KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2019
- Esas no
- 2019/366 Esas
- Karar no
- 2019/39
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/09/2019
Karar Metni
930 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) dava dosyasının yapılan incelemesi sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu işyeri devri konusunda imzalanan işletme devir sözleşmesinde kefil olduğunu, devir bedeli olarak kararlaştırılan 725.000,00-TL'nin 400.000,00-TL'sinin peşin, kalan 325.000,00-TL'sinin onbir adet senet düzenlenerek taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, takibe ve davaya konu senetlerin müvekkilinin kefil olarak imzaladığı senetler olduğunu,
bu senetlerden 07/10/2016 tanzim ve 30/02/2016 ödeme tarihli senet dışındaki diğer senetlerin davalı tarafından İzmir...İcra Müdürlüğünün... sayılı icra dosyasında takibe konulduğunu ancak işyerinin bulunduğu taşınmazın sahibinin devralmak isteyen şirkete dükkanı kiraya vermeyi kabul etmemesi nedeniyle devirin gerçekleştirilemediğini, müvekkilinin devreye girerek kendi adına devralmak şartı ile kira sözleşmesini imzaladığını, bu nedenle senetlerin konusuz kaldığını ve geçersiz hale dönüştüğünü, müvekkil ile davalı arasında dava konusu senetler ile birebir aynı kayıtları içeren onbir adet senedin yeniden düzenlenerek imzalandığını,
bu senetlerde müvekkilinin asıl borçlu ve keşideci olarak yer aldığını, ...n ise senetleri kefil olarak imzaladığını, senetlerin davalıya verildiğini, müvekkilinin devir anlaşmasına göre ikinci grup senetlere karşılık olarak tüm ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığını, Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmada davalı vekilinin bu yönde beyanda bulunduğunu ve on adet senedin onaylı suretlerinin dosyaya alındığını, geçersiz hale gelen sözleşme gereğince düzenlenen birinci grup onbir adet senedin davalı tarafından asıl borçlu ve keşideci ...a geri iade edildiğini,
bu şekilde gerçekleşen işletme devri sonrası müvekkilinin... gizli adi ortaklık yaparak restorantı işletmeye başladıklarını, iki üç ay sonra anlaşamadıklarını, peşinatın yarısını aralarında yaptıkları hesap sonrasında müvekkilinin ...k adi ortaklığın sona erdirildiğini, müvekkilinin işletmeyi tek başına çalıştırmaya başladığını, davalının muhtemelen...a birlikte hareket ederek birinci grup onbir adet senedi alarak takibe koyduğunu, müvekkilinin bu senetler nedeniyle davalıya borcunun bulunmadığını, icra dosyasında müvekkiline ait bir aracın cebri icra yoluyla satıldığını 19.845,42-TL tahsilat yapıldığını ve davalıya ödendiğini,
davalı ile ...hakkında Asliye Ceza Mahkemesinde bedelsiz kalan senedi kullanmak suçlaması ile kovuşturmanın devam ettiğini bildirmiş, davaya konu icra dosyasında takibe konu edilen toplam 295.000,00-TL bedelli on adet senet ile 18.356,53-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere icra dosyasından talep edilen 313.356,53-TL senede dayalı alacaktan müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, icra dosyasından tahsil edilen 19.845,42-TL paranın faizi ile birlikte istirdatına, davalının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına,
HMK'nun 329(1-2) maddesi uyarınca vekalet ücretine ve maddede sayılan yaptırımlara mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davaya konu bono niteliğindeki senetler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı ve cebri satış yoluyla icra dosyasında tahsil edilen paranın iadesi istemli menfi tespit ve istirdat davasıdır.
6102 s. TTK.nın 5/A maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6235 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununun üçüncü maddesinin birinci fıkrasında davacının arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı aslını veya onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, eklenmemesi halinde verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde sunulması gerektiği, aksi taktirde dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Dava dilekçesi ile ekli belge örneklerinden davacı tarafın davadan önce arabuluculuk yoluna gitmediği açık olarak anlaşılmakla usul ekonomisi ve dosyanın sürüncemede kalmaması açısından, mahkememizce davacı tarafa 6325 s. Kanunun 18A/2 fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanağını sunması konusunda 1 haftalık kesin süre verilmesi yoluna gidilmemiştir.
Her ne kadar menfi tespit davalarının arabuluculuğa tabi olup olmadığı konusunda doktrin ve uygulamada farklı düşünce ve kararlar bulunsa da, davanın konusunun davacının davalı tarafa bir miktar para borcunun bulunmadığının tespitine yönelik olup,
alacaklı yönünden alacaklı olduğu iddia edilen bir miktar paranın tamamı ya da bir kısmının davacıdan talep edilememesi sonucunu doğuracak nitelikte dava olması nedeniyle davanın aynı zamanda eda davasının hukuki sonuçlarını da doğuran niteliği göz önünde tutulduğunda 6325 sayılı yasa ile yasa koyucunun ticari davaların konusunun bir miktar para ile ilgili olması halinde arabuluculuğa başvuru zorunluluğu öngörmesindeki temel amacın; yargının iş yükünün azaltılması,
uyuşmazlıkların usul ekonomisine uygun ve en hızlı şekilde mahkemeye taşınmadan tarafların karşılıklı rızaları ile çözümlenmesi olduğu göz önünde tutulduğunda menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, arabuluculuk kapsamı dışında kalmasını gerektirir yasal bir gerekliliğin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davanın bir miktar para nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemli menfi tespit ve tahsil edilen paranın iadesi istemli istirdat davası olup, yukarıda açıklanan nedenlerle arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafın arabuluculuk başvurusu yapmadan doğrudan dava açmış olması nedeniyle TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın doğrudan reddine karar verilmiş olması nedeniyle ihtiyati tedbir talebi konusunda karar vermek mümkün bulunmadığından bu istem hakkında karar oluşturulmamıştır.
Başkan ... · eimza Üye ... · eimza Üye ... · eimza · Katip ... · eimza
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/366, K. 2019/39, 3 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama