birden bire tüm devreleri kapatma şeklinde arıza verip yolda kaldığını, ve yine müvekkilinin yetkili servisi aradığını ve yine yetkili servis aracı çekici ile götürdüğünü, sonrasında, 3 aydan fazla süre geçmesine rağmen aracın arızasının çözülememiş olması nedeniyle 21.03.2025 tarihinde İzmir ....

Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile aracın ayıpsız bir misli ile değişimi talebi davalı tarafa ihtar edildiğini, ihtarname sonrası, davalı tarafça, araç için yurt dışından ekip geleceği ve aracın tamir edileceği belirtildiğini, aracın ayıpsız bir misli ile değişimi taleplerinin devam ettiğini, sonrasında 26.03.2025 tarihinde aracın tamir edildiğinin belirtildiğini, aracın ayıpsız bir misli ile değişimi taleplerinin devam ettiği belirtilerek tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla araç teslim alındığını, ancak araç aynı gün yine aynı şekilde birden bire tüm devreleri kapatma şeklinde arıza verip yolda kaldığını,

müvekkili yetkili servisi aramış ve yine yetkili servis aracı çekici ile götürdüğünü, devam eden süreçte araç serviste kalmış, 01.07.2025 tarihinde vekili olarak iletişime geçtiklerini ve aracın elektrik devresi ve pillerinin komple değiştirileceği belirtilerek kendilerine onay verilmesini talep ettiklerini, yine aracın ayıpsız bir misli ile değişimi taleplerinin olduğunun belirtildiğini, hatta araca uygulanacağı belirtilen işlemlerin sonrasında bu aracın kabulünün mümkün olmadığının bildirildiğini, onay verilmemesi halinde ikame aracı almak zorunda oldukları belirtildiğinden 02.07.2025 tarihinde itirazi kayıtla,

aracın ayıpsız bir misli ile değişimi taleplerinin baki kalmak kaydıyla aracın onarımına onay verdiklerini belirten maili gönderdiklerini, araç dava açmış oldukları tarih itibariyle de serviste bulunmakta olup arızaları giderilemediğini, müvekkili şirket 1.586.190,00 TL ye satın almış olduğu 0 km aracını 1 yıl içerisinde aynı arıza nedeni ile birçok kez yetkili servise götürmesine rağmen dava konusu araçtaki sorun giderilemediği gibi müvekkili şirket de satın almış olduğu dava konusu aracı verimli olarak kullanamadıklarını, aracın açıkça gizli ayıplı olduğunu,

satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme hakkını kullanmak üzere davalı yana İzmir ...

Noterliği'nin 21/03/2025 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş olup davalı yan tarafından süresi içerisinde aracın misli ile değişimi yapılmadığını, müvekkili şirketin 0 km olarak satın aldığı ve bedelini tamamen ödediği dava konusu araç, daha ilk senesi dolmadan kronik nitelikte tekrarlayan ve ciddi işlev kaybına yol açan arızalarla karşı karşıya kaldığını, aynı arızaların farklı tarihlerde tekrar etmesi,

tamir işlemlerine rağmen çözüm sağlanamaması ve aracın 03.12.2024 tarihinden bu yana yaklaşık 9 aydır halen serviste bulunuyor olması dava konusu aracın üretim kaynaklı gizli ayıplı olduğunu açıkça gösterdiğini, bu nedenle dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, mümkün olmaması halinde denkleştirici adalet ilkesi gereği ödeme tarihine en yakın tarihe göre aracın gerçek değerinin tespit edilerek işbu bedelin reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil talep ettiklerini, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı tutarak haklı davanın kabulüne, ... model ayıplı aracın, ayıpsız misli ile değiştirilmesine,

mümkün olmaması halinde denkleştirici adalet ilkesi gereği ödeme tarihine en yakın tarihe göre aracın gerçek değerinin tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL bedelin reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek ödenmesine, yargılama harç ve giderleri (ihtarname masrafının da yargılama gideri olarak eklenmesini talep ettiklerini) ve vekâletin karşı yan üzerine yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacak belirlenebilir nitelikte olduğundan davanın kısmi ya da belirsiz alacak davası olarak açılması usulen mümkün olmadığını, HMK uyarınca, belirlenebilir taleplere ilişkin belirsiz alacak davası açılması mümkün olmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davada talep olunan alacak kalemlerinin hiçbiri hakkında davacının belirsiz alacak davası açması mümkün olmayıp alacak kalemlerinin bir kısmının talep edilmesi dahi mümkün olmadığını,

bu çerçevede davacının taleplerinin belirlenebilir olduğu sabit olduğundan ve diğer usuli şartları dahi taşımadığından davacının belirsiz ya da kısmi alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı sabit olduğunu, davanın, HMK'ya aykırı olması ve dava şartlarından olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, dilekçeye konu dava, her ne kadar belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmiş olsa da davacı yanın talep konusu alacağı belliyken harca esas değeri 10.000,00-TL olarak belirleyerek davayı ikame etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,

davacı yanın davasını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki bir menfaati bulunmamakta olup işbu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ayıp ihbarı süresinde yapılmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı ayıp iddiası ile süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, davacı tarafından aracın kendisine teslim edilmesinden sonra uzun bir süre sonra ayıplı hizmet iddiası ile davanın açıldığını, ancak, ayıplı hizmet iddiasının derhal bildirilmesi gerektiğini, davacı süresinde ayıp ihbarında bulunmadığından,

aracı bu hali ile kabul etmiş sayıldığını, bu nedenle davacı müvekkili şirketten herhangi bir talepte bulunamayacağını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketçe ayıplı araç satılması ya da ayıplı bir hizmet verilmesi söz konusu olmayıp, müvekkili şirket üzerine düşen tüm edim ve yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, ... model ... plakalı araç 21.12.2023 tarihinde müvekkili şirketten satın alındığını, ekte e-fatura sunulmadığını, ayıplı olduğu iddia edilen dava konusu araç, 24.10.2024 tarihinde;

"ekran çalışmıyor, elektrikli şarj istasyonlarında şarjı kısa süreli ediyor, sağ ve sol ön kapı fitillerinde yırtık varmış" şikayetleriyle getirildiğini, davacı tarafın onay verdiği bütün bakım ve onarım işlemleri müvekkili şirketçe eksiksiz ve ayıptan ari bir şekilde ifa gerçekleştirildiğini, araç ile ilgili tüm kontrol ve testler gerçekleştirilerek sorunsuz bir şekilde davacıya teslim edildiğini, dava konusu araç, 04.12.2024 tarihinde "araç çalışmıyor, arıza ışıkları yanıyor" şikayetleri ile çekici yardımıyla müvekkili şirket servisine getirildiğini,

araç üzerinde yapılan incelemeler sonucunda aracın 2 adet yüksek gerilim kablosu ve ... değişimi şeklinde onarımı gerçekleştirildiğini, aracın onarımının yapılmasının akabinde araç üzerinde tekrar inceleme ve gerekli testler yapıldığını, ... personelleri tarafından gerçekleştirilen inceleme ve yapılan testler sonucunda araçta herhangi bir sorun tespit edilmemiş olup araç, 26.03.2025 tarihinde davacıya teslim edildiğini, müvekkili şirket, davacının da onayı ile üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine,

davacıya süreç ile ilgili gerekli bilgileri vermiş olmasına rağmen dava konusu aracın onarımı devam etmekteyken davacı tarafından kötü niyetli bir şekilde 21.03.2025 tarihinde araç henüz servisteyken aracın ayıpsız bir misli ile değişimi talebi ile ihtarname keşide edildiğini, müvekkili şirketçe tüm süreç boyunca üzerine düşen tüm edim ve yükümlülükler özenle yerine getirildiğini, müvekkili şirket servisinde davacının aracının onarımı yapılmış ve araç teslim edildiğini, ancak davacının henüz araç servisteyken, onarılmış halini teslim almadan müvekkili şirkete ihtarname keşide etmesi ve akabinde davayı ikame etmesinin kötü niyetli olduğunu,

26.03.2025 tarihinde onarımı gerçekleştirilip sorunsuz bir şekilde teslim edilen dava konusu araç, 09.04.2025 tarihli iş emrinde de görüldüğü üzere "elektrikli çekiş arızası veriyor" şikayeti ile 28.03.2025 tarihinde aracını müvekkili şirket servisine tekrar çekici ile getirdiğini, serviste teknik ekip tarafından yapılan kontroller ve incelemeler sonucu dava konusu araçta batarya değişimi yapılması ile sorunun çözüleceği, araçta herhangi bir ayıbın bulunmadığı bilgisi davacıya iletilmiş ve davacıya ikame araç tahsis edildiğini, ancak davacı tarafından aracın onarımına ilişkin onay verilmediğini,

davacının onarıma ilişkin onay vermediğini bildirmesi üzerine müvekkili şirket tarafından davacıya, aracını servisten alması ve kendisine tahsis edilen ikame aracı teslim etmesinin bildirildiğini, davacı ile yapılan görüşmeler sonucunda davacı tarafından onarıma onay verildiğini, davacının onarıma onay verdiğine ilişkin mail gönderildiğini, dava konusu aracın batarya değişimi yapılmış olup yapılan inceleme ve testler sonucunda herhangi bir soruna rastlanmaması sebebiyle dava konusu araç, davacıya 31.07.2025 tarihinde teslim edildiğini, dava konusu araç,

02.08.2025 tarihinde "araç çalışmıyor" şikayetiyle tekrar müvekkili şirket servisine çekici ile getirildiğini, araca müvekkili şirket servis teknik uzmanı tarafından marş yapıldığında araç ilk seferde çalıştığını, davacı tarafın aracı kullanımı sebebiyle aracın akü değiştir raporu vermesi üzerine dava konusu aracın aküsü değiştirilmiş ve yine sorunsuz bir şekilde davacıya teslim edildiğini, davacı her ne kadar sorunların tam olarak giderilmediğini iddia etmekteyse de dosyaya sunmuş olduğu iş emirlerinden ve açıklamalarından da anlaşıldığı üzere bu iddiaları da gerçekleri yansıtmadığını,

müvekkili şirket somut olayda müşteri memnuniyeti kapsamında iyiniyet ilkesi ile hareket etmiş üzere düşen tüm edim ve yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davacı her ne kadar bu iddialarda bulunmaktaysa da müvekkili şirkete onarımın eksik yapıldığına dair hiçbir bildirimde bulunmadığını, nitekim davada da onarımın eksik ya da ayıplı yapıldığı iddiasıyla ilgili bir talepte bulunulmadığını, bu nedenle dava konusu araçta da herhangi bir ayıp bulunmadığından ve onarım ile araçtaki sorunlar giderildiğinden dolayı davacının mesnetsiz iddialarının reddi gerektiğini, dava konusu araç ayıplı olmadığını,

davacının aracında üretimden kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, aracın ayıplı olarak nitelendirilmesi için maldaki eksiklik ya da özrün önemli olması ve maldan yararlanmayı önemli ölçüde azaltacak ya da ortadan kaldıracak bir arıza veya kusur olması gerektiğini, gerçekten de sadece malın önemli unsurundaki bir eksikliğin ayıp olarak nitelendirilebileceği gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatları ile kabul edildiğini, dava konusu olayda ise davacının araçtan yararlanmasını engelleyen ya da güçleştiren herhangi bir kusur ya da ayıp bulunmadığını, davacının aracı kullanır halde olduğunu,

ayrıca aracın tahsis ve kullanım amacı bakımından değerini ya da davacının ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran bir durum söz konusu olmadığını, yine davacının aracında giderilemeyen, maldan yararlanmasını önemli ölçüde güçleştiren ya da zorlaştıran herhangi bir arıza da bulunmadığını, dava konusu araç tamamıyla çalışır vaziyette ve sorunsuz bir şekilde davacıya satılmış ve teslim edildiğini, aracın teslim tarihinde araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir otomobilin ayıplı olup olmadığının tespiti,

kullanıcının kişisel takdirine göre değil objektif ölçütlere göre belirlendiğini, bu bakımdan dava konusu olaydaki gibi, davacının hiçbir teknik incelemeye dayanmaksızın aracın ayıplı olduğunu iddia etmesinin hiçbir hukuki ve maddi bir dayanağı bulunmadığını, dava konusu otomobil olduğundan, otomobilin konusunda uzman bir heyet tarafından incelenmesi gerektiğini, otomobil konusunda Yargıtay’ın kabul ettiği bilirkişi raporları, bünyesinde otomotiv anabilim dalı bulunan üniversitelerden seçilecek heyet tarafından düzenlenen raporlar olduğunu, Mahkemece, araç üzerinde keşif yapılarak, test sürüşü de yapılarak,

bünyesinde otomotiv anabilim dalı bulunan 3 kişiden müteşekkil akademisyen heyet tarafından bilirkişi raporu alınması gerektiğini, kriterlere uygun bilirkişi heyeti tarafından dosyaya kazandırılacak olan rapor ile davacı yanın taleplerinin hukuka aykırılığı ortaya çıkacağını, ayrıca davacı dava dilekçesinde söz konusu aracın müvekkili şirkette bulunduğunu iddia etmiş olsa da dilekçemiz ekindeki iş emirlerinden de anlaşılacağı üzere dava konusu araç müvekkili şirkette bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davacı yanın haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, seçimlik haklar kullanmakla tükendiğini,

davacı onarım hakkını kullanmış olup, daha sonradan başka bir seçimlik hak kullanamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yetkili servis tarafından ücretsiz onarım yapılarak araç teslim edildiğini, davacının şikayetleri onarım ile giderilmiş olup, araçta hali hazırda herhangi bir arıza bulunmadığını, müvekkili şirket servis kayıtlarından da anlaşılacağı üzere araçta bulunduğu iddia edilen sorunlara ilişkin müvekkili şirketçe gerekli bakım ve onarımlar yapıldığını, bu neden ile davacının müvekkili şirketçe ayıplı bir hizmet verildiği yönündeki soyut iddiaları tamamen dayanaksız olduğunu,

tüketicinin seçimlik hakları kullanılmakla biten inşai haklardan olup, davacının onarım hakkını kullandıktan sonra yeniden onarım ya da onarım bedeli talebi ile seçimlik hakkını kullanması mümkün olmadığını, dava konusu araç tamamıyla çalışır vaziyette ve sorunsuz bir şekilde davacıya satılmış ve teslim edildiğini, araçta hali hazırda herhangi bir arıza bulunmamakta olup, araç kullanılır durumda olduğunu, davacının faiz talebinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla,

davacının bedel iadesi talebi bakımından satın alma tarihinden itibaren aracın şimdiki rayiç değeri esas alınarak avans faizi işletilmesi talebi dayanaktan yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı ancak dava tarihinden fatura bedeline yasal faiz işletilmesi talebinde bulunabileceğini, davacının faiz başlangıç tarihi ile faiz oranı konusundaki taleplerinin de reddi gerektiğini, sonuç olarak;

davacının aracında herhangi bir ayıp bulunmadığını, söz konusu aracın tamamen çalışır vaziyette ve ayıpsız olarak satılıp, teslim edildiğini, araçta giderilemeyen ve tekrarlanan bir arıza olmadığını, müvekkili tarafından kusursuz olarak hizmet verildiği bu sebeple müvekkilinden herhangi bir talepte bulunulamayacağını, araçtaki arızaların davacının kullanımından kaynaklı olduğu sabit olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, terditli talepte bulunulamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tüketicinin hakları kanunda sınırlı olarak sayılmış olup, terditli talepte bulunulamayacağını,

davacıya hangi hakkı kullanmak istediğinin sorulması ve ona göre yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, davacının terditli olarak talepte bulunmasına da itiraz ettiklerini, terditli olarak talepte bulunulamayacağı gibi terditli olarak karar da verilemeyeceğini, mahkeme aksi kanaatte ise, davacı onarım hakkını kullanarak haklarını da tükettiğinden bedel indirimi, yeniden onarım ya da değer kaybı taleplerinde bulunamayacağını, davacı seçimlik hakkını kullanarak tükettiğini, araç şu anda hali hazır kullanılır durumda olup, araçta sürüş güvenliğini tehlikeye sokan herhangi bir durum da bulunmadığını,

müvekkili şirket üretici olmayıp yalnızca bayi olduğunu, davanın ihbarını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek ve beyanlarından vazgeçmemek kaydı ile müvekkili şirket ...Fabrikası Anonim Şirketi'nin yetkili bayii olup, müvekkili şirket dava konusu araç ile ilgili olarak yetkili bayii ve servis olarak kanunun kendisine yüklediği tüm özen ve yükümlülüğü yerine getirdiğini, bu nedenle de müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olup davanın ...Fabrikası Anonim Şirketi'ne ihbarını talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle, davacının iddia ve talepleri hukuki dayanaktan yoksun olup, davacının aracında ayıp bulunmadığını,

davacının iddiaları gerçeği yansıtmamakta olup, davacının iddia ve taleplerine itiraz ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddia ve talepleri hukuki dayanaktan yoksun olup, müvekkili şirket üzerine düşen tüm edim ve yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davacının iddia ve taleplerine itiraz ediyoruz. bu nedenlerle davanın usul ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın tüm iddia ve talepleri ile haksız ve hukuka aykırı davasının öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaat hasıl olursa davanın esastan reddine, davanın ...Fabrikası A.Ş. 'ye (...) ihbarına,

yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.

Davalının talebi üzerine dava ... Fabrikası'na ihbar edilmiş ve ihbar eden ... Fabrikası vekili davaya ilişkin beyanlarını içerir dilekçe sunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT

Dava, ayıplı mal nedeni ile misli ile değiştirilmesi talebine ilişkindir. Taraflar arasında tarihinde araç satışı yapıldığı, araçta ayıp olup olmadığı var ise ayıbın niteliği, davacının ayıp ihbarını süresinde yerine getirip getirmediği, ayıplı malın misli ile değiştirilmesinin mümkün olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık olduğu anlaşılmaktadır.

Davacının davalıdan 21/12/2023 tarihinde satın aldığı anlaşılmıştır. Davacı; aracı satın aldıktan bir süre sonra ilk olarak arızalanması üzerine 24/10/2024 tarihinde servise teslim edildiği ve aynı gün tamirinin yapıldığı belirtilerek aracın teslim edildiği, araç seyir halindeyken 03/12/2024 tarihinde araç birden tüm devreleri kapatma şeklinde arızalanıp yolda kaldığı, davacı tarafından yetkili servise haber verildiği ve araç servis tarafından çekici ile servise götürüldüğü,

1 hafta sonra aracın tamir edildiği belirtilmesi üzerine davacı tarafından aracın alındığı ancak aracın aynı gün yine tüm devreleri kapatma şeklinde arıza verip yolda kaldığı ve davacı tarafından servisine arandığı ve yine çekici ile aracın servise götürülerek onarıma alındığı, sonrasında 3 aydan fazla süre geçmesine rağmen aracın arızasının çözülememiş olduğu,

Dava konusu aracın sürekli arızalı olduğu; aracın arızaları, serviste kalış süreleri ve servisten çıktığı günlerde tekrar arızalandığı dikkate alındığında ayıplı olduğundan bahisle davalıdan ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.

Davacının aracın onarımına onay vermediğinin ve ayıpsız misli ile değiştirilmesinin talep edildiğinin 21/03/2025 tarihinde davalı şirkete İzmir ....Noterliğinin ... yevmiye numarası ile ihtarnamesi ile bildirdiği görülmektedir.

Davalı dava konusu aracın ayıplı olmadığı, davacının ayıp iddiası ile süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, davacı tarafından aracın kendisine teslim edilmesinden sonra uzun bir süre sonra ayıplı hizmet iddiası ile davanın açıldığını, ancak, ayıplı hizmet iddiasının derhal bildirilmesi gerektiğini, davacı süresinde ayıp ihbarında bulunmadığından, aracı bu hali ile kabul etmiş sayıldığını, bu nedenle davacı müvekkili şirketten herhangi bir talepte bulunamayacağını, bu nedenle davanın usulden reddi talep etmiştir.

Araç üzerinde 3'lü otomotiv bilirkişi tarafından inceleme yapılmış bilirkişi raporunda; davaya konu araçta başta ekran arızası, batarya arızası olmak üzere elektronik devrelerinde muhtelif arızaların olduğu, aracın toplam beş kez yetkili servise başvurduğı yapılan müdahalelere rağmen arızaların giderilemediği, araçtaki söz konusu arızaların teknik olarak üretim kaynaklı ayıp olduğu, tüketicinin satın alma sırasında basit bir kontrolle ayıpları tespit etmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ayıbın teknik olarak gizli ayıp niteliğinde olduğu,

ayıpların elektronik/mekanik/elektrik aksamda olmasından dolayı araçtaki ayıpların giderildiği takdirde araçta değer kaybına neden olmayacağı, araçtaki arıza/ayıp miktarının çok çeşitli olması, arızanın kesin olarak tespit edilememesi, yedek parça bedeli ile işçilik bedeli toplamının kesin olarak tespit edilememesi, arıza bedelinin araç bedelinden daha yüksek çıkabileceği gerektiği yönünde görüş ve kanaati ile rapor düzenlenmiştir.

Davacının davalıdan satın aldığı aracın defalarca servise götürüldüğü halde onarılmadığı, arızanın sürekli tekrarlandığı, otomobilin üretimden kaynaklanan gizli ayıplı olduğu ve ayıbın devam ettiği, davacının değişim talebini noter ihtarı ile davalıya bildirmesi ile ayıpsız misli ile değişim seçimlik hakkını kullandığı anlaşılmaktadır.

6098 sayılı Borçlar Kanunu ayıptan kaynaklı haklar bağlamında hükümlerinden kaynaklanan ayıp halinde alıcının seçimlik hakları açıkça düzenlenmiştir. Davacının ... model araçtaki arıza nedeni ile aracın mevcut hali ile kullanılmasının tehlike arz ettiği, ve ayıbın esasa etkili nitelikte olduğundan misli değişim talebinin kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-DAVANIN KABULÜNE,

i-) ... MODEL ARACIN AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİNE,

2- Alınması gereken 108.352,63TL nispi ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın ve 26.472,75-TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 81.264,48-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 26.472,75-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 27.703,55-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 120,00- TL e-tebligat gideri, 18.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.120,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 240.066,60-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davalı tarafından yatırılan delil avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,

8-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,

9-Dosya kapsamına göre, HUAK 18/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk faaliyeti ücreti olarak suçüstü ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin 6831 sayılı yasa hükümlerine göre arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı, ihbar olunan vekilinin yokluğunda,

Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/02/2026

Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/716, K. 2026/139, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe & Netice Ve Kanaat
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/716
Karar No
2026/139
Tarih
11 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/717 K.2026/151
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/717 K.2026/158
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/717 K.2026/190
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/717 K.2026/58
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/717 K.2026/138
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/717 K.2026/141

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.